Allah’a kul olmaya “Hayır” lakin Genlere kul olmaya “Evet”

Dini kültürün altında ezildiğini iddia eden ateistlerin çırpınarak hayatlarını kurtarma uğruna verdikleri çabanın ismi üstü kapalı bir şekilde değiştirilerek, evrim teorisi sıfatını almıştır. Dini mânâda yaradılışı reddeden bu mâhluklar, akılsız şuursuz fâni dünya maddelerine, kendilerini dini kültürün altında ezildiklerini iddia ettikleri gerekçesiyle, akıl-şuur bahşetme saygısızlığına girişmişlerdir. Bu mesele öylesine büyümüştür ki, Allah (C. C)’ın yarattığı canlılardaki bazı sistemlere ve sistemin içindeki parçalara, akıl yükleme seviyesine kadar gelmiştir. Allah’ın yarattığı sistemi, yaradılan olarak anlamayacağımız için bu gibi fiillerde bulunmak, imanlı bir Müslüman açısından düşünürsek bu sonucu kabul etmemeleri mânâsına gelir. İmanlı bir Müslüman bu gibi şeylere aldanmamalı, Allah’ın yarattığı bir şeyi yalnızca takdir etmelidir. Eğer ki işler takdir etmekten çıkıp gerçek mânâlarını söylemeye gelirse, bu Allah’a saygısızlık, Allah’ın ilmine saygısızlık demektir.


Asıl meselemize gelirsek; evrim denen teoriye kanıtlar bulunması pahasına evrimcilerin girmedikleri çukur yoktur. Evrim teorisinin temeli olan doğal ayıklanma –seçilim de denir- için bu çukurlar ne olursa olsun, evrimciler için girmek farzdır. Önceleri, canlı mahlûkların popülâsyona dayalı ayıklanması öne süren evrimciler, son zamanlarda daha da ileri giderek, grup ayıklanmasını ve bireysel ayıklanmayı da inkâr ederek, işi genlere kadar getirmiştir. Bireyden bireye ruh göçü misali salınarak gezen bu genlerin, evrimcilerin iddialarına göre karşı rakipleri bile vardır. Aslında doğal ayıklanma –evrimcilere göre- gen düzeyinde incelenmeli ve evrim teorisinin temel savı olan doğal ayıklanma bu şekilde yorumlanmalıdır. Ortaya sundukları iddialar bununla da kalmamış, bencillik ve özveri üzerinde temel atmışlardır. Allah’ın insan’a bahşettiği bu duygulardan çıkan ve yine İnsan’a hitap eden bu kavramlar, akılsız-şuursuz varlıklara yüklenmiştir. Organizmaları genler idame etmekte, onlara yaşamda kalmak adına yordamlar sunmakta, taktikler vermektedir. Bu taktikler, bir oyun misali oyunun kurallarını bildirmek değil, oyunda hile önermektir. Bu hileler davranış üzerinden değerlendirilerek ve hayatta kalma üzerine geçerek, organizmayı üremesi ve bir sonraki nesle genlerini aktarması için bir makine haline getirmiştir. Tabiî ki bunlar hiçbir gerçek temeli olmayan, hiçbir Tanrısal irade olmadan kâinat’ın kendisini nasıl idame ettiği adına uydurulmuş evrimci kurgularıdır. Stratejik düşünen genler, organizmayı (bedeni- makineyi) dış çevre koşullarına göre hazırlayan genler, bağlı bulunduğu organizmadan çıkan bir yavruya sevgi gösterme yordamları ve daha birçok farazi şeyler genlere atfedilmiştir.

Gelelim ateistlerin çelişkilerine; Kader’i ve herhangi bir güç tarafından kontrol edilmeyi inkâr eden ateistler, neden evrim teorisine sıcak bakmaktadır? Bedenleri genler tarafından kullanılan “ateist bedenler!” bu durumdan müşteki değil midir? Kâinat’ın yaratıcısı olan Allah’a kulluk etmekten hayıflanıyorlar da, genlere bunu yapmaktan hayıflanmıyorlar mı?

İşte bu sualler cevap bekliyor.

Yazar : Tanrısal Bıçak

 


About the Author
Author

Dini Yazilar

Comments (1)
  • Avatar

    kuran müslümanı Jan 7 2015 - 09:32 Reply

    Genlere kul olmak tabiriniz bana ‘seyyid’ sıfatı verdikleri kişilere kulluk edenleri hatırlattı. Ateistlerle tarikatçılar arasında çok fazla benzerlikler var.

Leave a reply

Name (required)

Website