EVRİM `HİPOTEZİ`Nİ GÖÇERTEN BASİT KANITLAR

(Evrim masalını kesin olarak göçerten müthiş bir kaynak isterseniz, işte: Michael Behe, Darwinin Kara Kutusu. Türlerin Kökeni bu kitabın gölgesine bile yaklaşamaz, erir gider, o kadar iddialı konuşuyorum. )


Burada evrim hipotezinin saçmalıklarını, bir anaokulu çocuğunun anlayacağı seviyede anlatarak göstereceğim sizlere. İşte basit bazı kanıtlar.

1. DİYALİZ MAKİNESİ KANITI: Düşünün, hastanelerde böbrek hastalarının vücudundaki atık maddeleri süzsün diye yapılmış diyaliz makineleri var değil mi? Ve bunu insanlar yapmış değil mi? Şimdi bu koskoca makinenin yarım yamalak ve kaba saba yaptığı işi yapan, bir yumruk büyüklüğünde ve daha ideal bir makinem var desem “Kim yaptı? ” demez misiniz? Ama bunun adı böbrek dersem, “Ha, o mu, o tesadüfen oluşmuştur. ” dersiniz, eğer bir evrimciyseniz. Yani o zaman şu SAÇMALIĞI KABUL EDECEĞİZ: Hastanedeki süzme makinesini insan yapıyor, onun daha ideal versiyonu olan böbrek kendi kendine oluşabiliyor!! Bu evrim nelere de kadirmiş!!!!

2. İNŞAAT KANITI: Uzaktan bir inşaata bakınca orada çalışan ilkokul mezunu, ne mühensislik ne de mimarlık bilmeyen ameleler görürsünüz. Bunlar cahil olsalar da kusursuz bir şekilde inşaatı tamamlarlar değil mi? O zaman siz de bu amelelere akıl ve komut veren bir mimar ve mühendis olduğunu bilirsiniz değil mi? Mimarı göremediğiniz için inkar eder misiniz? Hayır, çünkü ortada, ancak bir mimarın varlığı ile açıklanabilecek bir tasarım var.

Şimdi düşünün, vücudunuzda da böyle inşaatlar olmakta. Mesela böbreğinizi düşünün, hiç bir bilinçleri olmayan hücreler bir böbrek inşaatı yapmaktalar ki, bu böbreğin kötü bir kopyasını (Diyaliz makinesi)insanlar yapmakta. Demek ki o bilinçsiz hücrelere böbrek yapma bilgisini veren görünmeyen bir ZEKA var. İşte onun adı ALLAH`tır ama evrimciler bu adı söylemezler de “doğal seçilim, evrim… ” gibi saçma adlar verirler. İnşaatı yapan cahil amelelere nasıl ki mühendis akıl verdiyse böbreği yapan bilinçsiz hücrelere de Allah akıl ve komut verir.

3. DEDEKTİF KANITI: Bu kanıt, Allah`ın görünmediği için inkarına karşıdır. Şimdi bir banka soygunu olduğunu düşünün. Bir dedektif bu soygunu asla göremez, artık görme şansı da yoktur çünkü olay geçmiş zamanda kalmıştır. Ama, dedektif, işaretlerden yola çıakrak soyguncuyu bulur ve der ki “Fail yani işi yapan sensin. ” Şimdi ateistlerin manığıyla hareket edersek, soyguncuyu asla soygunu yaparken göremediğimiz ve de göremeyeceğimiz için (çünkü olay artık geçmişte kaldı, kamera kaydı falan da olmasın) suçlamamamız ve yok kabul etmemiz gerekir. Ama işaretler (Saç, kıl, kan, ayak izi vs) soyguncuyu işaret eder ve dedektif de sanki onu, suçu işlerken görmüş gibi yakalar.

İşte alem de işaretlerle doludur ve biz Allah`ı bizzat göremesek de (Açıklığının şiddetinden gizlenen Allah`ı tenzih ederim) işaretler, Allah`ın varlığını apaçık gösterir. (Lukman 4 Ve onlar âhirete de gözle görmüşçesine inanırlar. )

Siz acaba aklınızın varlığını bana gösterebilir misiniz? Gösteremezseniz, aklınız yok mudur? !!! Görünmüyor veya 5 duyuyla algılanmıyor olmak, yokluk kanıtı değildir. Şu aklı bana gösterin de elimle bir tutayım. Her şey görmek midir!

4. BİLGİSAYAR OYUNU KANITI: Bir bilgisayar oyununu kim yapmıştır? İnsan değil mi? Şimdi oyun neyle çalışır? Elektirikle, bilgisayarın 0-1 temel mantığıyla ve oyunun yazılımıyla değil mi? Şimdi evrimci ve ateist mantığına göre, bilgisayar oyununun içindeki kahraman, kendini yapan çizen insanı asla göremediği için der ki: “İnsan falan yok, tüm görüntüleri ve oyunu, bilgisayarın enerjisi, yazılımı oluşturmakta. ” Ve göremediği için insanı yani kendini yapanı inkar etmekte yani SAÇMALAMAKTA. Oysa o yaratıcı sandığı 0-1 mantığı da (bilgisayarların temel çalışma dili) oyunu çalıştıran yazılım da hepsi de insan tarafından yapılmıştır ama atesitlere göre düşünürsek oyun kendi kendine bilgisayar süreçleri tarafından oluşturulmuştur. Onu yapan insan falan yoktur.

Arkadaşlar bu masallara kreş çocukları bile kanmaz ama önyargılı, Allah`a inanmamayı gurur meselesi yapan, dinin yükümlülükleri altına girmemek için dini inkar eden, her varolanı sadece 5 duyuyla algılanan sanan önyargılı insanlar bu masallara inanır.

Ben bu saçma ve batıl şeylere tahammül edemediğim için yazıyı burada bir ayetle bitiriyorum. Şu kadar yazıda bile basiret sahipleri için çok ibret vardır.

ENBİYA 18 Hayır, biz hakkı, bâtılın üzerine fırlatırız da o, onun beynini parçalar. Bir de bakarsın o yok olup gitmiştir. Yakıştırdığınız niteliklerden ötürü yazıklar olsun size!

Size tavsiyem, hiç bir atesitle tartışmayın, çünkü hiç bir işe yaramaz. Ben tartışarak bir insanın ikna edildiğine hiç şahit olmadım. Açık oturumlarda bile görmedim. Onlara hidayeti verirse, Allah hayatın içinde bir şekilde veriyor ben şahit oldum. Asla zorlamayın. Ben bu yazıyı, yeni bir sentez olsun, imanınız derinleşsin diye iman edenler için yolladım. Zaten buradaki kitle de basiret sahibi bir kitledir.

(Daha fazla detaya girerek burayı çok işgal etmek istemiyorum. Çünkü bu tip aklî kanıtları gösterirken sözü çok iyi sölemek ve detaya girmek gereklidir. Bir de “daktiloda rastgele tuşlara basarak bir maymunun insanlık tarihini hatasız yazması” efsanesi var. Eleştirileri merak eden iletişim kurabilir. r-derya27-5hotmail. com)

Yazar : Onur

 


About the Author
Author

Dini Yazilar

Comments (1)
Leave a reply

Name (required)

Website