Pisler-Paklar 1

selamlar. yazdığım 3 parçadan oluşan bir yazıyı paylaşmak istedim:


PİSLER-PAKLAR
I

Dünyadayken sıradan bir gençtim işte.
Ölüm aklıma hiç gelmezdi.
Yoksullara yardım etmezdim.
Yemek seçmezdim.
Şükretmez, dua etmezdim.
Kendi halimdeydim, kimseye bir zararım dokunmazdı.
Ömrümün büyük kısmını uyumakla ve televizyonla geçirirdim.
Ölmek nerdeyse hiç aklımda yoktu.
İyi bir insan sayılırdım.
Kumarım, içkim yoktu.
Hırsızlık yapmazdım.
Ama dinle de alakam yoktu.
Cinsel ilişkiye defalarca girdim.
Yalan ne az ne çok söyledim.
Sinema bileti alırken, öğrenci olmadığım halde öğrenciyim dedim.
Hayvan ya da çocuk sevgim yoktu.
Ölmeden bir yıl önce, kendimi mühim bir olaydan sıyırmak için,
olayla ilgisiz birine iftira attım.
Baba parası ve kazandığım parayı yedim.
Kutsal kitabın bir tek adını duydum.
İçinde ne yazdığını bir kere olsun merak etmedim.
Play statıon oyunları ve gösterime yeni giren filmler,
daha çok ilgimi çekti _umarım şimdi bana yardımı dokunur_
Bir kuşu azat ettim.
Bir teyzenin evine, marketten aldığı erzakları, onun zoruyla taşıdım.
Selpak satan bir çocuktan, bir paket selpak aldım;
bütün kağıt para verdim, üstünü almadım.
Yanımdaki kıza hava atmak için iki garsona bahşiş verdim.
Arkadaşımın kardeşine matematik problemlerinde yardım ettim.
Okulda çok kopya çektim.
On yedi yaşındayken babamın pantolonunun cebinden para aldım.
Markette çikolata seçerken, parmağımla üstüne bastırıp kırdım
ve kırdığım çikolatayı aldığım yere koyup,
altından, kırılmamış olan bir yenisini aldım.
Üç kere babama küfrettim.
Çalıştığım yerlerde, hak ettiğim parayı almadığımı düşünüp,
Günlerce işimi tam yapmadım.
Bayan komşularıma karşı aklımdan hep kötü kötü şeyler geçti.
Ama bunlar hep aklımdan geçen kötü şeyler olarak kaldılar.
Trafikte yük ya da yolcu taşıyan büyük araçlara hep yol verdim.
Oruç falan tutmadım ama bayramlarda tatilimi babalar gibi yaptım.
Evdekilerin elini öptüm, kapıya gelen çocuklara para verdim.
Minibüste ‘Şunu uzatır mısınız? ’ diye para uzatan insanların
paralarını şoföre uzattım.
Kafamı kaldırıp da göğün ve bulutların duruşuna hiç bakmadım.
Baktıysam, dışarı çıkmadan önce üstüme ne giysem diye bakmışımdır.
Ayın evreleri beni hiç ilgilendirmezdi.
Bunları zaten olması lazım gelen şeyler diye düşünüyordum.
Çevremdekilerin de bu konular hakkında konuştuklarını hiç görmedim.
Hayat kargaşasında felsefik sorunlarla meşgul olmak saçmaydı.
Neden varımlar, bir Yaratıcı var mıdırlarla kafa yormak yersizdi.
Çünkü ben de diğerleri gibi, bu soruları sorduktan sonra,
bulacağım cevabın devasa büyüklüğünden irkiliyordum.
Dünya dönüyordu işte.
Herkes iş güçle kafayı yemişti…


Yazar : orhan evirgen

 


About the Author
Author

Dini Yazilar

Leave a reply

Name (required)

Website