BU DÜNYAYA CENNETİ YAŞAMAYA GELMEDİK

Herkesin en temel çabası bu dünyada mutluluğu yakalamaktan ibaret. Bütün koşturmacanın sebebi bu kadar basit. Dünyadayken cennetimsi bir yaşam. Oysa böyle bir şey gerçekten mümkün değil. İnançlı bir insan için asıl hayat ikinci dirilişle başlar. Ve böyle birisi, bu dünyaya cenneti yaşamak için gönderilmediğini bilir. Cennet sadece cennette yaşanabilir. Ne yaparsan yap, hangi lüks otelde kalırsan kal, hangi kızı ya da erkeği sahiplenirsen sahiplen, hangi giysiyi giyersen giy, hangi en iyi yemeği yersen ye, bu hiç fark etmez. Sonunda ecel gelir ve sen, bir garibanın köşeye büzüşüp ölmesinden farksız ölüverirsin. Zaten en hedonist olduğunu iddia eden biri bile asla yüzde yüz mutlu olamayacaktır. Çünkü ilerde seni bekleyen bir ölüm varsa, sen asla tam anlamıyla mutlu olamazsın. Çünkü mutluluğunun geçici olması, bir mutsuzluk sebebidir.


Şuara suresi

205. Görmedin mi ki, biz onları yıllarca nimetlendirsek de,
206. Sonra, tehdit edildikleri şey kendilerine ulaşsa,
207. O yararlandıkları nimetler onların hiçbir işine yaramaz.

Birçok kişi bu geçici dünya hayatında tam randımanlı mutlu olamadığı için mutsuzdur. Yani, bu haliyle, mutsuzluğuna mutsuzluk katmaktadır. Oysa burası “Yan gelip yatma yeri, ” değil, “ahiret için çalışma yeri, ” dir. Tabi tüm bunlardan, ‘dünyadayken mutlu olmamamız gerektiği’ manası çıkartılmamalıdır. İnsan ayaklarını uzatıp yatar da, saatlerce süren kahvaltılar da yapabilir, film de izler, konsere de gider, yüzebilir de. Yeter ki görünür görünmez nimetlerini üstümüze saçan, yani mutlu olmamızı sağlayan Allah unutulmasın. Böylelikle, yani bu dünyaya cenneti yaşamaya gelmediğimizin farkındalığı ile, başımıza gelen belalarla da, daha güçlü savaşılabilir ve onlar Allah’ın izniyle başımızdan daha kolay def edilebilir.

Yazar : Orhan Evirgen

 


About the Author
Author

Dini Yazilar

Leave a reply

Name (required)

Website