HZ. MUHAMMED DE KURAN MÜSLÜMANIYDI

Bildiğiniz gibi memleket, hatta dünya, ehli sünnetten geçilmiyor. Sayıları çok olunca da, yaptıkları hatalar bile İslam’a fatura ediliyor. Ehli sünnet, Kuran Müslümanlarının sürekli haklı çıkmasını hazmedemediği için yalanlama, iftira, hakaret gibi yöntemlere başvurmuş ve onları sapkınlıkla itham etmiştir. Hatta artık Cuma vaazlarında bile hocaların Kuran Müslümanlarından şikayetçi olduğunu görmekteyiz. Geçen gün Cuma vaazında hoca diyor ki: “Şimdi Kuran Müslüman’ı diye yeni bir şey çıktı. Arkadaşlar bunlara ödün vermeyelim, ehli sünnetiz biz…” Hocamıza göre Kuran Müslüman’ı kavramı yeni çıkmış. Şimdi bakalım bu kavram yeni mi çıkmış, yoksa Hz. Muhammed bile Kuran Müslüman’ı mıymış?


Ahkaf Suresi-9. De ki: “Ben, resuller içinden bir türedi değilim! Bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. Bana vahyedilenden başkasına da uymam! Ve ben, açıkça uyaran bir elçiden başkası da değilim. ”

Enam Suresi-50. Onlara şunu söyle: “Ben size Allah`ın hazineleri yanımdadır demiyorum. Gaybı da bilmem ben! Size ben bir meleğim de demiyorum. Yalnız bana vahyedilene uyarım ben!” Sor onlara: “Körle gören bir olur mu? Hâlâ düşünmüyor musunuz?”

A’raf Suresi-203. Onlara bir ayet getirmediğinde, “onu da şurdan burdan derleseydin ya, ” diye konuşurlar. De ki: “Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, Rabbinizden gelen gönül gözleridir, doğruya kılavuzdur, iman eden bir toplum için rahmettir. ”

Yukarıdaki ayetlere baktığımızda Hz. Muhammed’in de yalnızca ve yalnızca Kuran-ı Kerim’e uyduğunu, yani Kuran Müslüman’ı olduğunu görüyoruz. Peki o halde Peygamber’in yolundan asıl gidenler Kuran Müslümanları ise, neden horlanıyor, sürekli eleştiriliyor ve ehli sünnet tarafından neden sürekli hakarete uğruyoruz? Ehli sünnet tarafından Kuran Müslümanlarına sürekli ağır eleştiriler gelmektedir. Bunlardan en önemlisi Hz. Muhammed’e oldukça saygısız davrandığımız eleştirisidir. İşin doğrusu bu bir iftiradır. Çünkü Kuran Müslümanlarının sadece Peygambere değil, sokaktaki bir vatandaşa bile saygısız davranmak gibi bir hakkı ve misyonu yoktur. Ayrıca biz bölücülük yapmayız, sadece Hz. Muhammed’i sevip, en üstün Peygamber olarak onu görüp, baş köşeye sadece onu oturtmayız. Peygamberlerimizin hiçbirini birbirinden ayırmamayı seçeriz, hepsini çok severiz ve hepsinin baş köşeye oturtmaya layık görürüz.

Bakara Suıresi-136. Söyle deyin: “Allah`a, bize indirilene, Ibrahim`e, Ismail`e, Ishak`a, Yakub`a, onun torunlarina indirilene, Mûsa`ya ve İsa`ya verilene ve diger nebilere verilene inandik. Bunlar arasından hiç kimseyi ayırmayız. Biz yalnız Allah`a teslim olanlarız. ”

Allah bize Peygamberleri ayırmamamız gerektiğini işte böyle öğütlemektedir. Eğer böyle davranılmamışsa, bir Peygamber belirleyip, o en üstün Peygamber gibi görülmüşse, bir sonraki ayette Allah onlar için gerekli sözü söylemektedir:

Bakara Suresi-137. Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, hiç kuskusuz, iyiyi ve güzeli bulmuş olurlar; eğer sırt dönerlerse artik onlar parçalanmış olurlar. Onlara karşı sana Allah yeter. En iyi işiten, en güzel bilendir O.

Allah, “Peygamber olmaydı alemleri yaratmazdım, ” demiş. Peki nerde demiş bunu? Kuran’da böyle bir söz yoktur. Eğer Kuran’da dememişse olay bitmiştir. Yani o söz Peygamberi putlaştırmak isteyenlerce ortaya atılmış batıl bir sözdür. Onun yerine Allah Kuran’da şunları söylemiştir:

Bakara Suresi-29. O Allah`tır ki, yeryüzündekilerin tümünü sizin için yarattı.

Mümin Suresi-64. Allah odur ki, yeryüzünü sizin için durulacak yer, göğü bir bina yaptı; sizi yaratıp donattı ve görünüşünüzü güzel yaptı, sizi temiz ve güzel nimetlerle rızıklandırdı. İşte bu Allah`tır sizin Rabbiniz! Âlemlerin Rabbi olan Allah ne kadar yücedir!

Mümin Suresi-67. O, O`dur ki; sizi önce topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan yarattı. Sonra sizi bebek olarak annelerinizin karnından çıkarıyor, sonra güçlü çağınıza ulaşasınız ve nihayet ihtiyarlar olasınız diye sizi yaşatıyor. İçinizden bir kısmı daha önce vefat ettiriliyor. Tüm bunlar, belirlenen bir süreye ulaşasınız ve aklınızı işletesiniz diyedir.

Yukarıdaki ayetleri açıklamaya bile gerek yok. Demek ki Allah’ın bütün bunları yaratmasının Peygamberle alakası yokmuş. Bizim içinmiş her şey.

Ehli sünnetteki kardeşler genelde böyledir. Hz. Muhammed’i öv, göklere çıkart, alkışlarlar, fakat yine Peygamberin savunuduğu kitaptan bir iki ayetle gerçekleri söyle, suratına tükürür ve karşı taarruza geçerler. Kadınlar da Cumaya gitsin dersin, olay çıkar, türbanlı kardeşler çıkıp, “Cuma namazı erkeklere farzdır, ” diye tuttururlar da tuttururlar. Buna mukabil, bayram namazı yok dersin, saniyesinde fasık ilan edilirsin. “Kuran’da bayram yok ki, namazı olsun!” dersin, “Şeytan bizim düşmanımızdır, var olan sabah namazını size kıldırmıyor, ama olmayan bayramın olmayan namazını kılıyorsunuz. ” dersin, yine de inandıramazsın, aforoz olursun.

Sevgili ehli sünnet, sinirlerinize hakim olun, siz neyi savunuyorsunuz da, birisi size Kuran’dan iki ayet söyleyince hücuma kalkıyorsunuz? Kuran’a karşı, Allah’a karşı hücuma kalkmayın, bozguna uğrarsınız.

Ehli sünnet kardeşler, vakit geç olmadan kendilerini düzeltebilirlerse kendileri için iyi olacaktır. Mezhepçiliğin, hadisçiliğin, gelenekçiliğin, Hz. Muhammed’in yoluyla zerre alakası olmadığını görebilirlerse belki düzelip kendilerini kurtarabilirler. Ama eğer böyle devam ederlerse, yani, bir yazısında Hz. Muhammed yerine Muhammed yazdı diye yazıyı yazana hakaret ederlerse ve yazının içeriği hakkında hiç konuşmazlarsa, her önlerine koyulanı sorgulamadan kabul etmeye devam ederlerse, dini hayatlarına birinci plana koyduklarını zannedip dinle tamamen alakasız yaşarlarsa, kim olursa olsun eğer tartıştıkları insana haklı olduklarını ispatlayacak bir kanıtları olmazsa, hakkında bilgilerinin olmadığı şeylerin peşinden gitmeyi sürdürürlerse, bilmeliler ki, uğraşacakları son insanlar Kuran Müslümanları olmalıdır. Çünkü Kuran Müslümanları her şeye ayetlerle karşılık verebilecekleri için, asla köşeye sıkışamayacakları gibi, bir de üstüne üstlük karşılarındakilerin inançlarını da sarsarlar.

Yazar : Orhan Evirgen

 


About the Author
Author

Dini Yazilar

Comments (2)
  • Avatar

    Fikret Arman Nov 13 2011 - 14:14 Reply

    Gönlüne sağlık güzel Kardeşim. Allah cümlemizin yardımcısı olsun.

  • Avatar

    gülçin Mar 9 2015 - 17:40 Reply

    Çok beğendim yazınızı. Son zamanlarda Rabbimin samimi müslüman olma duamı kabulü ile sadece Kuran dediğimden beri can ciğer arkadaşlarım ve hatta ailem bile aşırıya gitmekle suçlar oldu beni. Şeytan bizi nasıl yoldan çıkarmış? İnsanlar düşünmekten korkuyor çünkü düşündüğünde yanlışı,saçmalığı görüyor. Ama akılla din olur mu? İslam nakil dini değil mi? Rivayet hikaye,mışlı muşlu mucizeler. İslam nedir ki? Onca alim geldi geçti? Bir sen mi akıllısın? gibi lafları çok duyuyoruz değil mi? Peygamberi nasıl da putlaştırmışız? Nasıl olur hiçbir şey anlamadan,sorgulamadan,her hikayeyi kabul eder hale gelmişiz. Kuran müslümanları yanlız Allah’a itaatin özgürlüğünü yaşarlar. Her türlü hakarete Allah için sabrederler. Çünkü Rabbül Aleminin tevhid inancı için hiç yılmadan mücadele gerekli. Biz de biliyoruz milyonların arkadasına takılıp hiç sorunsuz yaşamayı?! Sorunsuz dememem lazımdı fakat biliyorsunuz işte. Sürekli tenkit edilmek, eleştirilmek bu yolda insanı ister istemez daha fazla Kuran çalışmasına itiyor. Korkmadan,yılmadan Allahın mesajını ulaştırmaya gayret etmeliyiz. Biz Peygamberi onlardan daha çok koruyoruz. Tüm bu iftiracılar ahirette yalnız kalacaklar. Rabbimiz bize yeter diyerek bu yolda mücadele etmeliyiz. Hamd olsun O’na, O tüm eksikliklerden münezzeh olup Kitabı bize eksiksiz ulaştırmıştır. Saygılar.

Leave a reply

Name (required)

Website