Ramazan Müslümanı Olmak!..

Ramazan Müslümanı Olmak!..

”Ramazan Müslümanı” mısın? Yoksa bayramdan bayrama mı hatırlarsın Mevla’yı? Belki de cumadan cumaya ”müslümanım” diyorsun, o da birileri hatırlatırsa.. Hatırlamak demişken ; Seni ve her şeyi ‘YARATAN’ ne demişti sana Kur’an ve Peygamberi ile?

”Mazeretsiz günde 5 defa NAMAZ ve dua ile gel bana kulum ; KUR’AN ile gel ; VİCDAN ile gel ; Alkol alma! , Zina yapma! , Hak yeme! , Dedikodu etme! ve günahların olsa da samimi bir TÖVBE ile gel..”

Tüm bunları göz ardı ederek ne kadar yaşayabilirsin? Daha ne kadar kaçabilirsin? Tahmin bile edemeyeceğin sonsuz bir azap bekliyor ahmakları!.. Aç artık gözünü! 2 kadeh rakı için, zevkin için, hırsın için mahvolma!.. NAMAZ ve KUR’AN olmadan asla kurtulamaz kimse o azaptan!.. Dinleme artık ”sarhoşken de geçerim” diyenleri, yattıkları yerden konuşabilselerdi ”YAPMA!” derlerdi!.. ”Benim kalbim temiz” diyerek kendini kandırma! Kalbin temizliği senin sandığın gibi bir şey değil!..

Ölmez de yaşlanabilirsen eğer, ”o zaman yaparım” diye aldatma kendini!.. YAŞLILIK : Hormonların ölüşü ; Hırsların bitişi ; Sağlığın gidişidir ; Kısacası Nefsin çöküşüdür ve şimdi yapmadığın ibadetleri, uymadığın emir ve yasakları o zaman yapmanın sana bir faydası olmayacak!..

Hala fırsatın varken kurtul zincirlerinden, kulak ver Yüce ALLAH’a!!!


About the Author
Author

Celil Ozatamer

Comments (5)
  • Avatar

    Metin Jan 3 2012 - 12:49 Reply

    Namazın beş vakit olduğu hangi ayette yazıyor.?
    Yoksa namazın beş vakit olduğu sadece mezhep kabüllerine göre yazılmış kitaplarda mı yazıyor.?

  • Avatar

    Celil Ozatamer Jan 3 2012 - 22:25 Reply

    Sevgili Metin kardeşim,

    Kur’an-ı Kerim’ de beş vakit namazın bulunup bulunmadığı, belirli şartları taşıyan Müslümanlara günde beş vakit namazın farziyeti Kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Beş vakit namazın eda edileceği vakitlere ve ne şekilde eda edileceğine Kur’an-ı Kerim’in bir kısım ayetlerinde mücmel olarak işaret olunmuş, bu işaretlerde Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) kavli ve fiili sünnetiyle açıklık kazanmıştır.

    Bilindiği üzere Kur’an-ı Kerim ‘ deki mücmel emir ve hükümleri açıklama yetkisi, Onu insanlara tebliğle görevli olan Peygamber (s.a.) Efendimize aittir. O namazı bizzat kılarak ve Müslümanlara imam olup kıldırarak nasıl kılınacağını öğrettiği gibi bunların vakitlerini de göstermiştir. Gerek kılınış şekli, gerek vakitleri ile ilgili bu uygulama ameli tevatür olarak, günümüze kadar devam etmiştir.

    Beş vakit namaz; sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazları Kur’an-ı Kerim içinde değişik yerlere serpiştirilerek zikredilmektedir. Bazan ikisi, bazan üçü, bazan dördü değişik bir ifade üslupla anlatılmaktadırlar. Cenab-ı Peygamberimiz, Kur’an-ı Kerim’i hem sözü ve hem de işi ile tefsir etme hakkına sahip olduğu için bu hak kendisine Allah tarafından verilmiştir sözü ve işi namazın beş olduğunu açıklamıştır.

    Resulullah (s.a.v) buyuruyor:

    “Cenab-ı Hak günde beş vakit namazı farz kılmıştır. Kim güzelce abdest alır, namazlarını vakti vaktinde şartlarına ve adabına dikkat ederek kılarsa, Allah’ın o kimsyi affedeceğine dair vaadi vardır. Bunları yapmayan kişiye Allah’ın bir vaadi yoktur. Dilerse affeder, dilerse de cezalndırır.”

    KUR’AN-I KERİM’de :
    “Güneşin doğmasından önce de, batmasın dan önce de Rabbını övgü ile tesbih et. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, rızaya ulaşasın.”
    (Taha suresi, 130)

    Ayeti ile : Güneşin doğmasından ve batmasından önce, gece saatlerinde ve gündüzün iki ucunda olmak üzere beş ayrı vakitte Cenab-ı hakk’ ı tesbih yani namaz kılmak emredilmiştir.

    Bu ayetin yorumunu bizzat Resulullah (s.a.v) yapmış ve ümmete bu şekilde Namaz kıldırmıştır.

    Gönlün rahat olsun kardeşim herşey açık ve net. Haydin Namaz’a, Haydin Kurtuluşa…

  • Avatar

    Huzer Jan 4 2012 - 11:35 Reply

    SABAH (FECR) NAMAZI

    Kuran’da namaz kelimesi “salat” kelimesi ile ifade edilir. “Bağlantı kurmak, destek vermek” tipinde manalara sahip olan “salat” kulun yaratıcısıyla kurduğu bağlantı, yani namaz için de kullanılır. “Salat” kelimesi “ikame” fiiliyle beraber “namaz kılmak” manasında kullanılmıştır. “Salat il-fecr” yani “sabah namazı” ismi 24-Nur Suresi 58. ayette geçmektedir. “Fecir” gecenin karanlığında güneşin ilk ışıklarının çıkışını ifade eder. Bu bir süreçtir ki güneşin doğuşuna kadar devam eder. Nitekim varlığı adından belli olan bu namazın, 11-Hud Suresi 114. ayette vakti de belli olmaktadır:

    Gündüzün iki tarafında, gecenin yakınlarında namaz kıl. Güzellikler çirkinlikleri giderir.

    11-Hud Suresi 114

    Arapça’daki “nehar” “gündüz”, “leyl” ise “gece” demektir. Yukarıdaki ayette geçen “tarafeyi en-nehari” ifadesi gündüzün iki tarafını ifade eder. “Taraf” kelimesi “uç, dıştan bitişik bölüm” manalarına gelmektedir. Kuran’da geçtiği diğer ayetlerde de bu anlamlarda kullanılır. Gündüzün başlangıcını güneşin doğuşu, günün bitişini güneşin batışı olarak alırsak; günün iki tarafında sabah ve akşam namazları vardır. “Zulefen min el-leyl” ifadesi ile bu vakitlerin, aynı zamanda gecenin gündüze yakın zamanları olduğu da daha iyi vurgulanmış olur.

    Yani sabah namazı, ismi ile 24-Nur Suresi 58. ayette geçer. Bu isim aynı zamanda sabah namazının vaktini de tarif eder. Ayrıca 11-Hud Suresi 114. ayette sabah namazının vakti belirlenmiştir. Sabah namazı Kuran’daki ismiyle “salat il-fecr” adından da belli olduğu gibi günün ilk ışıklarıyla başlar ve günün başlangıcı olan güneşin doğuşuyla biter.

    AKŞAM (İŞA) NAMAZI

    “Akşam namazı”nın ismi de 24-Nur Suresi 58. ayette geçmektedir. Sözlükten “işa” kelimesinin anlamına bakanlar, güneşin batışından havanın kararmasına kadar olan vakte, yani bizim Türkçe’de “akşam” dediğimiz vakte “işa” denildiğini görürler. 12-Yusuf Suresi 16. ve 79-Naziat Suresi 46. ayette de aynı kelime geçmektedir. Diğer iki ayetteki aynı kelimeyi “akşam” diye çeviren bazı çevirmenlerin, bu kelimeyi Türkçe bir kelime olan “yatsı namazı” diye çevirmeleri, mezhep izahlarının etkisinde kalmalarındandır. Bu tarz çeviri, “yatsı namazı” diye mezheplerin farz olarak tarif ettiği namazı Kuran’ın da farz kıldığı izlenimini vermektedir ki bu yanlıştır. Fakat “yatsı” kelimesinden kasıt “işa namazı”nın yatmadan önce kılınan son farz namaz olması ise bu doğrudur. Ayette buna işaret de vardır:

    Ey iman edenler! Yönetiminiz altındakilerle, ergenlik yaşına gelmemiş olanlarınız sizden üç vakitte izin istesinler. Fecir (sabah) namazından önce, öğle vakti elbisenizi çıkardığınızda, işa (akşam) namazından sonra. Çıplak olabileceğiniz üç vakittir bunlar.

    24-Nur Suresi 58

    Son namazı kılmak için mescide giden ve topluca namazı kılan kişi, bu namazdan sonra mescide gitmeyecekse muhtemelen üzerini değiştirecektir. Ev kıyafetine bürünecektir. Bu yüzden yatmadan önceki son namaz “işa namazı” olarak düşünülüyorsa, bu doğrudur. Yoksa vakit olarak “akşamı” ifade eden bir kelime, namaz kelimesiyle birleşirse bambaşka bir vakit olan yatsıyı ifade eder deniliyorsa, bunun yanlışlığı ortadadır. Bu ayette son farz namazın akşam namazı olduğunu destekleyici bir ifade tarzı vardır. Arapça sözlüklerden “işa” kelimesinin manasını araştıran herkes, “işa” kelimesinin “güneşin batışından gecenin karanlığına kadar olan zaman dilimi”ni ifade ettiğini görecektir. (Evdeki çocukların çıplaklığın mümkün olduğu vakitlerde izinsiz odalara dalmamalarını öğütleyen bu ayetten bir sonraki ayette, bu çocukların ergenlik yaşına gelince, her zaman özele saygı gösterip, izin alarak ebeveynlerinin odalarına girmeleri öğütlenir.)

    Akşam namazının vaktinin anlaşıldığı ayet (11-Hud Suresi 114), sabah namazının farz olduğunu gösteren belirttiğimiz ayettir. Gündüzün iki tarafında kılınan namazlardan biri sabah namazı olunca, diğeri de bu namazın simetriği olan akşam namazıdır. Bu namazın vakti de aynı şekilde gecenin (güneşin olmadığı dönemin) gündüze yakın olan zamanıdır. Bu ayet dışında akşam namazının vaktini belirleyen bir ayet daha vardır:

    Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namaz kıl. Fecir (sabah) vakti Kuran’ı, fecir (sabah) vakti Kuran’ına tanık olunur.

    17-İsra Suresi 78

    Gecenin kararması, akşamın bitiş vaktini vermektedir. Işığın alametlerinin ufukta yok olmasıyla akşam namazının vakti biter. Bu durumda da “güneşin sarkması” ifadesi güneşin ufukta batışını belirler. Böylece güneşin batımı ve gecenin kararmasının arasındaki vakit namaz vakti olarak belirtilir.

    Bu ayette belirtilen vaktin namazı olan akşam, sabah namazının simetriği olduğundan, bu simetrilik durumuyla sabah namazının vakti de bir kez daha tasdik edilmiştir. Bu ayetin devamında sürekli akşam namazıyla beraber geçen sabah namazının vaktinin vurgulanması da ilginçtir. Fakat bu ayette sabah namazı değil, sabah Kuran okumak vurgulanır. Demek ki sabah namazının vaktinin içinde veya namazın dışında Kuran okumaya özel bir önem vermek gerekir. Görüldüğü gibi akşam ve sabah namazları isimleriyle beraber Kuran’da geçerler. Üstelik bu isimler namazın kılınacağı vakti de ifade ederler. İlaveten sabah ve akşam namazının vakti de açıklanmıştır. Üstelik 24-Nur Suresi 58. ayette sabahın günün ilk, akşamın günün son namazı olduğuna işaret vardır.

    VUSTA (ORTA, EN İYİSİ) NAMAZ(I)

    Kuran’da geçen namaz vakitleriyle ilgili en tartışmalı husus 2-Bakara Suresi 238. ayette geçen “salat il-vusta” ifadesinden kaynaklanmaktadır. Ayet şöyledir:

    Namazları koruyun. Ve vusta (orta, en iyi) namazı da.

    2-Bakara Suresi 238

    Sabah ve akşam namazının vakitlerini çıkardığımız ayetler ve bu ayet dışında farz namaz vakitlerinin çıkartılabileceği hiçbir ayet yoktur. Demek ki namaz vakitleri bu ayetlerden anlaşılacaktır. Günün bir ucundaki namaz sabah namazı, günün diğer ucundaki namaz da akşam namazı olunca; orta namazını bu iki namazın ortasında aramak lazımdır. Tüm kültürlerde günün uyanmayla başladığını, gecenin dinlenmemiz için yaratıldığını, geceleyin kalkıp ibadetin bir tek Peygamberimiz’e has kılındığını (17-İsra Suresi 79) düşünürsek; orta namazının, sabah ile akşam namazının arasında gündüz kalan vakitte olduğunu düşünmek daha doğrusu olabilir. “Vusta” kelimesine “orta” manasının verilmesinden günün ortalarında kılınan bir namaz olduğunu düşünenler olabilse de bu kelimeyi sınırlayan hiçbir ifade olmadığı için sabah ile akşamın arasında kalan tüm zaman dilimini, bu namazın vakti olarak kabul etmek de düşünülebilir. “Vusta namaz” ifadesinden, orta namazı sonucuna varıldığında “vusta” kelimesi hem namazın ismini, hem zaman dilimini belirleyen kelime olur.

    Diğer bir görüşe göre “vusta” kelimesinin “en iyisi” manasına sahip olduğu, bu kelimenin bir namazı belirtmediği; ayetten namazların korunmasının ve namaz kılmanın en iyisi ve en doğru yol olduğunun anlaşıldığını söyleyenler vardır. Buna göre sadece “sabah” ve akşam” namazları farzdır. “Vusta” kelimesi üzerinde bir inceleme bu konuda yardımcı olabilir. 2-Bakara Suresi 143, 5-Maide Suresi 89, 68-Kalem Suresi 28, 100-Adiyat Suresi 5 ayetlerinde de bu kelime geçer. Bu ayetleri inceleyerek “vusta” kelimesini anlamaya çalışabilirsiniz.

    • Avatar

      Müslüman Mar 15 2012 - 11:10 Reply

      En iyisi gün ışığına göre belirlemek güneş en tepedeyken (öğlen vakti) olur çünkü namazlar arası da orta gün olarakta ortadır. Allah kesin belirtmediyse muhakkak bunda bir hayır yeterince açık çünkü çalışanlar, okuyanlar için düşünürsek öğle zamanına gelir yemekten önce ya da sonra rahatlıkla kılınabilir ve ne yemeği nede iş düzenini aksatır. Askerde bile namaz kılabiliriz böylece 3 vakitte öyle namaz 5 vakittir diyipte savaşta namaz kılanların ardından gelip ya 5 ya hiç dersek ne kadar samimi olduğumuzu da göstermiş oluruz ancak kendimizi kandırırız..

      Cuma namazı orta namazdır. Kimse inkar edemez, korunan namazdır.

      Sabah, Öğle [Orta] , Akşam = Bana görede doğru olan. 1 l 2 l 3 = 2 , 1 ve 3 ün ortasıdır.
      Sabah, Öğle, [İkindi-Orta!], Akşam, Yatsı (iki sağda iki solda) = ? 1 l 2 l [3]İkindi l 4 l 5

  • Avatar

    Asyali Jan 4 2012 - 18:15 Reply

    Selam Huzer kardes ne güzel aciklamissiniz Allah razi olsun, saglam kaynaktan (KURAN) alinan bilgi en dogru olanidir, kaynak disindan olanlarsa “!saptirmaya en müsait olan bilgilerdir”!

Leave a reply

Reply to Metin Cancel reply

Name (required)

Website