‘Sadece Kuran’ Diyenler Bile Parçalanmaya Başlarsa…

Mezhepler, hizipler almış başını gitmiş ve sadece Kuran diyen çok az insan var. Ama bu sadece Kuran diyenler bile artık paramparça olma noktasındalar. Biri çıkıyor Kuran’da namaz beş vakit diyor; biri çıkıyor Kuran’da namaz yok diyor; biri çıkıyor cennet-cehennem yok” diyor; kısacası şahsi yorumlarını dine sokuşturmaya çalışıyorlar.

 

İnsanlar bir tek ümmet idi. Sonra Allah, peygamberleri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi. Onlarla beraber, anlaşmazlığa düştükleri konularda, insanlar arasında hükmetsinler diye gerçeği taşıyan kitabı hak olarak indirdi. O kitapta anlaşmazlığa düşenler, o kitap kendilerine verilmiş olanlardan başkaları değildi. Bunlar, kendilerine açık kanıtlar geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden, çekişmeye girmiştir. Sonra Allah kendi izniyle, inananları, üzerinde tartışmaya girdikleri gerçeğe tekrar ulaştırdı. Allah, dilediği kişiyi/dileyeni dosdoğru yola iletir.
Bakara Suresi, 213

 

Aslında bu ayet bile Müslümanların neden fırkalara ayrılıp paramparça olduğunu açıklamaya yetiyor. Kıskançlığımız yüzünden, birbirimizi çekemediğimiz için, azdığımız için, ana yoldan ayrılıp talilere sapıyoruz.

Benim garipsediğim şu:

Hadi diyelim ehli sünnetin derdi başka, Kuran’la birlikte pek çok kitabı daha kutsal sanıyorlar; peki bu sadece Kuran diyenlere ne oluyor da çok kısa bir sürede parçalandılar? Kuran mealleri arasında dağlar kadar fark yok ki. Hep birbirine yakın şeyler. Ne diye hem sadece Kuran diyip, hem parçalanıyoruz? Aynı kitabı okuyup uyguluyorsak neden böyle farklı farklı sonuçlar çıkıyor? Neden Kuran’ı doğru anlayamıyoruz? Allah bizi Kuran’da boşuna mı uyarıyor defalarca? Neden kimse kendini düzeltmeye yanaşmıyor? Neden Kuran’da namaz defalarca anlatılmışken namaz yok diyenler ısrarla Kuran’da namaz yok demeyi sürdürüyorlar? Kuran, cennette rızıklanacağımız gıdalardan, cehennemdeki azap türlerine kadar haber veriyorken, neden bazıları cennet-cehennemin olmadığını ya da maddi olmadığını  savunuyor? Neden bazıları Müslümanım diyenlerin jiplere binemeyeceğini, beş yıldızlı otellerde tatil yapamayacağını savunuyor? Üstelik Kuran’da zenginlik güzel görülmüşken ve üstelik Hz. Süleyman gibi bir örnek de varken? Geç olmadan kendimize dürüst olalım ve herkes kendisini düzeltsin. Yoksa sadece Kuran diyenler de böyle giderlerse, parçalanma konusunda, o sürekli eleştirdikleri ehli sünnetten pek farkları kalmayacak.

 

Kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki kıskançlık ve azgınlık yüzünden fırkalara bölündüler…
Şura 14

 


About the Author
Author

evirgenorhan

Comments (31)
  • Avatar

    Gökhan Apr 16 2012 - 06:45 Reply

    Herkesin anladığından kaynaklanabilir ama Kuran’ın özüne bakıp ona göre uzlaşılabilir. Çeşitli çeviriler insanların görüşünü kısatlamamalı ben farklı görüşlere açığım belki yanlış düşündüğüm bağdaştıramadığım başka ayetler olabilir. Örnek olarak şarap ve kumar, içki ve şans oyunu diyor bu sadece bunlar değil çok kapsamlı bir söz “hamr” liste çok uzun. Namaz vakti 5 derler 3 denir bana göre 4’tür çünkü Kuranda ikindi vakti diye çevirilmiş olsada ikindi yazmıyor günün düşmesinden bahsediyor, orta namaz ise günün tepede olduğu anlardır benim anladığım kadarıyla düşünüyorum sürekli de Allah bilir en doğrusunu bana göre 4 vakit namaz fazla kılınırsa da yasak değil kılmayandan iyidir kılanlar ..

    İnsan 25-26 okuyun Arapçasına da bakın göreceksiniz bu burada hem gece secde edip(namaz kılma anlatılır) uzunca da Rabbini an gibi yazar-tarif eder yani namazın nasıl kılınacağı belirtilmiştir. Kuranda rekat yok diyenlere genel olarak namazın kılınışını tarif eden bir örnektir bu isteyen 10 sn. durur Rabbini sesli anar isteyen 1 dk durabilir hatırlarsak bir diğer ayetin sonunda-bitiminde de namazda ses tonundan bahsediyordu. Allah kabul edecektir ibadetleri, biz değil.

    Tümü helal yoldan gelmiş ve böylece servet sahibi olmuşsa, Kurana uyan bir insan elbette lüks araçlara binebilir (ihtimal olarak) en lüks yerlerde kalabilir ancak ben öyle bir insanın olduğunu bilmiyorum iyilikte yarışan insanlar bunu yapmaz dağlara çıkıp yardım edecek insan arıyor ise (ki jipler yakıt olarak çok yakar müsriflik ve gösteriştir ihtiyaç olmaksızın kullanılırsa. İhtiyaç: Boyu uzundur rahat edemiyordur belki normal araçta), lüks mekanlarda aç insan arayıp 5 yıldızlı otellerde sürekli olarak konaklıyorsa bilemem (Bunda ise haca gitmiştir yaşlıdır, başka otelde yoktur, bulamamıştır, korkmuştur, temiz istiyordur vs. vs.) tabi varsa da ne mutlu umarım ahiretini de düşünür zaten bizim kimseye bir şey demek vazifemiz değil bir jip alınca, bir otelde kalınca iki jip alınca, iki otelde kalınca iş bitmiyor ki önemli olan nefsin nereye doğru kaydığı. Allah görüyor biz müdahale edersek muhakkak sonuç hüsran olacaktır..

  • Avatar

    abrek80 Apr 16 2012 - 08:03 Reply

    tabi ki müslümanım diyen kişi 400 milyarlık cipe binip 7 yıldızlı otellerde tatil yapıp rezidanslarda yaşayamaz…komşusu açken tok yatan bu kadar fakirlik yoksulluk varken bunu yapan nasıl bir müslümandır bilmem…hz.süleyman gibi bir örnek varsa hz.muhammed gibi önder ve örnek de var…

  • Avatar

    Fikret Arman Apr 16 2012 - 09:10 Reply

    Orhan Kardeşim, ben o bahsettiğin kişilerin Kuran Din’ini savundukları kanısında değilim. Sadece Kuran’ı savunan kişi, cenneti ve cehennemi bilir. Onlar olsa olsa sadece inkarcılardır.

    Rab’bim bizleri Kuran’dan ayırmasın. (Amin)
    Selam ve Dua ile,

  • Avatar

    vekuran Apr 16 2012 - 10:16 Reply

    Bunlar cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak, “Bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir; biriktirdiğinizi tadın” denecek. TEVBE SURESİNDEN….

    Yer yüzünde iki insan tipi vardır. Zalim ve Mazlum…

    Yukarıdaki ayet zalimlerin cezasından bahseder.

    Düşünmeden para kazandıkları için ALINLARINDAN
    Yangelip yattıkları için BÖĞÜRLERİNDEN
    Başkasının sırtından geçindikleri için SIRTLARINDAN

    dağlanacaklardır.

    Lüks israftır. İsraf yasaktır. Bireysel zenginlik değil, toplumsal zenginlik esastır.

    Dinin iki yüzü vardır. Paraya tapanların ve onu amaç görenlerin AFYON yüzü,
    Parayı araç görenlerin İNFAK yüzü,

    Bu iki olgu üretir. Zalim ve Mazlum…

    Zalimden başkasına düşmanlık yoktur.

    Süleyman nebinin arkasından zenginliği savunanlar o ayetleri dikkatli incelesinler. Bireyci mi, Toplumcu mu….

    Kur’an, “Süleyman’ın mülkü” hakkında “şeytanca telkinlere” uyanlardan bahseder.

    Acaba bununla anlatılmak istenen nedir?

    Dahası kimdir bu şeytanca telkinlere uyanlar?

    Bu önemli.

    Çünkü dinî muhayyilede “Süleyman’ın mülkü” efsanesi, nice dindarın, aslında şeytanca telkinden başka bir şey olmayan zenginlik hayalini süslüyor ve buradan meşruiyet alıyor.

    Öyle ki buradan girilerek, sonsuz zenginlik ve sınırsız servetin “bir kişide” olabileceğine dair cevazlar veriliyor, fetvalar çıkarılıyor.

    Kur’an’da “mülk vermek” bir elçi hakkında kullanıldığında peygamberlik, egemenlik sahibi olma anlamındadır. Bu anlamda örneğin İbrahim veya Süleyman’a mülk verilmiştir. Peygamberlerin düşmanları hakkında ise mal ve servet sahibi olma anlamında kullanılır: “Onların mülkten nasipleri mi var? Öyle olsa ondan halka bir çekirdek tanesi (zırnık!) vermezler” (Nisa; 4/53).

    Demek ki “Süleyman’ın mülkü” ayetlerinde anlatılan Hz. Süleyman’ın kişisel zenginliği, malı ve serveti değildi. Mal ve servet üzerinde infak ve paylaşım amacıyla egemenlik/tasarruf gücüydü. İşte buna “hayr sevgisi” (hubbu’l-hayr) dendi.

    Hz. Süleyman’a verilen mülkün ne olduğu söyleniyor zaten: Emriyle istediği yöne kolayca akan rüzgâr… Yapı ustaları… Dalgıçlar… Zincirlere bağlanmış diğerleri… İnsanlardan, cinlerden, şeytanlardan, kuşlardan oluşan karşı duramayacakları ordu…

    Hz. Süleyman, mülkü tamamen Allah’a (halka) ait kılmak için, O’nun mülkü üzerinde görevlendirilmiş bir kamu adamıydı (halife). Hz. Peygamber gibi Beytu’l-Mal’den aldığı maaş ile geçiniyor ve gayet mütevazı yaşıyordu. Şahsi serveti yoktu. Görevi mülkü zimmetine geçirmek, kendini ve ailesini zenginleştirmek değil; hayr yapmak; dağıtmak, paylaştırmaktı. Onun için “hayr (dağıtma/verme/infak) sevgisi” ((Sad; 38/32) ona sevdirilmişti…

    Hz. Süleyman’a “hayr sevgisi” (hubbu’l-hayr) amacıyla mülk verildiğini söyleyen yukarıdaki ayetler, Fecr; 17-20’de “öksüze kerim olmayan” (la tukrimûne’l-yetim), “birbirini yoksulu doyurmaya teşvik etmeyen” (la tehâzzune ala teâmi’l-meskîn), “ellerine geçeni hiç bir sınır tanımadan yedikçe yiyen” (te’kulûne’t-terâse eklen lemmâ), malı çok seven, yığdıkça daha çok seven” (tuhibbûne’l-mâle hubben cemmâ) şeklinde tarif edilen tefeci bezirgânların “Kala kala vahiy almak bu adama (öksüz Muhammed) mi kaldı” itirazları altında aşağılanan Hz. Peygamber’e Mekke yıllarının orta dönemlerinde gelen Sa’d suresinin ayetleridir.

  • Avatar

    esposinos Apr 16 2012 - 10:28 Reply

    merhaba,

    1-kuran’da namaz kelimesi geçmez, salat ve türevleri geçer. salat’a da genel anlamda ; desteklemek denebilir. 3 defa vakitle beraber anılır kuran’da. sabah, orta, akşam. namaz yok diyenler namaz yok demiyorlardır herhalde, namazı sadece şekle sığdırmak yanlış diyorlardır.
    2-zenginlik konusu bir hayat tarzı, bir müslüman zengin olmamalı değil, diğer insanlardan zengin olmamalıdır mesele. islam sosyal hayatı düzenleyen bir yaşam tarzıdır. ritüeller dini değildir. sosyal yardımlaşma ön plandadır. birçok ayette de görülür bu.

    3. cennet, cehennem basit bir konu değil. maddi ya da manevi olabilir. dünyada veya sonrasında olabilir. kuranda bu ifadeler açık ama farklı yorumlara da açık. yalnız bu yorumları kimse din adına yapamaz o ayrı mesele.

    4. sen ayrışmayı eleştirirken, bir şekilde kendi düşüncelerini de din-leştirmişsin. bence bunun farkına var.

    selamlar.

  • Avatar

    halukgta Apr 16 2012 - 10:34 Reply

    Çok doğru bir tespit. Kur’anı rehber aldığını söylemekle herşey bitmez. Önemli olan, Kur’an ın penceresinden bakabilmektir.

    Bizler her zaman yaptığımız hatayı yapıyor, kendimizi temize çıkartıp, karşımızdaki kişileri tenkit ediyoruz. Öz eleştiri hiç yapmıyoruz. Daha da kötüsü eleştirdiğimiz, her zaman yapılan hataların benzerlerini yaparak, Allah ın sözlerine kendi nefsimizce anlamlar veriyoruz.

    Örneğin Allah Kur’anda geçen SALAT kelimesi ile hem dua, hemde şekilsel bir ibadeti, abdest/temizlenme boyutuna kadar anlattığı, detay verdiği halde, bizler hala bu gerçekleri görmek istemediğimizden, nefsimizin ve yine geleneklerimizin etkisiyle SALAT ın özüne vakif olmaktan uzaklaşıyoruz.

    Kur’anı anlamaya çalışırken, ona direk bakmak, aracısız anlamak yerine, endirek bakarak, nefsimizi etkin kılıyoruz. Böylece anlatılanların özünden sapıyoruz.

    Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK

  • Avatar

    ORHAN Apr 16 2012 - 21:48 Reply

    Yazıda anlattığımın aksini savunanlar kendi yorumlarından söz ediyorlar sadece. Hala lüks israftır, jipe binilmez diyenler var. Kuran’da böyle bir emir varsa göstermeniz gerekir. Sad 32. ayetin çeşitli meallerini tekrar kontrol ettim ama sizin söylediğiniz gibi bir mana yok. Basbayağı serveti var bu adamın işte. Kuran’la komünizmi özdeşleştiren bu yorumlar o kadar zorlama oluyor ki. Zaten dinde bölünme de böyle böyle başlıyor. “Kalaka kala vahiy bu adama mı kaldı” ayetinden bir sonraki ayet de şu:

    “Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Ve onların kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın. Rabbinin rahmeti, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır.” Zühruf 32

    Ben de aynı kitabı okuyorum ama bence özel mülkiyet serbest, jipe de binilir, köşkte de yaşanır. Bu benim şahsi yorumum da değil doğrusu, Kuran’ı bütünlüğü içinde ele alırsak bu böyle. Lüks neden yasak olyuor? Neden israf oluyor? Kanıtlar hani? Neden bunu direk söyleyen ayetler yok? “Lüks tüketmeyin, çünkü lüks haramdır.” ya da “Lüks israftır.” gibi?

    “Müslüman’ım” diyen birinin çok parası varsa ve o parayı dağıtmak yerine biriktiriyorsa bu onun kendi sorunudur. Ahirette cezasını çekecektir. Sanki biz zekat vermeyi önemsemiyormuşuz gibi bir hava estirilmiş. Parasını biriktirip yığanlar, Allah yolunda harcamayanların yaptıklarının yanlış olduğu zaten benim de savunduğum bir şey. Zekat bir görev zaten, bir ibadet. Yapan yapsın. Davetten başka ne yapılabilir ki? İslam’ın birçok yükümlülüğünü yerine getiren ama sadece namazlarını yerine getirmeyen insanlar olabildiği gibi; İslam’ın birçok yükümlülüğünün yerine getirdiği halde zekat vermeyen ya da çok çok az veren insanlar da olabilir. İyi de bu kendilerinin problemi. Bize ne ki? Bizim kendimize bakmamız gerekmiyor mu? Madem dinde zorlama yok, bize düşen zekat vermeyeni zekat vermeye teşvikten ibarettir. Bu adamın orucunun, namazının, ya da yaptığı herhangi bir ibadetin kabul olmadığı konusunda rahatça hüküm vermek yanlış değil midir?

    Bir başkası da Hz. Süleyman ile Hz. Muhammed’i kıyaslamış. Peygamberleri kıyaslamak, yarıştırmak olacak iş mi şimdi? İnsanlar internette yorum bölümlerine kanıtsız bir şekilde şahsi yorumlarını bırakıp gitmemeliler. Komşusu açken tok yatan bizden değildir diye hadis varmış. Emin miyiz bundan? Kuran’da niye yok bu? Kuran eksik mi? Her gün apartmanda kapı kapı dolaşanınız var mı “Acaba bugün aç mısınız, çünkü biz de ona göre yemeğe oturucaz” diye… Günümüzün şehir hayatında kim kimi tanıyor ki. Kim kime soruyor? Bu durumda komşusunun aç olup olmadığını bilmeyenler, daha doğrusu henüz komşusunu tanımayanlar ve her gün beslenmeye devam eden herkes dinden çıktı desenize.

    (Hadisler konusunda geniş bilgiiçin Bkz. http://www.kurandakidin.com/?category_name=hadislerinceliskileri )

    Lüksün ortadan kalkması toplumun eşitlenmesine ya da zenginleşmesine değil aksine fakirleşmesine neden olur. Geçmişte vahimle sonuçlanmış örneklerini gördüğümüz, çökmüş ve rasyonelliğe uzak sistemleri Kuran’ın emrettiğini söylemek Allah’ın sistemini değiştirmeye çalışmaktır. Hele ki bir de bunları “Sadece Kuran” diyen insanlar savunuyorlarsa, bu, onların esasında sadece Kuran’dan etkilenmediklerini ve başka başka sistemlerden etkisinde kaldıklarını gösteriyor.

    (Fikret ve Haluk Bey’e güzel yorumları için teşekkürler.)

    • Avatar

      Gökhan Apr 17 2012 - 17:44 Reply

      Ben cümlemin sonunda nefsin neye doğru kaydığını söyleyip bitirmiştim Allah herkesin niyetini daha iyi bilir elbette ben gözlemlediğimi aktarmak istedim sadece. Müsrifleşip bencilleşen emri unutup nankörleşen insanlar Allah’ı kandıramaz.

      4/88: Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre) döndürmüştür. Allah’ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, sen onun için asla bir çıkış yolu bulamazsın.

      Gördüğünüz gibi ayette, münafıkların ( ikilemde olanların ) zaman içerisinde sapanlardan oldukları ve müminlerin de onlar hakkında çekiştikleri görülür. Allah kalpleri en iyi bilir bir kişi hayırsever iken nankör konuma gerileyebilir..

  • Avatar

    ferhat Apr 16 2012 - 23:16 Reply

    Orhan kardesimiz cok guzel bir yazi yazmis. konu ile ilgili olarak Haluk beyin tespiti de cok dogru bence. Dunyadaki milyardan fazla musluman Kuran`a inaniyor. Muslumanlarin bir kismi da sadece Kuran diyor. ama onemli olan Kuran`in penceresinden bakabilmek. Gercekten Kuran`a gore hukum getiriyorsak dinle ilgili hukumler getirirken ayetlere dayanmak gerekir. 400 milyarlik jipe binilemeyecegini, 7 yildizli otelde kalinamayacagini iddia ederken bunu ayetlerle savunmakta fayda var. ayrica nasil bir muslumanin nasil bir araca binmesi gerektigini ve nasil otelde kalmasi gerektigini de belirtirse hepimize faydali olur. Kuran`a olabildigince daha onceki inanclarimizdan ya da ideolojilerden siyrilarak yaklasirsak yanlisliklardan uzak kaliriz. aksi durumda sunni mezheplerdeki dini veya sosyalizmi Kuran`a yamamak gibi durumlar olusur.

  • Avatar

    zeki Apr 17 2012 - 07:47 Reply

    ve kuran rumuzlu arkadaşa teşekkür ediyorum süleymanın mülkünü çok güzel açıklamış üzerine söylenecek bir şey bırakmamış.islamda aslolan paylaşmaktır yıgıp biriktirmek degildir,Allah dilediğine dileyene hazinesinden çokca verir önemli olan bunun fazlasını ihtiyaç sahiplerine vermektir.Bence islamın özü paylaşmaktır bu bütün toplumu ilgilendirir.ibadet noktası ise kul ile Allah arasındadır,buna kimse karışamaz.İsterse eksik yapar isterse fazla onun cezasını veya mükafatını allal verecektir.hiç bir kimse kimsenin ibadatını sorgulayamaz.

  • Avatar

    ugur Apr 17 2012 - 12:09 Reply

    karşıdan gelen elle tutuşmuş bir çift gördüğünüzde kimisi karı koca kimisi iki kardeş kimisi arkadaş kimisi sevgili kimisi biri hasta diğeri yardım ediyor diye düşüne bilir gerçeği ALLAH bilir siz nasıl düşünürsünüz karşıdan gördüğünüz olayda böyle düşünmenize sebep nedir kurannı okurkende değişik yorumlara sebeb olabilirsiniz bu sorunun cevabını kendiniz verebilirsiniz ancak

  • Avatar

    vekuran Apr 17 2012 - 18:05 Reply

    üçüncüleri menatı bilir misiniz.

    üçüncüsüne dikkat ediniz.

    Kuran emri biriktirin mi, infak edin mi?

    Dileyen kuranı kerim gözle okur,

    Dileyen kenz gözüyle….

    Onlar ki sözü dinler, en güzeline uyarlar.

    selam, mülkü Allahın bilip, müslümanca ölmek isteyenlerin üzerine olsun…

  • Avatar

    recep Apr 17 2012 - 23:46 Reply

    sevgili vekuran, yazıda arkadaşımız mülk Allahın değildir yahut insanlar zekat vermeyip biriktirsinler demiyor. Bence çok güzel bir yazı olmuş. Hakikaten insanlar kendi ideolojilerinden sıyrılıp Kuran’a döneceklerine, kendi ideolojilerini Kuran’a sokabilmenin derdindeler. hülasa biriktirmenin güzel olduğu veya infak etmenin güzel olmadığı yazının konusu değil bence. böyle birşeye değinilmemiş. Konu başlıkta yazılmış bence çok haklı Orhan bey

  • Avatar

    serdar Apr 18 2012 - 18:41 Reply

    Lüks jipler lüks araçlar yada lüks bır hayat sadece bırıktırmekle olmaz. O yuzden rahat bır yaşamı olanlara, ön yargıyla biriktirmenın lanetınden bahsederek yaklaşmayın bence. İnsan zekatını tam olarak vererek ve hayırda yarışarak da Allah’ın hem bu dunyada hem de ahirette ödülünü kazanabılır ve zenginleşebılır. Zenginlik bu insanın paylaşımcı olmadığını veya cımrı oldugunu gösteren bır husus degıldır.

    Ayrıca yorumcu arkadaşlar kızmaz ise Allah’ın helal kıldığı nımetlerı, haram kılmanın yüce kıtabımızda da belırtıldıgı gıbı ne kadar buyuk bır gunah ve tehlıkelı bır ıs oldugunu ayrıca belırtmek ısterım. Eğer kanıt ıstersenız ayrıca araştırıp ayetlerle dönmek ısterım.

    Tüm insanlar aynı seviyeye gelmeden yolculuklarda uçağı kullanmayın, tum ınsanlar araç sahıbı olmadan arabayada bınmeyın, tum ınsanlar toplu taşıma araclarına bınecek gucu olmadıysa sızde bınmeyın ve tum ınsanlar yuruyemıyorsa sızde yurumeyın. Saçma olmadı mı?

  • Avatar

    vekuran Apr 19 2012 - 09:27 Reply

    Selametle. Hz. Süleyman nebi adına …..şeytanca telkin haricinde…… yazıya katılıyorum.

  • Avatar

    Emre_1974tr Apr 21 2012 - 18:51 Reply

    Evet sevgili arkadaşım lüks İslam’ın dünya ve ahirette, hayatın her alanında istediği güzelliktir, zaten cennet de lüksün zirvesidir:

    http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/luks-israf-degildir.html

    İslam konfor, zenginlik ve mutluluk dinidir.

    Gerçek İslam’a yönelebilmek için öncelikle gerçekten Kuran’a yönelmek gereklidir:

    http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/gercek-islama-yonelirken-dikkat.html

    Bu arada bazı dillerini eğip bükenler, Süleyman ve Davut peygamberin ultra lüks yaşantısı için “ortak kullanılan zenginlik” gibilerinden birşeyler zırvalamışlar.

    Kuran onların yalanlarını da en güzel şekilde suratlarına tekrar tekrar çarpıyor.

    Bakın Rabbimiz Süleyman’a verdiği zenginlik ve nimetler için ne diyor:

    Sad 39-“İşte bu bizim ihsanımızdır. Artık dilersen başkasına ver, dilersen verme. Hesabı yok.” dedik.

    Yani yüce Allah elçisine “sana verdiğimiz zenginliği ister paylaşırsın ister paylaşmazsın, hepsi senin bunların, bir günahı yok” diyor.

    Kimi zenginliği ve lüksü , kimi çok eşliliği, kimi namaz kılmayı günah ilan etmeye kalkıyor… Kimi melek ve cinleri inkar edip evrim ve komünizmi yani ruhçuluğu dine sokuşturmaya çalışıyor, kimi yine ruhçu panteizm inancını ayetlere yamamaya çalışıp “Allah yoktur” diyecek kadar saçmalıyor, kimi cennet ve cehennem yoktur diyor…. İşte bir hadis-mezhepçiden bile daha şaşkın duruma gelmiş, Kuran’a sırt çevirmiş bu insanlar sıkılmadan “yalnız Kuran” dediklerini zannediyorlar. Buna da ciddi ciddi inanıyorlar.

    Gerçekten sadece Kuran deyip gerçek İslam’a yönelmenin yolu kendi öğretilerinizi(komünizm, ruhçuluk, tasavvuf vs.) ve falancanın yazılarını terk edip, gerçekten ayetlere yönelmekten geçer. Yoksa hadisçilerden bile daha çok, İslam’dan uzaklaşma tehlikesi doğar..

    Selam

    • Avatar

      Gökhan Apr 22 2012 - 10:01 Reply

      Emre bey yazılarınızı okudum kişilerin mallarını diledikleri gibi harcamaları kendilerini ilgilendirir ister 100 kişi okutur ister bir cansız heykel/portre alır koyar bir köşeye bakar ona kendisi bilir elbette kaliteli mal ucuzluk getirir bahçe eldivenleri bile ucuzu hemen eskiyor pahalısı zaman ile kar ettiriyor ve daha sağlam.

      Tasavvuf konusunda bende tepkiliyim insanlar kendi arka bahçelerine çekerek gün ışığından mahrum bırakmak isteyen insanlar oluyor, biz kendi anlayacağımız türden çevirileri tercih edersek Kuran okumuş, başka kaynaklardan uzaklaşmış oluruz. Çünkü kelimlerin anlamını aradığınızda uzun yorumlar hadislere bağlanarak sizi Kurandan uzaklaştırabilir, tasavvufta böyle birşey..

  • Avatar

    esposinos Apr 23 2012 - 14:28 Reply

    Allah birdir, dini de birdir. ve emin olun insanlar da birdir. sırf lüksüne mallarımız elinizden gitmesin diye üç beş takla üst üste atıp süleyman ve davut’a beste bile yapabiliyorsak biraz kafamızı eğip düşünmeliyiz bence. zekat nedir? zenginlik nedir? paylaşmak nedir? bunları iyice düşünelim. dayanışma nedir diye düşünmeliyiz önce. madem dünya kimseye kalmıyor, kendimiz için değil, herkes için yaşamalıyız. ha malını çok seviyorsan o senin bileceğin iş kardeşim, hesabın bana değil Tanrı’nadır. selam ile.

  • Avatar

    petek Apr 28 2012 - 21:00 Reply

    sad suresi 35. Süleyman, “Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye layık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!” dedi.
    36. Biz de rüzgarı onun buyruğuna verdik. Rüzgar onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi.
    37, 38. Bina ustası olan ve dalgıçlık yapan her bir şeytanı, bukağılara bağlı olarak diğerlerini de, onun emrine verdik.
    39. “İşte bu bizim ihsanımızdır. Artık sen de (istediğine) hesapsızca ver yahut verme” dedik.

    Görüldüğü üzere, ayetlerde peygambere ver yahut verme dediği konu öncesindeki ayetlerde anlatılmış. Burada, Allah ona mal, para vb vermişti de bu konuda hesapsızca rızıklandırmıştı diyemez. Çünkü Kuranda sürekli tekrarlanan infak etmek diğer peygamberlere de benzer şekilde emredilmiş, tavsiye edilmişti. Allahın tavsiyesi ve söyledikleri muhakkak en önemlisiydi onlar için.. Kuranda defalarca malı biriktirmek ve bireysel servet için kullanmak eleştirilmiştir.

    Kuranda Peygamberin eşlerine söylediği şey ise ilgi çekicidir;

    27. Allah sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.
    28. Ey Peygamber! Hanımlarına de ki, “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mehir vereyim ve sizi güzelce bırakayım.”
    29. “Eğer Allah’ı, Resülünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, bilin ki Allah içinizden iyilik yapanlara büyük bir mükafat hazırlamıştır.” ahzab suresi

    Kuranda mal biriktirenlerle ilgili onlarca ayet için ayrıca isteyen olursa ayet numalaraların da verebilirim…

    petek furkan
    petek furkan

  • Avatar

    petek Apr 28 2012 - 21:11 Reply

    “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” hadisini ben inanıyorum ki Peygamber söylemiştir. Çünkü Kuranın peygamber bu veya benzeri pek çok cümle söylemiş ve yaşamıştır.

    “Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.” nisa 36
    İşte bu ayetin pratik hayata yansımasıdır bu söz.

    Ayrıca, her toplumda da ortak atasözlerinde buna benzer sözleri duyarız. Bu öğüdü, “kapı kapı dolaşmak olarak anlamak yada bu şekilde ironi yapmaya çalışmak” ne kadar ahlakidir?

    Eskiden komşu komşuyu tanırdı, şimdi tanımıyor. E ne yapalım mı diyeceğiz? Şimdi arkadaş arkadaşı tanıyor. Eğer bir arkadaş grubunuz varsa, birisi asgari ücretle çalışıp faturalarını zor öderken, diğeri ben bu kitaba inanıyorum deyip diğer arkadaşının yaşadığının tam tersine villalarda, jiplerde özel restorantlarda (kelimelere takılmayalım bunlar zenginliğin göstergeleri olduğu için önemli), para harcayabiliyorsa ve diğer arkadaşının da daha iyi şartlarda yaşaması için maddi manevi destekte bulunmuyorsa, kusura bakmayın bu kitabın ahlakına ve söylediklerine bu konuda uymuyor demektir.

    Bir arkadaş, herkes binemediği için biz de mi yürüyelim demiş. Bu tür abartı düşncelere yada komünüzm korkularına gerek yok. Söylediğim ve yukarıda paralel düşünenlerin söylediği şey şudur ki, BU KADAR FARK OLAMAZ KARDEŞİM! Birileri yürür, birileri otobüs, birileri özel araç kullanır. Ancak aynı inandığını iddia ettiği arkadaşı yürürken, diğeri bırak ortalama bir arabayı lüks bir şekilde yaşıyor, biniyorsa işte bu durum Kurandaki Peygamber ahlakına uymaz.

    Çünkü, Kuranda, kendi sevdiği halde ondan paylaşmaktan bahseder. Kuranda namaz 90 küsür kez geçerken, infak ve türevleri 300 kez geçer. Fıkıhsal üretimleri bırakalım artık. Kitabın özünde bu vardır. İnfak etmeye teşvik etmeye ses çıkarmıyorum ama “jip ve villa” dediklerinde durduramıyorum kendimi diyenlere;

    Şu kuran hakkında yorum yapanlara ve getirdikleri delillere bakın. Ruhçuluk, komünüst bilmem ne diye suçlayacağınıza, fıkıh kuralları kitabı olmayan kuranı bir daha okuyun. Kusura bakmayın ama birinin 10 evi varken, diğeri sokaklarda yatan bir insan varsa ulaşabileceğim bir yerde bunu Allaha dayandırarak, Allahtan korkmadan istediğim gibi harcarım diyemem!

    petak furkan

  • Avatar

    petek Apr 28 2012 - 21:31 Reply

    Diğer konu;

    Orhan arkadaşın yazısına başlarken ne kadar doğru bir tespit diyordum ki, geldiği nokta tartışılmaya layıktı ne yazık ki.

    Evet herkes kendi penceresinden bakıyor kurana ve bir sürü ayrılıklar doğuyor. Hatta sadece kuran diyenler içerisinde bile bu oluyordu. Peki bu ayrılığın nedeni “jip” konusu muydu? Ya da infak konusu muydu?

    Bence değildi. Bu kitapta önemli bir konu olan “Allaha ortak koşmayı” herkes kendince tanımlamaya çalışıyordu. Bence sorun buydu. Birileri, fıkıh kitabı gibi, “şunları yap, bunları yapmayla” ilgili hüküm çıkarmayı ve bunu din yapmayı bir çeşit kuran mezhebi ortaya çıkarmaya sebep olmuştu. Ayrıca, bence kuran diyenler arasındaki en önemli fark, islam dünyasındaki düşüncelere bakış açısıdır. Kimi tasavvufu ve tarikati ayetlerle hristiyan ve yahudilerle eş tutarken, diğer kesim, ah canım yanlış yapıyorlar deyip bağırlarına basabiliyorlar. Bazı kurancılar ise, ahlakı – infakı öne çıkaran düşüncelerinden dolayı, gelenekteki bozuk inançlardan bile daha düşmanca gördükleri bu anlayışa düşmanlığı ne yazık ki Allaha ortak koşmuşçasına davranabilmektedirler.

    Neyedir bu düşmanlık? Bir ateist de gelse, bir yahudi de gelse, bana iyilik yap, bak kardeşine haksızlık oluyor yada sende çok var ama onda yok dediğinde ben o sözü alır baş tacı yaparım. Çünkü benim inancım zaten bunu söyler. Bir anda insanları yaftalama, üç beş cümleyle çizilen kalıplara sığdırmaya çalışma, bunun yanında kendi efendi kabul ettiklerimizin yanlışlarını bile görmeye tahammül edememe kendi içinde bir çelişkidir.

    Bu ülkede, lüks ve şatafatlı yaşamayın, bunu din üzerinden kazanmayın, kazanıyorsanız da yetimi öksüzü koruyun diyenlere nedir bu tepki?

    Pardon kurancılar olarak, siz zaten sahte inanışlar ve yalanların yayılmasına ve bu yalanlardan para kazanılmasına, güç itibar kazanılmasına karşı değil misiniz? Neden bu konuda bunun arkasında durmuyorsunuz? Kurana karşı gelen, bir sürü iftiralar atan din adamlarına karşı duruş sergileseniz zaten başka konuları tartışmaya zamanınız kalmazdı.

    Siz, bu yalanlara gerçekten kuranın bakış açısıyla baksanız, yalan üzerinden siyasi ekonomik güç kazanmaya karşı olursunuz. Bir yanda siz çalışırken, üç kuruş kazanamazken diğer yanda Allaha iftiralarla paraya para demeyenleri görseniz, Allahın o din adamlarından para biriktienlerin neden dağlanacağını anlarsınız! 9/34

    Siz, madem parayı kazanıyorsunuz ama 1/40 oranıyla kendinizi rahatlatmak yerine gerçekten şu ilde, ülkede zorda olanlara emeği geçecek yardımlarda bulunsanız diyen bir anlayış neden kuranı gerçekten anlamış birisinden tepki görür ki? Çünkü bu kitap, dini yalanlayanı gördün mü, yetimi doyurmaz, iyiliği de engeller, namaz kılar ama boşunadır.. diyen bir sureyi anlatır.

    Herkesin eşit imkanlara sahip olması ve ütopyadır ama bu kadar uçurum olması kesinlikle Allahın yasakladığı birşeydir. Bu kitap, yetim hakkı üzerine onlarca ayetin olduğu bir kitaptır. Bir yanda aç Afrikalıları biryanda milyarlarca doları boş şeylere harcayan ülkeleri, Allah öyle yarattı napalım deyip, Allahın ayetlerini buna kılıf yapmak ahlaksızcadır.

    Kuran diyenler saflarını iyi belirlemelidirler. Allaha iftira neden en büyük zulümdür biliyor musnuz? Sırf Allah öyle demiş olduğu için değil! Allah üzerinden maddi manevi insanlar birbirini sömürdüğü için! En byüük sömürünün din üzerinden yapılabildiği için! İşte, Allahın itiraz noktaları hep bu olmuştur! Allah adına, peygamber adına yalanlara hep bu sebeple karşı olmuştur. Allahın kitapta sürekli anlattığı ve Peygamberin de tarihi olaylarda bunları uygulamasına bakarsak, bu kitap sürekli paylaşmayı iyiliği emreder. Eğer zaten kuran diyorsanız, sahte din üzerinden para kazananları yada zaten kurandaki ayetlere ters gidenlerin inancındaki çelişkileri gösterenlerin değil, bu çelişkileri yapanların karşısında olursunuz!

    Gerçek kurana karşı olanlar kimlerdir? Bu ayetlerde ne yazıyorsa tersine gidenler ve sebepleri nelerdir? İşte ayıran soru budur.

    Petek furkan

  • Avatar

    ORHAN Apr 29 2012 - 01:14 Reply

    Petek Hanım yine bir öğretmen edasıyla anlatmış da anlatmış. Dini yazılarda en çok yorum bu yazının altına yapılmış. Sebebi de içinde jip kelimesinin geçmesi. Çok enteresan, insanlar anlamamakta direniyor. Bizim zekatın önemiyle ilgili de yazılarımız vardır ya siz önce olayı anlayın-dinleyin.

    Tabi tabi Süleyman’a mal mülk falan verilmedi. Yedi cihan onu Peygamberliği ve servetiyle tanıyor ama Petek Hanım’ın söylediklerine bakacak olursak asgari ücretle geçiniyordu aslında. Sadece rüzgar verilmişti emrine. Ha bir de Peygamberlik. Sarayı, malı mülkü falan yoktu. Emrindekiler ona kaleler, havuzlar, kazanlar, heykeller falan da yapmıyorlardı. Ayrıca bu adamın malı mülkü yoksa sad 39’da ver yahut verme niye deniyor, onu da anlayamadık. Malı mülkü yoksa zaten verecek bir şeyi de yok demektir. Mal mülk ile Peygamberlik kasdediliyorsa, Sad 39’da Peygamberliği-hükümranlığı mı ver yahut verme deniyor?

    O söylediğim komşu hadisine inanabilirsiniz, insanlar hadislerin bazılarına Kuran’la çelişmediği için inanabiliyorlar. Kuran’da var mı peki böyle bir söz? Yok. O halde olay kapandı. Zaten o hadise abartı olduğu çok belli. Nisa 36 ile bir mi yani? “…Ne kadar ahlakidir?” falan denmiş. Ne ironisi? Ne mecazı? Ben basbayağı ciddiyim. Espri gibi geliyorsa size o sizin inandığınız hadislerin kendi çürüklüğüdür. Bence o hadise inanan herkes 60 daireli bir apartmanda otursa dahi kapı kapı dolaşıp sormalı ve komşusu açken tok yatıp vebal almamalı. Ben çok ciddiyim. Bunu yapmıyorsa-yapmayacaksa da kalkıp da bu hadisi savunmamalı. Eğer inancınızda bu da varsa, ‘eskiden komşuluk iyiydi şimdi değil’ bir bahane değildir ki. Git tanış hepsiyle, iyi geçin, sabah akşam da soruver acaba aç mısınız diye. Ahlaksızlıkla bir ilgisi yok söylediklerimin. Önce ortada bir ahlaksızlık varsa kanıtlayın, sonra suçlarsınız.

    Tepkimiz insanları zekata teşvik edenlere değildir, yazıyı tekrar okursanız anlarsınız; tepkimiz, tatil yasak, yazlık yasak, otel yasak, kayak yasak, jip yasak diye ahkam kesen kafalaradır. Zaten sırf komünizm de eleştirilmemiş. Ayrıca komünizmin eleştirisi için bu yazı çok kısa kaçmaz mı?

    Pek çok hakiki mümin yıllardır sürekli zekat veriyor. Ama hala sokaklarda yatan insanlar, aç insanlar var. Size göre bu samimi müminler bmw’ye binmeyi de, tatile gitmeyi de hak etmiyorlar. Ta ki sokaklarda bir tane bile evsiz kalmayana kadar… Bu tamamen hastalıklı bir düşüncedir.

    Namaz şu kadar geçiyor, zekat şu kadar geçiyor falan da denmiş. Biz sanki bunu inkar etmişiz gibi. Geçiyorsa, ver zekatını, dağıt paranı, yap görevlerini, insanları da teşvik et. Ama kalkıp da alışveriş merkezinde yapılan mescide karşı çıkma. Özel mülkiyet olmaz, jipe binilmez, binen de abdestli kapitalist olur, ibadetleri kabul olmaz falan deme.

    Zengin ve fakir arkadaş örneği verilmiş. Biri asgari ücretle geçinirken diğeri arabaya binip geziyormuş… Hayret bir şey, gezemez mi? O arabalara binen, lüks yerlerde yemek yiyen adamların görevlerini yapmadıklarından emin miyiz? O arabalara binen varlıklı müminler daha kötü, daha fakir insanlara yardım ediyor olamaz mı? Müminler kullandıkları arabalarını satıp fakir mi doyursun? Oturdukları evlerini satıp kendileri de mi evsiz kalsın? Dünyadaki tüm fakirler doymadıkça varlıklı müminlere yaşamak haram mı?

    Biz insanları zekata teşvik edenlere niye tepki gösterelim? Zaten kendimiz de teşvik ediyoruz. Yetimi, öksüzü doyurun diyenlere tepki gösteriyormuşuz falan filan. Bence tepkinin kralını siz göstermişsiniz. Hem de dinde parçalanmayalım, kendi ideolojilerimizi dine katmayalım, diyen birine. Durduk yerde günahımızı almayın derim.

  • Avatar

    serdar Apr 29 2012 - 16:18 Reply

    Merhaba Petek Hanım;

    Sanırım; ınsanlara yardım etme, zekatını verme ve malını Allah yolunda harcama konusu ile Allahın verdiği nımetlerden faydalanmayı karıştırdınız. Satırlarca yazmışsınız teşekkur ederım. elbette abartı durumlardan bahsetmeye gerek yoktu ama konu ordan açıldığı için böyle örnekler verdim. Şimdi size tekrar soruyorum. Lütfen sade ve net cevap veriniz;
    Söylediklerinize göre daha ıyı bır arabaya bınmek daha ıyı bır evde yaşamak haram mı?

    • Avatar

      petekx Jul 6 2012 - 22:25 Reply

      “Zaten diyoruz” “zaten yapıyoruz” gibi sözler, yani zaten dediklerimiz genellikle es geçtiklerimizdir..

      Serdar bey, neden daha iyi bir arabaya binmek haram olsun ki? Söylediklerimi iyi anlayın..

      Sizin 10 tane eviniz varsa ve çevrenizde veya bir şekilde ulaşabileceğiniz yerlerde evsizler varsa, bu sorumluluk gerektirir diyorum. Eğer aynı inandığımız kişilerle ve dostlarımızla benzer şeyleri giyip benzer şeyleri yemiyorsak burada da bir sorun vardır, uçurum vardır. Eğer sırf zenginlerden dostlar ediniyorsak, yukarıdaki sorumluluktan kaçmak için, bence burda da sorun vardır..

      Kuranda namaz ve zekatın sayılarını vermemin sebebi ise, bu konunun ne kadar önemli olduğudur..

  • Avatar

    ukay May 9 2012 - 14:35 Reply

    müslüman zengin olabilir ama kurana göre davranmali.komsum ac ise zekatimin bir kismini ona veririm yetimlere iyi davranip aile baglarini koparmamak lazim ve zenginligi allaha adamak lazimdir.
    peygamberimiz allahin selami üzerine olsun fakir degildi.cok kazancli bir tüccardi ve cok akilli bir insandi.
    okuma yazma bilmiyor diyenler de artik kendinilerini düzeltsinler yalani biraksinlar.
    zengin olsan bile her fakirin hakki senden sorulacak degildir.sen elinden geleni yapabilirsin.rizik veren allahtir.
    ALLAH bizi kuran yolundan ayirmasin .

  • Avatar

    ukay May 9 2012 - 14:38 Reply

    Kardes haram olan kuranda yaziyor ona buna sormak gerek yok.haram olmayani haram sayanlar baslarinin caresine baksinlar artik…

  • Avatar

    vekuran May 15 2012 - 09:09 Reply

    Emir; infak et

    infak etmemek nedir?

    Kurana göre söyleyin

    • Avatar

      serdar May 18 2012 - 18:10 Reply

      (Yanlış olabılır, her durumda hatamı kabul edıp kendımı duzeltmeye hazırım) İnfak insanlar a bırakılmıştır. ihtiyaçtan fazlası. Herkes kendı ıhtıyacını belırleyıp gerı kalanını ınfak eder. Takvada üstünlük tabıkı dahada ıyıdır.
      Ama ıhtıyac kısmını daha buyuk tutan kişi, haram mı yiyor sayılmaktadır ?

      • Avatar

        petekx Jul 6 2012 - 22:32 Reply

        Kuranda infak ve münafıklık zıt terimlerdir. Münafıkların özellikleri cimri oluşlarıdır, gösteriş için harcamaları ve istemeye istemeye harcamalarıdır. İnananlar ise, namaz kıldıkları kadar zekat da verirler. Çünkü her yerde, inananların özellikleri lüks olarak, takvada üstünlük olarak değil, bir zaruret olarak namaz kılmak + zekat vermek arka arkaya geçmektedir..

        İlla haramdır, şu kadarı helaldir gibi bir şey mi koymak gerekir? Kuranda herşey illa haram ve helal gibi kalıplardan oluşmaz ki… Mesela içki için haramdır geçmez ama günah kelimesi geçer. Şimdi biz içki konusunda eğri yollara mı girelim. Sarhoş olmadıktan sonra içebiliriz diyenlere ses çıkarmayalım mı? İçkinin azı çoğu mu olur? Mesele de buna benziyor.

  • Avatar

    petekx Jul 6 2012 - 22:37 Reply

    Ben size ayetlerden anladığımı söyleyeyim, anne baba yakın akrabadan tut, eş dost çevreye kadar, çevredekilerden aşırı farklı bir hayat yaşamak yanlıştır. Ben bilmem ne marka arabaya binerken, eğer kardeşim-kuzenim, dostum, benim gibi inandığını düşündüğüm kimse otobüse verecek parayı bulamıyorsa burada bir sorumsuzluk vardır. İsterse o insan parasından bilmem neredeki filancaya yardım etmiş olsun, bu yeterli değildir. Çünkü ayette anne baba, yakın akraba, uzak ve yakın komşu demiştir. Bunlar, çevremizde ulaşabileceğimiz insanlar irtibatta olduğumuz insanlardır.

    İnsan bildiklerinden sorumludur. Kehf suresindeki, insanın gördüğünden ve bildiğinden sorumlu tutulacağı ayeti hatırlatırım.. Ben bilmem ne marka kaç çeşit kıyafet giyerken, eğer bir akrabam ikinci pantolonu alamıyorsa kusura bakmayın bu ayetlerle çelişmektir..

    Eğer bu dediklerime katılıyorsanız lütfen, onaylayan birkaç cümle ve örnek yazın. Bu önemli gerçeklere zaten deyip, bazı kelimelere takılmayın. Yok hadis dedi, yok haram dedi vs kelimelere takılmayalım.

Leave a reply

Name (required)

Website