Üç Günlük Bayram, Üç Günlük Ömrümüzü Hatırlatır…

Jet gibi bir bayram daha geçirdik. Hangi ara geldi, geçti, gitti, bitti, anlayamadık. Hazırlıklara çok önceden başlamıştık oysa. Yeni kıyafetler, ayakkabılar almıştık. Bayramın kaçıncı günü nereye gideceğimizi, üstümüze başımıza ne giyeceğimizi, evimize gelenlere ne ikram edeceğimizi, hepsini hesaplamıştık. Yılda bir iki kere olan bir şeydi bu. Çok güzel geçmesi lazımdı. Ayrıca oruç tutmuştuk, hak etmiştik biraz dinlenceyi, eğlenceyi. Fakat öyle hızlı geçti ki bayram, herkesin yine işine gücüne dönme vakti geldi. Bayram çoktan “Nerde o eski bayramlar!” geyiğindeki bayramlardan biri oluverdi. Bayram hayatımızdan o kadar hızlı çıktı ki, birçok insan başlığı görüp bu yazıyı geç yayınlanmış bir yazı zannederek okumayabilir.

 

Bayramlar esasında ömürlerimize benzemektedir. Önce bir hazırlık var, bir heyecan, bir plan; yaşadığımızı yaşadıktan sonraysa, sanki bayramı hiç yaşamamış gibiyiz. Sanki kimsenin elini öpmedik. Sanki misafirliklerde börekleri tatlıları götüren biz değildik. Velhasıl, uçtu gitti bir bayram daha. Peki bu uçup giden bayramlara, Ramazanlara, günlere, aylara bakıp da içimizden kaçı benim gibi düşündü? Zamanın bu kadar hızlı geçmesi, bayramın bir anda sonunun gelmesi, bize kendi sonumuza ne kadar kaldığını hatırlattı mı? Sonumuza hazır mıyız? Neler yaptık? Neler yapıyoruz? Önümüzdeki ilk yeni hayrımız, bir sonraki Ramazanda tutacağımız oruçlar mı olacak yoksa?
Bayramları, tatilleri, gezip tozmayı, yemek yemeyi vb. aktiviteleri çok seven arkadaşlara tavsiyem; bunları kendilerine hesapsız bir şekilde verebilecek tek Güç olan Allah’ın sözünden çıkmamalarıdır. Bu da, anlayarak Kuran okumakla ve okuduğumuzu uygulamakla olur. Yoksa şu üç günlük dünyadaki, şu üç günlük bayramlar bile yanımıza kar kalmayacaktır.

http://evirgenorhan.blogspot.com/


About the Author
Author

evirgenorhan

Leave a reply

Name (required)

Website