Bir Şeyler ve Kimseler…

 

Hayatın karmaşası , bayağılığı , boşluğu içerisinde kendimize inananlar olarak türlü türlü güvenceler dayanaklar ediniyoruz.Bunları bile bile yahut farketmeden yapıyoruz . Dünyanın boş oluşundan , gelip geçiciliğinden asıl önemli olanın ölüm gerçeğinin ardında yatan ” dönüşün yalnızca Allah ‘ a ” olduğunu söyleyip duruyoruz . Oysa bir bakmışız dünya dertleri içinden kendimize koca dertler çıkarmışız . Daha öncede bu gelip geçicilikte yalnız kalmıştık . Tek başımıza , kimsesiz . Sorgulamıştık , sormaya başlamıştık . Düşünmüştük . Kalbimizde gerçeği duymuştuk ve tek başınalığımızda çektiğimiz sancının ortasında Allah’a dayanmıştık.

Adımlar atılmaya başlanmış daha sonra. Yanımızda eşimiz, çocuğumuz, iyi bir işimiz, mevkiimiz, paramız, dostlarımız yani ” bir şeylerimiz ” ” kimselerimiz ” belirmiş , bizim için önemli bir dayanak ve güvence olmuşlar . Allah ‘a onlarla daha güçlü olacağımızı arz etmişiz.İçlerinden en iyilerini , en hayırlılarını istemişiz . Peki ya bu dünyevi kimse ve bir şeyler yok olmaya başlarsa ? Kimselerimiz gönlümüzde derin bir yara , yalnızlığımızda hatırladığımız geçmiş bir mazi halini alırlarsa ? Sınavımız ” bir şeyleri ” taşımak olduğu gibi onları kaybetmek olduğu da bir gerçek ve biz bir çalı gibi güçsüz hissediyorsak kaybedişlerimiz içinde ? Yoksa henüz ” tam ” mı değiliz , bir ”olmamışlık” mı var üzerimizde ? Tastamam olamayacağımızı bile bile, daha iyisini yapabileceğimizi düşünmüşken hep o sınırın çok daha gerisine ardına düşenlerden mi olmuşuz ? Kendimize hayat yolculuğunda Allah ‘ dan sonra güç bulacağımız destekçi/destekçiler edinip aslında daha bir güçsüzlüğe mi itmişiz kendimizi , onlara büyük değerler biçerek ? Onları kaybedişlerimizin ardını aralayarak fark ettiğimiz oluyor mu ?

Oysa pek kısa bir süre sonra her şey yıkıma uğrayacak . Bizim kalbimizdeki sevgilerle beraber . Dirildiğimizde dünyalık sevgiler , dünyalık telaşlar geride kalacak . Allah yolunda mücadelemiz , hidayetimiz sıyıracak bizi din gününün çetin zorluğundan . Çocuklarımız ölebilir , eşimizden ayrılabilir , işimiz bozulabilir , derdimizi dökecek dostumuz kalmayabilir . Böyle bir durumda biz de inananlar olarak dünya gibi basit bir çıkar ortamını kendilerine gerçek hayat edinenler gibi acıyarak kıvranmakla mı geçireceğiz vakitlerimizi ? Yoksa Allah ‘ ın ipine daha da kuvvetle sarılarak mı ? Daha kuvvetle çalışma arzusunu taşıyarak mı ? Tüm ıstırapları Allah kalbimize/benliğimize bir ders , bir öğüt olarak veriyor . Acılarımızdan , kaybedişlerimizden öğüt alıp daha da yüzümüzü Allah’a dönüyor muyuz ? Her an diri olan Allah ‘ a , bizi asla terk etmeyene , zenginliğin gerçek sahibine , derdimizi her an dökebileceğimiz ve bize gerçek manada yardımı şifayı ulaştırabilecek olana ? Bizi en iyi duyana , kalbimizdeki acımızı bilene , uykusuz dertlerimizde kıvranışlarımızı görene , en içten yakarışımızların sahibine . Onun karşısında küçülme derdi olmadan boyun eğiyor muyuz ; ona kalbi en yakın olanlardan , daha da yakın olanlardan olmaya çalışarak ? Rabbimizden çok çok küçük olduğumuzu anladıkça büyüyen insanlardan olduğumuzu görüyor muyuz ? Küçüklüğümüz , kul olmamız biz de büyüklenme yaratmadı ; acziyetimizi küçüklüğümüzü sevdik yüceler yücesine teslim olmamıza sebep verdiği için . Küçüklüğümüzü görmeseydik en kuvvetli dostu , en kuvvetli Vekil ‘ i kendimize ilah edinir miydik ? Başkaları tapacak denli basit ilahlar kursunlar dünyevi bir şeylerin arasından . Ölüme yaklaştıkça yutsunlar . Bizim taptığımız , taptığımız denli çok sevdiğimiz Allah ‘ ımız var . Giden ne olursa olsun . ” Bir şeylerden ”ya da ”kimselerden” … Zaten o bizi hiç kimseyken ve koca bir yoklukken yaratmıştı .Yokluğumuzu ”Ben” diyebileceğimiz alanlar yapmıştı . Biz onu zaten yapayalnız bulmuştuk . Yanımızda kimsemiz yoktu . Kendi kalbimizle , kendi aklımızla .

Hayatta sevdiğimiz şeyler bizim için acı birer tehdit , engel oluşturmasın . Anlamları kendimiz koyarak , kendimiz yüceltmeyelim onları gözümüzde . Biz Allah ‘ a ne dersek diyelim , nasıl hayatımıza rızamızla dahil edersek edelim zaten çok çok büyük . Ama ”bir şeyler” ve ”kimseler” öyle değil . Biz veriyoruz onlara değer ve bazen bu verdiğimiz değerler boğazımızda düğüm , ayaklarımızın altında takıldığımız engellere dönüşüyor . Hayatımıza şöyle bir dönüp baktığımızda görebiliriz belki böylesi bir şeylerden ve kimselerden . Her birimizin hayatı farklı ve edindiği anlamlar başka olduğundan , net bir hedef göstermemiz mümkün değil . Bizim yapmamız gereken Allahın verdiği lutuflar güzellikler içinde hep Allaha dönmek yüzümüzü . Hep Allahın tek dayanak tek güvence , her an her yolda Vekil olduğunu bilmek . Ben aklıma dünyevi sıkıntılar içinde hep Allaha dönüşümü hatrıma getirmeye çalışıyorum.Diriliş gününde o büyük hesap gününde o ”Bir şeylerin” ve ” kimselerin” yanımda olmayacağını…Şu dünyalık hayatımda pek çok anımda yalnızca yanımda Allah olduğu gibi o günde yalnız Allahla baş başa olacağımı hatırlayarak.Bu dünyada bilelim bu gerçeği,her şey gidebilir , her şey bozulabilir,dünyanın çöküşü gibi bir yıkıma dönebilir ama her zaman yıkıma dönmeyecek gitmeyecek tek dostumuz ” ALLAH ” ve o sahibimiz başkaları değil.Bir şeylere ya da kimselere olan tüm ümitlerimiz kırılabilir yeter ki Allaha olan ümidimiz yitmesin.Sıkıntıların içinden ALLAH diyerek doğrulmayı,dik durmayı,ayağa kalkmayı bilelim yeter ki . Ne malımız ne çocuğumuz bizi Allahı anmaktan alıkoysun , ne işimiz ne eşimiz oyalasın,ne iğreti dünya süslerimiz göz boyasın.Dur diyelim Allahdan başka her şeye.Sıkıntılarımıza,can çekişmelerimize,hüznümüze bir ” DUR ” diyelim.Sıkıntıları Allaha arz edelim ama o sıkıntıları Allahın önüne geçirmeyelim.

Bilelim ; Mümin , Allah sevgisinin önüne başka bir sevgiyi koymayandır . Dünyaya hapsolmayacağımızı bildiğimiz gibi – çünkü sonunda ölüm var – Dünyalık dertlere dünyalık kimse ve bir şeylere de hapsolmayacağımızı bilelim.Allaha teslimken bir derdin,bir oyalanmanın,bir süsün esiri olmayalım.Derde düşüp,Takvadan düşmeyelim.Gücümüz azalırken , hidayetimizden eksilmeyelim.Çünkü ne denli yitenler olursa olsun yanımızda gücü hiç yitmeyen ALLAH var .

Hakkımızda Allahın yazdığından başkası bize asla ulaşmaz.O’dur bizim Mevla’mız.Yalnız Allah’a güvenip dayansın inananlar
( Tevbe-51 )

Dertlerimiz içinde , yanımızda bir şeylerimiz ve kimselerimiz dururken , Ahireti unutup bu dünyayı gerçek hayatımız edinmeyelim öyleyse . Gerçek hayatın kısa bir süre sonra başlayacağını , bu dünyanın kısa bir süre sonra biteceğini unutmayalım . Bu hayata boyun eğip , burayı Ahirete tercih edenlerden olmayalım .

Sıkıntılarımız , edindiğimiz süslerimiz , oyalanmalarımız , dertlerimiz içinde Allah’ın biz iman sahiplerine sorduğu şu soruyu hatırımızdan çıkarmayalım :

Ahiretten vazgeçip iğreti hayata mı razı oldunuz ?
( Tevbe -38 )


Blog Adresim :  http://www.evrendepinar.blogspot.com

 

 


About the Author
Author

Pinar_Evrende

Leave a reply

Name (required)

Website