Rabbimizin İnsana Verdiği Değer…

 

Yenilmesi asla mümkün olmayan Allah’a karşı savaş açanlar tarafından, Allah’ın dinini aşağılayıcı pek çok söz ve iftira sarf edilmekte.Bunlardan en yaygın olanı Allah’ın kadına değer vermediği,kadını erkeğin berisinden biri olarak gördüğü,kadını erkekten daha aşağı konumda tuttuğudur.

Bazı din düşmanlarının zanlarına,fitnelerine rağmen Kuran gerçekleri açık ve aşikardır.Allah,kadını Kuran’ın hiçbir yerinde ikinci sınıf şahıs,erkeğin hizmetçisi,erkeğin kölesi,erkeğin gerisinden biri ilan etmemiş; hiçbir ayetinde de kadını aşağılayıcı ya da incitici sözler bildirmemiştir. Tam tersine, Allah; mümin kadınları mümin erkeklerle dost ilan ederek, Islam’da kadının hiçte geri planda olmadığını,ikinci sınıf biri ya da erkeğin hizmetçisi olmadığını ispatlamıştır.Kadın hakları savunucuları bilmeliler ki, en önce kadınları gözeten, asırlar öncesinde de Allah’dır.Kuran, asırlar öncesinden gelen bir kitap olmasına rağmen insana verdiği değerle daha bugünün medeniyetlerinden bile üst bir erdem getirdiğini kanıtlamaktadır.Bu da onu sıradan bir kitap yapmamaktadır.


”Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır”
(Tevbe,71)

Allah; kullarını cinsiyetine,bilek gücüne,doğurganlık yeteneğine göre değil takvalarına göre üstün tutmaktadır.

” Hiç kuşkusuz , Allah katında en seçkininiz , sakınılması gereken şeylerden en çok sakınanızdır ”
(Hucurat,13)

 

Kuran , çağlar öncesinden inen bir kitap olmasına rağmen, hala daha günümüzde de getirdiği ahlak anlayışıyla insanı değerlileştiren bir kitap olduğunu kanıtlıyor.Kadına ve erkeğe getirdiği haklarla,hiçbir insanın onurunu kırıcı yaklaşımda bulunmuyor.Layıkıyla okuyup,araştırmasını bilene…Allah, ayetleriyle kadını erkeğin geri planında bırakabilirdi yahut erkeği mağdur bir konumda bırakabilirdi.Hastalara,yaşlılara,yolculara zorlayıcı hükümlerde de bulunabilirdi.İnsanları kötü hissedecekleri şekilde emri altına da alabilirdi.İnsan onuruna şu anki aklımızla yakıştıramayacağımız emirlerde de bulunabilirdi.Yüceler yücesi Allah olduğundan, bizim her türlü isyanımıza karşılık, gene Allah’ın hükümleri galip gelir ve biz yenilirdik.Oysa Allah; gerek getirdiği hükümleriyle,gerek insanı değerle yarattığını bildirerek,gerek vicdanımız ve hislerimizin onun buyruklarıyla örtüşmesiyle üzerimizdeki rahmetini gösteriyor.

Bir diğer iftira da; Allah’ın, İnsan’a değer vermediği.Onu bu iğrenç dünyaya alarak,buyrukları altına zorla soktuğu,bu buyruklara uymayanları ise zalimce cezalandırdığı sözleri.Halbuki Allah,bizi onun rızasını kazanmak için yaşamaya çağırdığı gibi ondan razı olmamıza da çağırıyor.Allah senin O’ndan razı olmandan bahsediyor ! Yüceler yücesi İlah’ın seni kale almadığını , sana değer vermediğini mi söylüyorsun haince ! Zalim , Zorba bir İlah olduğu bu güzel sözlerden sonra nasıl söylenebilir ?

‘’ Dön Rabbine,razı etmiş ve razı edilmiş olarak! Gir kullarımın arasına! ‘’
(Fecr 28,29)

Rabbimiz; insanı bu dünyaya çok geçici bir süre yerleştirerek, ona sonsuz güzellik diyarı olan Cennet’e varma imkanı sunmuştur.Burası; Cennet’e varabilmemiz için yaptığımız kısa bir yolculuk,kısa bir konaklanma yeridir.Rabbimiz insanı çileler çeksin diye değil,Cennet’e layık olabilecek imkanları sunarak yaşatmaktadır.

İnsan, ona verilen emirleri seçme kabiliyeti olmadan yerine getiren robot gibi bir canlı değildir.Onun özgürce seçme imkanı vardır.Rabbimiz hem insanı ‘’benlik’’ sahibi bir canlı olarak meydana getirmiş hem de ona Cennet gibi acziyetiyle asla meydana getiremeyeceği , yorgunluğun bıkkınlığın olmadığı , sonsuz güzellikler , sonsuz güzel yaşantının olduğu Cennet’ine çağırarak ona seçkinlik elde edebileceği büyük bir değer biçmiştir. Üstelik insanı Cennet’e götürebilecek hidayet , insanın bu dünyasını da güzelleştirmektedir :

‘’ Gönüller ancak Allah’ın zikriyle tatmin bulur ‘’
(Rad,28)
”Bu dünyada güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik vardır. Ahiret yurdu elbette ki daha hayırlıdır. Gerçekten ne güzelmiş takva sahiplerinin yurdu!”
(Nahl,30)

Allah’ın uzak durmamızı istediği kötülükler; insanların arasında düşmanlık, anlaşmazlık, rahatsızlık, sevgisizlik, mutsuzluk sebebi veren davranışlardır. Allah bizi bazı davranışlardan sakındırarak, bu dünyada da rahat yaşamamıza yönlendiriyor. Bozgunculuk çıkarmamak, hırsızlık yapmamak, ikiyüzlülük etmemek, gıybet etmemek, iffetsiz olmamak, haksız yere savaş çıkarmamak, haksız yere bir cana kıymamak, kumar oynamamak gibi.

Sevgi,saygı,mutluluk,huzur,dayanışma,barış getirebilecek davranışları edinmemizi isteyen Rabbimiz nasıl zorba olabilir? Nasıl yarattığı insana değer vermeyen bir ilah olabilir ki? Hem kendisine zulmeden, hem de diğer insanlara zulmeden birine Allah’ın adaletle hükmetmesi çirkin olamaz.

Allah , insanı , kendisine kul yaparak , duasına anında icabet ettiğini söyleyerek muhatabına almaktadır.Onu yaratarak,benlik sahibi yaparak,kendisine kul yaparak değer verip üstünleştirmiştir de.Tüm bunlara rağmen Rabbin insanı umursamadığını söylemek acınası insanlara yakışır. Kendisini dost edinmemizi söyleyen Rabbimizi neden zalimce düşman edinelim ki? Kendisini dost edinmemizi söyleyen Rabbimizin zalim,zorba olduğunu söylemek çok saçma durmuyor mu?

Bizim yaratıcımız Allah olduğundan bizi bizden çok daha iyi biliyor.Üstelik insana taşıyamayacağı yükleri,buyrukları,emirleri yüklemiyor.

‘’Allah hiçbir benliğe,yaratılış kapasitesinin üstünde bir yük yüklemez/teklifte bulunmaz. ‘’
(Bakara,286)
Zaten tüm varımızın gerçek sahibi olan Allah, ona borç vermemizden de bahsediyor.Rabbimizin ne kadar cömert ve ikram sahibi olduğunu umarım layıkıyla anlayabiliriz :
‘’Kim Allah’a güzel bir borç verirse,karşılığını kat kat alır ve cömert bir ödül kazanır’’
(Hadid,11)

Tüm bunlara rağmen insanlar Rabbine nankörlük edip yüz çevirmekte.Tüm güçlerin sahibi Allah.Asla yenilmeyecek olan da.Galip gelen de.İnsanı rızıklandıran da.İnsan, ne kadar isyan ya da itaat ederse etsin , asla kaçamayacağı da O.Allah insanı şiddetle; seçim özgürlüğü vermeden,Cennet gibi bir nimete ulaşma vaadi sunmadan,onu dost edinmesini buyurmadan kurtulamayacağı bir azaba da ‘’haksız’’diyeceğimiz tabirle tutabilirdi.

Oysa, Allah; bir insanı öylesine haksız yere unutmuyor.O insanın kötü bir insan olması,Rabbini unutması,Rabbine ihanet etmesi gerekiyor.

‘’Onlar Allah’ı unuttular,Allah da onları unuttu.’’
(Tevbe,67)

Allah insanlara zulmetmez. İnsanlar kendilerine zulmeder. Nankörlükleri, kibirleri, büyüklenmeleri, yeterince layıkıyla düşünmemeleri yüzünden… Onları bu dünyada Allah’a düşmanlığa, ahirette de mutsuzluğa iten bunlardır.

‘’Allah insana hiçbir şekilde zulmetmez.Ama insanlar öz benliklerine zulmediyorlar’’
(Yunus,44)
Blog Adresim: http://evrendepinar.blogspot.com/


 


About the Author
Author

Pinar_Evrende

Leave a reply

Name (required)

Website