Maddiyat Yetersizdir, Ölümü ve Acziyeti Durdurmaz

Kuran’ın en büyük hatırlatmalarındandır, ölüm. Herkes bir gün öleceğini bilir ama kimse bu gerçeği tam manasıyla idrak etmez. Herhangi bir soruya verdikleri evet/hayır cevabı kadardır etkisi. Çevremizden çok kere duyarız ”dünyaya bir kere geliyoruz” diye. Her ne kadar bu cümleyle dünyada var olmanın bir kereliğine mahsus güzelliği vurgulansa da bu cümleyi genellikle insanları bir anda coşturma amacıyla duymak mümkün – ki genellikle de insanlar haftalık görevleri için yaşar. – Ne dünyaya bir kere gelmenin anlamına varır insan, ne de var oluşunu derinlemesine sorgular.

Ortalama bir insan bir ömür boyu çalışır, didinir durur. Okuluna, işine… İyi bir okul için, iyi bir iş için, daha çok para kazanmak için, o ayı daha rahat geçirmek için, çocukların masraflarını karşılamak için. Stresler doludur hayatında. Hep daha zengin olmanın hayalini kurar, daha da çok şey satın almak, dünyevi hırs ve arzularını yerine getirmek için…

Kuran’ın hatırlatıp, insanların çok kere unuttuğu bir şeydir, ölüm.
Her ne kadar çok şey satın alsa da, ölüm karşısında satın alabileceği bir kaçış yoktur insanın. Sadece maddiyat zaten yetmez insana. Hastalık karşısında, yataklara düştüğünde, kasları ağrıdığında, yaşlandığında, beli büküldüğünde, eklemleri yavaşladığında, uykusuz kaldığında, başı ağrıdığında… 

İnsanın ayakta kalmak için ihtiyaç duyduğu duygular vardır. ”Sevilmek”. Ofisinin kapısındaki unvandan ötürü ceket iliklenilen bir saygıya değil, samimi bir sevgiye hasreti vardır insanın. Fotoğraflarını paylaştığında diğerlerine nispet olsunlara değil, sıkışıp kaldığında bir dost muhabbetine, içten gülmelere, neşeye ihtiyacı vardır.
Maddiyat, pek çok şeye yetmez. Ölüme karşı durmaya ise hiç yetmez. Huzura ihtiyacı vardır insanın. Stresli kalabalıklar kafasına üşüştüğünde, uzaklaşmalara ihtiyacı vardır…
İnsan ne kadar çok kazansa da, ne satın alsa da, parasıyla ne kadar güven sağlamaya çalışsa da en sonu nihai ölümdür dünya yaşamının. Uçak daha güvenli olsa da, evin kenarları güvenlik kameraları ve çelik duvarlarla örülü olsa da ölüme engel olunmaz.
Bir kaç senelik gençliğini zengini de fakiri de depresyonunda, kendini uyuşturmada harcarken yirmi beşinde, kırk beşinde….Ölüm vardır. Çünkü ”beyin” öyle bir şeydir ki bir kere düğüm olduğunda, kalp acıdığında; insan sıkışıp kalır, alanları daralır.
Kuran, insana ibret olsun diye acziyeti de hatırlatır. Şaşmaz gerçeği de :

”O saat elbette gelecektir.”
(Hicr-85)


Neye imrenilirse imrenilsin şu hayatta, takvadan başka, gelip geçicidir ve yıkımdır.

İnsan kendine dev malikanede kursa; tekerlekli sandalyeye düşmeyeceğinin, kanser olmayacağının, gerçek sevgiyi bulup bulamayacağının, gece ışıklar söndüğünde iyi bir uyku çekip çekemeyeceğinin garantisi yoktur. Bazısı ise daha basit sorunlarından kaçmak için bile, pisliğin içine battıkça batar. Çünkü, neleri olsa da güçsüzdürler.

İnsan ”bir kere geliyorum” dediği şu hayatında manevi donanım kazanmaktansa, malesef bu hayatı ölüm gerçeğine rağmen maddi şeylerle geçirmeye çalışır. Önce bu hayatta tatminsizce mutsuzlaşır, sonra ahirette mahvolur.

Blog Adresim: http://evrendepinar.blogspot.com/


About the Author
Author

Pinar_Evrende

Comments (2)
Leave a reply

Name (required)

Website