Ölüm Engel Tanımaz…

 

Çokça insan vardır. Ölümü duymak istemez. Düşünmek istemez. Adını duyduğunda boş bakar, boş düşünür. Boş kalır aklı. Farkında olmadan kaçar ölümden. Çünkü ”dalar.” Oyunlara dalar, oyalanmalara dalar. Boş dizilere, arkadaşlarla çekişmeye, ay çok havalıyızlara, küfürlere, okul sınavlarına, maaşlara, kavgalara… Bazıları yaşlanmaya başladığında bile, ölümün varlığına değil; kırışıklıklarına dalar. Yaşı hatırlatıldığında huzursuzlaşır çünkü ona göre yaşlanması sadece dün gençken, bugün daha da yaşlı olmasıdır.

Dev gözlüklerle oturulan kafede, ılık yaz akşamında kaçılır ölümden. Kül tablasında birikilen sigaralarda, hep dünyevi dertler düşünülürken koltukta kaçılır ölümden.

Allah Hicr halkını bildiriyor bizlere, her birimize ibret olsun diye.

Yemin olsun, Hicr halkı da gönderilen elçileri yalanladı.
Ayetlerimizi onlara verdik ama onlar da yüz çeviriyorlardı.
Dağlardan güvenli güvenli evler yontuyorlardı.
Korkunç titreşimli ses onları da sabaha girecekleri sırada yakaladı.
Kazanıp durdukları şeylerin kendilerine bir yararı olmadı.
(Hicr- 80,81,82,83,84)

Sokakta, okulda, kafelerde mahallede her yerde Allah’ın ayetlerine yüz çeviren insanları görüyorum. Din hakkında bildikleri kulaktan dolma, televizyon hocalarından öğrenilme, safsatalarla dolu din kitaplarındaki gelenekler ve hurafeler.

Etrafımda ibret verici, düşündürücü çok şey görüyorum. Lüks depreme dayanıklı evler görüyorum mesela. İçerisindekiler deprem olmadan da bir anda hastalıktan, trafik kazasından ya da başka bir şeyden ölebiliyor. Hatta yaşa da bakmıyor ölmek. Yeni yeni yürüyen bir bebek bile olabiliyor ölen.

Kazanılan para, alınan yeni spor ayakkabılar ölen anne babayı geri getirmiyor.

Her tarz konağın duvarlarından sızıyor ölüm içeriye…

Ölüm var işte dostlar! Kaçılmıyor!

Bilgisayar oyunlarında, futbol maçlarında, çarşı buluşmalarında, klip izlemelerinde akıp giderken zaman, ölüm yaklaşıyor. Bizse hiçbir şey yapmıyoruz. Hala sadece her hafta izlediğimiz dizileri, okul derslerini, borçları, daha fazla parayı, yarının işlerini düşünüyoruz. Ölüm ve sonrasına hazırlık yapmıyoruz, inandığını söyleyenler olarak. İnancımızı bile tartmıyoruz, eleştirmiyoruz. İnancımızla yüzleşmiyoruz. İnancımıza uygun yaşamadıkça, inanç sahibi olmamız hiçbir anlam ifade etmiyor.

En büyük buluşmamızı unutuyoruz:

Dönüş Allah’adır. (Fatır-18)

Apartmanın her katında güvenlik kamerası da olsa, ölüm el feneri ve hırsız başlığıyla girmiyor odamıza. Güvenlik kameralarında görülmüyor, yangın alarmlarında ötmüyor. Ne inşa edersek edelim, ne çok kazanırsak kazanalım, ölüm var. İleri tarihte bir yerlerde.

 

Blog Adresim: http://evrendepinar.blogspot.com/

 

 


About the Author
Author

Pinar_Evrende

Leave a reply

Name (required)

Website