Haydi Arkadaşlar, Ezbere Sure Okuyarak Eş Buluyoruz, Sınav Geçiyoruz, Zengin Oluyoruz!

 

Çevremizde görürüz, Kuran’ı adeta (haşa) büyü kitabına çevirenleri. Eş istenir, Kuran okunur. Yeni ev, yeni araba istenir Kuran okunur. Başarı istenir, sınavlar geçilsin istenir Kuran okunur. Hatta kulak ağrısı geçsin diye de Kuran okunur. Dertlere, isteklere , dileklere göre okunacak surelerin koyulduğu kitaplar da vardır. Elbette bir dileğimiz, sıkıntımız için Allah’a dua etmek sığınmak çok önemli ve güzeldir. Lakin ”şu sureyi şu kadar okursan, şu olur” inancı benim eleştirdiğim. Zengin olmak için Yasin oku, sınav iyi geçsin diye Fetih suresi oku… Halbuki Kuran’ı anlamıyla, anlamaya çalışarak – dolayısıyla bildikleri, anladıkları dilde- okumaya çalışsalar Kuran’ın indiriliş amacını, Kuran’dan nasıl faydalanılması gerektiğini anlayacaklar.

Allah, Kuran’ın hiçbir yerinde şu sureyi şu kadar okursan zengin olursun, şu sureyi şu kadar okursan işe girersin, sınavı kazanırsın, şu sureyi şu kadar okursan iyi bir eş bulursun diye buyurmamış.

Derslerine çalışmak yerine sure ezberleyen öğrenciler gibi, Kuran’a gündüz kuşağı evlendirme programı muamelesi yapanların bu hadsizlikleri tamamen kulaktan dolma dini bilgilerin peşinden sürüklenmelerinden ötürüdür. Oysa Kuran, hurafeleri yok etmek ve kendi tek gerçek mesajını ortaya çıkarmak için indirilmiştir:

İçlerinde ümmî olanlar da vardır ki Kitap’ı bilmezler, sadece anlamını bilmeden okuyuşlar/hurafeler bilirler. Onlar yalnız sanıya saplanırlar.
(Bakara Suresi, 78)

İş ne sizin kuruntularınızla/hurafelerinizle ne de Ehlikitap’ın kuruntuları/hurafeleriyle çözülür. Kötülük yapan onunla cezalandırılır. Ve böyle biri, kendisi için Allah dışında ne bir dost bulur ne de bir yardımcı.
(
Nisa Suresi, 123)

Kuran’da, insanı böyle vesveselere-hurafelere iten şeyin şeytan olduğu gayet açıktır. Bizler 44 nas, 44 felak okuyup zengin koca beklerken, aslında tam manasıyla şeytana uymuş oluyoruz:

“Yemin olsun, onları saptıracağım, onları kuruntulara/hurafelere mutlaka iteceğim. Onlara mutlaka emir vereceğim de davarların kulaklarını yaracaklar; onlara muhakkak emredeceğim de Allah’ın yaratışını değiştirecekler.” Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı yandaş edinirse açık bir hüsrana kesinlikle yuvarlanmış olacaktır.

Şeytan, onlara söz verir, ümit verip hayal kurdurur, hurafeye/anlamını bilmeden okumaya iter. Ama o, onlara bir aldanıştan başka hiçbir şey vaat etmez.
(Nisa Suresi, 119-120)

Kuran bir müjdedir. O’nu anlamaya gayret eden, hayatına yansıtmaya çalışan için. Hidayeti arttıran, Takvanın inşa edilmesini sağlayan, nasıl davranılması gerektiğini bildiren, önümüze ışık tutan, rehberlik eden; bu dünyada karşılaşacağımız her türlü sıkıntı, mutluluk, insan türü için anahtar; ahiretten haber, yaşam manamızı çözdüren kelam, Rabbimizi hatırlatan ve tanıtan bir kitaptır.

Kutsal bir kitap bu, sana indirdik ki onu, ayetlerini derin derin düşünsünler ve öğüt alabilsin temiz özlüler.
(Sad-29)

Bu bir öğüt verici, düşündürücüdür. Dileyen, Rabbine doğru bir yol edinir.
(Müzemmil-19)

İşte bu, onunla uyarılsınlar, Allah’tan başka ilah olmadığını bilsinler, aklı ve gönlü işleyenler de ibret alsınlar diye, insanlara yöneltilmiş bir tebliğdir.
(İbrahim-52)

Hayatımız da Yasin suresini bilmem kaç defa ”anlamadan okumakla” değil, Kuran’ı anlayarak okumak ve hayatımıza uygulamakla düzgünleşir. Bu yüzden hepimiz önce Kuran’ı okuyup anlamaya ve Allah’ın bizden istediklerini uygulamaya çalışmalıyız. Yazıda anlattığım ve benzeri hurafelerden kurtulup gerçek İslam’ın ne dediğine kulak vermek için herkese şu siteyi incelemesini de tavsiye ederim:

 

http://www.kurandakidin.net/

Blog Adresim: http://www.evrendepinar.blogspot.com/

Twitter sayfam : @EvrendeP


About the Author
Author

Pinar_Evrende

Leave a reply

Name (required)

Website