Ahlaki Anlayışı Allah Belirler, Neden?

Bundan 1400 küsur yıl önce Arap toplumunda kızları diri diri gömmek gayet ”normal” ”olağan” ve hatta ”yapılması gereken” bir şeydi. Onların ahlak anlayışlarıyla uyumluydu. Lakin günümüzde küçük bir kız çocuğunu diri diri toprağa gömmeyi bizler vahşice,canice,zalimce görüyoruz. Bunu yapanı hasta ruhlu olarak adlandırıyoruz. Şuan günümüzde, bazı kesimler ve topluluklar eşcinselliği ”olağan” ”normal” olarak değerlendirmemiz gerektiğini bizlere empoze etmeye çalışıyorlar. Bazı toplumlarda eşcinsellik hoş karşılanmasa da bazı toplumlarda normal ve hatta hoş bir şey olarak karşılanmakta.

Kuran’da eşcinsellik yasaklanmış olduğundan ve hatta eşcinsel kavmin helak edilişi kıssasından ötürü Islam’ı insan hakları ile çatıştırmaya kalkışıyor gene bazı çevreler.

Peki bunca ahlaki değer ve olağanlaştırılmaya çalışılan durumları ”geçerli” ve ”doğru” yapan nedir? Toplumlar mı? Toplumların ahlaki açıdan doğru buldukları toplumdan topluma, asırdan asıra değişirken ve hatta her insanın kendince doğrusu birbirinden bu kadar farklıyken doğruyu gerçekten doğru ilan edebilecek mercii zamana, toplumlara, kişilere, şahsiyetlere bağlı olabilir mi?

Gerçekten ahlaken bir davranışın objektif açıdan mutlak bir doğru olmasını ancak Allah’ın hükmü belirleyebilir. O’nun dediği yanlışsa asırdan asıra, toplumdan topluma, hatta insandan insana değişmez, şekil değiştirmez, oynamaz YANLIŞTIR.

Allah’tan başka bir hakem mi (hüküm koyucu mu) arıyayım?
(Enam-114)

Kuran’dan bihaber iken, eşcinsellik v.b şeyler bana gayet normal gelirdi. Bana göre bir insan öyle hissediyor ise öyle olmalıydı, öyle yaşamalıydı. Mesela bir insana uyuşturucu kullanmak ve satmak hoş geliyorsa ben neye göre buna kötü yahut iyi diyebilirdim ki? Zaten gelip geçici bir dünya. Allah yoksa, bir eylemin iyi ya da kötü olması tamamen bizim kişisel olarak belirlediğimiz bir şeye dönüşüyordu. Ateist tanıdıklarıma baktığımda gayet bir fiile düşünceye kötü yahut iyi diyebiliyorlar, kendi kafalarına göre… Zina iyidir. Adam öldürmek kötüdür. Bunun gibi örnekler… Oysa, Allah yoksa ne iyisi ne kötüsü? Zaten öleceğiz ve fiillerimizin hesabını vereceğimiz hiçbir kimse yok! Yaptıklarımızın bedelini ödemeyeceğiz!

Biz kimseye durduk yere zulmedemeyiz. Hükümleri de biz koyamayız.

Eğer şimdi kafamıza göre bir şeyi beğenip beğenmeyerek Allah’ı suçluyor yahut İslam’a düşmanlık ediyorsak bir kere daha düşünmekte fayda var.

Ben kendi koyduğum iyiyi kötüyü doğruyu yanlışı neye göre belirliyorum ki? Arkadaş çevreme göre mi, keyfime göre mi? Sezgilerime göre mi? Hislerime göre mi? Peki benim iyi ve ya kötü bulduğum şey hiçbir mutlak nokta olmadan, referans alabileceği hiçbir nokta olmadan nasıl iyi ve kötü olabilir? Üstelik benim doğru ve ya yanlış bulduğum bir durumu, başkası destekleyip desteklemediğinde de bir şey demeye hakkım olmuyor. Yani ben eşcinselliği hoş görmeliyiz dediğimde; hislerim, kendi anlayışım bunu doğru bulduğunda dahi sırf bu referans noktası yetersizliğinden karşıt düşünene de dolayısıyla YANLIŞ DÜŞÜNÜYORSUN diyemem.

Allah, günahkarlar hakkında çok güzel bir ayet bildirmiş bizlere : Günahlarının ne olduğu, günahkârlardan sorulmaz.
(Kasas-78)

Anlaşılan; tek bir hüküm koyucuya ihtiyacımız var, tüm insanlar olarak.

Ayrıca Eşcinsellik hakkında daha detaylı bir yazıyı da şu linkten okuyabilirsiniz:

http://allahvar.blogspot.com.tr/2012/04/muminler-escinselleri-hos-mu-gormeli_29.html

Blog Adresim: http://www.evrendepinar.blogspot.com/

 

 


About the Author
Author

Pinar_Evrende

Leave a reply

Name (required)

Website