Alay Etmekten Başka Bir Şey Yapamayan Ateistler!

Alay Etmekten Başka Bir Şey Yapamayan Ateistler!

 

Alay eden ateistlerle defalarca karşılaştım. Alay eden bu dinsiz takım bunu daha çok bir meşgale olarak yapıyor, yani inançlılarla alay etmek hobi gibi bir şey onlar için. Arada sırada politikacılara sararken biraz da Allah’a inananlara saralım diye tamamen can sıkıntısı, kendini tatmin etme, vakit öldürme ve Allah’ın var olduğuna inanan bir kitleyi hazmedememekten kaynaklanan acizce bir tutum.

Böyle durumlarda biz müminlere düşen onlara zarar verme yoluna gitmek değil elbet. Onları dost edinmemek, onlardan uzak durmak. Nice inançlı insanların, peygamberlerin de başına böyle olayların geldiğini bilmek ve Allah’a dayanmak, sabretmek. Çünkü Allah, “Muhakkak ki biz alay edenlere karşı sana yeteriz. Hicr Suresi, 95 ” demektedir. İşte Nuh peygamberden bir örnek:

Ve o gemiyi yaparken, kavminin ileri gelenleri ona her uğradıklarında onunla alay ettiler. Dedi ki: “Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz.”
(Hud Suresi, 38)

Ateistler asıl alay edilecek konumda olanların kendileri olduğunu kavrayamıyorlar. Sayısız delillere rağmen Allah’ı ve gerçek din İslam’ı inkar et, sonsuz yaşamı inkar et, hayat boyu boş boş yaşa ve sonunda sonsuz bir cehennem azabı kazan! Gel de bu kafirlerle alay etme! Ama biz alayımızı sonraya, ahirete saklıyoruz.

İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay ediyorlar. Takva sahipleri kıyamet gününde onlara üstün olacaklardır. Allah, dilediğini hesapsız şekilde rızıklandırır.
(Bakara Suresi, 212)

Ateistlerin alaycı yaklaşımı sadece inananlarla ya da sadece Müslümanlarla sınırlı değil elbette. Onlar dinlerle, peygamberlerle, meleklerle, cennet ve cehennemle, kitaplarla, kıssalarla, kutsal saydığımız her şeyle dalga geçiyorlar. Oysa geçtikleri alaylardan söyledikleri sözlere kadar haber veren kitabımız Kuran, hiç de öyle alay edilebilecek türden bir kitap olmadığını kanıtlıyor:

Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı azap vardır.
(Casiye Suresi, 9)

İnkarcıların bu tavrı yeni bir şey değil, binlerce yıl önceki inkarcılar da binlerce yıl önceki inananları alay ederek aşağılamışlardı fakat kazananlar inananlar oldu:

Andolsun biz, Musa’yı ayetlerimizle Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına göndermiştik de, “Ben alemlerin Rabbi’nin peygamberiyim” demişti.

Onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.
(Zühruf Suresi, 46-47)

İzlediğim bir programda içinden kablolar geçtiği için göze akılsız tasarım diyen bir doçent vardı, al işte, aynı kafa, delilleri önemsizleştirme, mucizeleri görememe, her şeyi alaya vurma:

Şimdi onlara sor: “Yaratılış bakımından kendileri mi daha zor, yoksa bizim yarattıklarımız mı?” Biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
Ama sen şaşırdın, onlarsa alay ediyorlar.
(Saffat Suresi, 11-12)

Bize düşen, alay edildiğimizi anladığımızda, onların ofislerini basıp kendilerini öldürmek değil, oradan uzaklaşmaktan ibarettir. Bundan ötesini istemeye, “Allah’a, Peygambere, Kuran’a hakaret edildi, şunları haklayalım da bir daha alay edemesinler!” demeye hakkımız yok. Başka türlü davranırsak Allah’ın emrini çiğnemiş oluruz.

Kitapta Allah size şunu da indirmiştir: Allah’ın ayetlerinin inkar edildiğini yahut alaya alındığını işittiğinizde, onlar başka bir söze dalıncaya kadar onlarla beraber oturmayın. Yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Allah münafıklarla kafirleri cehennemde toplayacaktır.
(Nisa Suresi, 140)

Bırakalım çaresizce alay etsinler, oyalansınlar, bizi düşük görsünler. Yaptıkları sadece bu zaten. Bir ahlak temelin olmazsa, saygın ve hoşgörün olmasına da gerek yoktur elbet. Biz sabredelim, onlarla delillerimiz alay etsin ve sonunda Allah’ın izniyle cezalandırıldıklarını görmeyi umalım:

Muhakkak ki, suçlular, inananlara gülerlerdi.
Onların yanlarına geldikleri zaman, birbirlerine kaş göz işareti yaparlardı.
Ailelerine döndükleri zaman neşeyle dönerlerdi.
Müminleri gördüklerinde, “Şüphesiz bunlar sapıtmışlardır” derlerdi.
Oysa onların üzerine gözetici olarak gönderilmediler.
İşte bugün, iman sahipleri, küfre batmışlara gülüyorlar.
Koltuklar üzerinde seyrediyorlar.
Kafirler, yapmış olduklarıyla ödüllendirildiler mi?
(Mutaffifin Suresi, 29-36)

http://www.allahateslim.com/


About the Author
Author

Lavanta

Leave a reply

Name (required)

Website