Yazı büyüklüğünü ayarlamak için kutulara tıklayınız.
Benim İçin En Önemli Şey Allah Diyebiliyormusunuz (#1079)
İnanmayanların "Allah" diye bir kavramı olmadığını biliyoruz, ya inananların yada inanıyormuş gibi yapanların durumu ne olacak. Kuran`da da söylediği gibi ikiyüzlülere ve kafirlere bile, dünyayı kim yarattı diye sorulduğunda verdikleri cevap " Allah "oluyor. Buradan çıkan sonuç şu; insanların çoğu Allah`ı biliyor ama O`nun tam olarak büyüklüğünü, her an heryerde olduğunu, zaman kavramının olmadığını, herşeyi duyduğunu ve gördüğünü, içimizi bildiğini hatta bize şah damarımızdan yakın olduğunu anlayamıyorlar. Genel olarak varılan düşünce, Allah`ın zor zamanlarda ortaya çıkan ve insanların imdadına yetişen, bulutların ardında yaşayan, geçmişte kalmış, hareketleri ağır ve kısıtlı olan yaşlı bir dede gibi. Ben bu insanların böyle düşündüğünü zannediyorum. Yaşamları içinde bir başka durumsa; dini uygularlarsa her istediklerini (kumar, zina gibi)yapamayacaklarından dine sıcak bakmıyorlar. Din onlar için olmazsa olmaz bir olgu değil. Hatta hayatlarındaki önem sırasında sonlara doğru yer alıyor. Hayatla ve yaşamla ilgili verilen kararlarda dinin hiçbir fonksiyonu olmuyor. Hal böyle olunca sorsanız Allah`a ve ahiret gününe inanıyorum diyenler, aslında sadece kendi isteklerine göre yaşıyorlar. Bu arada inanan insanlar içersinde de onlarca sınıf sayabiliriz. Bunu bir iki örnekle hatta inanan veya inanmayanlar diye iki gruba ayırarakta gerçekleştiremeyiz. Ben, bu insan gruplarından inanıp, kulluk vazifelerini yerine getirenler için bir şey söylemek istiyorum; gerçekten her hareketinizi (ben kendimi de dahil ediyorum), Allah için mi yapıyorsunuz yada daha açıkça sormak gerekirse, gerçektende benim için bu hayatta en önemli şey Allah diyebiliyormuyuz. Peki bunu her an mı yapıyoruz yoksa arasıra mı? Verdiğimiz her kararın altında Allah olgusu yatıyormu? Seçme yapılması gereken yerlerde dinimi seçiyoruz yoksa nefsimizin çektiğini mi? Örneğin; sinema seansıyla akşam namazı çakışsa, ya bir seferlik namaz kılmasam ne olurmu diyoruz? Maça gitmek için bulunan parayla zekat verirmisiniz maça gitmek yerine? Ramazan ayına denk gelen bir tatilde orucunuza devam edermisiniz? Uykuyu mu sabah namazınımı tercih edersiniz? Cuma günü iş saati para kazanmak cumaya gitmekten daha mı caziptir? Bu sorulardan kendinize daha çok sorabilirsiniz. Sonuca bakın, hepsinde Allah`ı ve dini seçiyorsanız kendiniz için çok güzel, değilse biraz kendinize gelin ve dinin sadece arasıra namaz kılmak oruç tutmak olmadığını bilin...
Yazar : Doğa Orkun
Bu yazı Diğer konular kategorisindedir.
Bu yazi 622 kere okunmuştur.
Yorumlar
Yazan: CeM AKYILDIZ
Arkadaşım, düşüncelerini bende destekliyorum. İnsanlarımızın çoğunun müslümanlığı sadece nüfus cüzdanındaki "müslüman" kelimesinden ibaret. Yaşamları boyunca Kuran-ı Kerim`i okumadıkları için Allah`ın büyüklüğünü anlayamıyorlar ve sonuçta bu insanlarda ne Allah korkusu oluyor ne de Allah sevgisi. Bu durumdaki insanlar zaten kendilerini dünya hayatına adadıkları için din konusu, seninde dediğin gibi onların önemli saydığı konular içinde son sıralarda. Tabi ki din konusu bu kadar arka plana atan insanlardan, hayat ve yaşamla ilgili verdikleri kararlarda islam dininin kurallarını göz önünde bulundurarak karar vermeleri beklenemez. Verdiğin örneklere gelince; Eğer akşam namazı kılmak yerine sinamaya gitmeyi tercih ediyorsan, hayatında görebileceğin(Cennette ki) En Güzel görüntülerden kendini biraz daha uzaklaştırmış olursun. Maça gitmek için bulduğun parayla zekat vermediğinde yaşayabileceğin En Büyük zevklerden, heyecanlardan (cennetten)kendini biraz daha uzaklaştırmış olursun. (Maç paranızı her zaman zekat olarak dağıtın anlamında anlaşılmasın. Söylemek istediğim: Her ikisinide yapalım. ) Tatilin ramazan ayına denk geldiğinde oruç ibadetini bırakırsan, çıkabileceğin En Uzun ve En Güzel tatilden biraz daha uzaklaşmış olursun. Huzurlu bir sabah uykusunu, sabah namazına tercih edersen kendini Çok Uzun süre huzursuz olacağın bir yaşama daha fazla yaklaştırmış olursun. Cuma namazına gitmek yerine para kazanmayı seçersen de kazanabileceğin EN DEĞERLİ şeyi kaybetmeye biraz daha yaklaşmış olursun. Allah kullarına yaşamları boyunca bu tarz sorular sorarak sadakatinizi göstermemize fırsat verir. Gerçi Allah O`na ne kadar bağlı olduğumuzu zaten biliyor. Sadece bizim bunu kendimizin görmesine fırsat veriyor. Allah hepimizi şeytanın kışkırtmalarından ve vesveselerinden korusun. Allah`ın büyüklüğüne ve yüceliğine layık kullar olmamızı sağlasın.
cem_akyildiz85hotmail. com
Yazan: Ertuğrul Dikbaş
ALLAH hakkında bildiklerimiz arasında şunlar var: bize şah damarımızdan yakın oluşu, yani içimizde oluşu; bizi çamurdan yaratıp içimize ruhunu üflemiş olması; O`nun bilip, bizim bilmememiz; ruh hakkında bize fazla bir şey bildirilmediği.... tüm bunları yan yana getirdiğimizde bizim ve ALLAH`ın nitelikleri hakkında bilgilerimizin sınırlı olduğu, yaradılışın ve yaradılışımızın tüm gerçeğini tam olarak kavrayamayacak oluşumuz ortaya çıkıyor... öte yandan 10 milyar hücremizin her birisine de 48`er kromozom yerleştirilmiş, biz ve kainat harikalar yumağı, hayran olmamak, Yaradana aşık olmamak imkansız... sonuçta fıtratımız gereği O`na kulluk etme görevimizle sınırlı olduğumuz bilinci içinde ve O`na kavuşma umudu içinde sabredip bekliyoruz.. dilerim herkes ALLAH bilincine kavuşsun... bu bilinç şekil ibadetinin çok ötesinde bir aşk, bir vecd halidir...
Yazan: sadu
gerçek müslüman sanıyoruz kendimizi bazı seyleri bazi zamnlarda yaparak ama gerçek müslümanlk ancak islamiyeti hayatımıza yayarak ve gercekten yaşayarak elde edilir, hiçbir sey kolay kazanılmıyor hele yüce Allah ın rızası hiç kolay değil