DİNİ YAZILAR

Yazı büyüklüğünü ayarlamak için kutulara tıklayınız.

Kader ve özgür irade üzerine (#1228)

Bu dünya "Allah açısından" bir imtihan dünyası değil. Çünkü zaten yapacaklarımızı biliyor. Bu dünya "eğer sonsuza dek yaşasaydık yapacaklarımızı sembolize eden" bir minyatür -örnek hayat. Ve biz olacakları bilmediğimizden, bizim açımızdan bir imtihan dünyası.

Bu yüzden kimi insanların imtihanı "tam da inkârcı anında " sonlandırılıyor Allah tarafından. Ama o adam 2 yıl daha yaşasaydı belki de imanlı olarak ölecekti.

Aynı şekilde bir başkası da "tam da cennetlik-imanlı anında" vefat ettiriliyor Allah tarafından. Ama belki 2 yıl daha yaşayıp ölseydi inkârcılardan biri olarak ölecekti.

"Sonsuz olarak iyiysek veya kötüysek" ona göre temsili kısa bir ömür yaşattırılıyoruz. Ve bu 2 günlük ömrümüz, eğer bu dünyada sonsuza dek yaşasaydık yapacaklarımızı özetleyen bir kâğıt örneği oluyor.

— Yine yola koyuldular. Bir süre sonra bir oğlana rast geldiler; tuttu onu öldürdü. Mûsa dedi: "Tertemiz bir insanı, bir cana karşılık olmaksızın öldürdün ha!? Vallahi çok kötü bir iş yaptın!" (kehf suresi 74. ayet)

"Oğlan çocuğa gelince: Onun anası-babası inanmış kişilerdi. Çocuğun onları azgınlık ve inkâra sürüklemesinden korktuk. " (80. ayet)


"Diledik ki, Rableri onlara o çocuktan temizlikçe daha üstün, merhametçe daha gelişmişini versin. " (81. ayet)

İşte burada çocuk daha büyüyüp günahlarını işlemeden imtihanı sonlandırılıyor. Yani bir kişinin neyi hak edip etmediği en başından belli gibi… Ayrıca çocuk yaşasaydı anne ve babasını saptırabilecekmiş. Ama sapmayı hak etmedikleri için onlar kurtarılıyorlar.

Yine bazı ayetlerde cehennemdeki inkarcıların dünyaya geri dönmeyi talep edecekleri ama onlara, eğer tekrar tekrar imtihana gönderilmiş olsalar bile yine imtihanı kaybedenlerden olacakları söyleniyor. Yani sonsuz imtihanlarda bile neyi yapıp neyi yapmayacağımız zaten biliniyor..

Yine aynı şekilde bir ayet, bazı insanların cehennem ehli olarak yaratıldığını söyler. Yani onlar kalben kötü olanlar ve gidecekleri yer en başından belli. Yine bu kısa özet imtihan hayatı yaşattırılıyor o kötülere ki, ahirette kalplerindeki pislikleri görebilsinler, itiraz hakları olmasın. Yanlış anlaşılmasın, o kişiler özgür iradeleriyle kötülüğü seçecekleri için ve Allah da bunu bildiğinden dolayı, onları cehennem için yaratmış oluyor. Yoksa cehenneme gidecek olanları hiç yaratmazdı ve yalnızca cennetlikler var olurdu. Ama onların da, yani kötülerin de vücuda gelmesine izin veriyor.

Uzun lafın kısası, hak ettiğine kavuşturuluyorsun. Bu dünya hayatı da kalbindeki erdemi veya hıyaneti temsil eden-özetleyen bir örnekten başka bir şey değil. İyiler mutlaka bir vesileyle cennetin yoluna koyuluyorlar, kötüler ise mutlaka bir vesileyle sapıyorlar ve de tam da cehennemlik anlarında imtihanları sonlandırılıyor. Bir insan ömrü boyunca iman ederken son günlerinde inkârcı olup kaybedebiliyor, buna karşılık diğer bir insan da ömrü boyunca inkâr ederken ömrünün son günlerinde iman ve tövbe edip cenneti boylayabiliyor. Başka bir deyişle "iyiler mutlaka kazandırılıyor", "kötüler ise mutlaka kaybettiriliyor".

Yüce Allah karşımıza A ve B seçeneklerini çıkartırsa, hangisini seçeceğimizi bildiğinden, böylelikle yine tamamıyla özgür irademizi kullanarak hak ettiğimiz sonucu almamızı sağlıyor. Yani bu 2 günlük imtihan örneğinde de bir robot değiliz ve hakikaten seçimler bize ait. Ama dediğim gibi, karşımıza hangi şıklar çıkarsa ne yapacağımız bilindiğinden, karşımıza hak ettiğimize kavuşmamızı sağlayacak şıklar(senaryo) çıkartılıyor ki kalbimizdeki iyilikle veya kötülükle yüzleşebilelim.

Bir de bu dünyanın bir işlevi daha var. O da bazı küçük sıkıntı ve mükâfatları tattırmaktır. Yine kısacası, bu dünyanın ilk işlevi iyi ve kötüleri ayırmak ise, ikinci işlevi de küçük ceza ve mükâfatların da daha bu dünyada verilmeye başlanmasıdır.

Selam ve sevgiler.

Yazar : Emre_1974tr
Bu yazı Kuran ayetlerinin düşündürdükleri kategorisindedir.
Bu yazi 628 kere okunmuştur.
Toplam 9 kişiye göre ortalama puanı 6,22 Sizde oylayın.

Arkadaşınıza Gönderin
   
 

Yorumlar

Yazan: Filiz Avci
Selam Emre,
ellerine ve emegine saglik cok güzel yazmissin.

Selam ve saygilarimla

Yazan: orhan evirgen
bu siteye bence en güzel yazıları emre abi yazmıştır. ben de yazıyorum ama onunkiler daha iyi. tebrikler.

Yazan: ugur guçlukan
aklıma takılan bir soru hep Allahın her seyi bildiğini düşünüyoruz insan mantığı bunu gösteriyor hiç bazı şeyleri bilmek istemiyeceğini insana secme hakkı verdiğini düşünemiyoruz. mesela evinize gelsem girişte 4 kapı olsa ben hangi kapıdan girersem siz hangi oda olduğunu içinde nelerle karşılaşacağımı bilirsiniz ama secme hakkını bana verseniz hangi kapıyı acaağımı bilemezsiniz tanrıda belki bilmek istemiyor bizi özgür irademizle başbaşa bırakıyor. hiç düşündünüzmü.

Yazan: Emre_1974tr
Öncelikle yazıma göstermiş olduğunuz ilgiye çok teşekkürler sevgili arkadaşlar.

Şimdi bir kaç ayet örneği ile daha da pekiştireyim konuyu:

27. Ah bir görsen, ateşin başında durdurulup da şöyle dediklerini: "Ne olurdu, geri gönderilsek, Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve müminlerden oluversek. "

28. İşin doğrusu şu: Önceden gizlemekte oldukları karşılarına dikildi. geri gönderilselerdi yasaklandıkları şeyi mutlaka yineleyeceklerdi. Doğrusu, onlar, tam yalancıdırlar. (Enam)

Yani zalimler, milyonlarca kez imtihan da edilseler yine imtihanı kaybedeceklermiş. Zaten şu 2 günlük senaryo da kalbimizdeki iyilik veya hainlikle-kötülükle yüzleşmemizi sağlıyor. Yoksa Allah zaten biliyor hakettiğimiz şeyi.

A`raf Suresi 179 Yemin olsun ki biz, insanlardan ve cinlerden birçoğunu cehennem için yarattık. Kalpleri var bunların, onlarla anlamazlar; gözleri var bunların, onlarla görmezler; kulakları var bunların, onlarla işitmezler. Davarlar gibidir bunlar. Belki daha da şaşkın. Gafillerin ta kendileridir bunlar.

Kısacası Allah yaratmadan evvel o kişinin iyiliği mi yoksa kötülüğü mü seçeceğini bildiğinden, kötülüğü seçeceğini bildiği kişiyi cehenneme gideceğini bile bile yaratıyor. Ve o kötüye de bu 2 günlük özet örneği sunuyor. Ama yine tamamiyle özgür iradeler kullanılıyor.


Bütün karşımıza çıkarılan şıklar(senaryo), kalbimizdeki iyilikle veya kötülükle yüzleşmemizi ve ayrıca hakettiğimize kavuşmamızı sağlıyor.


Ali İmran Suresi:


154-Sonra o kederin arkasından size içinizden bir zümreyi saran bir güven, bir uyku indirdi; diğer bir zümre ise kendi dertlerine düşmüş, Allah`a karşı cahiliyye kanaatine benzeyen gerçek dışı bir kanaat besliyorlar: "Bizim yapacağımız bir şey var mı? " diyorlardı. De ki: "Şüphesiz, bütün iş Allah`ındır. " Onlar, içlerinde sana açıklamadıkları bir şey gizliyorlar, "Bizim bu işte görüşümüz alınsaydı burada öldürülüp gitmezdik" diyorlar. De ki: "Evinizde bile olsaydınız öldürülmesi takdir edilmiş bulunanlar çaresiz yine çıkıp ölecekleri yerleri boylayacaklardı. Allah içinizdekileri yoklamak ve yüreklerinizdekini meydana çıkarmak için bunu başınıza getirdi. Allah sinlerin özünü bilir.


165-Düşmanlarınızın başına iki mislini getirdiğiniz bir bela kendi başınıza gelince mi: "Bu nereden? " dediniz? De ki: "O, kendi tarafınızdandır. " Çünkü Allah, her şeye gücü yetendir.

166-O iki ordu çarpıştığı gün başınıza gelen de yine Allah`ın izniyledir. Hem müminleri belli edeceği

167-hem de münafıkları belli edeceği için ki, bunlara "Gelin, Allah yolunda savaşın veya savunma yapın!" denilmişti. Onlar: "Savaşmayı bilsek arkanızdan gelirdik" dediler. Onlar, o gün imandan çok küfre yakındılar, ağızlarıyla kalplerinde olmayanı söylüyorlardı, Allah onların kalplerinde ne sakladıklarını en iyi bilendir.

178-Bir de inkar edenler, kendilerini bırakışımızın, sakın onlar için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onları sadece günahlarını artırsınlar diye bırakıyoruz. Onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Muhammed

29. Yoksa o kalplerinde maraz olanlar, Allah kendilerinin şiddetli kinlerini hiçbir zaman ortaya çıkarmayacak mı sandılar?

30. Dileseydik onları sana mutlaka gösterirdik de sen onları yüzlerinden kesinlikle tanırdın. Zaten sen onları, sözlerinin tarzından da tanırsın. Allah tüm yaptıklarınızı biliyor.

Tevbe Suresi 64 İkiyüzlüler, kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir surenin tepelerine inmesinden çekinir dururlar. De ki: "Siz alay edin. Allah, o çekinip durduklarınızı ortaya çıkaracaktır. "

***

Ayrıca bir insanın düşünceleri sürekli değişebilir, bir insan ömrü boyunca bazen imanlı, bazen imansız olduğu dönemler yaşayabilir. İşte burada o insanın vefat anının imanlı mı yoksa imansız anına mı denk geleceği bir şans-tesadüf işi değildir. Cenneti hakedenin imanlı, haketmeyenin imtihanı ise imansız bir anında noktalanıyor Yaratan tarafından.

9: 55 Onların paraları ve çocukları seni etkilemesin. ALLAH bunlarla, onları dünya hayatında cezalandırmayı ve canlarının inkarcı olarak çıkmasını istiyor.




Selam ve sevgiler.

Yazan: burakk
Selamlar,

Yazı için aklınıza emeğinize sağlık ama benim bu yazıya ilişkin çekincem var.

Yazıda, esasen Allah tarafından herhangi bir somut insanın iyiyi mi yoksa kötüyü mü seçeceğinin bilindiği, göreceli seçim hakkının biz insanlar için geçerli olduğu fikri öne sürülüyor.

Hemen herkesin açıklamakta zorlandığı ve her anlayanın da tam ihata edemediği bir konu, kader ve özgür irade ilişkisi.

Kanaatimce, meseleyi Allah`ın Alim sıfatıyla yani herşeyi bilmesi yönüyle ve hakkımızdaki ilahi senaryo olan kaderden söz ederek konuya girilince, dereye zaten girildiği için paçala sıvanmak durumunda kalınıyor ve insanın aslında kader mahkumu olduğu ve özgür iradenin pek bir değeri kalmamış algısı doğuyor.

Ben bunun yerine hakkımızdaki ilahi senaryo olan kader planının, değişmez bir plan/program olmasını, aslında bir başka açıdan Allah`ı da kurguladığı plana mahkum/mecburmuş gibi "kadir" sıfatıyla bağdaşmayacak bir sonua varacağı için uygun bulmuyorum. Hepimiz için şüphesiz bir ilahi program varsa da herşeye güç yetiren/kadir olan Allah ile insanın özgür iradesi arasında karşılıklı bir etkileşim olduğunu düşünüyorum. İnsan şüphesiz özgür iradesiyle göstereceği gelişime/tekamüle göre kader programında da derhal gerekli olan değişiklik ne ise yapılmaktadır. Yoksa insanın başından varolan bir senaryoyu oynamaya mahkum bir aktör olarak kurgulamak, insana ve özgür iradesine bir değer vermemek, insanları zaten başından böyle yaratıldıysak neden üşünmeye davet ediliyoruz, burada bir sistemsel zaafiyet var, o zaman bu din de pek o kadar mükemmel değil gibi son derece yanlış bir algıya ve dahi Allah`ı kendi planını değiştirmekten aciz (oysa ki kadir olan Allah`ın herşeye gücü yeter) veya buna gücü yetmeyen bir duruma itmesi sakıncalarını beraberinde taşır. Bu bakımdan insanın herdaim özgür iradesi ile göstereceği gelişime göre, ilahi kader programında gerekli değişiklik de yapılır ve hem kader ve hem de özgür irade mefhumu arasındaki bu doğru/ilahi korelasyonda hiçbir kavram yara almamış, insanlık da yanlış mesajlarla ümitsizlik veya cahiliye evrindeki gib nihilist bir dünya merkezli boşvermiş hayata terk edilmemiş olur.

Meseleyi böyle mütalaa etmek ile birlikte, sonuçta Alim olan ve bize şahdamarımızdan daha yakın Allah`ın içinde bulunduğumuz duruma göre ne tercihte bulunacağımızı bilmemesi de kabul edilemez ama bu meseleyi kader bahsinden ayrı tutmak gerekir diye düşünüyorum.

Farkında olunursa, oldukça ince düşünceler ilişkilerinde, vardığımız bu sonucun doğru olup olmadığı şüphesiz Allah daha iyi bilir.

Herkese saygılar,

BurakK

Yazan: Emre_1974tr
Selam sevgili Burak;

1- Bu konuda söylediklerim bazılarınca yanlış değerlendiriliyor ne yazık ki.

Ben özgür iradenin olmadığını değil, tam tersine olduğunu çok net bir şekilde ayetlerle gösteriyorum.

Allah`ın bizim özgür irademizle neyi seçeceğimizi bilmesi özgür irademizi etkilemiyor.

2- Tekamül diye bir şey yoktur.

Sonsuza dek imtihan edilseydik neyi seçeceğimizi bildiğinden Rabbimiz, bu 2 günlük imtihan hayatında da bununla yüzleşmemizi sağlayacak şıkları karşımıza çıkartıyor.

Yine tamamiyle özgürüz.

Ve bu özgür irademiz sayesinde hakettiğimize kavuşturuluyoruz.

Selam ve sevgiler.

Yazan: Emre_1974tr
Bir de olayın melekleri-cinleri kapsayan tarafı var.

Onlar da kalplerindekilerle yüzleştiriliyorlar.

İblis`in Adem`e secde olayında kalbindeki hainlikle yüzleşmesi, onun aslında üst kademe bir melek olamayacağı gerçeğini kendisine gösterdi.

Çünkü İblis özgür iradesiyle kötülüğü seçen zalimlerden idi. Sadece bunun bir vesileyle açığa çıkması gerekiyordu:

ARAF


11. Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Adem`e secde edin!" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis etmedi, o secde edenlerden olmadı.

12. (Allah) buyurdu: "Sana emrettiğim zaman seni secde etmekten alıkoyan nedir? " (İblis): "Ben, dedi, ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın. "

13. (Allah) buyurdu: "Öyle ise oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın!"

14. (İblis) dedi: "(Bari) bana (insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar süre ver. "

15. (Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmişlerdensin. "

16. Öyle ise, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım.


Dikkat edin, İblis, Allah`ın bu olayla onun kalbindeki kötülüğünü ortaya çıkardığını anlıyor. Yani Allah`ın kendini saptırdığını-azdırdığını fark ediyor. Tabii burada bütün suçun kendisinde olduğunu biliyor İblis, çünkü özgür iradesiyle kalbindekileri ortaya döktü. Gerçekle yüzleşti.

Bu yüzden öfkeyle isteğinde de bulundu:

HİCR

39. (İblis): "Rabbim, dedi, beni azdırmandan ötürü andolsun ki, ben de yer yüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini azdıracağım.

40. Ancak içlerinden kendilerine ihlas verilen kulların hariç. (Benim azdırmam, onları etkilemez. )

İblis gerçek kimliği ortaya çıkarılınca, maskesi düşürülünce çok sinirlenip, kendisi de insanları saptırmak istiyor.

Ama biliyor ki İblis, kendisinin insanları saptırması da, aslında bazı kötü insanların kalbindeki hainlikle yüzleşmesini sağlamaktan öteye gidemeyecek. Bu yüzden "ihlas verilen kulların hariç" diye çaresizliğini de dile getiriyor.

Kısacası bir taşla en az 2 kuş vurulmuş olunuyor. Hem İblis`in gerçek yüzü ortaya çıkarıldı, hem de aynı şekilde kötü insanların maskelerinin düşürülmesine de kendisi kıyamete kadar vesile olacak duracak.

Zühruf Suresi 36 Kim Rahman`ın Zikri`ni görmezlikten gelip ondan uzaklaşırsa biz ona bir şeytanı musallat ederiz de o ona can yoldaşı olur.

Meryem Suresi 83 Görmedin mi biz, şeytanları inkârcıların üzerine salmışız da onları oynatıp kıvırttırıyorlar.

Kısacası bu dünya-evren hayatında kullar, hakettiklerine özgür iradeleri aracıyla kavuşuyorlar, kalplerindeki iyilik veya kötülüğü görüp deneyimliyorlar.


Selam ve sevgiler.

Yorum Gönder

İsminiz

E-mail
Kesinlikle gizli kalacaktır.
Yorumuzun


Yazılar içerisinde arama yapacağım.


Kategoriler
Alınması gerekli ibretler
Diğer konular
Din-bilim-felsefe ilişkisi
Dualar
Hayatın merkezine Allah’ın konması
İbadetler, emir ve yasaklar
Kuran ayetlerinin düşündürdükleri
Kuran’ın rehber edinilmesi
Kuran'daki mucizeler

Yazdığınız veya beğendiğiniz yazıları sitemize yollayabilirsiniz.


Bunu biliyor musunuz?
Musa’nın konuşmayla ilgili sorunu vardı. | Taha Suresi 27


Email grubuna üye olun dini yazıları size postalayalım.


Kuran Mucizeleri
Kuran'daki Din
Kuran'i Kerim
Allah'ın Varlığı
Allah, Evren ve İnsan
Big Bang ve Tanrı
Kuran'daki Dualar

Kuran Hiç Tükenmeyen Mucize Kuran Mucizeleri Kuran'daki Mucizeler

Big bang ve Tanrı Allah İslamiyet Allah'in varliği delirleri Bilim ve İslamiyet

yaşamın içinden dini yazilar

Sitemizdeki yazılardan oluşan ilk kitabımızı çıkardık. Tüm kitap evlerinde bulabilirsiniz.


Künye © 2005-2009 Kuran Araştırmaları Grubu