DİNİ YAZILAR

Yazı büyüklüğünü ayarlamak için kutulara tıklayınız.

Kendini Kınayan Benlik (#1264)

Bir çok zaman kişilerin ne dediğinden ziyade ne demek istediğine yoğunlaşmamız, karşımızdaki kişinin düşünce dünyasına ulaşmada daha faydalı olacaktır. Hiç şüphesiz, böylesi bir yaklaşım, karşımızdaki kişileri iyi analiz etmemizi gerektirir. Örneğin; birçok kişinin “Falanca hacı ama şöyle güvenilmez biri... ”, “Falanca namaz kılıyor ama şöyle dolandırıcılık yapıyor... ” şeklindeki sözlerine tanık olmuşuzdur. Dindar gözüken birçok kişinin dini istismar ettiklerinden hiç bir şüphem yok. Nitekim Kuran’da da din adamlarının yaptıkları istismarlara dikkat çekilmiştir (Bakınız: Tevbe suresi, 34. ayet). Fakat yukarıdaki sözleri söyleyenlerin bir kısmının (hepsinin değil) aslında şunu demek istediğini zannediyorum: “Ben dini ibadetleri yapmak istemiyorum, bundan dolayı beni yargılamayın. Bakınız dini ibadetleri yapan bir çok kişi güvenilmez insanlar. Demek ki benim bu durumumda bir sorun yok... ”

Oysa bu mantık bir çok açıdan hatalı. Birincisi, “Sui misal, misal teşkil etmez (Kötü örnek, örnek teşkil etmez)” diye çok doğru bir söz vardır. “Sahtekar dinciler” hakkındaki örneklerimiz doğru olsa da, bu örnekler bizim dini yaşantımızdaki eksikliklerimizin mazereti olamazlar. İkincisi, Allah karşısında hesabımızı hepimiz tek başımıza vereceğiz. Başkalarının eksi ve ya artılarının bize fayda veya zararı olmayacaktır.

Başkalarının eksikliklerini tespit ederek, kendi eksikliklerimizi, kendimizce temize çıkarıp, kendimizi kandırmamalıyız. Başkalarının hataları bizim hatalarımızı temize çıkarmaz. Yapmamız gereken; başkalarının eksikliklerinden önce kendi eksikliklerimiz bulup düzeltmeye çalışmaktır. Kuran’da “Kendini kınayan benliğe and olsun” (Kıyamet Suresi, 2. ayet) denerek, eleştri oklarımızı kendimize yöneltmemiz istenmektedir.


Yazar : Pınar
Bu yazı Kuran ayetlerinin düşündürdükleri kategorisindedir.
Bu yazi 223 kere okunmuştur.
Toplam 7 kişiye göre ortalama puanı 9,28 Sizde oylayın.

Arkadaşınıza Gönderin
   
 

Yorumlar

Yazan: serdar karadede
Nefs-i emmare YÛSUF suresi 53. ayet

nefs-i levvame KIYÂMET suresi 2. ayet

nefs-i mutmain FECR suresi 27. ayet

Bu kavramlar üzerine çok iyi düşünmek gerekir.
Yeryüzünde Rabbini tanımakla mükellef tüm benlikler bu sıfatları yaşamak durumunda. Kimisi 1. basamakta kalmakta kimisi nefs-i levvame de oyalanmakta kimisi de mutmain bir kalp ile Rabbinin lutüflarına gark olmuş bir vaziyette hayatlarını idame etmektedirler.
Bu basamakları Rabbimizin terbiyesi ile sindire sindire geçebilmeyi ve hayatımızın son demlerinde de olsa Fecr suresi ayet 27 deki noktayı hedeflemeliyiz.
İnşaallah bu konuda daha genişçe bir çalışmayı paylaşmak üzere siteye iletirim.
Allah yardımcınız, yardımcımız olsun
e-mail: drserdarkamynet. com



Yorum Gönder

İsminiz

E-mail
Kesinlikle gizli kalacaktır.
Yorumuzun


Yazılar içerisinde arama yapacağım.


Kategoriler
Alınması gerekli ibretler
Diğer konular
Din-bilim-felsefe ilişkisi
Dualar
Hayatın merkezine Allah’ın konması
İbadetler, emir ve yasaklar
Kuran ayetlerinin düşündürdükleri
Kuran’ın rehber edinilmesi
Kuran'daki mucizeler

Yazdığınız veya beğendiğiniz yazıları sitemize yollayabilirsiniz.


Bunu biliyor musunuz?
H. z. İsa beşikte ve yetişkinlikte insanlarla konuştu. | Ali İmran Suresi 46


Email grubuna üye olun dini yazıları size postalayalım.


Kuran Mucizeleri
Kuran'daki Din
Kuran'i Kerim
Allah'ın Varlığı
Allah, Evren ve İnsan
Big Bang ve Tanrı
Kuran'daki Dualar

Kuran Hiç Tükenmeyen Mucize Kuran Mucizeleri Kuran'daki Mucizeler

Big bang ve Tanrı Allah İslamiyet Allah'in varliği delirleri Bilim ve İslamiyet

yaşamın içinden dini yazilar

Sitemizdeki yazılardan oluşan ilk kitabımızı çıkardık. Tüm kitap evlerinde bulabilirsiniz.


Künye © 2005-2008 Kuran Araştırmaları Grubu