Yazı büyüklüğünü ayarlamak için kutulara tıklayınız.
YAŞADIĞIMIZ İSLAM VE KURANA BAKIŞ AÇIMIZ. (#1315)
YAŞADIĞIMIZ İSLAM VE KURANA BAKIŞ AÇIMIZ.
İnsanımız, Kuran’ın söylediğini değil, falanın veya filânın düşüncesini din diye kabule yönlendirilmekte, hatta bazen Kuran’ın tam tersi düşünceleri kabul edip farkında olmadan Kuran’ı dışlamaktadır. Kuran hiç düşünmeden okunduğu için okuyanların kafasında da bir Kuran düşüncesi oluşmamaktadır. Oysa önemli olan çok okumak değil, bilinçli okumaktır. Nitekim sahabeler, “ Kuran’dan bir ayetin anlam ve ahkâmını bellemem, bütün Kuran’ı hatmemden iyidir” prensibiyle, ayetleri anlayarak okumaya özen göstermişlerdir. Burada İmâm-ı Gazâlî’nin şu sözlerini anımsatmak istiyorum. Gazâlî, dinde çeşitli düşünce ve hayallerle aldananları anlatırken şöyle diyor:
“Bir grup da Kur’ân okumakla aldanmıştır. Öyle Kur’ân okurlar ki gündüz ve gecede Kur’ân’ı hatmederler. Dillerinden Kur’ân sözleri geçer ama kalbleri başka vâdîlerde dolaşır. Kur’ân’ın anlamlarını düşünmezler ki tehdîdinden çekinsin, öğütünden yararlansınlar. Zannederler ki Kur’ân’ın indirilmesindeki amaç, gaflet ile hemheme (paldır küldür okuma)dır. Bunların durumu, efendisinin yazdığı; kullandığı toprakta yapacağı işleri bildiren talîmât mektubunu anlayıp gereğini yapma yerine, sadece mektubun sözlerini tekrar tekrar okumakla vakit geçiren, ama mektupta yazılanları yapmayan köleye benzer. Oysa amaç, mektubu anlamadan sürekli okumak değil, okuyup anladıktan sonra verilen emirleri uygulamaktır. Ama bu köle, mektubun içeriğini anlamaya çalışmaz, sadece sözlerini ezberler ve efendisinin yazdığı emir ve yasaklara aykırı gitmeğe devam eder. Fakat ezberlediği mektubu her gün sesli, nağmeli olarak yüz kere okur. Bu köle, sonunda cezâyı hak eder. Çünkü mektuptaki amacın, onun içeriğini uygulamak değil, sözlerini okuyup tekrarlamak olduğunu sanarak aldanmıştır.
Öyle ise dinî eğitim veren okul ve Fakültelerimizdeki müfredat programları yeniden düzenlenmeli, Kur’ân’a ters ve yanlış olduğu açıkça anlaşılmış bulunan konular, yeniden yazılmalı ve din, asıl temel kaynağı esas alınarak öğretilmelidir.
Böylece insanların elini, kolunu bağlayan, pek çok güzel şeyi harâm kılan, insanları yasaklarla çevreleyen gelenekçilerin biçimlendirdiği İslâm yerine, Kur’ân’ın anlattığı İslâm, ayân beyân ortaya konmalıdır.
Zaten ictihâd kapısının kapanmış olduğu yolundaki yaygın kanı, İslâm hukukunun gelişmesini büyük ölçüde dondurmuştur.
NOT: Bu yazının tamamı eski Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Süleyman Ateşin sitesinden alıntıdır.
Yazar : Haluk Gümüştabak
Bu yazı Kuran’ın rehber edinilmesi kategorisindedir.
Bu yazi 306 kere okunmuştur.
Yorumlar
Yazan: Emre KULA
"Biz bu kitabı sana herşeyin ayrıntılı açıklayıcısı, bir doğruya iletici, bir rahmet, Müslümanlara bir müjde olarak indirdik. " ayeti ışığında bu mevzuya bakarsak Kuran ın kesinlikle ve kesinlikle anlaşılması gereken ve anlaşılanlarında bizzat muhattaplar tarafından uygulamasının ancak ferah, mutluluk ve kurtuluşu getireceğine vurgu yapılmıştır. Yoksa ne Allahın bizim okuduğumuz arapça sedaya ihtiyacı var ne de kalbimizi bu yolla mutmain etmeye bizim ihtiyacımız var. Tek yol Kuran ı anlamak ve anlatmak olduğu gibi uygulamakta bu mevzunun temelini teşkil eder. Bu doğrultuda kardeşimin yazmış olduklarına gonulden katılıyorum Allah kendisini daim müminlerin cemiyetinden eylesin
Yazan: CeM AKYILDIZ
Bu konu bence çok önemli ama diyanetin malesef umrunda değil. Bu insanların gerçekleri görmeleri için, Allah`ı daha iyi tanımaları için, Yanlışlardan daha fazla sakınmaları ve daha fazla hayırlı iş yapmaları için sürekli anladığı dilde kuran okumaları lazım. Anlayarak kuran okuyan ve uygulayan bir toplum olursak bence çok harika bir toplum haline geliriz.
Yazan: dilek
Arkadaşlar az önce Star tv de Nihat hatipoğlu`nun kuranın yeterli olmadığına dair söylediklerini dinledim. Kuranda herşey yazmaz diyor Kurana bakarsak namazı nasıl kılacakmışız, raket sayısını nereden bileceğiz vs birçok şey söyledi kendisi ama şunu düşünemedi ``Allah isteseydi onları da yazardı demekki biz yanlış yapıyoruz!`` diyemedi.
Sayın Nihat Hatipoğlu. Sizin o güvendiğiniz uydurma hadis kitaplarıyla dinimizi yaşayacak olsak ``aç bir keçinin``, Kuranın RECM AYETİNİ(!) yediğini ve Kuranın eksik olduğunu ve daha birçok saçmalığı din adına kabul etmemiz gerekecek, İnsanlara ya Kuran yeterlidir deyin yada bu konuları da açıklayın! Ayrıca Duydunuzmu bilmiyorum sizin hala güvendiğiniz uydurmaların Diyanet farkına vardı uydurma olduklarını NİHAYET kavradı ve hepsini ayıklıyor.
Kitap` ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.
6 Enam Suresi 38
Bilgiyle uzun uzadıya, etraflıca açıkladığımız (fassalna), inanan bir toplum için doğruya iletici ve rahmet olan bir kitabı onlara getirdik.
7 Araf Suresi 52
Rabbinin sözü hem doğruluk, hem adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirecek hiçbir kuvvet yoktur.
6 Enam Suresi 115
Allah size kitabı detaylandırılmış bir halde indirmişken Allah`ın dışında bir hakem mi arayayım?
6 Enam Suresi 114