Yazı büyüklüğünü ayarlamak için kutulara tıklayınız.
Başörtüsü bir tavsiyedir vazgeçilmez bir dini emir değil (#1367)
Kuran`da başörtüsü kelimesi, büyük bölümü kadın-erkek ilişkileriyle ve bu ilişkiler çevresinde gözetilmesi gereken birtakım ahlak kurallarıyla ilgili olan surede geçer: "Kadınlar, kendiliğinden görünen yerleri dışında, cazibe ve güzelliklerini açığa vurmasınlar, bunun için, başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar" denilmiştir. (24 Nur, 31) Bu söyleyiş biçimi, ayetin emir kalıbının dışında, tavsiye kalıbında olduğunu gösterir.
Muhammed Esed, `başörtülerini (hımar) yakalarının üzerine indirsinler` ifadesini ilk müfessirlere dayanarak şöyle açıklamıştır: "Hımar, hem İslam`dan önce, hem de İslam`dan sonra kadınların kullandıkları geleneksel başörtüsüdür. Klasik müfessirlere göre, bu başörtüsü İslam öncesi dönemde kadınlar tarafından az çok süs giysisi olarak kullanılır, uçları örtünen kadının sırtına serbestçe bırakılırdı. O günün yaygın modasına göre, kadınların giydiği gömleğin ya da bluzun önünde genişçe bir açıklık (ciyb, çoğ. cüyub) bulunur ve böylece göğüsler örtülmezdi. Göğüsteki açıklığın örtülmesinin öğütlenmesi, bu iş için mutlaka başörtüsü kullanılmasının gerektiğini ifade etmez. Fakat sadece, kadınların göğüs kısmının, örfen (yaygın kabul olarak) açık bırakılmasında sakınca olmayan yerlerden olmadığını, dolayısıyla örtülmesi ve gösterilmemesi gerektiğini ifade eder. "
CEVABI BEN VEREMEM
İç çamaşırının olmadığı, üst üste giyinmenin gerekmediği bir yaşama biçimi düşünülürse, eğilip doğrulma sırasında bu açıklıktan bütün vücudun görüneceği tahmin edilebilir. Ben bu durumu da önemsiyorum.
Kadınların geleneksel olarak(sıcaktan korunma amaçlı) (zaten)başörtüsü kullandığı bir toplumda pratik olarak, bu örtünün öne çekilmesi ile gerçekleşiverecek bir örtünme tavsiye edilmiştir. Başörtüsünün geleneksel olarak başta bulunmadığı yaşama biçimlerinde, örtünmesi gereken yerler, diğer giysilerle örtülebilir. En önemli ayrıntı ise, tefsircilerin hür ve köle kadın kıyafetini ayırmış olmalarıdır. Tefsirciler ve fıkıhçılara göre köle statüsündeki mümin kadınlar için, ne dış giysi ne de başörtüsü söz konusudur. Onların örtünme hükmü erkeklerinki gibi, göbekle diz arasıdır, yani kadınlık organını önden ve arkadan örtecek kadardır. Eğer başörtüsü, Allah`ın çağlar ve toplumlarüstü değişmez emri olsaydı, köle kadınlara niçin uygulanmamıştı? Onlar Müslüman mı değildi, yoksa kadın mı değildi? Hem Müslüman hem kadın olduklarına göre, toplumlar ve çağlarüstü, değişmez dini emir olma iddiası temelinden sarsılmaktadır. Allah bir şeyi öğütlüyorsa bütün kulları için öğütlüyor, emrediyorsa bütün kulları için emrediyor. Allah için kulları arasında fark yoktur: Kadın kadındır, Müslüman Müslüman`dır. Tek fark takvalarındadır, ondan ötesi örftür, adettir.
Son olarak, Din işleri Yüksek Kurulu üyeliğinden emekli Fahri Demir`in görüşlerine yer vereceğim. Fahri Demir, bu alandaki doktora tezinin bulgularına dayanıyor ve "Başörtüsü emrinin vücup (gereklilik) için olduğunda icma (fikir birliği) vardır" görüşüne itiraz ediyor. "Ben şimdiye kadarki araştırmalarımdan şu kanaate varmış bulunuyorum ki, örtünme emri irşadi (uyarıcı) bir emirdir. Başkasını tahrik etmeme, günaha sokmama, fitneye sebep olmama, kendisini ezadan, sarkıntılıktan, fitneden koruma tavsiyesidir. "
Alıntılar verdiğim araştırma sonuçları gösteriyor ki, başörtüsü, bir dünya işidir, bir tavsiyedir, vazgeçilemez bir dini emir (farz veya vacip) değildir.
Yazan: ugur guçlukan
baş örtüsü takan kadın guruplarını inçeleyin arap iran pakistanlı anadolulu göreçeksinizki baş örtüsü başı örtmekten cok kadını köleleştirmeye beyninin örtülmesine yarar kadın kendine yakıştırıyorsa öyle rahat ediyorsa taksın baskıyla (cevre koca dinivs) takmasın. içkinin yasaklandığı ayette şarap kelimesi aynı zamanda örtü manasını taşır beyni örten her şey haramdır
Yazan: Mustafa A
S. A
Yapmayın Allah aşkınıza!
Allah`ın tavsiyesi küçümsenecek bir şey mi?
Hz. peygamberin şahsi uygulamalarını(sünnet) neredeyse dinin asıl hükümleri haline getirenlerin söyleyeceği bir şey mi bu?
Velev ki tavsiye ve birileri bu tavsiyeyi baştacı etmiş, başından ayırmıyor, peki aşağıda yazdıklarıyla hüküm verenlere ve bilhassa kemalist, atatürkçü, laikçi kafalara ne oluyor?
Aldatmayın bizi..
Her şeye rağmen anlamaya çalışıyorum söylenenleri..
Ama sizin de gördüğünüz gibi mesele başörtü meselesi değil, tesettür meselesidir. İş, başı örtmemekle kalmıyor sair yerlerinde fora edildiği bir vasatta zaten başörtüsü tartışılmaz.. Siz İnsanlara önce tesettürü öğretin.. Başkalarından korunmanın ötesinde, başkalarını tahrik etmemek, şehevi duyguları gaza getirmemeyi konuşun.
Biraz insaf lütfen...
Üç beş Allah`ın tavsiyesini başımüstüne diyen insanlara karaçalarken, kadın teninden para kazanan sermaye kesimine fetva verdiğinizi de bir düşünün lütfen..
Yazan: uğur
başörtü takmak bir tavsiye olabilir ama Allahın tavsiyesine ```beyni örtmek!``` demek doğru birşey değildir
Yazan: burak
selamun aleyküm
şahsen başörtüsü hakkında şu ayet herşeyi ifade ediyor. KÜÇÜK BİLGİLERLE SAKIN BÜYÜK HÜKÜMLER ÇIKARMAYIN YOKSA GAZABA UĞRAYANLARDAN OLURUZ. 30 - (Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah ( C. C), onların yapmakta olduklarından haberdardır.
31 - Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah ( C. C)`a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz. NUR SURESİ 30/31. AYET.