Yazı büyüklüğünü ayarlamak için kutulara tıklayınız.
BİLİM-DİN İLİŞKİSİ (#326)
Eğitim sistemimizin bozukluğundan dolayı; ilkokul sıralarından, belki de profesör olana kadar Allah`ın adını din kitapları dışında pek, hatta hiç görmemişizdir. Okuduğumuz okullarda Allah, din konuları din derslerinde işlenirdi. O da nasıl, hanefi mezhebine uygun ki diyanet işleri başkanlığının mezhebidir, hadisler temel alınarak, arada bir-iki tane Kuran`dan sure ezberletilerek genelde gırgırın en bol olduğu ders olarak. Hal böyle olunca, Allah`a inanan insanlar bile (örneğin gözün nasıl gördüğünü, işitmenin nasıl yapıldığını, doğumu, hayvanların sindirim sisteminin nasıl işlediğini bilir) olayın nasılına bakılmaya itilmişlerdir. Bu evreni, canlıları yaratan kim, neden ve niçin yarattı, olayların yaratıcısı gerçekte kim gibi sorular sorulmaz. Görme olayının sadece biyolojik tarafı ele alınıp asıl bunu gerçekleştirenin Allah olduğu hiç işlenmez, bütün doğa olayları sanki çok normalmiş gibi anlatılır. Böyle olunca kapitalist sistemin bir bakıma hizmetçisi olan bilim sanki dinle beraber hiç anılmazmış havası getirildi. Gerçi 19. y. y. hareketi olarak gözlemlenen bu felsefi düşünce nedense ülkemizde hala geçerliliğini koruyor. Medyada gördüğümüz entel, aydın kesimi bunun borazancılığını yapıyorlar. Dini sadace alt kültür insanlarının yaptığı bir avunma aracı olarak görüyorlar. Oysa Allah evrensel kanunlarıyla direk olarak bilimin oluşumuna geçerlilik kazandırıyor. Bilim de Allah`ın evrensel kanunlarından yararlanıyor. Allah`ın dilemesi olmasaydı suyun kaldırma gücü olmazdı. Allah tabakadan tabakaya O`nun izniyle geçildiğini Kuran`da söylüyor, uzaya gidişi tarif ediyor. Allah`ın evrensel yerçekimi kanunu olmasaydı Newton`un buluşu olur muydu? Bilim adamları olmayanın keşfini yapmaz, olup da o ana kadar bulunamayanı keşfeder. Evrende olan çekim gücününün matematiksel formulünü Newton açıklamıştır. Bilim dinle bağlantılıdır, ama kendilerini aydın zannedenler bunu inkar ederler tıpkı Peygamberimiz zamanındaki bir grup insan gibi. Allah Bakara 13 te"Onlara insanların inandığı gibi sizde inanın dendiğinde, yani biz de kafası çalışmayan zavallılar gibimi inanalım mı derler. Haberiniz olsun ki, kafası çalışmayan düşük seviyeliler onların ta kendileridir, fakat bilmiyorlar. "der.
Yazan: okan zengin
"senin dinin sana, benim dinim bana"
ilk adım bu olursa tarafları olduğu gibi kabul ederiz.. imansızlığı insanlara yakıştıramayanların içine düştükleri hatalardan biri de budur.. özellikle imansızlığı anlatmanın "iman " gibi algılanması hatadır ve "ALLAH ZİKRİNE" tahsis edilmesi gereken gönüllerin ihmal edilmesi hiç akla getirilmez.. imanlı insanların çelişkisi budur.. dosta vereceği ilgiyi düşmana hediye edenin acıklı hali gibidir bu durum..
Yazan: selma
çok doğru yorumlarda bulunmuşsunuz tebrik ederim allah sizden razı olsun
Yazan: özgün YILDIRIMLAR
BENCE BU YORUM VE YAZILAR COK ONEMLI. HERKEZ OKUMALI VE DININE SAHIP CIKMALI. BEN HER GORDUGUM DINI YAZIYI OKUYAN VE BU YAZILARIN ANLAMINI BILEN BIRI OLARAK BU YAZILARI HERKEZIN OKUMASINI BU YAZILARIN ANLAMINI BILMIYORLARSA OGRENMELERINI TAVSIYE EDERIM
Yazan: HASAN
bence bu yorumlar ve bakış acıları cok guzel ben daha cok dını kıtaplara yonelık seyler okuyup kesınlıkle cok guzel bır dın oldugunu ıyı bılıyorum 7 ye gıdıyorum ve dın kültüer dersının 7 lerce 1. sıyım.
Yazan: BUSE
ARADIĞIM HİÇ BİR ŞEYİ BULAMIYORUM
Yazan: volkan
çok güzel
Yazan: gül
çok güzel
Yazan: ONUR
aradığım hiç birşey bununla ilgili değil
ama yinede yazınız güzel ama benim istediğim yazı bu değil