Yazı büyüklüğünü ayarlamak için kutulara tıklayınız.
ŞEFAAT ANCAK ALLAH`TANDIR (#554)
44. Eğer (Peygamber) bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı, 45. Elbette onu kıskıvrak yakalardık. 46. Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık). 47. Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız. (69,Hakka)
Bu ayetlerden anladığımız üzere İslam yalnızca Yüce Allah`ın sözlerini içermektedir, uydurmalara dinde yer yoktur.
36. (Resûlüm!) O kâfirlere ne oluyor ki, sana doğru koşuyorlar? 37. Bölük bölük sağından ve solundan(gelip etrafını sarıyorlar) 38. Onlardan her biri nimet cennetine sokulacağını mı umuyor? (70,Mearic)
Bu ayetlerden anladığım üzereyse bölük bölük Peygambere sığınıyorlar, ondan yardım diliyorlar, şefaat diliyorlar.
255. Allah`tan başka ilah yok. Hayy`dır O, sürekli diridir; Kayyûm`dur O, kudretin kaynağıdır. Ne gaflet yaklaşır O`na ne kendinden geçme ne de uyku. Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız O`nundur. O`nun huzurunda, bizzat O`nun izni olmadıkça, kim şefaat edebilir! O, insanların önden gönderdiklerini de bilir, arkada bıraktıklarını da!... İnsanlar O`nun bilgisinden, bizzat kendisinin dilediği dışında, hiçbir şeyi kavrayıp kuşatamazlar. O`nun kürsüsü, gökleri ve yeri çepeçevre kuşatmıştır. Göklerin ve yerin korunması O`na hiç de zor gelmez. Aliyy`dir O, yüceliği sınırsızdır; Azim`dir O, büyüklüğü sınırsızdır. (2,Bakara)
51. Rablerinin huzurunda haşredileceklerinden korkanları, o vahiy ile uyar ki korunabilsinler. Onların O`ndan başka ne bir dostu vardır ne de şefaatçısı. (6,Enam)
3. Şu bir gerçek ki, sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arş üzerine egemenik kurup iş ve oluşu çekip çeviren Allah`tır. O`nun izni olmadıkça hiçbir şefaatçı devreye giremez. İşte bu Allah`tır sizin Rabbiniz. Artık O`na kulluk/ibadet edin. Düşünüp anlamıyor musunuz? (10,Yunus)
43. Yoksa Allah`tan başka şefaatçılar mı edindiler? De ki: "Onlar hiçbir şeye sahip olmayan/hiçbir şeye gücü yetmeyen, aklını da işletmeyen varlıklar olsalar da mı?" 44. De ki: "şefaat, tümden ve sadece Allah`ındır. Göklerin ve yerin mülkü/yönetimi O`nundur. Sonunda O`na döndürüleceksiniz." (39,Zümer)
Yoksa hala düşünmez misiniz? Şefaat ancak Allah`tandır. Peki niçin halkımızın türbe ve benzeri yerlere gidip başkalarından şefaat dilediğini, Peygamberlerden şefaat dilediğini görüyor ve duyuyoruz? Yoksa halkımız eski inancı şamanizimden ayrılamadı mı?
Allahım; hepimizi iyi ve doğru olana, senin yoluna ulaştırman dileğiyle. Senin herşeye gücün yeter.
Yazar : S.S.
Bu yazı Diğer konular kategorisindedir.
Bu yazi 874 kere okunmuştur.
Yorumlar
Yazan: hakan
güzel kardeşim ALLAH`In izni olduktan sonra bir çocuğa dahi şefaat etme yetkisi verilir yüce rabbimiz ayetlerde her mümin kendi kulluk görevini yerine getirmesini zaten bir sorumluluk olarak vermiştir bunun yanında peygamberlerden ALLAH dostlarından sadece şefaat ALLAHın izniyle umulur kesin şefaat verecek diye ALLAH tan başka hiç kimse yoktur ama rabbim isterse sevdiği kulları şefaatçi kılar buda takva sahibi kullardır.
tabiki hurefe mantığıyla yan gelip yatıp şefaat kesin gelcek gibi birinden medet ummak dinimizde yoktur fakat aşağıda belirtilen ayetlerde olduğu gibi yüce rabbim istedikten sonra istediğine şefaat etme yetkisi verir yani dinimizde şefaat vardır fakat ondan kesin medet beklemek direk kula tabi olma gibi hurefe anlayışı yoktur. herşeyi şefaatte olduğu gibi yüce rabbimizden umulur lütfen yüce rabbimizin işine karışmaktansa kulluk görevimizi yerine getirelim ve Kuran`a elimizden geldiğince sarılalım.
Şu bir gerçek ki, sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arş üzerine egemenik kurup iş ve oluşu çekip çeviren Allah`tır. O`nun izni olmadıkça hiçbir şefaatçı devreye giremez. İşte bu Allah`tır sizin Rabbiniz. Artık O`na kulluk/ibadet edin. Düşünüp anlamıyor musunuz?
(10/3, Yunus)
255. Allah`tan başka ilah yok. Hayy`dır O, sürekli diridir; Kayyûm`dur O, kudretin kaynağıdır. Ne gaflet yaklaşır O`na ne kendinden geçme ne de uyku. Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız O`nundur. O`nun huzurunda, bizzat O`nun izni olmadıkça, kim şefaat edebilir! O, insanların önden gönderdiklerini de bilir, arkada bıraktıklarını da!... İnsanlar O`nun bilgisinden, bizzat kendisinin dilediği dışında, hiçbir şeyi kavrayıp kuşatamazlar. O`nun kürsüsü, gökleri ve yeri çepeçevre kuşatmıştır. Göklerin ve yerin korunması O`na hiç de zor gelmez. Aliyy`dir O, yüceliği sınırsızdır; Azim`dir O, büyüklüğü sınırsızdır.
(2, Bakara