DİNİ YAZILAR

Yazı büyüklüğünü ayarlamak için kutulara tıklayınız.

GERÇEK HAYAT DÜNYADAN İBARET DEĞİL! (#645)

Kendimize ve çevremizdeki insanlara baktığımızda illa ki, yaşam şartları itibariyle, hayatta hoşnutsuz olunan ve değiştirmek istenen birçok şeyi sıralayabiliriz. Oysa bizim başımıza veya hayatta en yakınımız olan insanların başına, ölümcül hastalık, ömür boyu sakat, kör ya da felç kalma gibi geriye çevrilemeyecek felaketler gelse, herhalde insanların çoğu eski hayatlarını geri kazanabilmek için birçok şeyini feda etmeye razı olurdu.

Aslında insanların bu genel memnuniyetsizliğinin ve doyumsuzluğunun nedeni, yaşama bakışlarının daha çok dünyevi hayatla sınırlı olmasından kaynaklanmakta. Zaten insan yaşamındaki koşuşturmanın, hırsların, arzuların altında yatan amaç da genellikle dünyevi refahı arttırmaya ve kendini bu şekilde tatmin edip, gözünü doyurmaya dayalı.

Kuran-i açıdan bakıldığında ise olması gereken, her şeyden önce hayrında, şerrinde Allah’tan geldiğini bilip dünyevi hayatın aslında bir imtihan yerinden ibaret olduğunu kavrayabilmek. Allah’ın herkesi sağlık, imkân, çevre, kültür, kapasite, zekâ, dış görünüş gibi açılardan derecelere ayırdığını ve kendi derecemiz neyse, bizi verdiği kadarıyla imtihan ettiğini de bilmemiz gerek. Yaptığımız seçimlerde de dünyevi çıkarların, Allah’a karşı olan sorumluluklarımızla çatıştığı noktada kesinlikle kendimizi tutmayı ve mantıki açıdan doğru olduğunu bildiğimiz şeyi, nefsimiz istemese dahi seçebilmeyi öğrenmeliyiz. Yani önemli olan şey hayattaki önceliklerin neler olduğunu kavrayabilmek. Kavradıktan sonra ise yapılması gereken, aşılmaması gereken dünyevi sınırların bir prensip haline getirilip, hiçbir şartta prensipleri çiğnememek ve ileride aynı olaylarla karşılaşıldığında yapılması gereken seçimin farkında olunarak nefsimizi terbiye etmiş olmak.

Sonuç olarak dünya hayatı o kadar aldatıcı ki, insan çevresinin de etkisiyle, kendisini bir anda hayatın hızına kaptırıp fark etmeden sürüklenmeye başlayabiliyor. Açıkçası geçip giden her anın Allah tarafından bilindiğinin farkına varmak ve tüm bunların aslında ahiretteki gerçek hayatımızın nasıl olacağını belirleyecek olan imtihanın bir parçası olduğunu düşünmek biraz tüyler ürpertici. Ne yazık ki hiç birimizin ne zaman öleceği de belli değil ve öldüğümüz anda imtihanımız ikinci bir şans verilmemek üzere sona eriyor.


22. Siz, işitme gücünüzün, gözlerinizin, derileriniz aleyhinize yapacağı tanıklıktan gizlenmiyordunuz. Tam aksine siz, yaptıklarınızdan birçoğunu Allah`ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.

23. İşte, Rabbiniz hakkında beslediğiniz bu zannınız sizi mahvetti de hüsrana uğrayanlardan oldunuz.

24. Şimdi eğer dayanabilirlerse, barınakları ateştir. Yok eğer özür dileyip hoşnutluk sağlamak istiyorlarsa, özürleri kabul edilmeyecektir.
41 - Fussilet Suresi

Yazar : Ali U.
Bu yazı Hayatın merkezine Allah’ın konması kategorisindedir.
Bu yazi 1297 kere okunmuştur.
Toplam 10 kişiye göre ortalama puanı 9,5 Sizde oylayın.

Arkadaşınıza Gönderin
   
 

Yorumlar

Yazan: Güldeniz
Gerçeği kavramak o kadar zormu,ahireti niye hesaba katmaz insan..

Yorum Gönder

İsminiz

E-mail
Kesinlikle gizli kalacaktır.
Yorumuzun


Yazılar içerisinde arama yapacağım.


Kategoriler
Alınması gerekli ibretler
Diğer konular
Din-bilim-felsefe ilişkisi
Dualar
Hayatın merkezine Allah’ın konması
İbadetler, emir ve yasaklar
Kuran ayetlerinin düşündürdükleri
Kuran’ın rehber edinilmesi
Kuran'daki mucizeler

Yazdığınız veya beğendiğiniz yazıları sitemize yollayabilirsiniz.


Bunu biliyor musunuz?
Allah’ın şaşırttığına kimse yol bulamaz. | Nisa Suresi 143


Email grubuna üye olun dini yazıları size postalayalım.


Kuran Mucizeleri
Kuran'daki Din
Kuran'i Kerim
Allah'ın Varlığı
Allah, Evren ve İnsan
Big Bang ve Tanrı
Kuran'daki Dualar

Kuran Hiç Tükenmeyen Mucize Kuran Mucizeleri Kuran'daki Mucizeler

Big bang ve Tanrı Allah İslamiyet Allah'in varliği delirleri Bilim ve İslamiyet

yaşamın içinden dini yazilar

Sitemizdeki yazılardan oluşan ilk kitabımızı çıkardık. Tüm kitap evlerinde bulabilirsiniz.


Künye © 2005-2008 Kuran Araştırmaları Grubu