DİNİ YAZILAR

Yazı büyüklüğünü ayarlamak için kutulara tıklayınız.

HİKMET (#693)

Müslümanın gerçek manası arapçadaki teslim olmak fiilinden türeyen “teslim olan”’dır. Kelimeyi düşündüğümüzde Allah ile kulları arasındaki ilişkinin ne boyutta olduğu görülebilir.
Allah’ın bize emrettiği veya yasakladığı şeyleri yerine getirmemizin en önemli ve hatta tek sebebi işte bu teslimiyet kavramının içinde saklıdır. Gerçek müslüman o emir ve yasaklara kendisine bu dünyada fayda sağlıyacak bir takım davranışlar niyetiyle hiç bir zaman yaklaşamaz. Çünkü Allah’ın kurduğu sistem dünya ve ahıret olarak iki ayrı, bir o kadar da ilişkili, parçanın oluşturduğu bütünden ibarettir.

Allah’ın emir ve yasaklarında dünyevi olarak insanların yararına olacak birçok nedenin bulunması kadar doğal bir durum olamaz; çünkü insanın yaratıcısı olan, elbette ki insan için uygun olanı da en iyi bilendir. Fakat bazı müslümanlar dünya hayatının dışına çıkmadan bu emir ve yasakların hikmetlerini (nedenlerini) dünyevi bazı olgularla doldurma eğilimindedir. Kuran’da da birçok kez vurgulanan dünya hayatının kısalığı ve aslolanın ahıret olduğu düşünülürse bazı olayların hikmetini ararken daha geniş açıdan bakmamız gerektiği de anlaşılabilir. Örneğin, domuz eti yemenin trişin mikrobunu içerdiğinden dolayı yasaklandığını ve Allah’ın bununla kullarını bir nevi koruduğunu hikmet olarak orataya koyan bir müslümana, artık domuzların temiz çiftliklerde yetişip, etlerinin de kontrol edildiği ve trişin mikrobundan tamamen arındığı söylenebilir ki, nitekim bazı insanların böyle bir seçimde bulunarak Allah’ın haram kıldıklarının zaman geçtikçe değişebileceğine dair izahları da bulunmaktadır. Dünyevi bakış açısından sıyrılıp Allah’ın emir ve yasaklarının hikmetini ararken ahıreti de hesaba katmalı, olgular sadece tek boyuttan incelenmemelidir. Anlaşılacağı gibi bu tarz bir yaklaşım inananların inançlarına zarar da verebilir.

Tabi bu durum sadece emir ve yasaklarla sınırlı değil, yaşamda karşımıza çıkan her şeyle genellenebilir. İnanan bir insan başına gelen olayların hikmetini ararken sadece maddi bir hikmet aramaktansa manevi bazı nedenlerin hesabını yapmalıdır. Mesela insan başına gelen bir hastalık durumunda Allah’a daha fazla yaklaşabilir. Fakat ilk olarak düşündüğünde o hastalığın nedenini anlamayabilir ve kafasında manevi bir hikmet anlayışının eksikliğine dayanan bir iman zaafı oluşabilir.

Genel olarak toparlarsak, hikmet arayışındaki inanan insan değerlendirmelerini yaparken salt maddi kuramlardan ziyade manevi boyutun peşinde koşmalıdır.

Yazar : fatih
Bu yazı Diğer konular kategorisindedir.
Bu yazi 726 kere okunmuştur.
Toplam 5 kişiye göre ortalama puanı 9,4 Sizde oylayın.

Arkadaşınıza Gönderin
   
 

Yorumlar

Yazan: Orhan
İnsanların ahireti hesaba katmadan yaşadıkları görüşünüze katılıyorum,teşekkürler.

Yorum Gönder

İsminiz

E-mail
Kesinlikle gizli kalacaktır.
Yorumuzun


Yazılar içerisinde arama yapacağım.


Kategoriler
Alınması gerekli ibretler
Diğer konular
Din-bilim-felsefe ilişkisi
Dualar
Hayatın merkezine Allah’ın konması
İbadetler, emir ve yasaklar
Kuran ayetlerinin düşündürdükleri
Kuran’ın rehber edinilmesi
Kuran'daki mucizeler

Yazdığınız veya beğendiğiniz yazıları sitemize yollayabilirsiniz.


Bunu biliyor musunuz?
Haset içinde olanın kıskandığı zaman zararı dokunabilir. | Felak Suresi 5


Email grubuna üye olun dini yazıları size postalayalım.


Kuran Mucizeleri
Kuran'daki Din
Kuran'i Kerim
Allah'ın Varlığı
Allah, Evren ve İnsan
Big Bang ve Tanrı
Kuran'daki Dualar

Kuran Hiç Tükenmeyen Mucize Kuran Mucizeleri Kuran'daki Mucizeler

Big bang ve Tanrı Allah İslamiyet Allah'in varliği delirleri Bilim ve İslamiyet

yaşamın içinden dini yazilar

Sitemizdeki yazılardan oluşan ilk kitabımızı çıkardık. Tüm kitap evlerinde bulabilirsiniz.


Künye © 2005-2008 Kuran Araştırmaları Grubu