Yazı büyüklüğünü ayarlamak için kutulara tıklayınız.
Şehit (#929)
Bir Müslüman için varılabilecek en güzel mertebe şehitliktir herhalde. Müslüman, şehit olarak, Allah rızasının hayatından bile önemli olduğunu somut bir şekilde göstermiş olur. Buradaki en önemli nokta kişinin Allah rızası için ölmesi. Şehitliğin sonucu Allah’ın dininin yayılması ya da korunması olmalı. Kuran’da şehit olmakla ilgili en çarpıcı ayetlerden biri şudur: Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler. (3/169, 170)
Gerçek anlamda müslüman olamayan birine bu olay korkunç gelebilir. Bu da hayatına müslümanlığı tam yerleştiremediği anlamına gelir bence. Kendi adıma bir düşünecek olursam, ben ne kadar hazırım bilmiyorum, çünkü bu gibi olaylar ahkam kesmekle olmaz, vakti gelince belli olur. Şu an için hayatımızda böyle bir sınav yok. Olsaydı eğer büyük bir sınav olurdu.
Günümüz çağında, Allah rızası için mücadele yolu çok değişti. Kafirler/ateistler üzerimize silahla gelmiyor, bizi yurdumuzdan çıkarmıyor, bize işkence yapmıyor. Onun yerine kitaplar yazıyorlar, tartışma programlarına katılıyor, müslümanlığı kötülüyorlar. Onlarla artık savaşımız tartışma yoluyla, hatalarını göstermekle, ve müslümanlığın gerçekte ne kadar akılcı olduğunu, akıl-ilim ve Allah ilişkisini ortaya koymakla oluyor. Savaş artık bilgi ortamında oluyor.
Yazar : Özgür
Bu yazı Diğer konular kategorisindedir.
Bu yazi 703 kere okunmuştur.
Yorumlar
Yazan: kübranur üney
çok güzel bir dini yazı tebrik ediyorum benim dayımda şehit oldu ve biz bundan gurur duyuyoruz çok TEŞEKKÜRLER
Yazan: ferhat
cok guzel ifade etmisiniz ozgur bey elinize, yureginize saglik
Yazan: Ozan POLAT
İnsanlar Allah`tan niçin korkarlar?
Rahman ve Rahim sıfatını kendinde toplayan yani esirgeyen ve bağışlayan olduğunu kelam eden, onca günaha, hataya rağmen tövbeleri kabul eden, yaratıcı olmanın üstün sorumluluğunu adeta gösterircesine, inanan veya inanmayan herkesi derecesine göre rızıklandıran bir güçten neden korkarız onu sevmek yerine?
Evet bizler Allah`tan korkarız çünkü "Korku, sevginin doruk noktasıdır". Bizim Allahtan korkumuz ona duyduğumuz sevgi ölçüsündedir.
Düşünün bir kere. Allah göstermesin, telefonunuz çaldı ve en sevdiğiniz varlığın-anneniz, babanız vs- kaza yaptığı haberini aldınız. Ne hissederdiniz? Hayır, üzüntü değil. Üzüntü ruhun en dingin halidir. Üzülen insan sessizleşir, kalp atışları yavaşlar, kabuğuna çekilir son şiddetiyle. Oysaki böyle bir haberde kalbiniz çarpmaya, eliniz titremeye, gözleriniz kararmaya başlar. Neden biliyor musunuz? Çünkü o anda hissettiğiniz duygu korkudur. Sevdiğiniz varlığı kaybetmekten korkarsınız. Bilirsiniz ki o artık olmayacaktır hayatınızda ve siz bir daha onu göremeyeceksiniz. Belli bir süre geçtikten sonra kabulleniş başlar ve üzüntüye doğru yelken açar insan.
İşte bizler Allahtan böylesine korkarız. Onun sevgisine mazhar olamamaktan, ona layık olamamaktan, onu kaybetmekten, öldükten sonra vaat ettiği o en müjdeli anı kaçırmaktan yani cemalini görememekten korkarız! Evet bizler onu öyle severiz ki, cennete girmeyi nimetlerinden faydalanmak için değil, bir an onu görebilecek olmanın hayaliyle arzu ederiz.
Bizler Allahtan çok korkarız. Çünkü sevgimiz doruk noktasındadır ona karşı. Hoş, duyduğumuzu sandığımız tüm aşk, sevgi ve şefkat de aslında ona duyduğumuz hasret ve özlemden değil midir?
Evet bizler aynı zamanda, yoktan var eden, var ettiklerinin canını alan ve tekrar dirilten, bunları yapmak içinde hiç zahmete gerek duymayan, sadece ol demesiyle olduran bir güç karşısında nasıl korkmayız? işte bizim korkumuz bu güce karşı duyulan sonsuz saygı ve hayranlığın doğal sonucudur.
Bizler Allah`tan bu nedenle çok korkarız!
Yazan: Özgür
Ozan Polat kardeşim, çok güzel yazmışsın. Allah hidayet versin bizlere inşallah..
Yazan: fatih can
tesekkürler
fakat ben sunu anlamiyorum.
türkiyede uzun zamandir bir cok eylemler ve daglarda savaslar yapiliyor. ölen her askeri tv. , radiolarda sehit olarak adlandiriliyorlar.
kürtler ve türkler arasinda adeta bir savas yasaniyor. fakat ölen türk askerleri sehit, , , ve daglarda kürler icin savasan askerlerde terörist oluyor.... aslinda dogrusunu söylemek olursa, , sehit degillerdir... kurda bile ALLAH YOLUNDA ÖLENLER yaziyor.... . ama türkler yani medya buna vatani, milleti ilave ediyor. ve ölen her askeri sehit olarak adlanriyorlar... her iki tarafda sehit degildir. cünki bu bir toprak savasi, , , hem daglarda savasan kürtler türkiyeyi bombalamiyorlar. yada toplum ortasina bombam atmiyorlar, ama terörist oluyor yaptiklar her durumda. yani kisacasi ne terörist nede sehit var bu ortamda.. lütfen sizden ricam okuyanlardanda dini ve siyasal savaslari birbirine karistirmayalim. cünki su anda bile medyanin ve insanlarin toplumun yaptigi tek sey dini ve siyasal savaslari birbirine karismaktir. Allah bizi bu dünyaya topraklar icin savasalim diye göndermedi... yada sacma sacma savasip, sonra sehit olduk diyelim diye göndermedi bizi... sehitlik mertebesi kimdedir bunu Allahdan baska kimse bilmez.. ama siyaset iste kendini Allah ile sirk kosuyor. sehit kimdir veya kafir kimdir diye insanlari sifatlandiriyorlar.