Yazı büyüklüğünü ayarlamak için kutulara tıklayınız.
İnsan neyin peşindedir? (#984)
İnsan neyin peşindedir?
Değerler neye göre şekillenir? İnsanlar bir aradayken birbirilerine daha çok nasıl yakın olabilirler? Birbirilerine karşı daha sevgili, saygılı nasıl olabilirler? Birbirilerinin ihtiyaçlarını daha çok nasıl görür hem kendileri hem diğerlerinin isteklerini gerçekleştirebilirler? Gibi düşüncelere girmeme sebep oldu bu bol misafirli bayramımız. Herkesin farklı düşünceleri farklı tutumları vardı. Ancak genel olarak herkesde daha çok nasıl göze çarpabilirim? nasıl sevilebilirim? Nasıl karşı tarafı küçük düşürebilirim? Ne gibi hatalar bulabilirim? Benim daha iyi olduğum nasıl anlaşılabilir? Gibi düşünceler davranışlara yansıyordu.
İnsan neyin peşindedir? İç duygularımızı ve olması gereken İslam değerlerini o kadar düşünemez olmuşuz ki ve çocuklara da sahte davranışları o kadar çok aşılanmış ki sevgi ortamı yada kendin olma ortamı bitmiş tamamen iç alemden uzak, insanlardan her şeyi gizleme, çocuklarda dahi sahte bir dünya sergilenir durumda. Bu ortamların havasını soluyan samimi insanlar bile aldıkları eleştiri yüzünden kendilerini dışa yansıtmadıklarından ya orda kalma mecburiyeti taşıdıklarından farklı davranışlar sergilemek zorunda kalıyor yada ortamda hiç bulunmamak bir araya gelmemeyi tercih ediyorlar.
İnsanlar hep maddesel değerlerin ön planda olduğu hayat tarzını modelledikleri için iç alem tamamen düşünülmez hale gelmiş. Çocuklara en akıllı olma, en göz açık olma özellikleri aşılanmış. Oysaki dinimiz ameller niyetlere göredir diyerek en önce niyet, iç alem geldiğini vurguluyor. Nitekim bu özellik göz önüne alınmadığından sadece eğitim verirken iyi bir patron, müdür veya para getiren başka bir deyişle geleceklerini garanti edecekleri bir bilgi birikimine sahip olmaları gerektiğine inanarak çocuklarını bu şekilde yönlendiriyorlar. Gelecek bu şekilde garanti edilebilir mi? İnsanlar birbirine yenilmeme adına o kadar çok şeyden vazgeçmişler ki… Sıkılıp yüz çevirenleride küçük görüyorlar
Birbirilerine daha samimi, daha mutlu ve stressiz ortamlar istiyorsak eğer, insanların iç duygularına daha saygılı olmalı, sahte sözlerle kendimizi kandırmamalı. Çıkarı uğruna yapılan bir ziyarette bile iç duyguları yıpratılmamalı. Dua almak için yapılan bu eylemleri amaçlarından saptırmamalı ki bu amaçla yapılıp yapılmadığını ancak Allah’ın bildiği halde insanlara gösteriş uğruna yanlış dile getirmemeli. Samimiyetsizlikten sıkılıp yüz çevirenleri asıl gösterilmesi gereken bu davranışları yanlış yansıtmamalı, nesilleri yanlış yönlendirmemeli…
Yazar : fatma sena
Bu yazı Diğer konular kategorisindedir.
Bu yazi 675 kere okunmuştur.
Yorumlar
Yazan: emrah
işte senin dedigini yaptıgımızda o zaman insan ne oluyor bilirmisin saf temiz küçük olarak görülüyoruz ama bu insanlara bir fırsat veriyor ve kendilerinin bu dünyada uyanık zannediyorlar oysa onlarında karsılarındaki gibi kendileri olması gerektigini bilerek bunu sürdürüyorlar vede hep bundan karlı cıkıyorlar ezilen o gariban o dürüst o saf temiz olan geride kalıyor bunu bir düşünmek gerek böyle olmak kim ister
Yazan: İsim vermek istemiyor
haklısınız çok haklısınız ve sizi ve sizin gibi insanlar oldugunu görmek bana güç veriyor bu hayat yalan dünya yalan yalan içinde bizlerde bir yalan olmuş sürüklenip gidiyoruz bişeylerle kendimizi avutuyoruz oysa allaha sıgınmak dualarla allaha olan vazifelerimizle avunmalıyız. oysa yapamıyorum yaşayamıyorum olmuyor yaşamakta olmuyor ölmeyide düşününce olmuyor öbür dünya için hiç birşey ekmedim öbür dünyada neyi biçecem diye ölümüde düşünemiyorum isyan edemiyorum zorluklar içinden zorluk çıkıyor hayat zorlaşıyor allaha olan vazifemi yapmaya başlıyorum ve nefis işte kahretsin nefsime hakim olamıyorum ve tekrar yalanlar içine geri dönüyorum inanın bu sahte dünya için degil öbür dünyadan kortugum için yaşamak istiyorum olmuyor olmuyor lütfen bana bişeyler yazın ben çıldıracam kahretsin
Yazan: fatma
Allah`ın rahmetinden umut asla kesilmez. Yaşamak o kadar kötü değil. Ahiretin tarlası. Biz samimiyetle her işde onun rızasını aramalıyız. Her anımızı onu anmakla geçirmeliyiz. Elimiz işte kalbimiz yarda olmalı. Öğrenmeye çok önem vermeliyiz. Çünkü islam dini bilgisizliği mazeret olarak görmüyor. Bilmediğimiz birşeyi yapmadığımız için hem suçluyuz hemde öğrenmeye çalışmadığımız için boş şeylerle vakit geçirdiğimiz için suçlu oluyoruz. Bu yolda karınca adımları ile dahi olsa yol almaya çalışmalıyız. İnsanları ve etrafı memnun etmeye çalışmak hiçbirşey kazandırmıyor sevdirmiyor kimseye bizi. Tek arzumuz Rabbimizin bizden razı olması. Her şekilde insanların bir kısmı bizden hoşlanmayacaktır çünkü her düşüncede insanlar var. Rahmeti çok geniş olan mevla nefs verdiği gibi sevab almayıda kolaylaştırmış. nefsimizi yenmeyide şartlara bağlamış bunları öğrenmek lazım hatalar için tövbe kapısını çalmalıyız. Vesellam
Yazan: fatma
benim yorumlarım neden yayınlanmıyor? Merak ediyorum.