PEYGAMBER KURAN HARİCİNDE DİNİ HÜKÜM GETİREBİLİR Mİ?

Gelenekçi İslam’ın savunduğu en önemli konulardan biri de, peygamberin kendi inisiyatifini kullanarak, günlük yaşamdan olsun ya da dini konularla ilgili olsun, çeşitli yasaklar koyma yetkisi olduğudur. Peygamberin Allah tarafından indirilen ayetler dışında, kendi başına da kararlar verip bunları haramlaştırabileceği hatta Allah adına insanlara yasak dahi koyabileceğini düşünürler. Peygamberin helal veya haram koyma yetkisi olduğunu zannederler.


Sanki Allah’ın (haşa) unuttuğu yerlerde yada Allah’ın ilgilenmediği alanlarda peygamber olaya müdahale eder ve o konuyla ilgili helal-haram çıkartır. Oysa Allah Kuran’da defalarca helal-haram koyma yetkisinin sadece kendisinde olduğunu, Kuran’ın tamamlandığını ve içinde her şeyin eksiksiz bir biçimde anlatıldığını söyler.

Allah Tahrim Suresi 1. ayette “Ey Peygamber! Allah’ın sana helal kıldığı şeyi eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek neden haramlaştırıyorsun? Allah Gafur’dur, Rahim’dir.” Der. Peygamberimiz burada önce kendinin veya karısının istediği bir şeyi yasaklıyor ki, bunun üzerine böyle bir ayet geliyor. Bu ayetten de anlaşıldığı gibi peygamberin canının istediği gibi, bir şeyi dinen haram kılması söz konusu olamaz.

Ayrıca Hakka suresinin 44, 45, 46ve 47. ayetlerine baktığımızda Allah peygamberden bahsederek buyurmuştur ki:
44. Eğer bazı lafları bizim sözlerimiz diye ortaya sürseydi,
45. Yemin olsun, ondan sağ elini koparırdık.
46. Sonra ondan can damarını mutlaka keserdik.
47. Sizin hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.

Kuran’da “sağ el” ifadesi genellikle güç, hakimiyet manasında kullanılır. Allah 45. ayette açıkça; Peygamberin Kuran’da geçmeyen, yani dolayısıyla Allah’ın kelamı olmayan şeyleri Allah’ın sözüymüş gibi göstermesi durumunda, peygamberin hakimiyetini elinden alacağını (sağ elini koparacağını) ve 46. ayette onun can damarını keseceğini, yani peygamberi öldürüp, yok edeceğini ve bunun devamında 47. ayette de peygamberin etrafındaki hiç kimsenin buna engel olmaya gücünün yetmeyeceğini söylüyor.

Bütün bunlar bize açıkça gösteriyor ki peygamber, Kuran’da geçenlerin dışında, hiçbir surette kedi başına bir dini hüküm getiremez. Bu Allah tarafından yasaklanmıştır. Bize düşen ise Kuran dışındaki kaynaklardaki dini hükümleri (Kuran’da bahsedilmeyen dini hükümleri) hiç dinimize karıştırmayıp, hayatımızın merkezine dini koyarak, yaşayış tarzımızı Kuran’ın haram kıldığı noktalar ve Kuran’ın bunlar haricinde insana serbest bıraktıkları doğrultusunda şekillendirmektir. Bunun için de Kuran’da bizden istenenleri, nasıl hareket etmemiz gerektiğini ve daha geçen bir çok şeyi öğrenerek en iyi şekilde anlamaya çalışmak bütün Müslümanların görevidir.

“Allah pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır.”
10-Yunus Suresi / 100

Yazar : Ali Gerçek

 


About the Author
Author

Dini Yazilar

Comments (1)
  • Avatar

    Kant May 22 2013 - 10:48 Reply

    “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları o Elçi’ye, o ümmi peygamber’e uyarlar. O peygamber ki, kendilerine iyiliği emreder, kendilerini kötülükten men eder; onlara güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. Ona inanan, destekleyerek ona saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla beraber indirilen nura uyanlar, işte onlar felaha erenlerdir.”[1]
    [1] A’raf, 157

    “Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve Ahiret gününe inanmayan, Allah’ın ve Rasulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın.”[2]
    [2] Tevbe,

Leave a reply

Name (required)

Website