KURAN IN NAMAZ KONUSUNDA AÇIKLAMALARI.

Bugün sizlerle kurandan araştırmaya çalışacağımız konu, acaba Rabbim kuranda en çok bahsettiği namaz kılın emrini verip, nasıl namaz kılacağımızdan ve ne dualar okuyacağımızdan bazılarının söylediği gibi, kuranda hiç bahsetmemiş olabilir mi, onu araştırmaya çalışacağız. Önce hatırlatmak istediğim, namaz kılmasını, orucu tutmasını, hacca gitmesini İbrahim peygamberden bu yana tüm dinlere emrettiğini bizlere açıklıyor kuran. Hatta Kabenin kurulmasını İbrahim peygambere emrettiğini ve tüm inananların ziyaret edip çevresinde hep birlikte namaz kılmalarını emrediyor. Kuran hac konusunda en ince detayına kadar anlatıyor bizlere. Oruç da aynı bizden öncekilere de farz olduğunu söyledikten sonra, onun da tüm açıklamalarını kuranda detaylandırıyor. Peki, nasıl olurda namaz kılmakta bizden öncekilere farz olduğu halde, bazılarının söylediği gibi, kılınışı konusunda kuranın hiçbir şey bahsetmediğini söyleyip, bunun öğretilmesini Rabbin peygamberimize bıraktığına nasıl inanırız?


Namaz konusunda kurandan detay alamayız diyenler, acaba peygamberimizin dine ilaveler yaptığını mı düşünüyorlar dersiniz? Hani Rabbim ne diyordu? Bizim söylediklerimize tek kelime kendi sözünü bizim sözümüzdür diye ekleseydi, onun şah damarını keserdik demiyor muydu? Hani Rabbim kuranın ipine sarılın diyordu? Hani sizleri kurandan hesaba çekeceğim diyordu? Sakın emin olmadığınız sözlerin ardına düşmeyin sorumlu olursunuz diye ikaz etmiyor muydu bizleri ne oldu? Bizlere kuran dışından gelen ve bir rivayete göre diye başlayan bilgilerin tümünü, hiçbir kontrolden geçirmeden kabul etmek doğru mudur dersiniz? Kuranı ben koruyorum diyen Rabbim, sormak lazım hiç sorgu sual etmeden bizlere gelen sözleri kimler koruyor olabilir, sizlere Rahmanın garantisini veren var mı?

Bizlerin yaptığı en büyük yanlış, mezheplerin ve zamanla geleneklerin namazın şekline yaptığı ilaveleri, Allah emri sanmamız ve onları da Kuran`dan aramamızdan kaynaklanıyor. Kuranda bulamadığımızda ise, bakın demek ki her şey kuranda yokmuş, deme gafletine düşmemiz bizleri yanıltmaktadır. Rabbim bizlere her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdim ki anlayasınız diyorsa, namaz konusunda bizlerden istediklerini de sade, kolay bir şekilde mutlaka kuranda anlatmıştır. Gelin kurana birlikte bakalım acaba bizden öncekilere de farz olan namaz kılın sözcüğüyle, Allah bizlerden ne istiyor.

Önce yazımızın başında İbrahim peygambere hac yerini, kabeyi ne maksatla yaptırdığını ve çevresinde bakın nasıl namaz kılmamızı istediğini ayetinde bizlere anlatıyor onu inceleyelim.

Hac 26: Bir zamanlar İbrahim için, o evin yerini, şöyle diyerek hazırlamıştık: Bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi; tavaf edenler, kıyamda duranlar, rükû-secde edenler için temizle.

Bakara 125: Hatırla o zamanı ki, biz Beytullah`ı insanlar için sevap kazanmaya yönelik bir toplantı yeri ve güvenli bir sığınak yaptık. Siz de İbrahim`in makamından bir dua yeri edinin. İbrahim ve İsmail`e şu sözü ulaştırmıştık: “Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rüku-secde edenler için evimi temizleyin.

Ayeti okuduğunuzda Allah İbrahim peygambere şu anda kıldığımız namazın olmazsa olmazını ne kadar güzel anlatıyor. O evi benim için kıyamda duranlar, rükû-secde edenler için temizle. Demek ki Allah huzurunda saygıyla durulmasını, onun önünde saygıyla eğilmesini ve yine ona saygıyla secde edilmesini istiyor. İşte namazın nasıl kılınacağının şekli izahı, o günde aynı günümüzde de aynı, devam edelim kurana namaz konusunda bakmaya.

Ali imran 43: “Ey Meryem, Rabbinin huzurunda saygıyla el bağla (Rabbine divan dur), secdeye kapan ve rükû edenlerle birlikte rükû et.

Bu ayette de Meryem anamıza sesleniyor ve bakın yine günümüzde Allahın huzuruna namaz kılarken durduğumuz ve saygıyla el bağladığımız, rükû ve secde ettiğimiz namazın kılınmasını anlatıyor bizlere, dikkat edin bu emir peygamberimizden çok önceki bir zamana, daha Hz. İsa bile doğmamış döneme ait. Düşünün İbrahim peygamberimize dahi namaz konusunda yapılması gerekenler aynı, kıyamda dur, rükû et, secde et. Devam edelim kurana bakmaya.

Hac77: Ey iman edenler! Rükû edin, secde edin; Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtulabilesiniz.

Furkan 64: Onlar, Rablerine secde ederek ve kıyama durarak gecelerler.

Fetih 29: Muhammed, Allah`ın resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çok çetin, kendi aralarında çok merhametlidirler. Sen onları rükû eder, secdeye kapanır halde görürsün. Allah`tan bir lütuf ve hoşnutluk ister dururlar……….

Şuara 218–219: O ki görüyor seni kıyam ettiğin zaman, Secde edenler arasında dönüp dolaşmanı da.

Tevbe 112: O tövbe edenler, o ibadet edenler, o hamdedenler, o oruç tutanlar, o rükûya varanlar, o secdeye kapananlar, o iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah`ın koyduğu sınırı koruyanlar… Müjdele o müminleri.

Yukarıdaki ayetleri okuduğunuzda sanırım siz de namazın olmazsa olmazı olan ve Allahın tarif ettiği namazın, KIYAM ETMEK yani onun huzurunda saygıyla durmak, RUKÜ ETMEK yani onun önünde saygıyla eğilmek, SECDE ETMEK yani onun yüceliği önünde secdeyle yerlere kapanmak, namazın şekli boyutuymuş. Demek ki namazı Allah kuranda anlatmıyor demek, koskoca bir yalan olduğu anlaşılıyor. Şimdi de namazlarımızda ne okuyacağımız da kuranda yazmaz, peygamberimizin hadisleri olmasa namazımızı kılamayız sözlerine bakalım, gerçekten söz etmiyor mu dersiniz? Yoksa günümüzde bu duaları okumadığımızda namaz kabul olmaz diyenlerin, büyük bir yanılgı içinde olduğunu mu söylüyor kuran.

Müzzemil 20: …… O halde Kuran`dan, kolay geleni okuyun. Sizden hastalar olacağını bildi. Bir kısmının yeryüzünde dolaşıp Allah`ın lütfundan bir şeyler isteyeceklerini, diğer bir kısmının da Allah yolunda çarpışacaklarını bildi. O halde Kuran`dan, kolay geleni okuyun! Namazı kılın!… …

Bakara 45: Sabra ve namaza sarılarak yardım dileyin. Hiç kuşkusuz bu, kalbi ürperti duyanlardan başkasına çok ağır gelir.

Bakara 153: Ey iman sahipleri! Sabra ve namaza sarılarak yardım dileyin. Hiç kuşkunuz olmasın ki, Allah sabredenlerle beraberdir.

Aliimran 113: Ama hepsi bir değildir. Ehlikitap içinden Allah için baş kaldıran/Allah huzurunda el bağlayan/hak ve adaleti ayakta tutan/kalkınıp yükselen bir zümre de vardır; gece saatlerinde secdelere kapanmış olarak Allah’ın ayetlerini okurlar.

Yukarıdaki ayetler namazlarımızda neler okumamız gerektiği konusunda bizlere çok net bilgiler veriyor ve diyor ki; Kurandan kolayınıza geleni okuyun ve benden namaza sarılarak namazlarınızda yardım dileyin. Ayrıca kuranda nasıl yardım dileyeceğimiz konusunda da birçok ayet örnekleri veriyor. Hani namazlarımızda ne okuyacağımız yazmıyordu Kuranda? Demek ki kuranı anlayarak okumadığımızda, bizleri Allahın doğru yolundan ayırmaları çok daha kolay olacağı belli oluyor. Sanırım şimdi de bu satırları okuyan bazı kardeşlerim, eeeee bak kaç rekât kılacağımızda yazmıyor, bu durumda ne yapacağız dediklerini duyar gibiyim. Bu konuya açıklık getirmeden önce kuranda kısaltılmış namazın bizzat peygamberimiz tarafından kıldırıldığı örneğine bakalım. Savaş halinde ya da çok zor durumlarımızda, Allah namazlarımızı kısaltabileceğimiz kolaylığını da getiriyor ve bizzat örneğini kuranda veriyor.

Nisa 102: Sen içlerinde olup da onlara NAMAZ kıldırdığın vakit, içlerinden bir grup seninle NAMAZA dursun; silahlarını da alsınlar. Bunlar secdeye varınca, diğerleri arkalarında beklesinler. Sonra NAMAZ kılmamış olan diğer grup gelip seninle birlikte kılsınlar. Dikkatli olsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler isterler ki, silahlarınızdan ve teçhizatınızdan habersiz olasınız da üstünüze bir çullanışla çullanıversinler. Eğer yağmurdan gelen bir sıkıntı varsa yahut hasta-yaralı iseniz silahlarınızı bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Ama tedbirinizi alın, dikkatli olun. Allah, kâfirler için rezil edici bir azap hazırlamıştır.

Nisa 101: Yeryüzünde dolaştığınız zaman, küfre sapanların size tedirginlik vermesinden korkarsanız, namazı kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şu bir gerçek ki, küfre batanlar sizin için açık bir düşmandır.

Nisa 103: Korku halindeki namazı tamamlayınca, artık Allah`ı ayakta, oturarak, yan yatmışken anın. Sükûnet bulduğunuzda, namazı tam bir biçimde yerine getirin. Namaz, müminler üzerine vakti belirlenmiş bir farz olmuştur.

Yukarıdaki ayet örneği bizzat peygamberimizin imamlığında yapılıyor ve dikkat edin zor bir anımızda kılınan namazın ilk secde de bittiğini görüyoruz, buda demektir ki bizim anlayacağımız şekliyle kısaltılmış namaz bir rekâttır. Yalnız savaş değil, herhangi bir zor anınızda tedirgin durumunuzda namazı kısaltabileceğimiz kolaylığını çok şükür Rabbim bizlere veriyor. Peki, şimdi kendimize soralım kısaltılmış namazın bir rekât olduğunu görüyoruz da, normal durumlarda kılacağımız rekât neden zikredilmemiş? İşte burada yüce Rabbin yemin ederek, sizler için bu kitabı kolaylaştırdım sözünün bir tezahürünü görüyoruz, çünkü namazımızı ne kadar rekât ya da zamanda kılacağımızı Allah bizlere bırakmıştır. Bakın ne diyor Rabbim Sükûnet bulduğunuzda, namazı tam bir biçimde yerine getirin. Eğer bu sözlerden, yani tam bir biçimde yerine getirin sözünden belirli bir kalıp ve şekil ya da belli bir rekât anlaşılsaydı Rabbim her şeyden nice örnekleri verdim diyorsa, onu da açıkça bizlere söylerdi. Demek ki kılacağımız namazlarda, rekât sayısını da Allah bizlere bırakmıştır. Tam bir biçimde yerine getirmek, huşuyla Rabbin huzuruna durup, onu tespih etmek ve ondan yardım istemektir. Nisa 103. ayetin sonunda namazdan bahsederken vakti belirlenmiş farz olmuş bir ibadettir diyor. Şimdi şu yazacağım sözlerimi iyice düşünmenizi istiyorum ben yorum yapmayacağım, sizler düşünün ve karar verin. Allah Cuma namazından bahsederken çağrıldığınızda işi gücü bırakın ve gidin der iman edenlere seslenerek. Peki diğer namazlardan bahsederken neden hiç çağrılmadan bahsetmezde, vakti girdiğinde kılınız der?

Şimdi yine Allahın vakit namazlarının rekât sayısından bahsetmeyip, bizlere bizzat bıraktığına bir başka konuda da, şahit oluyoruz, zekât konusunda. Bizlere yine öğretilen yanlış bir inanç, hadisler olmasaydı zekâtımızı nasıl vereceğimizi bile bilemezdik iftirası olmuştur. Bizlere öğretilenleri o kadar kanıksamış araştırmadan öyle bir kabul etmişiz ki, neredeyse HÂŞÂ her konuda kuranın yeterli olmadığını söyleyip, beşerin kitaplarına ihtiyaç duyulduğunu söyleyerek, kuranı yeterli görmeme yanlışına kapılmışız. Rabbim bu kitabı ve bu dini o kadar kolaylaştırmış ve bizzat bireye kadar indirgemiş ki, birileri bu kadar da olmaz diye, kendi akıllarınca ve kendi menfaatleri yönünde ekleme ve ilavelerle içinden çıkılamaz hale getirmiştir. Hâlbuki bakın Allah zekâtı ve ne kadar vereceğimizi kuranda bizlere bırakarak ne kadar güzel açıklamış, lütfen siz Rabbin bu sözlerinden herkesin kendi durumuna göre vermesi gerektiğini anlayamadınız mı?

Bakara 219: …… ” Ve sana neyi infak edeceklerini de soruyorlar. De ki: “Helal kazancınızın size ve bakmakla yükümlü olduklarınıza yeterli olanından artanını verin. ” Allah, ayetleri size işte böyle açıklar ki, derin derin düşünebilesiniz.

Sizlere sormak isterim bu ayetin tebliğini siz aldıktan sonra, eeeee ben ne kadar(vereceğim) infak edeceğim diye hala sorar mısınız? Allah açıkça ailenizin ihtiyacından arta kalanından verin diyor ve bizzat bizlere bırakıyor. Fakat bizlerin fazla vermesi içinde elinden gelen güzel örnekleri veriyor. Bir örneğinde başak misalini veriyor ve kat kat karşılığını alacağımızı müjdeliyor. Daha birçok ayetinde bizlerin elimizden geldiğince zekâtı fazla vermemiz için ödüller vaat ediyor. İşte dostlar Rabbim nasıl zekât verme miktarını bizlere bıraktıysa, namazın rekât sayısını, uzunluğunu ya da kısalığını bizlere bırakmış ve namazla bizlerin şeytandan uzak kalacağımızı ve Allah a yaklaşacağımızı açıklamıştır. Bakın namazı Rabbim ne için bizlere emretmiş?

Ankebut 45: Kitap`tan sana vahyedileni oku! NAMAZI da kıl! Çünkü NAMAZ, çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar. Elbette ki Allah`ın zikri/Kuran’ı daha büyüktür! Allah, neler yaptığınızı biliyor.

Ta-ha 14: “Hiç kuşkulanma ki ben Allah`ım. İlah yoktur benden başka. O halde bana kulluk/ibadet et ve NAMAZINI, beni hatırlayıp anmak için yerine getir.

Bizlere namazın ne maksatla emredildiğini bakın ne kadar güzel açıklıyor. Namaz bizleri çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyacağını söylüyor. Diğer ayette ise Allah, bana kulluk görevini yerine getirmek için ibadet et, beni hatırla ve an diyor namazla. Ne kadar çok hatırlar ve anarsan Allah ı, o kadar şeytanın tuzaklarından uzak kalırsın.

Şimdi de günümüzde kıldığımız ve bir takım ilavelerin yapıldığı namazlara bakalım. Mezhepleri incelediğimizde her mezhebin namaz konusunda bazı değişik ilaveleri olduğunu görürüz. Fakat hiç birisinde Allahın emrettiği kıyam, rükû ve secdenin olmadığı bir namaza rastlamazsınız. Kimisi başlangıcında ilave yapmıştır, kimisi kıyam duruşu yani saygıyla Allah huzurunda duruş sözünden elleri yana salmıştır, diğeri ise elleri bağlamıştır. Namaz esnasında bazı hareketleri ilave etmişlerdir kendi düşünceleri ve itikatları doğrultusunda. Namazın bitişi konusunda da ufak değişiklikler çıkmıştır ortaya. Namazda okudukları dualarda mezheplerde hepsinde aynı değildir. Kuran ışığında baktığımızda hiç kimsenin kıldığı namaza bu namaz yanlıştır diyemeyiz. Çünkü her mezhebin kıldığı namaz da Allahın emrettiği kıyam, rükû ve secde yapılmaktadır. Belki okunacak dua konularında söylenecek söz olabilir, oda Allahın huzurumda benden başka kimseyi muhatap almayın ve aracı koymayın sözleri unutulmamalıdır.

Buradan da şunu çıkarabiliriz. Allah kuranda namazın nasıl kılınması gerektiğini İbrahim peygamberden bu yana anlatmış, izah etmiş ve aynısı devam ettirilmektedir. Namazlarımızda nasıl dualar okunacağı da açıklanmıştır. Rekât sayıları ise kısaltılmış rekâtın bir rekât olduğu, normal zamanda huşu içinde kılınacak namazın rekât sayısı, uzunluğu, kısalığı ise bizlere bırakıldığı anlaşılmaktadır. Rabbin ayetinde söylediği gibi;

Müddesir 11: Benimle, yarattığım kişiyi baş başa bırak.

Lütfen çok ama çok iyice düşünün, Allah elçisine ne diyor? Benimle yarattığım kişiyi baş başa bırak. Acaba ne demek istiyor olabilir Rahman bu sözüyle? Sanırım onlara ilettiğin, tebliğ ettiğin kitapla baş başa bırak, bakalım kullarım onun çizdiği yoldan gidiyorlar mı, beni dinliyorlarmı göreyim diyor. Ama sanırım gitmediğimizi de çok iyi biliyor, bu konuda bizleri uyarıcı o kadar ayetleri var ki, aklı biraz çalışan anlayacaktır. Bakın Allah bizleri nereden sorumlu tutacağını söylüyordu tekrar hatırlayalım, sizce bu ayet bile bizlerin kurandan başka hiçbir söze ve kitaba dönüp bakmamızın yanlış olduğunu göstermiyor mu?

Zühruf 44: Gerçek şu: Bu Kuran sana ve toplumuna elbette ki bir hatırlatıcı/bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. Bu kitaptan sorumlu tutulacaksınız.

Peki, bu kitapta her şey yoktur bu kitap özet bilgidir, İslam ı öğrenmek için fıkıh kitaplarına bakacaksınız dendiğinde bu ayete iman etmemiş olduğumuzu anlayamıyor muyuz? Her insan kendi hesabını bizzat kendisi verecektir, onun için sanırım çok dikkatli olmanın vaktidir, bizlere düşen yalnız bir hatırlatmadır.

Sizlere son olarak bir ayeti örnek vermek istiyorum, özellikle Allah kuranda her şeyi yazmamıştır bir kısmını da hüküm vermek için peygamberimize bırakmıştır diyenlere özellikle hatırlatmak istiyorum, bakın peygamberimizden bazı konularda hüküm isteyenlere bizzat kendisi nasıl cevap vermesini istiyor RAHMAN?

Enam 57: De ki: “Ben Rabbimden gelen bir beyyine üzerindeyim. Ama siz onu yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm yalnız ve yalnız Allah`ındır. Hakkı o anlatır. Ayırt edip çözüm getirenlerin en hayırlısı O`dur.

Değerli dostlar bakın Rahman peygamberimize, deki onlara diyerek bizlere ne söylemesini istiyor, hala aklımızı çalıştırmayacak mıyız? Peygamberimiz sizin istediğiniz hüküm benim yanımda değil, yani ben hüküm veremem diyor. Ben Rabbimden gelen sözleri, hükmü sizlere aktarırım. HÜKÜM YALNIZ VE YALNIZ ALLAHINDIR diyor, hakkı o anlatır ve ayırt edip çözüm getiren yalnız Allah tır diyor. Sanırım peygamberimiz için, ne yani peygamberimiz postacı mıydı diyerek belki de bilmeden, Allahın elçisine saygısızlık edenler, dilerim birazcık bu ayetten yanlış yaptıklarını anlayabilirler.

Ben sizlere kurandan, Rabbin sözlerinden açıkça anladıklarımı aktardım. Sizlere düşen benim söylediklerimi kuran süzgecinden geçirmeden yani kuran ile karşılaştırmadan kabul etmek değil, bizzat kuranı anlayarak defalarca okuyup, Rahmanın ne söylediğini doğru anlamaya çalışmak olmalıdır. Bende bir beşerim elbette hata yapabilirim, ama ben Allahın sözlerini anlamaya ve onun söylediği gibi ayetleri düşünmeye çalışıyorum. Ya Allahın ayetlerini biz anlayamayız diyerek, beşerin sözlerini düşünme ye ve akıl erdirmeye çalışsaydım, benim doğruya ulaşma şansım sizce ne kadar olurdu? Bizlerin hesaba çekileceği kitabı anlamaya çalışmak mı daha akılcı ve mantıklı, yoksa beşerin ciltlerce dolusu kitaplarını anlamaya çalışmak mı daha mantıklı? Yorum sizlerin. Eğer gerçekten Rabbim yemin billâh ederek, Kuranın birçok yerinde sizler için bu kitabı kolaylaştırdım diyor da, birileri hayırrrr kolay değil, çok zor bir kitaptır, herkes anlayamaz diyenlere inanıyorsak, bu işin sonunu tahmin etmek zor olmasa gerek, ne dersiniz?

Allah yardımcımız olsun, gerçekten gözlerimizi kapatmış yürüyoruz bir meçhule. Allahın verdiği aklı ve beyni ise hiç kullanmıyoruz, çünkü içi o kadar yanlış ve boş bilgilerle doldurulmuş ki, doğruyu içine koyacak yer kalmamış, zorla sokulan doğru bilgi ise, daha önce metabolizmanın alışık olduğu yanlış bilgilere göre yapılandırıldığından, doğru bilgiler kabul edilmeyip ne yazık ki dışarıya atılmaktadır. Rabbim cümlemizi böyle durumlardan korusun.
ÂMİN.

SAYGILARIMLA
Haluk GÜMÜŞTABAK

 

1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (24 Oy, ortalama: 9.50 / 10)
Loading ... Loading ...

Yazar Hakkında
Author

Dini Yazilar

Yorumlar (9)
  • Avatar

    uranus666 Oct 16 2012 - 10:44 Reply

    Çok güzel bir yazı hazırlamışsınız,Allah razı olsun. Yanlış bilgiler üzerine inşa edilen bir dini ,ilk indiği gün gibi insanlara anlatmak hepimizin borcu..Allah her konuda olduğu gibi bu konuda da hepimizin yardımcısı olsun.

    Gökhan TUNÇ

  • Avatar

    simsek Dec 24 2012 - 12:41 Reply

    ALLAH RAZI OLSUN ARKADAŞIM

    eline emeğine sağlık bu düşünce de olanların sayılarının artmasını Allah tan istiyorum.Allah ım sana yalvarıyorum bizlerin sayısının artmasını sağla yanlız olmadığımızı göster.amin

  • Avatar

    gazili4809 Feb 16 2013 - 09:23 Reply

    hocam yüreğinize sağlık Allah razı olsun. sana da İnşallah diyorum şimşek kardeş. ne yaparız bilemiyorum bu sayı nasıl artar.rabbim herkezi doğru yoluna iletsin hakla batılı ayırmayı nasip etsin.

  • Avatar

    guncel Jun 12 2013 - 07:53 Reply

    Haluk Hocam dilinize ve yüreğinize sağlık. Yazdıklarınız, Kur’an’ı yeterli görmeyen zihniyetin biraz da alaylı(!) bir üslupla bizlere ilk sordukları hususlar. Yüce Kitabımızdaki ayetler (6:38, 12:11, 16:89) Rabbimizin din adına bizleri sorumlu tuttuğu alanlarla ayrıntılı ve de yeterli bilgileri verdiğini belirtmesine rağmen dinimizi Kur’an dışı kaynaklardan öğrenen çeşitli fırkalar nedense(!) bir türlü bu ayetlere inanmak istemiyor. Peygamberimizin Allah’tan müstakil ve Kur’ani olmayan bir hüküm veremediğini yine bizlere Kitabımız anlatmasına karşın peygambere itaat emri veren ayetleri bağlamdan kopuk olarak mana ile tahrifat yoluna giderek iddialarına dayanak oluşturduklarını zannetmek işin vahametini daha net gözler önüne seriyor. Ne var ki böyle bir durum hükmün yalnız Allah’a mahsus olduğunu içeren ayetlerle çelişiyor. Şüphesiz ki Kur’an’da çelişki olmayacağına göre bu çelişkinin nerede bulunduğu da malum. Tabi anlamak isteyene…

  • Avatar

    Tarık Bingöl Aug 19 2013 - 15:46 Reply

    Bir kaç defa tekrar ettim , ancak söylemekte yine fayda görüyorum ki , Kuranı Hakimi gerçekten, Rabbi ve kendisi için okuyan, din gününü gerçekten tasdik eden her insan istisnasız aynı şeyleri anlıyor, başka değil.Sadece bu bile ne kadar yeterli Allaha yalan söz isnat edenlere karşı.Düşünsenize korkan ve düşünen bir kalple okuyan herkes aynı şeyi anlıyor, anlaşılmaz dedikleri kitaptan.Sözü uzattım.Yazıya istinaden beyefendinin sözlerine aynı bağlamda eklemek istediğim şey şu idi ; Namaz ve namaz kılmak kelimelerinin Türkçe de insanlara verdiği mananın, o insanlara bu saptırmalar yüzünden ağır gelmesi.Acaba insanlara bu kelimeleri dua ve duayı ikame etmek , belli vakitlerde dua etmek diye çevirsek etkili olur mu.?Korkuyorlar çünkü , of diyorlar beş vakit kırk rekat, beş hatta daha fazla abdest, sıkış sıkış omuzlar kolllar birbirinde , huşusuz sana çarparak sallanan akılsız yüzünden.
    Desek ki namaz kuranda var yazılan gibi ve bu namaz demek dua demek, yakarmak demektir.Neyse, bağışlayın yine uzattım…
    Bana göre namaz şunun dışında olamaz.Ya tek ya çift rekat.Ben namazda eğer ki Rabbime dua edeceksem, bir şey dileyeceksem ilk rekatı tamamen zikir ve tespih ile , ikinci rekatı ise kendim ve dilediğim için duaya ayırıp öyle kılıyorum.Yok eğer sadece tespih ve övme varsa benliğimde , tek rekat ve sadece Allah a hamd ve yüceliğine dair dualar ediyorum.Çünkü arkadaşlar namazın kaçınılmaz hali HUŞU dur.Huşu yoksa yönelme olamaz Rabbe o an. Çünkü ancak şeytanın aklına soktuklarıyla uğraşırsın.
    Sanırsam savaş anındaki kısaltmada, kıyam ve rüku süresini , meşru sebeblerden dolayı azaltmak.Ancak amaç aynı ve yerine getirilmiş.Yani belirlenmiş vakitte ve belirlenmiş şekilde(kıyam , rüku , secde) eda edilmiş.Secdeye varılmış ve bitmiş .Dikkat edin selam falan yok, parmak kaldırmak ayak parmağı bükmek vs yok.Güvene kavuştun sonra , o belirlenmiş vakitte düşünerek hissederek uzunca ve güzelce ayakta durmak, sultan Süleymanın sözü bitmeden, eğilmiş halinden kalkamamak gibi gene huşu ile rükuda durmak.Bunlar insanın öz benliği ile alakalı şeyler.Çünkü namaz ruhun Yaratan önünde muhasebe ve ümidiidr bence.Kimse belirleyemez şöyle yat ,böyle kalk şu kadar kıl , şunu oku diye.Olmaz ..Olmaz…Adam felak suresini okuyor ,sürekli bilmeden namazda deki deki(kul) diye dua ettiğini sanıyor.Halbuki deseki Rabbine gönülden boyun büküp iman ederek Ben sabahın Rabbine sığındım….Ama o Deki diye başlayıp devam ediyor.Emir tekrarı gibi birşey anlamı kayboluyor.Bağışlayın aklım daha çok şey söylüyor ama gereksiz olur.Şükür Allah a hamd Allah a ki sizin gibi insanlar çokça ve doğruca yazıyorlar.Saygılar, Selemlar…

  • Avatar

    mehmet Sep 13 2013 - 08:17 Reply

    yazlar için teşekkür ederiz.ben şunu merak ettim yazıyı okuyunca.peygamberimizin cemaate imamlık yaptığını ve onlara namaz kıldırdığını okuduk.ayette söyledigi gibi.acaba cemaatle kılmak mı yoksa tek başına kılamak mı daha efdaldir.

  • Avatar

    sekip Nov 5 2013 - 12:46 Reply

    YANİ NE DİYEYİM. kimse bunları söylemeye cesaret edemiyor gunumuzde. artık birilerinin çıkıp bunları daha daha yüksek sesle söylemesi gerekiyor.böyle hocaların ekranlara çıkması gerekiyor. sadece oku ezberle ve namazda oku diyenlerin değil oku anla ve idrak et diyenlerin görünmesi lazım artık.
    yüreğinize sağlık

  • Avatar

    aynur_20 Feb 21 2014 - 05:00 Reply

    merhaba hocam ben rüyamda kuranın mealini öğrenmek için kurs arıodum iki kurs arasında kararsız kaldım sonra bilgi için gittiğim kurs yerinde bana bayan yanımdaki arkadaşıma diyorki aynur gelsin özellikle aynur gelsin diyor ben bu rüyaya inanın bir anlam veremedim ve günlük hayata dalıp gittim sonrasında kuranın türkçe mealiyle beraber anlamını dinlemeye başladım Allaha daha da yakınlaştığımı hissedip aradada olsa namaz kılmaya ve kuranın türkçe anlamını araştırmaya başladım inanın şaşkınlık içindeyim benim dinim negüzelmiş ne kolaymış dahada mutluyum Allaha şükrediyorum müslüman olduğum içim

  • Avatar

    recep51 Jul 1 2014 - 12:17 Reply

    Din Allahın oluncaya kadar mücadele etmek gerekiyor…Allah yar ve yardımcın olsun kardeşim…..Alah algını, anlaşını, kavrayışını genişletsin….dua ile …..

Yorum yaz

İsim (gerekli)

Websitesi