KADERİN BİLİMSEL AÇIKLAMASI


Zaman olayları algılama sırasıdır. Donma noktası ışık hızıdır. Çünkü olaylar ışık hızına bağlı olarak iletilir. Örneğin ay dünyaya 384. 400 Km. uzaklıktadır ve ayın ışığı bize ortalama 1. 2 (bir nokta iki) saniyede ulaşır. Çünkü ışığın hızı 1 saniyede 300. 000 Km. dir. Diğer bir deyişle ay bize ortalama 1. 2 ışık saniyesi uzaklıktadır. Eğer ayda tam şu anda bir patlama olsa, biz onu ortalama 1. 2 saniye sonra algılayabiliriz. Öyleyse biz şu anda aya bakıyorsak, onun aslında 1. 2 saniye önceki halini görüyoruz demektir. Yıldızlar ise bize yüz binlerce ışık yılı uzaklıkta olduğuna göre biz geceleri gökyüzündeki yıldızların yüz binlerce yıl önceki halini görüyoruz. (1 ışık yılı =ışığın bir yılda kat ettiği mesafe). Baktığımız yıldızların hepsi bize farklı uzaklıklarda olduğu için farklı geçmişleri aynı anda görüyoruz. Ayrıca bütün gök cisimlerinin olduğu gibi yıldızlarında yörüngesel hareketleri olduğundan, baktığımız yıldız gördüğümüz yerde değildir.

Einshtein`in rölativite (görecelik) denklemleri göstermiştir ki içinde bulunduğumuz evren üç boyutlu değil dört boyutludur. Bu dört boyut şöyledir; (Uzay=3 boyut) + (Zaman=1 boyut) = Toplam 4 boyut. Ve evrenimiz bilim çevrelerinde artik Space-time yani uzay-zaman evreni olarak anılmaya başlanmıştır.

Uzay-zamanın bir başlangıç anı ( Big Bang anı) olduğu gibi bir de sonu ( Big Crunch anı) vardır.

Eğer bir foton (ışık partikülü) olsaydınız zaman sizin için sıfır noktasında olacaktı, çünkü ışık hızında hareket edecektiniz. Hızınız azalmaya başlasa idi o anda sizin için zaman yavaşça akmaya başlayacaktı ve hızınız düştükçe zamanın size göre akma hızı artacaktı. Birde şöyle düşünün, hızınız ışıktan fazla olsaydı bu sefer uzay zaman boyutunun dışına yani Takyon evrenine geçiş yapmış olacaktınız. Takyon boyutu uzay zamana paralel, zıt es boyuttur. –sıfırdan yukarı pozitif ve sıfırdan aşağı negatif sayılar arasındaki fark gibi düşünün- Orada zaman, mekan, madde yoktur. Farklı boyutlar vardır. Bilinç boyutu gibi. Oradaki parçacıklar quantlar ve tardyonlar yerine takyonlardır. Takyonlar (Anti-madde) ile evrenimizdeki atom-altı parçacıklar (madde) zaten etkileşim içindedir. Fakat bu etkileşim atom altı yani quantum düzeyinde olduğu için biz duyu organlarımızla algılayamıyoruz. Her an Mikro düzeyde madde anti-madde çarpışması sonucu yeni madde ve anti-madde yaratılması, makro düzeyde ise Kara delik (Black hole) yutması ve Ak delik (White hole) kusması gerçekleşir. Bu etkileşimler kurtçuk delikleri ( worm holes ) denen boyutlar arası tüneller vasıtası ile gerçekleşir.

Uzay-zaman çizgisi daireseldir. Uzayda herhangi bir noktadan doğrusal bir yönde hiç durmadan hareket ederseniz varacağınız nokta baslangıç noktanız olacaktır. Bu yolculuğun bir uzay gemisine binerek yapılması çok uzun zaman alır, bu yüzen pratikte imkansızdır. Yolcuğun boyut dışından yapılması ise bir anda olur ki bunu farkında olmadan her an yapıyoruz (atomlarımızın her an madde anti-madde etkileşimine maruz kalması). Dolayısıyla zaman da saati geldiğinde başlangıç noktası ile çakısır ve Big Crunch gerçekleşir. Evrendeki bütün olaylar aynı anda gerçekleşmiştir fakat biz bunları sıra ile algılamaktayız. Geçmişin yasanmış olduğu gibi gelecek de yaşanmıştır. Çünkü yaşadığımız olaylar takyon boyutunda zaman ötesi olarak gerçekleşir ve uzay-zamana yansır, bu da olayların sıra ile yaratıldığını değil, yaratılmış olayların bizim tarafımızdan sıra ile algılandığını gösterir. Şu anda sadece bu yazıyı okumuyorsunuz, doğuyorsunuz, okula gidiyorsunuz, televizyon seyrediyorsunuz, ölüyorsunuz, dedeniz doğuyor, tarihte ki olaylar gerçekleşiyor vs. Deja vu (ben bu ani daha önce yaşamıştım) dememizin sebebi budur.

*Big Bang gerçekleştiği gibi Big Crunch da gerçekleşmiştir.

Her şey sonuç-sebep ilişkisi ile yaratılır. Furkan suresi 45. ayette de bildirildiği gibi (Rabb`inin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Eğer dileseydi, onu elbet hareketsiz kılardı. Sonra biz güneşi, ona delil kıldık. ) yaratılış sebep sonuç ilişkisi ile değil, sonuç-sebep ilişkisi iledir.

Hadid 22. de ise “Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah`a göre kolaydır. ” Şeklinde bildirilmiştir.

Bütün bunlar kaderi açıklamaktadır.

Kalem 38. “Muhakkak ki neyi seçerseniz sizin içindir. ” Yani imanı seçersek Allah (C. C) bizim iman etmemizi yaratır, inkarı seçersek inkar etmemizi yaratır, bir suç islemeyi seçersek suç islememizi yaratır. Bunlar amel olarak yaratılır ve bilincimizde kayda geçer (Memory). Uzay-zamanın dışına taşıyabileceğimiz tek şey bilincimiz, dolayısıyla amellerimizdir. Seçimlerimiz de zaten yapılmıştır ve bize yaşatılmaktadır.

Tevbe. 40:
Eğer siz ona (Resûlullah`a) yardim etmezseniz; ona Allah yardim etmiştir: Hani, kâfirler onu çıkarmıştı. O ikinin biri idi. Hani onlar mağaradaydı; o, arkadaşına. Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir, diyordu. Bunun üzerine Allah ona emniyetini indirdi, onu görmediğiniz bir ordu ile destekledi ve kâfir olanların sözünü alçalttı. Allah`ın sözü ise zaten yücedir. Çünkü Allah üstündür, hikmet sahibidir.

Bu ayette geçen misalden de anlaşılacağı gibi olay zaten yaratılmıştı.

*Hiçbir boyut Allah`i (C. C) –haşa- kapsayamaz, Allah (C. C) bütün boyutların yaratıcısıdır ve hepsinden münezzehtir. Ancak Allah`ın varlığının tecellisi zerreden kürreye yani mikrodan makroya her yerdedir.

Yanlış bir şey yazdıysam alemlerin Rabb`inden af dilerim. Her şeyi tam olarak bilen O`dur (C. C).

27. 12. 2004
Hamza Yardımcıoğlu
www. hamzayardimcioglu. com

Yazar : Hamza Yardimcioglu

 


About the Author
Author

Dini Yazilar

Comments (1)
  • Avatar

    Gökhan Apr 22 2012 - 11:25 Reply

    Allah elbette bilir, ancak bizim davranışımızdır kader taktirine sebebiyet veren dolayısıyla kaderimizi biz belirleyebiliriz, bununla birlikte Allah’ta bizi sınar mal ile can ile. Bunların ikisi aynı konuda gerçekleşmiş olabilir. Ne öyledir ne böyle ikisininde pay sahibi olması söz konusu neyin olduğunu Allah bilir , ikininin ortasıdır. Kesin konuşmamalı birbirimize hatırlatmalarda bulunmalıyız.. Gitmemiz gereken yoldur bence.. Tartışmaların ileri boyutu çıkmaz sokağa çıkar

Leave a reply

Name (required)

Website