Reddediyorum – 2 – (Bu yazı bir reddiyedir.)

Reddediyorum – 2 – (Bu yazı bir reddiyedir.)

Elif Lâm Râ. Bu Kur’an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır.

(De ki:) “Şüphesiz ben size O’nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.” (HUD suresi 1-2)

Onlar sana hiçbir misal getirmezler ki (buna karşılık) sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.
(Furkan suresi, 33)

Bu indirdiğimiz ve uygulanmasını farz kıldığımız bir sûredir. Düşünüp öğüt almanız için onda açık açık âyetler indirdik.
(Nur suresi, 1)

Allah size ayetleri iyice açıklıyor. Allah Alîm’dir, Hakîm’dir.
(Nur suresi, 18)

Andolsun ki size, açıklayıcı âyetler ve sizden önce gelip geçenlerden bir temsil ve korunanlar için bir öğüt indirdik.
(Nur suresi, 34)

Böylece biz Kur’an’ı apaçık âyetler hâlinde indirdik. Şüphesiz Allah, dilediğini doğru yola iletir.
(Hacc suresi, 16)

Muhammed peygamber’in görevinin uyarıcı, müjdeleyici ve tebyin (beyan etme)olduğu gerçeğini göz ardı ederek; Kur’an’ın açıklama ve yorumlamasını Muhammed peygamber’in ya da başkasının yaptığını söyleyenleri de REDDEDİYORUM…

Ve işte sana böyle emrimizden bir ruh vahyettirdik, sen kitab nedir? İman nedir? Bilmiyordun ve lâkin biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidâyet vereceğiz ve emîn ol sen her halde doğru bir yola çağırıyorsun.

(Şura suresi, 52)

Ve seni bir şaşırmış halde buldu da doğru yolu göstermedi mi?
(Duha suresi, 7)

“Muhammed peygamber’e nebilik-elçilik verilmeden önce İbrahim peygamber’in dinindendi.” diyenleri de REDDEDİYORUM….

Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.
(Nisa suresi, 136)

Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz zafer ve mutluluğa ermek değildir. Zafer ve mutluluğa ermek o kişinin hakkıdır ki, Allah’a, âhıret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır; akrabaya, yetimlere, çaresizlere, yolda kalmışa, yoksullara, özgürlüğüne kavuşmak gayretinde olanlara malı seve seve verir, namazı kılar, zekatı öder. Böyleleri söz verdiklerinde ahitlerine vefalıdırlar; bolluk ve bereket zamanı kadar, zorluk, sıkıntı ve şiddet zamanında da sabırlıdırlar. İşte bunlardır özüyle sözü bir olanlar. Ve işte bunlardır korunan takva sahipleri.
(Bakara suresi, 177)

Kader, Allah’ın her şeyi bir ölçüyle yaratmasıdır. Yani sünnetullah dediğimiz kavramın ta kendisidir. Allah, bu kainatı yaratırken belli bir düzen, mizan, denge ile yaratmıştır. Kader, doğa yasaları dediğimiz durumdur. Geleneksel Sünni inancına göre kader hayatta başımıza gelen her şeydir. Oysaki insanlar kendi hayatlarına kendileri yön verirler. Yaptıkları iyilik ve kötülükten tamamen kendileri sorumludur.

Bu ayetler, açık şekilde “kadere iman” diye bir şeyin olmadığını söylerken, siyasi çekişmeler nedeniyle “kadere iman” diye bir şeyi ortaya koyup savunanları da REDDEDİYORUM….

Elif, lâm, mîm. İşte bu kitap ki, bunda bir şüphe yoktur. Muttakîler için bir hidâyettir. (kitap=mehdi)
(Bakara suresi, 1-2)

Hz İsa ve Mehdi’yi bekleyip önlerinde duran apaçık kitabı görmeyen körleri de REDDEDİYORUM…..

Ne oluyor size, o nasıl hüküm veriyorsunuz?
Hiç düşünmüyor musunuz?
Yoksa sizin apaçık bir deliliniz mi var?
Eğer doğru iseniz kitabınızı getirin.
(Saffat suresi, 154-157)

Yoksa size ait bir kitabınız var da (bu batıl hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?
Onda, keyfinize uyan her şeyi rahatça buluyorsunuz.
(Kalem suresi, 37-38)

Ellerinde hiçbir delilleri olmadığı halde saptıranları da , “Kur’an’da örtü yoktur.”diyenleri de, “Kur’an’da recm vardır, hatta recm ayetini de mübarek keçi yedi.” diyenleri de, “mürtedleri öldürmek lazım, Allah böyle buyuruyor.” diyenleri de REDDEDİYORUM….

Muhittin BOZKURT


About the Author
Author

wejedar

Comments (2)
  • Avatar

    Mürüvvet Çalışkan Dec 26 2011 - 11:29 Reply

    “Muhammed peygamber’e nebilik-elçilik verilmeden önce İbrahim peygamber’in dinindendi.” diyenleri de REDDEDİYORUM….
    Sayın, wejedar
    Reddiyenize bir reddiyem olacak. Çünkü çok iddialı bir açıklamada bulunmuşsunuz ve bizim net olarak bilemeyeceğimiz bir açıklama yapmışsınız. İnsan fıtratı bilimin de desteklediği üzere “İnanç geni” ile mutlaka bir şeye inanmaya programlanmış bir şekilde yaratıcısını aramaya meyillidir. Herkesin ortak sorusu “nereden geldim, nereye gidiyorumdur. Tüm bunların bir açıklaması olmalı? Tüm bu yaratılanlar boşu boşuna yaratılmış olamaz. Bizi bize en iyi yaratıcı anlatabilir. Aksini düşünmek tesadüfler tanrısına inanmaktır. Tesadüfler tanrısına inanmakta aslında bir tür inançtır ve Kur’ana göre “Kendi hevasını ilah edinmektir”.
    Din kelimesinin birçok anlamı vardır. Bana göre din kelimesinin belkide en vurgulu anlamı “Borç” demektir. İbrahim peygamber Herşeyini Allaha borçlu olduğunu bilen örnek bir kul Nebi- Elçi olarak tanıtılmaktadır. Yaradılışını, fıtratını sorgulayan ve araştıran rol model bir elçi.V e neden bizim elçimizin de İbrahimin dininden bir elçi olduğunu ve tebliğ ettiği Dinin içeriğinin aynı din olduğunu lütfen, Saffat suresi 79-96, En’am suresi 74 – 90, Zuhruf 76-28 , A-li İmran suresi 32-34 ve 81-86, arasındaki ayetleri ve Nisa 163, Şura 13 ayetlerini bir konu bütünlüğün de okumanızı tavsiye ederim.
    Saygılarımla.

  • Avatar

    Metin Dec 26 2011 - 17:46 Reply

    “Yemin olsun, Allah resulünde sizin için, Allah’ı ve âhiret gününü arzu edenlerle Allah’ı çok
    ananlara güzel bir örnek vardır..” (Ahzap-21)

    Hz. Muhammed Kuran’ı, ayetleri yorumlamadan nasıl örnek olmuştur acaba?
    Ayetleri yorumlamadan hayata uygulamak, icra etmek; ümmet için model örnek olmak nasıl mümkün olabilmiştir acaba?

    Kuran’ı okumak, anlamak, yorumlamak, uygulamak; başkalarına anlatmak, sevdirmeye çalışmak, İslam’ı yaymaya çalışmak başta Hz. peygamberler olmak üzere her müminin görevidir..

    Tabi ki, muhkem ve muteşabih ayetler arasında Allah’ın kurduğu ilişkiyi, bağlantıyı dikkate alarak, Kur’an ruhuna uygun olarak anlamak ve yorumlamak gerekir.
    Saygılarımla..

Leave a reply

Name (required)

Website