İslam’ı Taklitçi Müslümanlar Üzerinden Eleştirmek

 

İslam’a inanmayan, ateist ya da diğer dinlerden insanların, dinimizi eleştirmek için kullandığı akla gelen ilk unsurları hepimiz tahmin edebiliriz: Çoğu müslüman ülkelerin ve insanların içler acısı hâli, İslam adı altında masumları öldürenler, dini alet ederek cinsiyet ve ırk ayrımcılığı yapanlar, Allah’ın yasası yerine kendi yasalarını uydurup adına “şeriat” diyenler… Bu tabloyu İslam karşıtlarının İslam’a karşı kullanması bekleyeceğimiz bir hareket, ancak bundan daha kötü olan şey, müslümanların bu İslam’la alakası olmayan davranışların kutsal olduğunda ısrar edip, savunmaları.

Dünyanın en ünlü ateisti kabul edilen Richard Dawkins, birden fazla konferansta müslümanların kendisine sorduğu soruyu yanıtlamak yerine, onlara irtidat etmenin (dinden dönmenin) cezasını soruyor. Soruyu soran müslümanlar o ortamda kendi gelenekçi din anlayışlarına göre “öldürülmeli” diyemediği için, yanıt veremeyen ve susup oturmak zorunda kalan taraf oluyorlar. Bu ise ateistlerin ve diğer İslam karşıtlarının dinimizi şiddet dini gibi gösterme amaçlarına destek oluyor. İslam adını kullanarak tarihte bir çok insan öldürülmüş ve öldürülmeye devam ediyor. Beyni, sakallı sözde din adamları tarafından yıkanan nice kişi, cennete gitme ümidiyle kendisinin ve masum insanların canına kıyıyor. Peki İslam istismar edilerek yapılan bunca yanlış davranışla, bir din olarak İslam’ı suçlamak doğru mu? Birileri Afganistan’daki taliban rejimini eleştirdiğinde, Allah’ın evrenin yaratıcısı olduğu bilgisini ne derece çürütebilir?

Bir inancın istismarı üzerinden, o inancın kendisini eleştirmek felsefi açıdan yetersiz ve zihnini kullanmaya üşenen insanların göstereceği tavırdır. İslam’ı kendi kötü amaçlarına alet eden art niyetlilerin öldürdüğü insanlardan İslam’ı sorumlu tutmak, Amerika’nın demokrasi vaadiyle öldürdüğü milyonların ölümünden demokrasiyi sorumlu tutmak kadar saçmadır. Bir fikre eleştiri getirilmek isteniyorsa, o fikrin kendisi ve kaynağı eleştirilmelidir, istismar edenler değil.

Düşünmeyi bilen kimse, ateizmi eleştirirken Hitler’in sosyal darwinizmden etkilenmesinden, ya da Stalin’in yaptığı katliamlardan ateizmin fikren mağlup olduğu sonucunun çıkmayacağını bilir. Şu halde, kendine müslüman diyen teröristlerin yaptığı dinle alakası olmayan kötü davranışlardan İslam’ın kusurlu olduğu sonucuna varmak, İslam’ın değil bu sonucu çıkaran insanların düşünce şeklinin kusurlu olduğunu gösterir.

Bir fikrin kendisini eleştirmek yerine, onu savunanların kişiliğini eleştirmek; ya da bir fikri o fikri savunan kişilerin en kötüleri üzerinden, tüm savunucuların o en kötüler gibi olduğunu varsayarak eleştirmek, her ikisi de felsefede adı konmuş mantık hatalarıdır. İslam insanları iyiliğe, paylaşmaya, açları doyurmaya, şiddeti ortadan kaldırmaya teşvik ederken, onun bu söylemlerine uyup daha erdemli hayatlar süren milyonlar varken din istismarıyla beyni örümceklenmiş insanları örnek göstererek “işte İslam budur” demek, korkuluk hatasıdır; siz bir fikri mağlup etmeye çalışmak yerine, o fikir yerine kendi ürettiğiniz korkulukla savaşıyor olursunuz. Bu basit hatayı yapanların inanılmaz bir özgüvenle, çok önemli bir delil getirdiklerini zannetmesi ise, acınası bir durum.

İslam dinini eleştirebilmek için, dinin kaynağı olan Kuran’da neyin yanlış olduğunu gösterebilmek, hangi öğütlerinin zararlı veya gereksiz olduğunu ifade edebilmek gerekir. Aksi takdirde din istismarcıları ve sorgulamadan inanan taklitçiler üzerinden dinimize yapılan sataşmalar, kuru laftan öteye geçemeyecektir, ve düşünsel anlamda hiçbir değerleri yoktur.

 

Güzellikle çirkinlik/iyilikle kötülük bir olmaz! Kötülüğü, en güzel tavırla sav! O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sımsıcak bir dost gibi oluvermiştir.”
Fussilet – 34

 


About the Author
Author

A.C.

Comments (3)
  • Avatar

    Okan Feb 19 2013 - 16:29 Reply

    Uzun zamandır dile getirmek istediğim şeyler bunlar.Benimle aynı fikirde insanların var olması beni sevindiriyor.Aynı şekilde ateizm=bilim savı üzerinden yürüyenlerin mantık hatalarını da sıralamak gerekir.Örneğin herşeyi tesadüf olarak yada rastgele olarak nitelemek bilim değil bir inançtır,rastgele ve tesadüf kelimeleri ise metafizik bir spekülasyondur.Ne yazıkki bu ve bunun gibi çok sayıda mantık hatası içeren felsefelerini göremeyen insanların saldırılarına maruz kalıyoruz.Zeus’a inanmak ile bir tutuluyoruz,oysa Zeus’a inanabileceğiniz felsefe ateizmdir,öyle ya rastgele mutasyonlar bir insanı Zeus gibi güçlü (tepemize şimşek yağdırabilme mutasyonu sayesinde :) ) yapmış olamaz mı zamanında.

    • Avatar

      Uğur İskender Dec 26 2013 - 01:30 Reply

      Hayır. Her şeyi tesadüf olarak ya da rastgele olarak nitelemek -sanırım bundan kastın her şeyin tesadüfen oluştuğu teorisi- bir inanç değil, bilim adamlarının sözde bilimin verilerine dayanarak vardıkları sonuçtur.

  • Avatar

    Uğur İskender Dec 26 2013 - 01:23 Reply

    Birileri Afganistan’daki taliban rejimini eleştirdiğinde, Allah’ın evrenin yaratıcısı olduğu bilgisini şu derecede çürütebilir. Eğer Allah varsa -Afganistan rejimini tam olarak bilmiyorum- onun dini bu şekilde olamaz -ateistlerin düşüncesine göre-. Yani Allah varsa, onun dininin hükmüne göre, sırf inanmadığı için bir insan öldürülemez. Bu da kısmen de olsa Allah’ın evrenin yaratıcısı olduğu bilgisini çürütmüş oluyor. Merak eden olursa diye söyleyeyim, müslümanım. Ancak ateistlerle aynı fikirde değilim. Yani Allah bu sonuçta, sonsuz ve en yüksek güç sahibi. Her istediği kuralı koyabilir, bir şey diyemez, yapamazsınız. Ha dersiniz ama yapamazsınız. Yani bir yaratıcı varsa kuralları bu şekilde olamaz demek saçma.

Leave a reply

Reply to Uğur İskender Cancel reply

Name (required)

Website