KUR’AN’DAKİ MUCİZE: YASİN SURESİ, 70. AYET

Yüce Allah’ın kullarına en büyük lütuflarından biri olan Kur’an’ı; mezarlık kitabı haline dönüştüren zihniyete, yaptıklarının yanlış olduğunu gösteren en önemli delil Yasin Suresi 70. ayette bulunmaktadır. Yüce Allah; bu ayette Kur’an’ın iniş sebeplerinden birisinin, “diri” olanın uyarılması olduğunu belirtmektedir. Bu ifadenin, ölüler için en çok okunan sure olan Yasin Suresi’nde bulunması da dikkat etmemiz gereken mucizevi bir durumdur. Biricik Rabbimiz; bize Kur’an’ı göndermiş ki, onu anlayarak okuyalım, hayatımızı ondaki bilgilere göre şekillendirelim, içeriğinde bulunan lütufları özümseyelim ve daha nice faydalarından yararlanalım diye. Ama bazılarımız bütün bunları bir kenara bırakıp; Kur’an’ı, ne anlama geldiğini hiç bilmeden, tekrar tekrar okuyarak bir ömür geçirmektedirler. İnsan hiç merak etmez mi; bu kadar çok okuduğum, beni yaratan Yüce Rabbimin indirdiği bu kitapta ne yazar, bu okuduklarım ne gibi bir mana içerir? Hayret edilecek derecede vahim bir durum! Bir televizyon programında dinlediğim güzel bir benzetmeyi sizlerle paylaşmak isterim (Teşbihte hata aranmaz!): Kur’an’ı anlamadan okumak ve dinlemek şırıl şırıl akan güzel bir derenin kenarında oturmaya benzer. Suyun sesi çok güzeldir, dinleyende olumlu etkiler meydana getirir; ama temizlenmek için derenin içine girip yıkanmak gerekmektedir. Yüce Allah’ın, kitabında bize sunduğu bütün nimetlerden yararlanacağız ama en önemlisi ne dediğini anlayacağız. Selamlar!

Yazar : Ş.T.

 


About the Author
Author

Dini Yazilar

Comments (1)
  • Avatar

    Seyit Jan 10 2012 - 16:13 Reply

    Sonda alıntıladığınız örnek çok etkileyici.

    Kur’an dinlemenin bu kadar önemsizleştirilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Burada Kur’an’ı dinlerkenki niyet çok önemli. O bir şifadır ve bu da dinleyerek veya okuyarak olabilir. Hidayettir bu da anlayarak okuyarak olabilir, anlayarak dinleyerek de olabilir. Ama şifa olması için anlamak gerekmez. Tabi ki anlamak birçok sebebden dolayı gerekir. Ama mesela Hz. Ömer radıyallahu anh Kur’an’ı gönül kulağıyla dinleyip Müslümanlığı seçti. Ebu Cehil de defalarca dinlemesine rağmen, gönül kulağıyla dinlemediği için hiç tesir etmedi. Demek ki niyet çok önemli burada. Tabi ki her ikisi de anlayarak dinliyordu ama niyetleri de bir o kadar önemliymiş ki farklı neticeler doğurdu. İnsanlar kısım kısım… Kur’an okunan toplantılarda kimileri can kulağıyla dinler kimileri de beden kulağıyla, birisine faydası olur diğerine de hiç. Anlasalar da anlamasalar da.. Kafirler bu yüzden Kur’an’a “büyü” diyorlar ya, -yani tetkik etmiş olanlar-, o yüzden anlaşılmasa da en tesirli kelam Kur’an. Anlaşılmasın demiyorum.

Leave a reply

Name (required)

Website