“Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım.”

“… Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım. ” (Meryem Suresi, 48)


Dua, bize can veren, akıl ve beden lütfeden, yeryüzünü yarattıkları için yararlı ve elverişli kılan Yüce Allah`a gereği gibi yakınlaşma yoludur. Yalnızca sıkıntı ve zorluk zamanlarında değil, sürekli yapmamız gereken bir ibadettir. Dua, O`nun bize çok yakın olduğunun, fısıltıyla söylediğimiz hatta içimizden geçirdiğimiz her sözü işittiğinin bilincine varmamıza vesile olur.

Allah her şeyi sarıp kuşatandır, insanın yaşamındaki en büyük dost ve yardımcıdır. “Çağırmak, yardım istemek” anlamındaki dua ihtiyaç içindeki, güçsüz ve sonlu bir varlık olan insanın, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, tek büyük güç sahibi, sınırsız ve sonsuz Rabb’ine çağrıda bulunması, yardım dilemesi ve tüm benliğiyle O`na yönelmesidir.

Samimi inanan insanların yaşamlarının ayrılmaz doğal bir parçası olan dua, birçok insanın ise sadece zorluk zamanlarında; korku duyduğu ya da bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığında hatırladığı bir ibadettir. Oysa insan Yüce Allah karşısındaki aczinin şuurunda olarak hem rahatlıkta, hem de zorlukta Allah`tan yardım istemelidir.

Dua etmenin önemi Kur`an`da, “… Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi?” (Furkan Suresi, 77) ayetiyle haber verilir. İnsan kulluğunun şuurunda olduğu sürece Allah katında değer kazanabilir. Bu nedenle Allah`a yönelmek, yapılan hatalar konusunda Allah`a itirafta bulunmak ve yalnızca Allah`tan yardım dilemek gerekir. Bundan farklı bir davranış Allah’a karşı büyüklenmektir.

Dua, önceden ezberlenmiş belli cümleleri –bazen anlamını dahi bilmeden- tekrarlayıp durmak değildir. Kur’an’da açıklanan dua bundan tamamen farklıdır. Dua edilirken, Allah`ın varlığı, birliği, büyüklüğü, gücü, her kulunu sürekli olarak görüp-işittiği gibi hayati konular düşünülmeli ve Allah’ın en hayırlı şekliyle icabet edeceğinin bilincinde olunmalıdır.

Duanın, yaşamın geneline yayılması gerekir. Bütün insanların duaya ihtiyacı vardır. Yaşam koşulları zor olan birinin zengin bir insana göre duaya daha fazla ihtiyacı olduğunu düşünmek, bu konuyu temelinden yanlış anlamaktır. Yaşamında tüm isteklerine kavuştuğunu düşünen kişinin dahi duaya ihtiyacı vardır. İnsanın duaya ihtiyacı olmadığını düşünmesi, dua etmesinin tek nedeninin nefsani/dünyevi arzularının tatmini olduğu anlamına gelir. Oysa her insanı ahirette sonsuz mutluluk ya da sonsuz mutsuzluk beklemektedir. Bu nedenle dua, hem dünya hem de ahiret hayatına yönelik edilmelidir.

İnsanların pek çoğu duayı yalnızca darlık ve sıkıntı anında elinden gelen her şeyi denedikten sonra Allah`a çağrıda bulunmak şeklinde anlarlar. Bu kişiler, yaşadıkları sorun çözüldüğünde, yaşayacakları bir sonraki zorluk zamanına kadar Allah`ı unutur, akıllarına dahi getirmezler.

Kur’an ayetlerinde, denizde fırtınaya yakalanarak çaresiz kalan ve o an Allah’a sığınan, ancak karaya çıktıklarında, “Size denizde bir sıkıntı (tehlike) dokunduğu zaman, O`nun dışında taptıklarınız kaybolur-gider; fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür. ” (İsra Suresi, 67) şeklinde bildirildiği gibi, yaşadıkları acizliği unutan kişiler konu edilir. Yaşadıkları sıkıntı anında Allah’tan başka sığınacak güç olmadığını anladıkları halde ders almayan bu kimseler, karaya çıktıklarında tekrar eski duyarsız, Allah’tan uzak yaşamlarına geri dönerler.

Yaşadıkları felaketi tamamen unutanlar, kendilerinden ne kadar emindirler… Oysa “Kara tarafında sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya üzerinize taş yığınları yüklü bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Sonra kendinize bir vekil bulamazsınız. ” (İsra Suresi, 68) ifadesiyle dikkat çekildiği üzere, Yüce Allah’ın azabı insanı her yerde yakalayabilir.

Dua eden insan, zor ya da kolay her türlü durumu ve olayları Rabb’inin takdirine bırakır, tevekkül eder. Bütün yolların üstün kudret sahibi Allah`a dayandığını bilmek, yalnızca O’ndan yardım dilemek insana ferahlık ve güven verir. Dua, zaten bizi kaderimizde olana yönlendirir. Kaderimizi belirleyen de, bize duayı ettiren de Allah`tır.

Yüce Allah, insana şah damarından daha yakın olan, insanın içindekini bilen, işitendir… İnsanın içinde gizlediği tek bir düşünce bile Allah`tan gizli kalmaz. İnsanın samimiyetle Allah`tan bir istekte bulunması için düşünmesi bile yetebilir. Allah’a dua edelim; O verecektir. Yeter ki içten isteyelim. Dua çok güçlüdür; istediğimiz şey konusunda olumsuz düşüncelerle oyalanıp kafa yormak yerine, Allah’a gönülden yönelip dua ettiğimizde, ağırlıklar üzerimizden kalkacak, herşey kolaylaşacaktır.

Yazar : Fuat Türker

 


About the Author
Author

Dini Yazilar

Comments (1)
  • Avatar

    Gökhan May 9 2012 - 13:21 Reply

    Batı kültürünü nasıl yaşadıklarını, konuştuklarını dolayısıyla nasıl korktuklarını yabancı belgeseller izlediğimde görüyorum okyanuslarda yengeç avlayan büyük gemileri vuran fırtınalarda olsun, denizde büyük yapı kuleleri üzerinde petrol çıkaran, arama çalışmaları yürütenler olsun kamera kayıtlarında-belgeselde hiç Allah’a sığınıyor gibi gözükmüyorlar bana aksine nalet eden, yok şöyle böyle adamımım hakkından geliriz gibi türde cümleler kuruyorlar. Bunu gördükçe ileri teknoloji ve gelişmişliklerinin verdiği rahattan ötürü onların kendilerini yeterli/müshağni gördüklerini, inançlarının onlara hiç bir şey katmadığını gözlemledim tamam belli elitlerden-şımarıklardan olabilirler ama genelde izlediğim belgellerde bu böyle bunların bilim adamlarının da sonradan iman etmesi bizlere büyük bir delildir ki islam(teslimiyet) dini dünyada hızla büyümektedir, baş örtüsü ve tesettürlerin artması bizi sıkmamalı Allah dilediğini doğru yola ve feraha eriştirir (ve diye soydurtmaz) hele ki bu sıcaklarda kadına yapılan eşitsizlik haksızlık umarım ki herkes Kurana zamanla Kuran’a hakkıyla teslim olurda herşey daha güzel olur, kadınlar daha rahat eder ve böylece İslam(teslimiyet) dini daha rahat yayılır çekinceler inancın önüne set çekmez Allah dilerse olacaktır yeterki insanlara Kuran’ı okutturabilelim iyiye yönlendirebilelim nerden başladım konu nereye geldi çok şükür Allah’a önceden olsa düşünemeyenlerden olurdum…

Leave a reply

Name (required)

Website