Başı Açık Olan da Başı Kapalı Olan da Kardeştir

Başı Açık Olan da Başı Kapalı Olan da Kardeştir

. İnsanlar arasında ayrılık ve nefret oluşturmak fitnedir…. 

Fitne, katilden beterdir… (Bakara Suresi, 217)

 

Başı açık olanlara müslüman gözüyle bakmamak, başı kapalı olanlara gerici gözüyle bakmak büyük bir zulümdür. Başı açık olan da kapalı olan da tertemiz, müslüman insanlardır. Bu konuyu kin ruhuna çevirmeye kalkmak şeytanın kişiliğidir. Şeytan sevgi istemez; nefret ister, ayrılık ister, asık suratlar ister. Şeytan ve taraftarları neşesiz, sevgisiz, şevksiz, birbirine düşman nesiller yetişsin ister.

`Başı açıksa küfürdür, onu sevme` ya da `başı kapalıysa gerici yobazdır, ondan uzak dur` telkini şeytanın apaçık fitnesidir. Şeytanın bu fitnesine alet olmayalım. Allah`ın hangi kulundan razı olduğunu kul bilemez. Dinimiz konusunda bizimle mücadele etmeyen herkese eşit ve adil davranalım, iyilik yapalım. Allah bir ayetinde bu konuyu şu şekilde açıklamıştır:

Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever.

(Mümtehine Suresi, 8)

 

İslam`ın özündeki sevgi, hoşgörü ve kucaklayan tavrı, başı açık, kapalı, hristiyan, musevi,… tüm dünyaya gösterelim. Bizler Osmanlı torunlarıyız. Dedelerimizin dil, din, ırk gözetmeksizin gösterdikleri hoşgörü ve adaleti örnek alalım. İslam birliğinin çok yakın olduğu şu günlerde şeytanın oyununa gelmeyelim. Ve açıkça inkarı dillendirmediği sürece kimseye `sen mümin değilsin` demeyelim. Sinelerin özünde saklı olanı yalnızca Allah`ın bildiğini unutmayalım.

Ey iman edenler, Allah yolunda adım attığınız zaman gerekli araştırmayı yapın ve size (İslam geleneğine göre) selam verene, dünya hayatının geçiciliğine istekli çıkarak: “Sen mü`min değilsin” demeyin…

(Nisa Suresi, 94)

 

Baş örtüsü tek başına imanın bir ölçüsü olmadığı gibi, başın açık olması da inkarın bir ölçüsü değildir. Herkes kendi amellerinden sorumludur. Önemli olan, amellerin Allah rızası için yapılıyor olması ve ibadetlerin tümünde kararlı ve titiz olunmasıdır. Başı kapalı olduğu halde namazlarına titiz olmayan, öfkesini yutmayan, sabırlı olmayan, en önemli farz olan tebliğ ibadetini yapmayan pek çok kişi olduğu gibi; başı açık olup da her dakika Allah`ı anan, namazlarını titizlikle koruyan, sabırlı olan, infak eden çok kardeşimiz olduğunu da unutmamamız gerekir.

Allah`ın ayette bizlere emrettiği gibi birbirimize sözün güzel olanıyla değil, en güzel olanıyla hitab edip, Allah`ın ipine sımsıkı sarılalım. Şeytanın oyunu bozalım ve kalplerin arasını ısındırp uzlaştıran Rabbimize güvenelim. Zira dağılıp ayırlırsak, çekişip birbirimize düşersek bu, şeytanın ekmeğine yağ sürmek olur ki İslam`ın hayrına olan bu değildir. İslam`ın hayrına olan, birlik ve beraberlik ruhu ile Kuran`ın tüm dünyaya hakim olmasına vesile olmak için var gücümüzle çalışmaktır.

Allah`ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah`ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O`nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız…

(Ali İmran Suresi, 103)

 

Yazar: İbrahim Akın


About the Author
Author

Dini Yazilar

Comments (1)
  • Avatar

    G. Feb 29 2012 - 13:06 Reply

    Osmanlıyı yıkan, benim başlığımı sen takamazsın sen tek sargılı tak demesiydi. Hadis yoktur, sünnet yoktur diyeni vurun kellesini demekti. Ben yöneticiyim sen halksın ben saraylarda oturur yer içerim sen soylu değilsin demesiydi. İyi yönleri de vardı fakat aşırı giden, dinden sapan bir şirket haline gelince Allah dur dedi. Benim düşüncem bu yönde.

Leave a reply

Name (required)

Website