Allah Bize Tövbe’yi Nasip Etti

Pişmanlık, Allah’a sığınma duygusu, yakarış, ümit, korku, huzur, rahatlama…Her bir duygu ayrı ayrı yaşanır Allah ile başbaşa kalıp o bazen kendimize bile itiraf edemediğimiz günahlarımız-yanlışlarımız için af dilediğimiz anda.

Kimimiz defalarca tövbeler edip yine aynı yanlışa düşmüştür, kimimiz o “bir daha aynı yanlışa hiç düşmeyeceği an”a kadar tövbe etmeyip beklemiştir ki tek tövbesi adam gibi bir tövbe olsun.. Kimimiz de gündelik hayatta dilimize dolamışızdır; bir gıybet etti mi bir yalan söyledi mi hemen arkasından  “töve tövbe” der geçer güya  içimizi rahatlatır. Peki doğrusu ne bu işin?  Tövbe etmeyi gerçek manasıyla  nasıl yerine getirebiliriz?

 

“ Allah’ın kabulünü üstlendiği tövbe , bilgisizlikle kötülük işleyip de çok geçmeden tövbe edenler içindir. Allah işte böylelerinin tövbesini kabul eder. Allah Alimdir, Hakimdir. Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da her birine ölüm geldiğinde: ‘İşte şimdi tövbe ettim!’ diyenler için tövbe yoktur…………..”
Nisa 17-18

 

Bu ayetle o kadar açık bir hale geliyor ki, sürekli aynı hataları-dinen yanlış şeyleri yapıp yapıp ardından tövbe edip kurtulamıyoruz.

Birincisi, kötülüğü-yanlışı bilgisizlikten yapmış olmak önem arz ediyor. Yasak olduğunu bilerek, göz göre göre yaptığımız yanlışlarla bilmeden yaptıklarımız bir tutulmuyor.

İkincisi, yanlışın hemen ardından tövbe etmiş olmak gerekiyor. Yani tövbe etmemiz gereken şeyin farkına varıp, “bir kaç yıl sonra tümden tövbe edeyim daha iyi, nasılsa yine aynı şeyi yapacağım yine bilmeden de olsa” gibi bir tutum oldukça yersiz. Kimi insan tövbe ettikten sonra yine aynı hataya düşeceğinin korkusuyla, riyakarlık olmasın diye erteler de erteler tövbeyi…İşte bunu yapmak çok yanlıştır ayete göre. Ne zaman başımıza ne geleceği belli olmadığıa göre hiç bir zaman ertelememek gerekiyor tövbelerimizi. Zaten bilip de ertelemek ayetle de ters düşüyor.

 

“ …İçinizden her kim bilgisizlikle bir kötülük işler de ardından tövbe edip halini düzletirse hiç kuşkusuz allah çok affedici çok merhametlidir.”
En’am 54

“Kim zulmünden sonra tövbe eder , halini düzeltirse kuşkusuz, Allah onun tövbesini kabul eder. Allah çok affedici çok merhametlidir.”
Maide 39

“Tövbe edip hallerini düzeltenlerle gerçeği açıklayanlar müstesna. İşte böylelerinin tövbesini kabul ederim. Doğrusu ben tövbeleri çok çok kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım!”
Bakara 160

“…Ondan sonra tövbe edip halelrini düzeltenler müstesna. Allah çok affedici, çok merhametlidir.”
Bakara 88-89

 

Bu ayetlerden de anlayacağımız üzere, üçüncü olarak, tövbe ettikten sonra halimizi düzeltmemiz, aynı yanlışa tekrar düşmemek için özen göstermemeiz gerekiyor. Bu örneklerde ve daha pek çok ayette tövbeden sonra gelen düzelme hali vurgulanıyor ve tövbenin kabul olması için gerekli olan şeylerden biri olarak gösteriliyor.

Dikkat çekici olan bir diğer konu da, Kur’an’da Allah’ın süreklilikle bizleri tövbeye çağırmasıdır. Kötü manada yaptığımız her ne varsa tövbe edip doğruya yönelmemiz için sonsuz bir rahmetten haber veriyor. Bizleri affetmek istiyor. Pek tabii, yapılan yanlışlar yazıldı bitti, artık onları dengeleyecek kadar iyilik edeceksin ibadet edeceksin de diyebilirdi. Hiç bir şeyin dönüşü olmayabilirdi. Ne var ne yoksa o şekliyle kaydolur, iyinizle kötünüzü dengeleyin diyebilirdi çok rahat. Ama O, bize bir kapı açıyor ve sürekli merhametini, affediciliğini, rahmetini vurguluyor çok şükür ki. Bizden tek istediği tövbelerimizde samimiyet, pişmanlık ve doğruya yöneleceğimize dair kararlılık. İnsanın hata yapmaya müsait yapısını, zayıflığını biliyor yaratan olarak ve bize kolaylık getirmek istiyor. Bize tövbeyi nasip ediyor. Ne büyük bir hikmet! Şükürler olsun…

 

“ Allah size açık seçik bildirmek istiyor. Sizi, sizden öncekilerin yol ve yöntemlerinden haberdar ediyor. Size tövbe nasip ediyor. Allah her şeyi bilir; tüm hikmetlerin sahibidir. Allah sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlarsa sizin büyük bir sapışla sapmanızı isterler. Allah size hafiflik getirmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.”
Nisa 26-27-28

“…Gerçekten de O, evet O, Tevvabdır, tövbeleri cömertçe kabul eder..”
Bakara 37

 


About the Author
Author

zeynep t.

Comments (3)
  • Avatar

    G. Mar 13 2012 - 09:21 Reply

    Sağ kalırsa eder artık erteleyen, sonra ederim diyen o kadar emin yaşayabileceğine madem ki bu yaptığı büyüklenmenin bedeli Allah’ın takdiridir. Allahtan şu zamana kadar yaşayacaksın diye güvence aldıysa başka elbette en doğrusunu Allah bilir.

    (…)Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da her birine ölüm geldiğinde: ‘İşte şimdi tövbe ettim!’ diyenler için tövbe yoktur…………..”
    Nisa 17-18

  • Avatar

    ugur Mar 13 2012 - 11:49 Reply

    cehalatimizin farkına varalımda tövbe edelim esenyurtta 11 işçi yangında öldü bunları çoluğu çocuğu yüzlerçe kişi feryat figan ediyor buna kader diyorsanız elinizi viçdanınıza koyun beni yaradan ALEMLERİN RABBİ ALLAH insanları naylon cadırlarda yatırır elektirik sobasıyla ısıtır tetbir almassanız yangın cıkar insanlar dumandan ve yangından
    ölür elektiriğin kaderidir bu tetbir almazsanız carpar öldürür ordaki insanların kaderi değildir kontreynlerde olsaydı bu gün konuşmazdık başımıza gelen her kötüolayda kader deyip suçu üstümüzden atmayalım bir daha yaşamamakiçin hatalarımızı görelim ALLAH tövbelerimizi kabul eder İnşallah

  • Avatar

    elifce Mar 13 2012 - 14:31 Reply

    Merhamet edenlerin en merhametlisi Yüce Allah, kuluna hiç kapanmayan rahmet kapısını işaret ediyor. Ancak insan bile bile hataları yapıyor, bağışlanma dilemeden, tevbe etmeden Allah’ın kendisini bağışlayıp cennetine alacağını düşünüyor. Bütün bunlar da dinin gereklerini yalnızca bir elin parmakları sayısınca zannettiği ve Kur’an’dan gaflette olduğu için yapıyor. Teşekkürler…

Leave a reply

Name (required)

Website