Bize Tatlı Dille Masal Anlatan Değil, Gerçek Dini Anlatan Hocalar Lazım!

 

Son yıllarda medyada dine ve din üzerine konuşan kişilere ayrılan yer arttı. Bu durum son derece sevindirici tabi ama bu hocaların neler konuştuklarına da çok dikkat etmek gerek. Yani “aman ne güzel adam çıkıp kaç saat İslam dini hakkında güzel güzel konuşuyor” demeden önce bir kez daha düşünmek gerekiyor. Söylenenlere yani konuşmaların içeriğine çok dikkatle yaklaşmak gerekiyor. Maalesef çoğu kez bu konuşmaların içleri dine katılmış uydurmalar ile, uydurulmuş kahramanlık hikayeleri hatta mucizelerle ve ne akıl ile ne de Kuran ile bağdaşmayacak açıklamalar ile dolu oluyor. İşin kötü tarafı bu hocalarımızın bazılarının da ağzı pek güzel laf yapıyor. Yani öyle bir konuşuyorlar ki oturup saatlerce dinleyebilirsiniz. Tabi ne dediğini anlamazsanız ya da gerçek dinin ne olduğunu bilmeyip, aklınızı kullanmayıp öyle teslim olmuş bir şekilde dinlerseniz. Aksi halde söylenenlere katlanmanız mümkün olamayacaktır.

İşin en üzücü tarafı ise halkımızın pek çoğunun Kuran okumaması ve İslam dinini öğrenmek için Allah’ın kitabına yaklaşmak yerine bu gibi hocalara yaklaşmasıdır. Kuran’dan bihaber bu kişiler için bu “koskaca hocaların” söyledikleri sorgulanmayan, kontrol edilemeyen mutlak bilgiler olarak kabul görmektedir. Zaten asıl tehlike de buradadır. Bu tatlı dilli hocalar aslında halkı Allah’ın dininden uzaklaştırmaktadır. Halkın bir kısmı hocaların dediklerini doğru sayıp hiç sorgulamadan uygulamaya çalışırken bazıları da aklı ile anlatılanların uyuşamaması dolayısıyla dinden soğumakta, “böyle iş mi olur”, “bu zaten nasıl uygulanır” gibi şikayetlerle dinden uzaklaşmaktadır.

Bu şekilde tatlı dille, küçük esprilerle bizi kandırıp Allah’ın dinine ve Peygamberine iftiralar içeren konuşmalarını bize dinletmeye çalışan bu hocalara karşı çok dikkatli olmalıyız. Unutmayalım gerçek müminin ihtiyacı Kuran ve akıldır. Bizi kurtaracak olan tatlı dil değil doğru İslami bilgidir. Gerçek İslam’ı anlatan Hocaları dinlemek temennisiyle…

 

…Allah, pisliği, aklını kullanmayanların üzerine bırakır.
(10 yunus Suresi -100)

Andolsun size hatırlatıcı bir kitap indirdik. Yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?
(21 Enbiya Suresi 10)

 

 


About the Author
Author

Yagmur

Comments (2)
  • Avatar

    Gökhan Jan 4 2013 - 12:11 Reply

    Çok güzel yazmışsınız, Ben bu tür hocaları anlatmaktan insanlar beni dinden çıktın diye suçlamaktan bıkmadı. Defalarca çevremdeki insanlara bunların yanlış olduğunu kuran da dayanağının olmadığını vs vs saatlerce anlattım. Gelinen nokta şu o koskoca hoca ,hepsi mi yanlış söylüyor,bunca alim bilmiyorda sen mi bileceksin gibi cevaplar. Bu cevaplar bana hep kuran da söylenen “Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır. Ve büyük azab onlaradır. ” ayetini hatırlatıyor. Allah inşallah gözlerindeki perdeyi kaldırırda doğruya yönelirler.

  • Avatar

    tuğrul Jan 5 2013 - 16:58 Reply

    İnsanımız tuvalete hangi adımla gireceğini dahi hocalara sormakta. Daha vahimi bunun cevabının uygulanmasından sevap ummakta. Kuran dışı kaynaklardan, rivayetlerden, hikayelerden, insani nakillerden beslenmiş vaazlar veren, köşeler yazan, dini ve güncel yaşamı zorlaştıran, kadınların hayatını örtüler-perdeler gerisine sokan, İslam coğrafyasını gıpta edilecek özelliklerden uzak kalmasına sebep olan binlerce hoca var. Mısırda ismi meşhur bir fetva makamı üniversitenin tartıştığı konulara baktığınızda bunun ülkemize özgü olmadığını görürsünüz. Ama İslam toplumu için hoca neredeyse kutsal bir varlık. Hoca değilsen din hakkında akıl fikir yürütmen seni her an cehennem yolculuğuna bilet sahibi yapacakmış gibi algılanıyor. Aklını kullanmak yerine kendini kullandıran toplulukların üzerine yağan şey Yunus suresinde yazıyor işte. İlgili surenin en büyük muhatabı ve öznesi şu an İslam alemi maalesef. Birde ortada turuncu kıyafetli, saçsız rahiplerin dolaştığı ülkeler aklıma geliyor. Nedir bunların ortak paydası? Din adamlarına duyulan aşırı bağımlılık, fikirlerine aşırı amadelik olmasın?

Leave a reply

Name (required)

Website