Kuran’a Yapılan Büyük İftira : Kölelik Sistemi…

Malum çevreler tarafından Kuran ayetlerine ne iftiralar atıldığına hepimiz şahit oluyoruz. Çoğu insan cahilliklerinin ve gözlerini bürüyen inkar perdesinin de etkisiyle Ayetler üzerinden öyle iftiralar atıyorlar ki komik
duruma düştüklerinin bile farkına varamıyorlar. Mesela inkârcı tayfasının ağzına sakız olan ‘Kuranda neden kölelik yasaklanmadı’ iftirasını çoğumuz biliriz.  Hikmet yoksunu hasta beyinlerin ürünü olan bu iftiraya mezhep yorumları ve İslam kılıfı altında yaşanan geleneksel Hurufilik dini de büyük malzeme veriyor. Kurandan sadece birkaç ayetin okunmasıyla çok net bir şekilde anlaşılabilecek bir konu için bu kadar yaygara koparılması çok enteresan.

Kurana bakıp kesin bir dille şunu söyleyebiliriz ki köleleştirme yasaklanmıştır ve Kuran bu meseleyi büyük bir rahmet ve hikmet yoluyla çözüyor.

Önce köleleştirmeyi yasaklayan ayeti okuyalım:

Muhammed Suresi
4
: ‘Öyleyse, inkâr edenlerle (savaş sırasında) karşı karşıya geldiğiniz zaman, hemen boyunlarını vurun; sonunda onları ‘iyice bozguna uğratıp zafer kazanınca da’ artık (esirler için) bağı sımsıkı tutun. Bundan sonra ya bir lütuf olarak (onları bırakın) veya bir fidye (karşılığı salıverin). Öyle ki savaş ağırlıklarını bıraksın (sona ersin). İşte böyle; eğer Allah dilemiş olsaydı, elbette onlardan intikam alırdı. Ancak (savaş,) sizleri birbirinizle denemesi içindir. Allah yolunda öldürülenlerin ise; kesin olarak (Allah,) amellerini giderip boşa çıkarmaz.’ (Ali Bulaç Meali)

İşte bu ayet ile esirleri köle edinmek kesin bir dille yasaklanıyor. Esirlerin bir tazminat veya karşılıksız olarak serbest bırakılması emrediliyor.

Kur’an’ın indiği dönemde kölelik yaygın, kronikleşmiş, bir olgu idi. Kur’an, bu insanlık dışı durumu, kesin bir dille kaldırıyorken sanki meşrulaştırıyormuş gibi anlatmak Kur’an’a iftiradır.

Şimdi bazıları şöyle düşünebilir ’tamam köleleştirme yasaklandı ama mevcut olanlar için neden hepsi serbest, herkes köleleri azat etsin denmiyor?’

Bu sorunun cevabı için Kurana bakalım; mevcut köleler için ne emredilmiş, nasılbir özgürlük şansı verilmiş okuyalım:

Nur
33:
‘Nikah (imkanı) bulamayanlar, Allah onları kendi fazlından zenginleştirinceye kadar iffetli davransınlar. Sağ ellerinizin malik olduğu (köle ve cariyelerden) mükatebe isteyenlere -eğer onlarda bir hayır görüyorsanız- mükatebe yapın. Ve Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici metaını elde etmek için -ırzlarını korumak istiyorlarsa- cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz, onların (fuhşa) zorlanmalarından sonra Allah (onları) bağışlayandır, esirgeyendir.’ (Ali Bulaç Meali)

(Dikkat edin bazı meallerde hatalı şekilde ‘mukatebe’ ile ilgili olarak özgürlüğünü satın alma tanımı yapılmış. Böyle meal verenlere sormak lazım köle ne ile satın alacak özgürlüğünü? Tam tersine malınızdan vermeniz emredilirken özgürlük satmak ne alaka?)

Şimdi düşünelim; devlet sisteminin bulunmadığı kabile toplumunda yaşıyorsunuz ve bu toplumda kölesiniz. Köleleştirme yasaklandı ve daha da ötesi eldeki bütün kölelerinde azat edilmesi emredildi. Günümüzde bile ev kirasını veremeyip sokağa atılanlar veya işten atılıp aç kalanlar düşünüldüğünde hele ki o devirde bir anda kendinizi ne halde bulursunuz? İşsizlik maaşı için başvuracak, yada size barınma imkânı sunacak yiyecek verecek bir kurum yada akraba mı var mı?(Günümüzde bile bu duruma düşen binlerce insan var maalesef) İyi kötü yaşadığınız bir ev, yediğiniz yemek varken ne yapacaksınız şimdi? Artık dağa mı çıkarsınız adam mı soyarsınız? Peki kadınlar ne yapsın evlenme imkanı da bulamazsa fuhuş mu yapacak? Sizce böyle bir uygulama akla vicdana sığar mı? Sokaklarda evsiz, yurtsuz zavallı insan gurupları oluşmaz mı? İster istemez suç oranları artar ve toplum huzuru bozulmaz mı?

Ayette emredilen çözüm nasıl bir rahmettir hayran kalmamak mümkün değil. Ne geçmişte ne günümüzde örneği var mıdır acaba bunun? Düşünsenize baba evladına kolay kolay malından vermezken siz kendisinde bir hayır yani kendi başına yaşayacak, topluma faydalı olacak bir yetenek gördüğünüz kölenizi azad edecek ve malınızdan vereceksiniz. Mevcut durumda köle durumunda yaşayan insanların topluma kazandırılması ve özgürlüklerinin verilmesi için bundan daha şefkatli ve adil bir çözüm olabilir mi? Ne kimse ortada kalır nede özgürlüğünü kazanan mağdur olur. Biraz vicdan sahibiyseniz verdiğiniz bedeli yıllarca karın tokluğuna hizmetinizde çalışan insan için bir nevi tazminat olarak veya o güne kadar yaptığı hizmetin ücreti olarak da görebilirsiniz hiç de zorunuza gitmez.

Rahmet burada bitmiyor. Kur’an da, kölelik sistemini yasaklamanın yanında büyük bir rahmet örneği ile de bu toplumsal değişimi en uygun şekilde kafalardan silmeye ve ortadan kaldırmaya yönelik uygulamalar emrediliyor. Köleleştirmeyi yasaklayan ve azad hükmü bulunan ayetlerin yanı sıra diğer ayetlerde geçen:

1-Kaza ile bir insanı öldürmek,
2-Zihar fidyesi,
3-Yemin fidyesi,
4-Oruç fidyesi

;gibi tamamlayıcı hükümlerle de bu inkılabın en hızlı şekilde hayata geçmesi sağlanıyor. İbretlik, hayranlık verici bir hikmet ve rahmet örneği.

Beled
12-13: ‘Sen sarp yokuşun ne olduğunu bilir misin? Bir köle azad etmektir.’

Kuran ile 1400 sene önce kölelik yasaklanırken, medeni zannedilen ABD, İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde kölelik 1865 tarihinden sonra yasaklanıyor ve alınan genel bir kararla BM’de ancak 1926 da bütün dünyada yasaklanıyor. Peki sizce bu ülkeler köleliğin kötü bir şey olduğunun farkına vardılar da iyilik olsun diye mi yasakladılar? Bunun cevabını iktisat dersleri almış arkadaşlardan bilenler vardır. Amerika ve Avrupa da köleliğin görünürde kalkmasının en büyük sebebi sanayi devrimi sonrası yaşanan makineleşmedir. Yüzlerce kişinin yaptığını bir makine ile yapmak çok daha ekonomik ayrıca günümüzde de olduğu gibi ücretli kölelik sistemi de daha avantajlı eski tip kölelik sisteminde köleyi kovmak gibi bir şansınız yok bu kanunlarda da yasak. Ama ücretli köle böyle mi zaten karın doyuracak kadar maaş verdiğiniz için masrafı da aynı, istediğiniz zamanda kovarsınız, ayrıca bunlar çalışmak içinde çok hevesli diğerleri gibi zoraki çalışan düşük verimli işçi değil.(Sanayi devriminin ilk dönemleri eski kölelik sisteminden bile daha ağır şartlar taşıyordu. Belli bir ekonomik düzeye ulaşıldıktan sonra işçi ücretleri ve yaşam koşulları bazı ülkelerde değişmiştir.)

Biz insanlık değerlerini medeniyet dersi vermeye kalkan ikiyüzlülerden, ekonomik çıkarlarını süsleyip iyilik yapıyormuş gibi insanlara yutturanlardan mı öğreneceğiz?

Peki, İslam dininin köleliği yasaklama sebebi neydi? Bunun cevabını her samimi Müslüman bilir: Kur’an’a göre bütün insanlar hür doğar ve hür yaşayacaktır. Bunun dışında söylenen hiçbir söz Kur’an’a dayanmamaktadır. Ve Kur’an’ın ruhuna aykırıdır.

Bu kadar açık delillere rağmen kalkıp da Kur’an ile kölelik kaldırılmadı ve insanlar arasında ayırım yapılıyor demek cehaletten ve kötü niyetten başka bir şey değildir.

Zümer
23: ‘Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek korkanların O’ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah’ın zikrine (karşı) yumuşar yatışır. İşte bu, Allah’ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur.’ (Ali Bulaç Meali)


About the Author
Author

rabbani

Comments (9)
  • Avatar

    sara Dec 16 2014 - 12:45 Reply

    ne güzel anlatmışsınız,yüreğinize,dilinize,kaleminize sağlık..ALLAH razı olsun..saygılar

  • Avatar

    Gökhan Dec 16 2014 - 17:57 Reply

    Dünya üzerindeki pek çok ülke yalancı zaten. Ancak ülkelere bakılarak o ülkelerin tüm insanlarını suçlamak adaletsizce bir yaklaşım olabilir örneğin İsrail ya da Abd esirlere işkence etmekle meşhur bir ülke hemde zan lı “zan altında bulunan” suçu kesinleşmemiş kişi olsa bile son günlerde ortaya çıkmıştı ülke çıkarları diyerek içeriye tıkılanlar. Bu yüzden abd düşmanı hiç eksik olmuyor çünkü alınan her bir kişinin bir çok seveni vardır ve bu zülmü gören pek çok kişi. Mantıklı bir hükümet, kin ve nefretle , fitneyle var olmayan bir hükümet buna çözüm getirirdi. Ettiğini söylediği yardımlar ise kısmen + dır ancak eksilerin kesinliğine herkes şahitlik edebiliyorken + ların icraatlerini göremedik bu nasıl mümkün oluyor anlayamıyorum. Ben asla kindar değilim sadece haktan yanayım , bilinçli bir tüketici olmaya çalışıyorum ve hakkı söylüyorum yaptığım tek şey bu. Asıl mesele biz ne yapıyoruz ; hastaya bakıyor muyuz, fakiri ziyaret ediyor muyuz bizim imtihanımızı asla ertelemiyor konuşmamız ki..

    • Avatar

      rabbani Dec 19 2014 - 11:43 Reply

      Haklısınız bu uygulamalar için ülkelerin halkları suçlanamaz. İnsanları mağdur eden belli güç odaklarının ve kartellerin oluşturduğu düzendir. Buna en güzel örnekte Kuranda anlatılan firavun kıssalarıdır.

  • Avatar

    iklime Feb 3 2015 - 23:09 Reply

    Muhammed Suresi
    4: ‘Öyleyse, inkâr edenlerle (savaş sırasında) karşı karşıya geldiğiniz zaman, hemen boyunlarını vurun….
    bu ayeti bir yazınızda açıklamışdınız.orada ”rikab” kelimesinin boyun yerine Allah’ın kullarından bir an bile gafil olmadığını, sürekli gözetleyen, koruyan ve kontrol altında tutan olduğunu yazmışsınız niye burda sizde boyun olarak kullandınız hala anlıyamadım

    • Avatar

      rabbani Mar 19 2015 - 10:03 Reply

      Ben Muhammed 4 ile ilgili böyle bir şey yazmadım başka birinin yazısıyla karıştırıyorsunuz. Muhammed 4’e öyle bir mana verilemez boyun bildiğimiz anlamıyla kullanılmıştır sıcak savaşı anlatmaktadır. Saygılar…

  • Avatar

    hindininderdi Jun 30 2015 - 23:21 Reply

    iklime isimli arkadaşın eleştirisine katılıyorum, siz ayetin farklı bir noktasına odaklanmış olsanız da okuyucular olarak her biri bir tuğla niteliğinde olan sitedeki yazıları okuyarak bir bina yapabilme gayretindeyiz, dolayısıyla yazıların birbiriyle çelişen kısımları varsa bunların yeniden ele alınması gerekir diye düşünmekteyim, selametle

    • Avatar

      rabbani Dec 7 2015 - 15:19 Reply

      Bu şekilde temelsiz eleştirilerle maalesef bina falan oluşturamayız. Madem iklime isimli okuyucuya katılıyorsunuz ve benim rikap ile ilgili ”böyle bir şey yazmadım ifademi” de önemsemiyorsunuz buyrun siz yazın nerede böyle bir ifade kullanmışım? Neyi çelişkili buldunuz delili ile koyalım ortaya sonra kimse iftira vebaliyle kalmasın.

  • Avatar

    Nagehan Su Dec 19 2015 - 12:25 Reply

    Yazıda genel olarak savunma güdüsüyle yazılmış.Bu konuda açıkça söylemek gerekirse Kur’an köleliği getirmiyor ama sosyo ekonomik şartlar nedeniyle de kaldırmıyor.Kur’an köle kaveamını tarihi ve yerel gerekçeler nedeniyle sacaş edirliğine göndermede bulunuyor,yani savaşta edir olan köledir,savaş esiridir.Ayrıca haksız yere adam öldürmede diyet ya da kölenin efendisine ben özgürlüğümü istiyorum diyerek bedel belirlenip özgürlüğüne kavuşmak için mükatebe olgusu vardır.Yani Kur’an köleliği doğrudan kaldıran bir durum yok,kaldırmaya yönelik önermeler var,yazının bu kısmına katılamayacağım.Ayetlerin nüzul sebepleri incelenmemiş.Bu konuda Doç.Dr.Hasan Aydın Hocanın Felsefi Antrpolojinin ışığında Kur’an ve Hz Muhammed kitabını inceleyebilir.Özetle Kur’an köleliği onaylamadığı için eleştirilmez ama direk köleliği kaldırın diye bir ayette yoktur bunu tarihi ve yerel şartlara göre değerlendirmek gerekir derim.

    • Avatar

      rabbani Jan 17 2016 - 15:53 Reply

      Aynı şeyleri anlatıp arkasından katılmıyorum denmesi ilginç bir çelişki. Dikkat edilirse yazımda Kuran ile köleliğin bir anda değil aşamalarla kaldırıldığını anlatıyorum sizde aynı şeyi söylüyorsunuz. Birde bu konuda tarihi ve yerel şartlar diye bir konu yok Kuran bu durumların yaşandığı her devir ve duruma hitap ediyor.

Leave a reply

Name (required)

Website