“Allah Bize Yalan mı Söyledi!!!” Dönüştürülmüş Hıristiyanlık inancındaki bazı şirk yüklü anlayışları hepimiz az çok biliyoruz. İsa Peygamberi Allah’ın oğlu gören anlayışı, onun kendisini bütün Hıristiyanların günahlarının affedilmesi için feda ettiğine dair uyduruk rivayetleri, sonradan uydurulmuş din adamları sınıfının masum Hıristiyanları nasıl kendilerine köle ettiğini duyup duruyoruz. Aynı şekilde dönüştürülmüş Musevilik inancında da yine din adamları zümresinin gerçek Tevrat’a
(daha&helliip;)
“Cennete Hoş Geldiniz ama Boş Geldiniz!” Ömür boyu korkutuldunuz ve türlü âlimler ve onların takipçileri tarafından hep yönlendirildiniz. Kendiniz düşünmek yerine düşünmeyi hep başkalarına havale edip, siz düşünenlerin söylediklerini yaptınız. Okuyup anladığını düşünenlerin hitabetlerini ve peygamberin adını ağızlarına alışlarında kürsüleri gözyaşları içerisinde yumrukladıklarını ve de o esnada cemaatten “Allah!” diye nida edenlerin sesleriyle yüreğiniz yerinden hopladı. Ah ben, dediniz,
(daha&helliip;)
İslam toplumları olarak, dinde bölünmüşlüğün acısını çekiyoruz. Allah dinde bölünmeyin diye hüküm verdiği halde, bizlerin günümüzde bölünmüşlüğümüzü açıklarken, bunu bir bereket, güzellik, zenginlik olarak göstermemiz, bizlerin ne derece, Kur’an merkezli yaşadığımızı göstermektedir. Allah dinde bölünmenin tehlikesini, Kur’an da bakın bizlere nasıl anlatıyor. Enam 159: Gerçek şu ki, dinlerini parça parça edip kendileri de gruplaşanlar, sen hiç bir şeyde onlardan
(daha&helliip;)
Kur’an’ın Kendi Kendisini Açıklaması” Kuran’ı her okuyanın anlayamayacağını, onu kendisi okuyup anlamak yerine daha önce onu okumuş, incelemiş ve daha önce bildiği ilimlerle yoğurmuş din adamlarının kitaplarından ve vaazlarından anlamaları gerektiğine inanan ve geleneksel (atalar) dini anlayışını kurtarmayı tercih eden kardeşlerimiz için; hadis, fıkıh, icma, ilmihal gibi bilgilerinden hatta tarih, dilbilgisi, psikoloji ve benzeri müspet ilimlerden bile haberi olmayanlar
(daha&helliip;)
“Atalara Dair Ayetler” Hiç merak ettiniz mi? Acaba bize dini anlatan ilmihaller ve değer verip dikkatlice dinlediğiniz ve de gelmiş geçmiş vaizlerden bir kısmı bizim Kuran’ı okumamış ve ayetlerin anlamını bilmiyor olmamızdan faydalanarak bizi kandırmış veya kandırıyor olabilirler mi? Acaba hâlihazırda iyi niyetle yaptığımız dini uygulamalarımız geçmişten beri tahkiksiz gelen ve sadece şekilde kalıp içi gerçekle doldurulmamış olan ilkel
(daha&helliip;)
“Kuran’ı Okumak Gerek” Geleneksel biçimde, kendi kitabını okumadan ve üzerinde düşünmeden dinini en iyi şekilde yaşadığını zannedenler Kuran’ı anlayamayacaklarından korkutulmuş, ona dokunmaktan bile çekinir olmuş ve onu sadece kim olduğuna bile emin olmadıkları bir takım din adamlarının anlayabileceği konusunda fikir birliğine varmış durumdalar. Oysa böyleleri kendi gibi olan insanları olduğunun üstünde yüceltmekte, onların dediklerini Allah’ın hükmü kabul etmekte (tanrılaştırmakta)
(daha&helliip;)
Bir yazıma verilen cevapta, genelde yapılan bir yanlışa, güzel bir örnek ile karşılaştım ve bu konuyu, tekrar gündeme getirmenin, yararlı olacağını düşünüyorum. Bizler Kur’an`ı rehber aldığımızı söyleriz. Ama ne yazık ki söylediğimiz ile İslam`ı yaşadığımız, her nedense birbirini tutmaz. Bunun nedeni üzülerek söylemek zorundayım, Kur’an sözde rehber, beşerin kitapları özde- pratikte rehber olduğu içindir. Peygamberimiz mahşer günü boşuna, benim ümmetim
(daha&helliip;)
Kuran öyle bir derya ki, ne kadar çok okumuş olursanız olun, her seferinde zihninizde ve kalbinizde yeni gerçeklerin parıldamasına vesile olabiliyor. Daha doğrusu zaten O’nda hep var olan yol göstericilik, belki onuncuda değil fakat on birincide mutlaka bir şekilde yolunuzu aydınlatıyor. Bildiğiniz gibi haremlik-selamlık meselesi çok tartışılan konulardan biri. Kuran’a göre değil de gelenek dinine göre yaşayan Müslümanlarda erkeği ve
(daha&helliip;)
-
- 1
- …
- 61
- 62
- 63
- 64
- 65
- …
- 137
-