Kuran’ın olayları anlatımı

Kuran ağır dile sahip roman gibi değil de, sade bir şekilde anlatır bilgileri ve yaşam öykülerini. Hatta çoğu yerde geçişleri sinematik bir havada sunar. Bu yüzden bir çok yerde “de ki”, dediler ki” gibi ifadeleri kullanmaz. Tabii aynı zamanda Kuran`ın matematiksel mucizesi de sağlanmış olur bu yolla. YUSUF 80. Yûsuf`tan ümidi kesince bir kenara çekilip tartışmaya başladılar. Büyükleri dedi ki: (more…)

DİL Mİ KUTSAL, MESAJ MI?

Din meselesinin en ciddi sorularından biri budur. Dil mi kutsal, mesaj mı? Allah ile aldatanlar, hesapları öyle elverdiği için, sürekli latak dili utsal göstermiş, mesaja özgü kutsallık ve yüceliği sürekli dile vermişlerdir. Eğer dil kutsal sayılırsa bu kutsallığa bağlı olarak o dilin toplumu, ırkı, coğrafyası, kültürü art arda kutsallaştırılır. Ve bunca kutsallığın altında dilin taşıdığı mesaj ezilir, unutulur ve ikincil (more…)

ZAMAN VE PERDE

Hepimiz Big-Bang`i biliyoruzdur, bu öyle bir ispattır ki, ateizmin duayenleri bile, isteyerek veya istemiyerek `TANRI VAR`demişlerdir. Bu yenilgiyi itiraf etmişler fakat diğer ateistlerin düşüncelerini pek değiştirememişlerdir. Kalplerini ve duyu organlarını mühürlettirenler(Allah kimseye iradesi dışında yük ve özellik yüklemez), maalesef inatları yüzünden iman şerbetinden içmemekte israr etmektedirler. Allah onları hidayete erdirsin demekten başka elimizden gelen başka birşey yoktur. Şimdi Big-Bang`e dönersek, (more…)

FELSEFE-TARİH SÜZGECİ

Nedense tarih deyince hepimiz tırsarız. Evvelki masalları mı dinleyeceğiz deriz. Hakkın elçilerinede böyle denmiş yıllarca. İnsanlar haklı. Geçmişte de haklıydı günümüzde de… … Batıl hep Haktan beslenmiş bir vampir gibi kanını emerek o olmazsa yaşayamazmış çünkü. Dünya ikli sistem üzerine kurulmuş. Rabbim ne yaparsa en iyisini yapar. Doğruyu yanlışı bu yüzden bilebiliyoruz. Hikmetinin ilmini verdiği elçilerine bize doğruyu yanlıştan, iyiyi (more…)

Müslüman şahıs mıyız? Müslüman şahsiyet miyiz?

İslam, “önce insan” der… Her insan bir şahıstır… İşte İslam şahısa şahsiyet kazandırmak için vardır. Şahsiyeti inşa süreci yoğun bir şuurlanma ile gerçekleşir… İslam dışı öğreti ve ideolojilerin şahıslara yönelik tutumlarına baktığımızda şahıs; ya şartlandırılma yada şımartılma riski altındadır… Modern zamanların bireyi; akla, bilgiye, bilime, güce, iktidara, maddeye dayalı bir şımarma sarhoşluğuna yakalanmıştır. Modern öncesi dönemlerin insanı ise tabulara, totemlere, (more…)

Ey Diri Ay! Dirilt Bizi!

Zamanı kovalayanlar, zamanın kollarında mukadder akıbete hızla koşarken yeni bir Ramazan’ın, yeni rahmetlerle insanlığı kucakladığına tanıklık ediyoruz… Kavurucu Ağustos sıcaklarından sonra rahmetin gölgesi üzerimizde şerha şerha şifa sunmaktadır… Ramazan hilâli, yeni bir hâl ile hâllenmenin fırsatını doğurdu, bize… İzmihlâlin son bulması için yeni hâli ve yeni hilâli ulvî ve uhrevi bir yatırıma dönüştürmeliyiz… Çünkü; Ramazan dökülen kişiliklere restorasyon… Donuklaşan zihinlere (more…)

Mevlid Kültürü ve Hicret Hareketi

Hicret, her şeyin daha kalıcı ve daha hayırlı olanını bulmak için her şeyi feda etmeyi göze almak ve bunu bizzat yapmak gönüllü olmaktan doğan bir harekettir. İslam kültür ve edebiyatının özelliği hicret temeline oturur. Hicret ile başlar, hicret ile gelişir, hicret ile özgürleşir ve hicret ile sükûnet ve temkine erişir. Hz. Âdem hicret ile kurtuluşa yol, çare aradı; sonunda saadete (more…)

Yürüyen Ahlak

İnsanlar inkar ve isyan yolunu seçseler de Allah rahmet elini onlardan çekmiyor… Ta ki, akıllansınlar ve sakınsınlar diye… Ancak insanların çoğu fısk yolunu seçerler, gerçekleri görmezler… Yüce Rabbimizin Kerim Kitab’ının sayfa ve satırları arasında gezinen herkes şu ifadeye oldukça aşinadır: “Ey kavmim!” Gelen her peygamberin dilinden düşürmediği ibare yine “Ey kavmim!” hitabıdır… Bu bir misyonun ve mesajın anahtar terimidir… Bireysel (more…)