Kur’an da Geçen Besmele Konusu Üzerine Düşünmek

Kur’an da Geçen Besmele Konusu Üzerine Düşünmek

Bu makalemde sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, surelerin başında besmeleyle yani, “Bismillahirrahmanirrahim” RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH IN ADIYLA diye başlamasının nedenleri ve besmelenin ayrıca bir ayet olup olmadığı konusu üzerine olacaktır. Bunu hiç düşündünüz mü? Besmele bir ayet midir? Ayet değilse, neden yalnız surelerin basında vardır? Acaba Kur’an da surelerin başında geçen besmele, neden tek bir ayet yazarken (more…)
Allah Batıla Sapmayalım Diye, Kur’an ı Ben Açıkladım Diyor

Allah Batıla Sapmayalım Diye, Kur’an ı Ben Açıkladım Diyor

Bizler acaba Kur’an ı anlayabilmek adına, hangimiz çaba harcıyoruz? Yoksa biz Kur’an ı anlayamayız, onu alimler, veli insanlar anlar diyerek, Kur’an ı anlamayı başkalarına mı bıraktık. İşte bu sorunun cevabını eğer, akıl ve Kur’an merkezli veremiyorsak, gittiğimiz yolun doğruluğundan asla emin olamayız. Bir arkadaşımız bu sorunun cevabını, hala kafasında doğru bulamadığından olsa gerek, bana şöyle sitemli bir cevap yazmış. “Anlaşılamayan (more…)
BAKARA SURESİ 183 VE 187. AYETLERİ NASIL ANLAMALIYIZ?

BAKARA SURESİ 183 VE 187. AYETLERİ NASIL ANLAMALIYIZ?

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Bakara suresi 183 ile 187. ayetler arasında geçen, ORUÇ konusu ile ilgili ayetler olacak. Önce Bakara suresi 183. ayeti hatırlayalım. “EY İMAN EDENLER! ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINMANIZ İÇİN ORUÇ, SİZDEN ÖNCEKİLERE FARZ KILINDIĞI GİBİ, SİZE DE FARZ KILINDI.” (Bakara 183) Ayette çok açık bir bilgi veriyor Allah bizlere ve diyor ki, (more…)
Hz. Peygamber ve Hissi Mucize

Hz. Peygamber ve Hissi Mucize

HZ. PEYGAMBER VE HİSSİ MUCİZE Hissî mucize, tabiat kanunlarının normal akışının dışında meydana gelen ve insanların duyularına hitap eden mucizelerdir (Râgıb el-İsfahânî, 1992: 547). Bunlara kevnî mucizeler de denir. Bu tür mucizeler, Yüce Allah’ın tabiata her an müdahale edebileceğini gösteren ilâhî fiiller olup inanmayı tercih edenlerin imanını, inanmak istemeyenlerin de inkârını kuvvetlendirir. Kur’an’da mucize kelimesi geçmez. Ayet kelimesi ilgili bağlamlarında (more…)
” BİZ KURAN’I ANLAYAMAYIZ ” diyenlerin Kuran’ı anlamamaları, İLAHİ HÜKÜMDÜR.

” BİZ KURAN’I ANLAYAMAYIZ ” diyenlerin Kuran’ı anlamamaları, İLAHİ HÜKÜMDÜR.

Geçmişten günümüze müslümanlar İslam inancını anlamaya çalışırken, genellikle beşeri kaynaklardan, bilgilerden istifade etmişlerdir, hiç sorgulamadan, düşünmeden doğruluğunu araştırmadan, her yazılan ve her söylenenleri din zannetmiştir, İslam toplumu, İslam’ı anlamak için, Kuran’ı anlayarak okumaktan her zaman uzak durmuşlardır, Çünkü, “Kuran’ı herkes anlayamaz” algısı ile Kuran’ı anlamak için okunması insanlara hiçbir zaman tavsiye edilmemiştir, İnsanlar üzerinde “Kuran’ı siz anlayamazsınız” düşüncesi hakim kılınmış, (more…)
Şüphesiz Biz Ona Doğru Yolu Gösterdik. ( İnsan Suresi 3)

Şüphesiz Biz Ona Doğru Yolu Gösterdik. ( İnsan Suresi 3)

Bizler Kur’an’ın açık ve anlaşılır olduğunu, Kur’an ın birçok ayetinden okuduğumuz ve tebliğ alıp iman ettik dediğimiz halde, ne yazık ki bu iman kalplerimize yerleşmediği için okuyup, iman ettik dediğimiz ayetlerin, tam tersini hayatımıza geçiriyoruz. Halbuki Allah İnsan suresi 3. ayetinde: “ŞÜPHESİZ BİZ ONA DOĞRU YOLU GÖSTERDİK, İSTER İNANIR İSTER İNKAR EDER”, diyerek bizlerin izleyecek tek yolun Kur’an olduğunu bildirmiştir. (more…)
Kuran’ın En Büyük Şikâyeti Din Temsilcilerinden

Kuran’ın En Büyük Şikâyeti Din Temsilcilerinden

Kur’an’ın önemli bir kısmı, dini temsil edenlerden şikâyetten ibarettir. Bu bize ilk bakışta garip gelebilir, ama Kur’an’daki şirk kavramını düşünüp Kur’an’ın anlattığı biçimde anlarsak şaşkınlığımız ortadan kalkar. Kur’an’ın temel düşmanlardan ve ‘en büyük zulümlerden biri’ olarak gördüğü (bk. Lukman suresi, 13) şirk, ne ateizmdir ne deizmdir ne de dinsizlik. Şirk, varlığını ve kudretini kabul ettiği Allah’ın yanına yedek birtakım ilahlar koyan bir dindir. Ve (more…)
Karşılık Beklememek

Karşılık Beklememek

İnsanoğlu, iyilik ve yardımda bulunduklarından şükran ve minnet beklemeyi kazanılmış hak sayan bir psikolojiye sahip olagelmiştir. Verilen her kuruş, tutulan her el karşılığında eğilen bir baş, bükülen bir bel beklemek insan egosunun doymazlıklarından biridir. Bu beklentilerle iyilik yapıldığı içindir ki, iyilik yapılanın nankörlüğünü ifadeye koyan birçok söz dünya dillerini doldurmuştur. Türkçe’de bu anlamda epey atasözümüz vardır: “Besle kargayı, oysun gözünü” (more…)