Şimdi birazda zekat meselesi Kuran `da nasıl geçiyor ona bakalım; Kuran`da zekatla ilgili geçen kelimelerden biri infaktır ki anlamı; sahip olunan mallardan, Allah yolunda ve bunun dışındakilere harcamalara(bunları aşağıda aktaracağım) denir. Sadaka kelimesi, kökünde doğrulama anlamında olup Allah yolunda yapılan harcamalardır. Zekat kelimesinin anlamı ise temizlenmedir, sahip olunan değerlerden başkalarınada verilerek yapılan bir temizlenme. Kuran`ın ibadetler içinde çok önem verdiği zekatla ilgili birçok ayete rastlayabiliriz. Birkaç örnek vermek gerekirse; Bakara Suresi 215te “Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki; hayır olarak infak edeceğiniz anne, baba, yakınlar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak yaptıklarınızı Allah bilir. “der. Yine sadaka ile ilgili ayette Tevbe 60 ta “Sadakalar Allah`tan bir farz olarak yalnızca şunlar içindir, yoksullar, düşkünler, görevli olanlar, kalpleri ısındırılacaklar, özgürlüğünü kaybetmişler, borçlular, Allah yolundakiler, yolda kalmış kişiler… “Sadakaların miktarıyla ilgili olarak Bakara 219 da “Ve sana neyi infak edip harcayacaklarını, vereceklerini sorarlar. De ki, Bağışladığınızı. Böylece Allah size ayetlerini açıklar, umulur ki düşünürsünüz”. Görüldüğü gibi Kuran`da mezhepçilerin verdiği ölçüler yoktur, Allah`ın verdiği ölçüler vardır. Bu son ayette(Bakara 219) geçen afv kelimesinin manası bağışladığınızıdır. Bu da Allah`ın zekatla ilgili durumlarda insanın insiyatifine kaldığını ve gönlünden geçenin ortaya çıkması için yapıldığını görürüz. Bunu destekleyen bir diğer ayettte şudur; Talak Suresi 7 “Geniş imkanı olan bu geniş imkanından harcasın. Rızkı kısıtlı tutulanda Allah kendisine verdiği kadarını versin”. Allah, Kuran`da zekat ölçülerini vermez, bunu insanın kendine bırakır, tıpkı Kuran`ın başka ayetlerinde Allah`ı çok anın deyipte ne kadar anacağımızı bize bıraktığı gibi. Yoksa Allah sayı vermekten çekinecek değil ya.
Yazar : Taylan Korucu
bahar ilhmi Mar 15 2012 - 22:27
Zekât, hicretin ikinci yılında, Ramazan orucundan sonra farz kılındı, İslam’ın beş şartından birisidir. Kur’an-ı Kerim’de zekât kelimesi 18 surede 31 ayette geçmektedir. Bunlar Ahzap Suresi (33.ayet), Araf Suresi (156.ayet),Bakara Suresi (43.,83.,110.,177.,277. ayetler), Beyyine Suresi (5.ayet),Enbiya Suresi (73. ayet), Fussilet Suresi (7. ayet), Hac Suresi (41.,78. ayetler), Lokman Suresi (4. ayet), Maide Suresi (12.,55. ayetler), Meryem(31.,55. ayetler), Mücadele Suresi(13. ayet), Müminun Suresi (4. ayet), Müzzemmil Suresi (20), Neml Suresi (3. ayet), Nisa Suresi (77., 162. ayetler), Nur Suresi (37.,56. ayetler), Rum Suresi (39. ayet),Tevbe Suresi (5,11,18,60,71. ayetler)dir.
Bunlardan biri; “İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler varya, onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler.” mealindeki Bakara Suresi, 277. ayetidir. Bu ayette beraber zikredilen namaz ve zekât kelimeleri Kur’an-ı Kerim’de aynı ifade ile birçok yerde daha tekrarlanmıştır.
Siz 80 de 1 mi savunuyorsunuz ..? amenna …verdiniz mi..? kaç adet…Verecekmisiiniz..? saçmalamadan ne kadar…? oranınız nedir…?