KURAN`A GÖRE DÜNYA VE AHİRET BİR BÜTÜNDÜR

Kuran kötülerin daha bu dünyada cehennemi yaşamaya başlayacağını, iyilerin ise cenneti daha bu dünyadayken yaşamaya başlayacağını söylüyor:


-Allah`ın mescitlerinde, Allah`ın isminin anılmasını engelleyen ve onların harap olmasına çalışan kimselerden daha zalim kim olabilir? Bunların oralara korka korka girmekten başka çareleri yoktur. Bunlara dünyada zillet, ahirette de büyük bir azap vardır.

-O inkar edenleri, dünya ve ahirette şiddetli bir azaba çarptıracağım, onların hiçbir yardımcıları da olmayacak! (Al-i İmran suresi 56. ayet)

-Allah da onlara hem dünya nimetini verdi hem de ahiretin güzel sevabını verdi; öyle ya Allah güzel iş yapanları sever. (Ali İmran suresi 148. ayet) (Bu ayette hem dünyada hem de ahirette cennet yaşamına, güzelliklere, nimetlere kavuşan insanlardan bahsediliyor. )

- Bizi, doğru yola yönelt. nimet verdiklerinin yoluna ilet. (fatiha 5-6)

-Onlardan kimileri de “rabbimiz, bize dünyada da, ahirette de en hayırlısını, en güzelini ver, bizi ateşin azabından koru”der. işte bunlar kazandıkları şeylerden paylarını alırlar. (bakara) (Bu ayette de hem dünyada hem de ahirette güzellikleri isteyenlerin doğru yolda olduğu belirtiliyor)

-şeytan sizi kötülüğe çağırır, fakirlikle korkutur ve cimriliği emreder. Allah ise bolluk vericidir. Allah`ın ihsanı boldur, her şeyi O bilir. dilediğine Allah zenginlik ve bolluk verir. şüphesiz ki böyleleri büyük bir hayra ermiştir. aklı erenler bundan ibret alırlar(bakara)

-De ki “Allah`ın kulları için verdiği süslenecek şeylerle rızık olarak verdiklerinin temiz olanlarını kim yasak edebilir?” yine de ki “bunlar dünyadaki inançlı kişilerindir. ahirette ise yalnız onlarındır”. ayetlerimizi anlayanlara bu şekilde açıklamaktayız. (araf süresi 32. ayet) (Bu ayette dünyadaki güzelliklerin aslında müminler için hazırlandığı söyleniyor. Ama bilindiği üzere bu dünyadaki nimetlerden inkarcılar da yararlanabiliyor. Ahirette ise yalnızca müminlerin yararlanacağı söyleniyor. )

-Ey inananlar!Allah`a ortak koşanlar pis insanlardır. bu yıldan sonra onları mescid-i haram`a yaklaştırmayın, yoksulluktan çekinirseniz bilin ki Allah, yakında sizi bol nimetleriyle zengin edecektir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (tövbe suresi 28. ayet)

-O Allah ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yaratmıştır. (bakara 29)

-Ey insanlar!yeryüzünde bulunan rızıklardan helal ve hoş olarak yiyin(bakara 167)

-Allah seni öksüz bulup barındırmadı mı?yine seni şaşırmış bulup da doğru yola iletmedi mi?seni yoksul bulup zengin etmedi miduha suresi 6-7-8. Ayetler)(Burada dikkat edilirse önce istenmeyen, kötü durum, sonra da istenen güzel durumlar belirtiliyor. Öksüzlükten barınmışlığa terfi, şaşırmışlıktan doğru yola giriş ve en son olarak da fakirlikten zenginliğe yükselmek. )

-süleyman dua etti”ya Rabbim, beni bağışla. bana bundan sonra kimsenin erişemiyeceği saltanat ver. şüphesiz bütün muradları ihsan eden sensin. “(sad süresi 35. ayet)(Ayrıca Süleyman peygamberin mal sevgisini Allah`ı anmak için istediği ve kimsenin erişemiyeceği bir saltanatın kendisine verildiği söyleniyor başka ayetlerde. )

“Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile, katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan bir kimseyi örnek verir. bunlar hiç bir olurlar mı? (Nahl 75)

Evet burda da kimseye faydası dokunmayan fakir ve özgür olmayan bir kimseyle etrafına hayır işleyen ve zekat veren zengin ve özgür bir kimse kıyaslanıyor ve zenginlik üstün tutuluyor.

- Allah size kolaylık diliyor zorluk dilemiyor (Bakara 185. ayetten) (bu ve benzeri pek çok ayete göre Allah`ın kullarında görmek istediği; mümkün mertebe sıkıntısız, kolaylık ve güzelliklerle dolu hayattır. )

Taha Suresi 124. Ayet: Kim benim zikrimden/Kur`anımdan yüz çevirirse onun için zor, sıkıcı bir hayat şekli/dar bir geçim vardır; kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz. ( ayette günahkarların bu dünyada sıkıntı dolu bir hayat yaşayacağı, ahirette de kaybedenlerden olacağı belirtiliyor. )

Allah`ın yeryüzünde cezalandırma yöntemlerinden biri fakirlik verme ve nimetlerden kısmadır:

Enam Suresi 146. Ayet: Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram ettik. Bir de bunlara sığır ve koyunun, sırtlarında, barsakları üzerinde veya kemiklere yapışık kuyruk kısmının dışındaki yağlarını da haram ettik. Bunu onlara azgınlıkları yüzünden bir ceza yaptık. Şüphesiz Biz, her hususta doğru söyleriz. (Bu ayette ceza olarak, normalde haram olmayan şeylerin yasaklandığı görülüyor. )

- Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah`tan bir gazaba çarpıldılar. (Bakara suresi 61. Ayetten… ) (Yine Allah`ın bu dünyada azap etme yöntemi olarak yoksullaştırmayı yani dünya nimetlerinden kısmayı görüyoruz. )

Nisa Suresi 160. Ayet: Yahudilerin zalimlikleri ve Allah yolundan çevirmeleri sebebiyle onlara helal edilmiş olan bir çok temiz ve hoş nimetleri kendilerine yasakladık. (Yine günahkarlığın sonucu olarak dünyadaki güzelliklerin yasaklanmasını görüyoruz. )

DÜNYADAKİ SIKINTILARIN SEBEBİ İŞLEDİĞİMİZ GÜNAHLARDIR

-Bunun nedeni şudur: Allah, bir kez bir kavme verdiği bir nimeti, onlar kendilerindeki bu nimete erme sebebini değiştirmedikçe değiştirecek değildir ve Allah, işiten ve bilendir. (Enfal suresi 53. ayet) (Eğer bir insanın veya kavmin başına bir felaket geliyorsa mutlaka birşeyler yolunda gitmiyor, uyarılıyor demektir. Ayrıca idam, el kesme ve hapis cezaları da günahkarların daha bu dünyada ızdırabı yaşamaya başlamaları için istenmektedir. Eğer pişman olup tövbe etmezlerse ahirette de ızdırapları büyüyerek artacaktır. Kısacası bu dünyada yaşanan hiçbir musibet hayra alamet değildir. )

Buna karşılık iyilik yapanlar güzellikleri bu dünyada da yaşamaya başlıyorlar. Yani güzelliklerle imtihan ediliyorlar çoğu kez:

Enfal Suresi 17. Ayet: Sonra onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü; attığın zaman da sen atmadın, lakin Allah attı. Bu da mü`minlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Gerçekten Allah işitendir, bilendir!

Cinn Suresi 16. -17. ayet Ayet: Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerini bol bir su ile suvarırdık. Ki onları, onun içinde imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden/Kur`an`dan yüz çevirirse Rabbi onu, gittikçe yükselen bir azaba sokar.

Ayrıca Kuran maddi, teknolojik ve askeri açıdan güçlü olmamazı emrediyor:

Enfal Suresi 60. Ayet: Sizler de onlara karşı gücünüzün yettiği her çeşit kuvvetten savaş için beslenen atlardan hazırlayın; onunla hem Allah`ın düşmanı hem sizin düşmanınızı, hem de sizin bilmediğinizi fakat Allah`ın bildiği diğer düşmanlarınızı korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız mükafatı size tamamen ödenir ve hiç zarara uğramazsınız. (Bu da maddi güç ve zenginlikle olur. Özellikle günümüzde teknolojik ve maddi güç olmadan bu emri yerine getirmenin imkanı yoktur. )

Enam Suresi 140. Ayet: Bilgisizlik ve düşüncesizlikle çocuklarını öldürenler ve Allah`ın kendilerine rızık olarak verdiği nimetleri, Allah`a iftira ederek yasaklayanlar, kesinlikle zarar ettiler. Şüphesiz onlar, yanlış gittiler ve hiçbir zaman muvaffak olamadılar. (Dünya güzelliklerini günah olarak görmek ve onlara sırt çevirmek sapma olarak gösteriliyor)

DÜNYA VE AHİRET BÜTÜNLÜĞÜNÜ VURGULAYAN AYET ÖRNEKLERİ VERMEYE DEVAM EDELİM:

Tevbe Suresi 74. Ayet: Allah`a, söylemediklerine dair yemin ediyorlar. Andolsun ki, o küfür sözünü söylediler, müslüman olduktan sonra yine kafirlik ettiler ve başaramadıkları cinayeti kurdular. Oysa öç almaya kalkmaları için kendilerini Allah`ın peygamberiyle, ilahı lütfundan zenginleştirmiş olmasından başka bir sebep de yoktu. Eğer tevbe ederlerse haklarında hayırlı olur, şayet yan çizerlerse Allah onları dünyada ve ahirette acı bir azaba uğratır; onların yeryüzünde ne bir kayırıcısı ne de bir yardımcısı bulunur.

Hasr Suresi 3. Ayet: Allah onlara sürgünü yazmamış olsaydı, mutlaka dünyada kendilerine azap edecekti. Ahirette ise onlara ateş azabı vardır.

Araf Suresi 152. Ayet: Şüphesiz o danayı tanrı edinenlere Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında da bir zillet erişecektir. İşte iftira edenleri böyle cezalandırırız.

Fussilet Suresi 16. Ayet: Biz de kendilerine dünya hayatında zillet azabını tattırmak için uğursuz günlerde üzerlerine sarsar rüzgarı (dondurucu veya çok gürültülü bir kasırga) gönderdik. Elbette ki, ahiret azabı daha zahmetlidir; hem de onlar kurtarılamayacaklardır.

Zümer Suresi 26. Ayet: Geliverdi de Allah onlara dünya hayatında zilleti tattırdı. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi.

Günahkarlar bu dünyada azabı ve sıkıntıyı tatmaya başlayarak cezalandırılmaya başlıyorlar. Aynı zamanda bu dünyadaki sıkıntılar bir uyarıcı görevi de görüyor:

Secde Suresi 21. Ayet: Şu da bir gerçek ki, onlara en büyük azaptan önce o yakın azaptan (dünya azabından) da tattıracağız, belki dönerler.

Başımıza gelen her kötülük ve sıkıntınin sorumlusu biziz. Allah bize iyilikleri sınırsızca göndermekte. Kötülük ve sıkıntıları ise hakettiğimiz zaman gönderir. Allah hiçbir zaman kullarına zulmetmez, insanlar kendi kendilerine zulmederler sadece:

-İyilik ve güzellikten sana her ne ererse Allah`tandır. Kötülük ve çirkinlikten sana ulaşan şeyse kendi nefsindendir. Biz seni insanlara bir resul olarak gönderdik. Tanık olarak Allah yeter. (Nisa Suresi 79. ayet)

Rum Suresi 36. Ayet: Bir de Biz insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona güveniyorlar; ellerinin yaptığı birşey sebebiyle başlarına bir kötülük gelince de (hemen) her ümidi kesiveriyorlar.

Rum Suresi 41. Ayet: İnsanların kendi ellerinin kazandığı şeyler yüzünden karada ve denizde fesat meydana geldi (ki Allah) yaptıklarının bazısını kendilerine tattırsın ki vazgeçsinler.

Sura Suresi 30. Ayet: Başınıza ne musibet geldiyse kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. Oysa bir çoğunu da bağışlıyor.

****

Doğru yolda olanlar yine daha bu dünyada mükafatlandırılmaya ve güzelliklerle imtihan edilmeye başlıyorlar:

Ankebut Suresi 27. Ayet: Biz ona İshak ile Yakub`u da ihsan ettik, peygamberliği ve kitabı onun zürriyetinde kıldık, kendisine dünyada mükafatını verdik. Şüphesiz o, ahirette de iyilerdendir.

Mumin Suresi 51. Ayet: Elbette Biz peygamberlerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında, hem de şahitlerin dikileceği günde yardım edeceğiz.

Zümer Suresi 10. Ayet: Tarafımdan söyle: “Ey iman eden kullarım, Rabbinize takva ile sığının. Bu dünyada güzellik yapanlara bir güzellik vardır. Allah`ın toprağı geniştir. Ancak sabredenler mükafatlarına hesapsız erdirilir. “

Nahl Suresi 122. Ayet: Ve Biz ona dünyada bir iyilik verdik. Şüphesiz ki o, ahirette de mutlaka iyiler arasında olacaktır.

Nahl Suresi 41. Ayet: Zulme uğradıktan sonra Allah uğrunda hicret edenlere gelince, kesinlikle onları dünyada güzelce yerleştireceğiz; ahiret mükafatı ise daha büyüktür, eğer bilseler.

İbrahim Suresi 27. Ayet: Allah iman edenleri hem dünyada, hem de ahirette değişmeyen sözle sağlamlaştırır. Haksızlık edenleri ise şaşırtır ve Allah, ne isterse onu yapar.

Yunus Suresi 64. Ayet: Onlara dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. Allah`ın sözlerinde değişme yoktur; İşte bu büyük kurtuluş!

Bakara Suresi 265. Ayet: Allah`ın hoşnutluğunu aramak ve kendilerini veya bir kısmını Allah yolunda pay sahibi kılmak için mallarını harcayanların durumu ise bir tepenin üstünde bulunan, üzerine kuvvetli bir sağnağın yağıp meyvelerini iki kat artırdığı bir bahçenin durumuna benzer. Bir sağnak yağmazsa, ona mutlaka bir çisinti düşer. Allah, yaptıklarınızı gözetliyor.

***
Doğru yolda ilerlemenin bu dünyada da güzelliklere kavuşmayı sağladığını gösteren ayet örnekleri vermeye devam edelim:

Araf 96 O medeniyetlerin halkı inanıp korunsalardı, elbette ki üzerlerine gökten ve yerden bereketler saçardık. Ama yalanladılar, biz de onları, kazanır olduklarıyla yakalayıverdik.

Maide Suresi 66 Eğer onlar Tevrat`ı, İncil`i ve kendilerine indirilmiş olanı gerektiği şekilde uygulasalardı elbetteki hem üstlerinden hem ayaklarının altından rızıklanacaklardı. İçlerinde orta yolu izleyen bir topluluk var. Ama onların çoğunluğunun yapmakta olduğu ne kadar da kötü!

En`am Suresi 84 Biz ona İshak`ı ve Yakub`u hediye ettik. Hepsini doğruya ve güzele kılavuzladık. Daha önce Nûh`a ve onun soyundan olan Dâvud`a, Süleyman`a, Eyyûb`e, Yûsuf`a, Mûsa`ya, Hârun`a da kılavuzluk etmiştik. Güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz biz.

Hud Suresi 3 Af dileyin Rabbinizden; sonra da tövbe ile O`na yönelin ki, belirlenmiş bir süreye kadar sizi güzel bir nimetle nimetlendirsin ve her farklı derece sahibine hak ettiği ödülü versin. Eğer yüz çevirirseniz, o takdirde sizi büyük bir günün azabıyla korkuturum.

Yusuf Suresi 22 Yûsuf gerekli olgunluğa ulaşınca ona hükmetme yeteneği ve ilim verdik. Güzel düşünüp güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz.

Yusuf Suresi 56 İşte böylece biz Yûsuf`a yeryüzünde imkân ve mevki verdik. Ülkede, istediği yerde konaklayabiliyordu. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız; güzel düşünüp güzel davrananların ödülünü yitirmeyiz.

Yusuf Suresi 57 İman edip takvaya sarılanlar için âhiretteki ödül elbette daha değerlidir.

***

Ayrıca Namaz, Kuran, iyilik yapmak gibi en büyük nimetler de, doğru yol üzerine olanlarındır bu dünyada da. Allah`ın rızasını kazanmak da…

Not: Benim bu eski yazımı bir iki ilaveyle yeniden yayımlama isteği duydum.

Selam ve sevgiler

Yazar : Emre_1974tr

 

1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (4 Oy, ortalama: 7.00 / 10)
Loading ... Loading ...

Yazar Hakkında
Author

Dini Yazilar

Yorum yaz

İsim (gerekli)

Websitesi