Allah’ım Neden Ben?

Allah’ım Neden Ben?

Allah’ım Neden ben? Neden ben?

Bu soruyu kendime hayatım boyunca defalarca sorduğumu hatırlıyorum. Eminim sizlerde bu soruyu kendinize sık sık sormuşsunuzdur. Bu soruyla defalarca yüzleşiyoruz da peki sonuçlarını, bizleri götürebileceği yönleri ne kadar düşünüyoruz orası meçhul. Asıl farklılık burada başlıyor. Aslına bakarsanız sorunun kendisinde bir şey yok.  Her ne kadar başlığa bakınca bu sorunun altında bir isyan duygusu hakim gibi gözükse de durum tam tersi içinde geçerli olabilir. Kısacası bu soruyu insanlar kendilerine iki farklı durumda sorabilirler sanırım.

Birincisi, bazı insanlar başlarına bir iyilik geldiğinde bunun sonucu olarak “Allah’ım Neden ben?” sorusuna başvurabilirler ki sanırım bu ikinci grupta sayacağım insanların sayısına oranla daha azdır. Bu ilk gruptaki insanlar çifte kazanç içindedirler gibime geliyor. Hem başlarına gelen iyi şeyden nasipleniyorlar hem de bunun için şükretmeleri gerektiğini bu soru aracılığıyla hatırlayabiliyorlar.

Ey iman sahipleri! Size verdiğimiz rızıkların temizlerinden yiyin ve -eğer yalnız O’na kulluk/ibadet ediyorsanız- Allah’a şükredin. (Bakara Suresi-172)

İkinci bir grupta sayabileceğim insanlar ise bu soruyu başlarına her kötülük geldiğinde sormaktan kaçınmayanlardır. Bunların tümü için ise durumun yani sorunun onları götüreceği yönün tamamen kötü olduğunu söylemek haksızlık olur. Örneğin başına bir bela gelen insan bu soruyu kendine yöneltip hayatını sorgulama ve belki de geçmişte yaptıklarından ötürü başına bu tip bir kötülüğün geldiği kanısına varıp hayatına çeki düzen verme yoluna gidebilir ki bu iyi bir şeydir.  Üstelik geçmişte yapılanlardan dolayı o kötülüğe maruz kalmak da şart değildir ki Allah bunu ayetinde apaçık ortaya koyuyor zaten. Bela, zorluk herkesin başına gelebilir:

Yoksa siz, sizden önce gelip geçmiş olanların karşılaştıklarının benzeri başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara şiddetler, belalar ve zorluklar gelip çattı; sarsıldılar. Öyle ki, resul ve onunla birlikte inananlar, “Allah’ın yardımı ne zaman?” diye yakarıyordu. Haberiniz olsun ki, Allah’ın yardımı çok yakındır.(Bakara Suresi-214)

Ayette dediği gibi başlarına her kötülük gelenin sonu kötü olmayabiliyor.  Öte yandan bu ikinci grup içinde kalan insanlar için en kötüsü bu soruyu içine bir isyan duygusu yerleştirerek sormak olacaktır her halde.

Size, başkalarına iki katını dokundurduğumuz bir musibet dokununca, “bu da nereden!” mi dediniz.De ki: “O, sizin öz benliklerinizdendir.”Allah, herşeye Kadir’dir. (Ali İmran Suresi-165)

Görünen o ki hayatımız boyunca ağzımızdan defalarca dökülen ve dökülmeye de devam edeceği şüphesiz olan bu soru bir keskin bıçak gibi. İnsanı hem doğru yola yöneltebilir hem de tam tersini yapıp isyan duygusunun dışa vurulmuş haline gelebilir. Önemli olan bu soruyu hangi açıdan kendinize sormak istediğinizdir.

 


About the Author
Author

mertaslan

Leave a reply

Name (required)

Website