Yeni Yıl – Yılbaşı

Yeni Yıl – Yılbaşı

gerisayim

Yeni bir yıl için geri sayım başladı. 10, 9, 8… Sanki şimdiden duyar gibiyim. Caddeler ışıl ışıl, kırmızının ayı. Yeni yıl programları kafa karıştırıyor, acaba hangisini izlesem? Hangi eğlenceye katılsam? Ah tabi bir de hediye, daha doğrusu hediyeler… Kime ne alınacak, liste yapmak en iyisi. Şehir heyecanlı, dünya heyecanlı… Ne de olsa yeni yıl geliyor. Yani daha ömrümüz varsa şayet bir yıl daha eksiliyor bizden.

O muydu bu muydu derken zaman birden dursa ve kendim çıksam içimden, karşıma geçsem, elim belimde “Hesaba çekilmeden önce kendini hesaba çekmeye ne dersin? diye sorsam kendime.

Tabi ki her günün sonunda kendimizi sorgulamak en iyisi, fakat yılsonu da bir fırsat aslında. Çoğumuzun çalıştığımız şirketler için yaptığı yılsonu hesapları gibi bir yıllık yaşantımızın hesabını dökmek için. Ahiret yatırımlarımızı değerlendirmek adına, nefsimize ait hesapları ortaya dökmek, diğer programlara alternatif bir yeni yıl karşılaması olabilir. Ömrümüzün yeni bir yıl görmeye yeteceğini bilmediğimiz gibi ardımızda bıraktığımız gün ve geceleri geri getirmek de mümkün değil. Bize çok uzun gelen günler ve yıllar Kur’an’da Müminun Suresi’nde şöyle bahsedilmektedir:

112- Dedi ki: Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?

113- Dediler ki: Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor.

114- Dedi ki: Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz.

Ayetten de görüldüğü gibi adeta bir göz açıp kapatmak gibi geçecek ömrümüz. Boş bir amaç için yaratılmadık ve öldüğümüzde kıyamet günü tekrardan yaratılarak yaşantımızdan hesaba çekileceğiz. Bavulumuz boş geldik ama boş dönemeyeceğiz. Sevap ve günahlarımız yüklü olacak sırtımızda. Kimimiz ahiretin en markalı, en havalı hayırlarıyla, salih amelleriyle, güzellikleriyle; kimimiz orta derecelerle ve maalesef kimimiz hiçbir değer taşımayan, faydasız, nefsimize zulmettiğimiz bir yaşamla çıkacak yüce yaratıcının karşısına. Hesabımızla karşılaştığımızda:

Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. Bir gündedir ki o, kişi kendi ellerinin önden gönderdiğine bakar ve küfre sapan şöyle der: “Keşke toprak olsaydım”

Nebe Suresi Ayet 40

Ayetinde geçtiği gibi kendi ellerimizin önden gönderdiğinden dolayı “keşke toprak olsaydım” dememek için haydi hesaba…

Sonra, kullarımız arasından seçtiklerimizi Kitap’a mirasçı kıldık. İçlerinden nefsine zulmeden var. Orta yolda gideni var. Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçeni var. İşte bu, büyük lütfun ta kendisidir.

Fatır Suresi Ayet 32


About the Author
Author

ED

Comments (2)
  • Avatar

    cortextm Jan 1 2014 - 10:28 Reply

    Harika bir yazı olmuş. Firmaları hesaba çekiyoruz fakat kendimizi malesef hesap dışı tutuyoruz.

  • Avatar

    Gökhan Jan 4 2016 - 21:26 Reply

    Anlatmak,uygulamaktan kolay kardeş. Kur’an-ı Kerim’de ölüm ve uyku örneği vardır gerçekten insan en kadar uyuduğunu anlayamayabiliyor bazen çok kısa bir uykuda çok fazla zihinsel etkinliğimiz oluyor ve hatırlama gücümüz yüksek oluyor.

Leave a reply

Name (required)

Website