1500 Senedir Böyle Gelmiş…

1500 Senedir Böyle Gelmiş…

Kabul etmesi ve anlaması gerçekten zor ama dinimiz büyük bir kitle tarafından 1500 senedir yanlış uygulanıyor. İnsanlar geleneğe ve atalarının uygulamalarına o kadar bağlanıyorlar ki gerçeği anlamak için akıl ve mantık süzgecini kullanmayı devre dışı bırakıyorlar. Oysaki bu anlayış Kuranda sürekli eleştirilmektedir.

Bakara suresi
170: Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun!” dendiğinde: “Hayır! Biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.” derler. Peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!

Maide Suresi
104: Onlara, Allah’ın indirdiğine ve resule gelin dendiğinde şöyle derler: “atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter.” Peki, ataları hiçbir şey bilmiyor, doğru yolu bulamıyor idiyseler de mi?

Şimdiye kadar niye kimse ortaya çıkıp düzeltmedi diye düşünürsek, tarih boyunca bu duruma itiraz eden birçok insan ve grup ortaya çıkmış ancak hakim anlayışın ve geleneğin baskısıyla geri plana itilmiştir. Şimdiki gibi fikirlerin demokratik ortamda tartışılmadığı, genel görüşe itiraz edenin kellesinin vurulduğunu düşünürsek durum daha da iyi anlaşılır. Düşünün, şimdi bu gelenekleri savunanlar 1500 senedir böyle gelmiş yanlış olamaz diye itiraz edip yanlış uygulamalarını devam ettirecekler. Bundan 50 yıl sonra tekrar dogruyu anlatmaya çalışanlar ortaya çıktığında bu sefer de 1550 senedir böyle gelmiş denecek ve bu durum böyle sürecek.

Bir yanlışın mantıksızlığın yıllar boyu nasıl sürdürülebileceğine çarpıcı bir örnek: 2012 yılındayız ve hala Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ilköğretim ders kitaplarında Kurandaki ayet sayısı 6666 olarak geçer, bir sayın bakalım gerçekte kaçmış?

Kuran indirileli 1500 sene oldu, ayet sayısı kadar basit bir bilgi (saysanız birkaç saatinizi yada surelerin ayet sayılarını toplasanız yarım saatinizi alır) herhalde hala yanlış bilinmiyordur, yanlış olsa 1500 senedir birileri çıkıp itiraz ederdi derseniz ve bilginin doğruluğunu test etmezseniz bugünkü manzara ortaya çıkar.

Bundan kurtulmak için Kuran’ı dinin tek kaynağı ve hayatımızın merkezindeki rehber olarak kabul etmeli, dini iftiralardan kurtarmak için de bu düşünceyi her ortamda savunup yaygın şekilde bilinmesini ve benimsenmesini sağlamaya çalışmalıyız.


About the Author
Author

Fazil

Comments (3)
  • Avatar

    Fikret Arman Jan 20 2012 - 22:02 Reply

    Gönlüne sağlık Fazil Kardeşim… Tesbitin ve örneklemen çok güzel. Bugünkü Diyanet “Arap Gelenek”çiliğinin adeta bekçisi… Din konusunda Arap geleneğini, Araplardan daha iyi kolluyoruz… 1500 yıldır değiştirilmeyenlerin sanki koruyucusu… Diyanet İşleri Başkan yardımcısı TV’de aynen şöyle demişti. “1400 küsur yıldır kılınan teravih namazı diye bir namaz yok. Bunu biliyoruz. Ama bu saatten sonra bunu insanlara nasıl söyleriz?” benzeri bir cümle kullanmıştı. Böyle bir namazın olmadığını insanlara söyleyemiyordu! Gerçek anlamda Dinin (Kuran DİNİ) anlaşılması için en az 15-20 kuşak geçmesi gerekir diye düşünüyorum Bu da en iyi ihtimalle 500 – 500 yıldır.

    Selam ve Dua ile

  • Avatar

    duran demir Jan 20 2012 - 23:06 Reply

    Sıkıntı çok büyük ama ümitsiz olmayalım. 1400 yıldan beri uyutulan ve kandırılan bu millet Çağın getirdiği imkanlarla kısa sürede kur an a dönebilir. Fakat Allah hiç bir zaman çalışmayana başarı vermez.Son yıllarda Kur an merkezli din anlayışının önemli oranda gündeme yerleştiğini görüyorum.İnşallah dahada yoğun ve etkin bir şekilde her ortamda ğerektiği kadar yerini alacak ve herkese gerçekler anlatılacaktır.
    Yüzyılların alışkanlığını yıkmak kolay değil ama, imkansızda değildir.Kaldı ki çağımız hız çağı olup iletişimde sonsuz sürat ve imkan bulunmaktadır. Yeter ki azimli bir çalışma ile biraz da Allah rızası gözetilsin kafi.

  • Avatar

    BEYAZ Dec 8 2013 - 09:26 Reply

    emegine sağlık fazıl bey.aslında insanlara kuranın tek kaynak olduğunu anlatmak ve bilgilendirmek bizim toplumumuzda bile ne kadar zor olduğunu görünce, kendi adlandırdıkları başka dinden insanlara bunu anlatmanın, inandırmanın ne kadar zor olacağını varın siz düşünün .sorgulamaktan korkmayan ,akıl yürüten bir toplum olmadığımız sürece bu böyle gidecektir ,ancak doğrusunu yüce allah bilir.allah dileyenin,isteyenin hidayete erecegini söyledigine göre bize düşen bilgilendirmektir asr suresinde dedigi gibi ” yemin olsun ki, muhakkak insan (ömrünü yalnız geçici dünya isteklerine kavuşmak için harcadığından) büyük bir (zarar ve) ziyandadır. Ancak iman edenlerle, Salih (iyi işler) amel yapanlar, birbirlerine hakkı, (inanılması ve yapılması lazım olan şeyleri ve ibadetleri yapmak, günahlardan sakınmak hususunda) sabrı tavsiye edenler böyle değil (onlar zararda ve ziyanda değildirler). (Ayet: 1-3).kuran la amel edenlerin ümitsizlige düşmemesi ve bildigi doğru yoldan sabırla gitmesi ve mükafatını yüce allah’tan beklemesi en güzel olandır diye düşünüyorum.

Leave a reply

Name (required)

Website