Varoluş Sancısı!

ATEİSTLERİN düşünce çatısını incelediğimizde Yaşadığımız dünyanın “Yalan” olduğundan ve ölümden sonrasında başka bir hayatın var olup olmayacağını bilemeyeceğimizden ve Dinin- tanrının insan zekasının üretiği bir olgu olduğundan falan bahsederler. Tüm ateistik-agnostik vs. fikirleri bir araya getirip süzdüğünüzde aslında farklı yaklaşımlarlada olsa sonuçta benzer sözler söyleyen TASAVVUF EHLİ ile DE KARŞILAŞIRIZ. “ALEMLERİN HEPSİ HAYAL” “LA MEVCU DA-MEŞHUDA İLLA HU” VE Kur’ana mecaz kitabı olarak bakan tasavvuf zihniyeti İLE “Her şey bakana göre değişir” diyen Kuantumcuların mistik yorumcuları-da aynı ve benzer olgulardan bahsederler. Kuantum mistikleri “saçaklı mantığı” ön plana çıkarırlar. Sen de haklısın sende…”Her şey enerji alanının farklı suretleri olarak vardır o kadar” derler. Zihnimiz ana bir bilgisayara bağlı ve bağımlı çalışır. Zihin yaşadıklarını-gördüklerini gerçek zannediyor Oysa ana bilgisayardan yansıyan enstantanelerden başka bir şey yoktur. Gerçeklik nedir sizin gerçek sandığınız olgular da aslında gerçek değil derler . Ve Size bunları aslında sadece evrensel zeka seyrettiriyor… ” Siz aya bakmadığınız zaman ayı görüyorsunuz. Aya bakmadığınız zaman ise ayın aynı yerde durup durmadığını kanıtlayamazsanız… Yani onlara görede her şey hayal-sihir-yalan. Öte diye birş ey yok “Biz Bir enerji alanında-okyanusunda yaşıyoruz. Bir boyutundan başak enerji boyutuna geçeriz” o kadar ve orada oranın ortamına göre yaşar gideriz diyorlar. Hesap yok kitap yok- SORUMLULUK YOK… İnsan ölümsüzlüğü sever . Asıl mesele öbür dünyaya verdiğimiz anlamdır. Allahın bildirdiği şekildemi inanacağız yoksa kendi heva hevesimize göremi? Zihnimizde şekillenen öte alem ne neresi? Kainatı kim yarattı dersen Allah derler…Bir doğruya-veriye tutunmak “Fıtratımızda” kodlu. Biz Yaradılışımızı Allah borçluyuz diyenler bir tarfta Diğerleri diğer tarfta. Fıtrat gereği, HERKES KENDİNCE BİR  doğru tutturmuş. Bu doğruya “AKILLI TASARIM DİYORlar”,”HU” DİYORlar “ENERJİ” DİYORlar. İLK TETİKLEYEN VARDA….SONRASI…Ya ALLAHIN ANLATTIĞI GİBİ İNANIRSIN YA ATAM -DEDEM-HEVAM BÖYLE DİYOR DİYE İNANIRSIN. SEÇİM SERBEST! KİM NEREDE DURMAK İSTİYORSA ORADA durur. …OLasılıklar dünyası istediğinizi seçin.

Dünyada yaşıyor olma olasılığımızı kime borçluyuz?

Bir soru bir cevap…

Allah şirki affetmez…


About the Author
Author

MuruvvetCaliskan

Comments (4)
  • Avatar

    ugur Jun 14 2012 - 23:55 Reply

    iki sorum olaçak birinçisi öteki dünya ALLAHIN anlattığı gibibi yoksa yoksa kendi heve ve hevesimize göremi zihnimizdeşekillenen öte alem ne neresi benim görüşüm öteki alemle ilgilenmiyorum sizinkini öğrenmek istiyorum öte alem ne nerede nasıl ikinçisi internette görmüşsünüzdür sesizharf sesli harf yerine rakkam koyarak bir şeyler yazmışlar önçe zorlanıyor sonra kolaylıkla oku yorsunuz böyle bir yazıyı bile okuya bilen beynimiz kuranıda okuyor mesele okumakta değil anlamakta ilahıyat fakültesini bitirmiş istanbul baş vaizi peygamberimiz ayın bölünme muçizesini gösterdi dedi buna inanan birinin kuranı anlaması peygamberimiz muçize göstermemiştir kurandır tek muçizesi dir diyen birinin kuranı anlaması aynı şekildemidir ALLAHIN anlattığı gibi nasıl inanaçağız o başka ben başka anlıyorum gerçek ne örneğin bir ayette geçmiş ümmetler için onların kazandıkları kendilerine size bir sorumluluk yoktur diyor geçmiş ümmetlerden hıristiyan ve musevilerimi anlamayız yoksa dedelerimizimi saygılarımla

  • Avatar

    Güray TEKİN Jun 15 2012 - 15:52 Reply

    BİLİNÇ SEVİYEMİZ ARTTIKÇA KUR’AN’DAKİ BÜTÜN MÜTEŞABİH/7 KAT BOHÇALI/ZAMANA VE ZEMİNE GÖRE YORUMU DEĞİŞEN AYETLERİ ANLAYABİLECEĞİZ.ÖMRÜMÜZ YETMEZ İSE ALLAH’IN GİZLİ BİLGİSİNİ/EVRENSEL SIRLARI AHİRET HAYATINDA ANLAYACAĞIZ…

  • Avatar

    Mürüvvet Çalışkan Jun 16 2012 - 20:29 Reply

    AHİRET İNANCI bir Müslümanın olmazsa olmaz olan “İMAN” konuları arasındadır. Yazımda farklı BAKIŞ AÇILARININ TAKINDIĞI TUTUMU irdelemeye çalıştım. Dehriyeciler-zamanperest olarak tanıtılırlar Kur’an da yada biz toprak olduktan sonra bizi kim diriltecek diyenler de var yada bize bu dünyada çok şeyler verildi biz eminizki öte dünyada bize aynı şeyler veya daha güzeli verilecek diyenler var yada Fena fillah diyenler…Ahiret inancı böyle olan kişilere Rabbimizin cevabı ne ? Allah katından bir söz mü aldınız?Hangi kitaptan okuyorsunuz? Sizi ilk defa yaratan tekrar yaratmaya muktedirdir. Parmak ucumuza kadar…
    Günümüzde felsefik yaklaşımla farklı imiş gibi gözüken oysa Vahdeti vucut perspektifine yakın olan Evrensel zeka tezini savunanlar, akıllı tasarımcılar,Paralel evrenciler, Ateistler, Tasavvufçular,üçler,yediler,kırklar, Sizce Bu kişilerin Ahiret inancıylaa Kur’an da bildirilen ahiret inancı çakışır mı? Farkındaysanız mistik yaklaşımlar aslında sorumluluğu insanın üstünden kaldırırlar ve kendi dünyalarımızda oluşturduğumuz kast sistemine sıkıs sıkıya bağlıdırlar. Bir Müslüman ahirette ki yerini ve konumunu tam olarak bilemez. Elçimiz kızım “Fatma babam peygamber diye sevinme “demiş. Ben peygamber olduğum halde yarın ahirettte nasıl haşrolunacağımı bilmiyorum “demiş. Dereceleri veren Allah ahirette -hesap günün de kendi gerçekliliğimizle karşılaşacağıımızı bildirmiyormu?Kimse kimsenin günah yükünü yüklenemez. İstişareye açtığım konu ahiret inancımız nasıl olmalı idi. Seçim bizim Olasılıklar dünyası…

  • Avatar

    sonerizgi Oct 2 2012 - 00:46 Reply

    10. Sure (Yûnus Suresi), 24. Ayet
    Dünya hayatının hâli, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İşte düşünen bir toplum için, âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.

    Mürüvvet hanım amacım sizin şevkinizi kırmak değil Allah korusun. Ama biz insanlar birbirimize Kuran’ ı daha doğru anlamak adına yardımcı olmalıyız. Zannederim sizinde yapmaya çalıştığınız bu. Daha önce vahdeti vücut hakkındaki yorumumu iptal etmişsiniz önemli değil aklınızı karıştırmamışımdır inşaallah. Ama burada ateistlerle tasavvufçuları karıştırmışsınız, aynı kefeye sokmuşsunuz. Benimde sakın ha tasavvufçu olduğumu düşünmeyin. Yukarıdaki Ayette kuantum bir benzetme var farkına vardınız mı? Gene de açıklayayım yağmur yağma olayının birdönüşümden oluştuğu gibi bizim bedenlerimizde her an yeni bir yaratılma mucizesi ile bir dönüşüme ortaktır. Yani siz diyemezsiniz ki ”ben dediğiniz” o beden hep aynı sizsiniz, bütün bedeniniz bir kodlama ile yanlış bilmiyorsam senede iki defa tüm hücreleri yenileniyor. En basit örneği saçlarımız ve tırnaklarımızdır. Bu her an yaratılmaya kalbimizin her atışı, aldığımız her nefes dahildir. Tasavvufçulara karşı ön yargılısınız ve Kuran’ı okurken o yönüyle anlamaya kendinizi tamamen kapatmışsınız. Bakın Allah korusun kafanızı karıştırmak için değil Kuran’ı ön yargısız ama gerekirse eleştirerek okumalısınız. Güneşin olmadığı bir dünyayı Allahım gene yaratırdı ama şu anki oluşumla güneş olmazsa Dünya da olmaz, aralarındaki o kadar mesafeye rağmen, tabi ki biz insanlarda hem hayvanları, hem insanları, hemde çevremizdeki herşeyi yaptıklarımızla etkiliyoruz, ay olmazsa geceleri sürekli zifiri karanlıkta kalırdık. Ay nasıl güneşin nurunu geceleri yada karanlıkta kalmışları güneşin nuru ile yansıtarak aydınlatıyorsa, Allah’ın nurunuda kalplere yansıtan peygamberleri ve kitapları olmuştur. Burdan da anlaşılacağı gibi Allah’ın göderdiği bir insan ve bir kitap etrafındakileri olumlu yönde etkileyebiliyor. Kuantum düşüncenin başlangıcı budur zaten etkileşimdeki bütünlük. Ama ateistlere gelirsek onlar sadece inandıklarının adını bilim koymuşlar. İnandıkları halde kendilerine inançsız diyorlar. Ben Yunus Emre’ yi seviyorum ve şiirlerinde bir tane Kuran’a aykırı hal görmedim. Ben yalnız ca Kuran’a inanan bir insanım ama nasıl sizi okuyorsam onlarıda azda olsa okuyup anlamaya çalışıyorum ve nasıl biz herşeyi tastamam anlayamıyorsak onların da muhakkak hatalı tarafları vardır diyerek okuyorum. Sanıyorum bazıları bu kişileri hatasızmışcasına bizlere aksettirdiği için biz de böyle bir yanılgıya sebep oluyor. Ama bilinki onlar da İslam’a hizmet etmek için uğraşmışlar. Bu yüzden aşağıdaki ayetleri hatırlatmak isterim size.

    49. Sure (Hucurât Suresi), 11. Ayet
    Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.

Leave a reply

Name (required)

Website