Kuran Okumanın Zararları

 

Umarız ki tereddüt etmediniz, zira bu makalemizde, KUR’AN okumanın zararlarından bahsetmeyi düşünüyoruz. Bizim millet alışıktır ya, başlığa bakarak, yorumlar yapmaya, hani ondan diyoruz Evet, evet KUR’AN okumanın zararlarından bahsedeceğiz, Çünkü pek çok zaviyeden KUR’AN okumak tehlikeli ve zararlıdır (!)
Düşünüyoruz da, bir tarafta sahip olduğumuz en aydınlık EVRENSEL çapta yegane hidayet rehberimiz KUR’AN, öbür yanda onun nazm-ı celilini törensel teganni yarışlarıyla okumaktan öte bir şey yapmayan bizler .(Mehmet Akif Ersoy’un şiirinden)
KUR’AN gibi EN SON, EN MÜKEMMEL, EN SAHİH, EN SAĞLAM, EN MUCİZ, EN NECİZ, EN EDEBİ, kaynak  olan bir servetle övünen bizler. Öte yandan KUR’AN’a olan ihtiyacımızı, KUR’AN’sız olan  düşüncenin ve davranışın biçareliğini idrak edemeyen yine bizler ! ..
Heyhat !
Gelin görün ki, [müslümanlık iddiasındaki yığınlarca insan] bütün bu faktörlerden dolayı KUR’AN okumak ve okutmaktan korkuyorlar. Evet tek kelimeyle korkuyoruz KUR’AN’dan, Bunun yerine ağabeylerin, üstadların siretlerini KUR’AN’ın yorumu olaraktan insanlara arz ediyoruz.  Ne garip değil mi ?
Bundan dolayıdır ki TEORİDE DEĞİL AMA uygulamada müslüman, KUR’AN’ı esas kaynak olarak gör[e]memektedir ..
Biz sanıyoruz ki KUR’AN bizimle güzelleşiyor ..
Hafızlar  yetiştirmekle, kendimize has en iyi okuyuşumuzla  onu yücelttiğimizi sanıyoruz. Halbuki yücelmesi gereken bizleriz de bunun farkında değiliz
Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız.
Enbiya 10
Aşağıların aşağısından insan olma seviyesine çıkması gereken bizler değil miyiz ?
KUR’AN bizi şekillendirmek, bir yanımızla toprak olan varlığımıza [hilafet] ruhunu nefhetmek için şevkat ve merhamet sahibi ALLAH’tan inzal olmuştur. Hele bir düşünün,
“Kitap nedir, iman nedir bilmeyen” (bkn:Şuara 19) Elçi’nin de içinde bulunduğu ve kendileri karanlıklar içinde yüzen bir kavmi hidayete erdirmek için inzal edilen KUR’AN’ı biz yüceltme çabasındayız !
Onun bize sunduğu hayat iksirinden bihaberiz ..
Ölüm döşeğinde yatarken yatağının başucuna gelen doktora hekimlik dersi veren hasta kadar küstah ve acınacak haldeyiz !
KUR’AN’ın bize binlerce kez anlatıp durduğu şifa ünitelerinin nedeni olan hastalıklarımız iyileşmiş yahut hekimler yerin dibine gitmiş gibi, biz KUR’AN’ın akciğer kanserine, şeker hastalığına, tansiyon yükselmesine, migrene, kalp yetmezliğine vb. sunduğu tedavi yöntemleriyle meşgulüz !
Bu ne dalalet, bu ne hamakat !..
KUR’AN’a olan uzaklığımız, sözde İslami basının hemen her yerinde rahatlıkla görülebilir cinstedir ..
Evet, KUR’AN okumanın neden zararlı olduğu konusunda sanırız şimdi zihninizde bazı kanaatler oluşmaya başladı
Kur’an hakkıyla okunduğunda kafaları kemale erdiriyor ..
İpe sapa gelmez düşünceleri ipe-sıraya diziyor ..
Zaten KUR’AN sadece nazmını okuyalım, cûşa gelelim diye inmiştir herhal-de! Hele hele regayib, berat, miraç, kadir gibi kandil geceleri yok mu, işte KUR’AN bilhassa bu geceleri ihya için inzal olunmuştur.  O gecelerde anlamını bilmeden okunur ve her zaman ki yerine asılır. KUR’AN’ın, mesajını anlamak için herhangi bir kaydu şarta bağlı kalmaksızın okunmasını salık verenler ise olsa olsa herhangi bir sapık fırkanın mensupları olabilirler ..
Evet, KUR’AN okumak, anlamak açısından oldukça riskli, tehlikeli hatta zararlıdır ! ..
Risklidir, çünkü cahiliyyeden çıkarıp gerçek bir imanla yüz yüze bırakır insanı ! ..
Tehlikelidir çünkü iman ettiğinizde malınızdan, canınızdan, kesada uğramanıza korktuğunuz ticaretinizden, çoluk-çocuğunuz ve karınızdan, besili atlarınızdan yani o güzelim otomobillerinizden fedakarlık yapabilme cüretini kazandırır ve derki:
De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz/menfaat çevreniz, elde ettiğiniz mallar, kesadından korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden konutlar sizin için ALLAH’tan, resulünden ve ALLAH yolunda cihattan DAHA SEVİMLİ İSE artık ALLAH, emrini getirinceye kadar bekleyin} ALLAH, yoldan ayrılmış bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz
Tevbe 24
Zararlıdır, çünkü size dünyada onurlu, çileli, – belki – hapishanelerde geçen bir hayat vadeder ..
KUR’AN okumak hurafelerle örülü bir din anlayışının yıkılması açısından zararlıdır HURAFE TÜCCARLARININ MASKESİNİ DÜŞÜRÜR ALLAH ile Rasulü farklı farklı şeyler söylemeyeceğinden, ALLAH ile Rasulünü karşı karşıya getirmek gibi-ki ALLAH muhafaza buyursun – büyük bir hamakattan döndürür insanı ..
Profesyonellerce ayrı ayrı standardla halka arz edilen din ve siyaseti birleştirir  KUR’AN okumak ..
• Siyasetle dinin [Bakara: 193; Enfal 39; Nur: 37; Sa’d: 26]
• Ticaretle dinin [Bakara: 275; Cuma: 9-10]
• Ahlakla dinin [Mesela Hucurat suresine bkz] ayrı ayrı şeyler olmadığını gösterir ..
• Ve infak etmeyi öğretir İHTİYAÇTAN FAZLASINI VERECEKSİN der [Ra’d: 22; Fatır: 29; Bakara: 219]
• Namazın sportif bir tören olmayıp gerçek bir arınma ve şirkten uzaklaşma olduğunu [Bakara: 45; Nur: 37; Ankebut: 45 Rum: 31] tağuttan kesinlikle beri olmak gerektiğini, tağuta asla kulluk edilmemesi gerektiğini [Tevbe: 28] ve dinin yalnızca ALLAH’a has kılınması gerektiğini vurgular [Al-i İmran: 191 ]  KUR’AN
Heyhat !
Gelin görün ki, müslümanlık iddiasındaki yığınlarca insan bütün bu faktörlerden dolayı KUR’AN okumak ve okutmaktan korkuyorlar. Korkuyoruz tek kelimeyle KUR’AN’dan. Bunun yerine ağabeylerin, üstadların siretleri Kur’an’ın yorumu olaraktan insanlara arz ediliyor. Öyle ya ihtiyaçtan fazlasını vereceksin dedilermi akan sular duruyor ! ..
KUR’AN’ın bizzat kendisi, kendisinin okunmasını, kafaları çatlatırcasına anlatılmasını istemektedir. ALLAH, Kitabı’nın okunması için herhangi bir merasim emretmemişken – ALLAH müşriklere pislik [necaset] payesini biçtiği [Tevbe: 28] halde onlara bile KUR’AN’a dokunmayın dememişken – bizim mollalarımız abdestsiz dokunmayı, çocukların dokunmasını, diz üstü çökerek okumanın dışındaki pozisyonları yasaklamışlardır .
Oysa ALLAH O’nu zikretmenin yatarak bile olabileceğini bildirmektedir
Aklı ve gönlü işletenler o kişilerdir ki, ayakta, otururken, yan yatarken hep ALLAH’ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler: Ey Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Şanın yücedir senin. Ateş azabından koru bizi
Al-i İmran 191

KUR’AN’a dayanmadığımız için çelişkilerimiz o kadar çok ki, ALLAH Rasulü ile bir avuç müslümanın Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te vb. canları pahasına mücadele ettiklerini KUR’AN anlatırken, biz Türkiye’nin dört bir yanından kaldırdığımız yeşil sarıklı evliya motifiyle, [ki gerçekte ölmüşler ve çoğu un ufak olmuş insanlardır], göldeki balıklarla Kıbrıs’ı, şurayı burayı bombardıman edip fethediyoruz .
Saymakla bitiremeyeceğimiz yanlış dini bilgi, inanç ve kanaatları -az sayıda da olsa- iyiliği emr, kötülüğü nehy azminde olan bir çok insan düzeltmeye, doğrusunu anlatmaya çalışıyor. Fakat müslümanların korkunç derecede KUR’AN’dan habersiz oldukları rahatlıkla gözlenebilmektedir. Çünkü, AMA EFENDİM BU DEDİĞİNİZİ KUR’AN DOĞRULAMIYOR Kİ dediğinizde karşınıza çıkarılacak argüman, ya bir hadisdir, ya bir EVLİYANIN  kerametidir, yahut da, bir menkıbe kitabının gizemli sayfaları arasından çıkacak olan bayatlamış menkıbelerdir.  Kısacası teoride değil ama uygulamada müslüman, KUR’AN’ı esas kaynak olarak gör[e]memektedir Kendisine ayetle izah edilen bir konuda ama efendim falanca evliya öyle dememiş, ama efendim, şöyle de bir hadis varmış sözlerini sık sık duyarsınız. Sanki ALLAH’IN RASULÜ ALLAH’IN KİTABI TEBLİĞ ETMİYOR  DA, BAMBAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSEDİYOR ..
KUR’AN’ı belirli gün ve gecelerde, üç aylarda, ramazan ayında, kabir başlarında, hasta başucunda, düğün-bayram yemeklerinde vs. okumak, onu hala anlamama azim ve kararlılığında olduğumuzun kanıtıdır ..
KUR’AN okumak bu uygulamaları ALLAH’ın istediği ve razı olacağı bir şekle dönüştürecektir ..
Bu konuda ilk zararı kassas ve bazı vaiz-hatipler görecektir ..
Evet, KUR’AN okumanın ilk zararını ekmeğini [hatm-i şeriflerden mevlid-i şeriflerden çıkaran, Ramazan ayının bereketini, okudukları ALLAH’ın ayetleri sayesinde kendi ceplerine aktaran dilenciler] içindir. İkinci olarak da KUR’AN’la insanların doğrudan doğruya muhatap olmalarını istemeyen, ellerindeki hadislerden, menkıbelerden, kerametlerden, israiliyyattan, şamanist geleneklerden örülü dini, ALLAH’ın Kitabı’ndaki DİN ile değiştirmemeyi düşünen DİN ADAMLARI İÇİNDİR ..
Elbette laiklik temeline dayalı sözde demokrat düzenlerinin yerine dine dayalı bir düzen istemeyen sistemin egemenleri de KUR’AN okunmasından zarar görenlerin hepsinin başında gelmektedir ..
Ama bütün bu barikatların hepsi de zamanla boşa çıkmaya mahkumdur.
Ne dersiniz, zararın neresinden dönersen kârdır derler DEĞİL Mİ ? ..
HAKKI YILMAZ’ın kaleminden
www.vekuran.blogspot.com

 


About the Author
Author

vekuran

Comments (5)
  • Avatar

    Güray TEKİN Jul 11 2012 - 10:00 Reply

    KUR’AN OKUMAK İÇİN ,ARTIK RESİMDE GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ DUVARLARI BOMBOŞ BİR ODAYA VEYA CAMİYE/MESCİTE VE İLKEL GÖRÜNÜMLÜ ÇAPRAZ BİR RAHLEYE GEREK YOKTUR.BU FOTOĞRAF;1300 YIL ÖNCENİN ÖZLEMİNİ ÇEKMEK VE MODERNLEŞMEDEN ORTACAĞA YENİDEN DÖNME İSTEĞİNİN GÖSTERGESİDİR.KUR’AN ARTIK HER KİTAP GİBİ, HER YERDE, HER MEKANDA, HİÇ BİR KURALA VE KISITLAMAYA BAĞLI KALINMAKSIZIN TÜRKÇE MEALLERİNDEN ANLAMAK VE ÜZERİNDE DERİN DÜŞÜNCELERE DALARAK YORUM YAPMAK ÜZERE OKUNMALIDIR.

  • Avatar

    vekuran Jul 11 2012 - 13:40 Reply

    EYVALLAH.

    OKUSUNLARDA NASIL OKURLARSA ÖYLE OKUSUNLAR.

  • Avatar

    Metin Jul 11 2012 - 16:11 Reply

    Selamlar,
    Hakkı Yılmaz’ın yazılarını kitaplarını ben de okuyorum. Genelde düşüncelerini paylaşıyorum.
    Fakat siyaset, yönetim konusuyla ilgili düşüncelerine katılmıyorum.
    Bir başka yazısında çok partili sistemleri eleştiriyordu..
    Laiklik: Teokrasiye, ruhban sınıfının otoritesine karşı olan anlayışın adıdır.
    Kur’an ruhban sınıfını yok saydığına göre müslümanlar zaten laiktir. laik olmalıdır.
    Laik olmayan kişi: Yani Allah ile birlikte ruhban sınıfının otoritesine de boyun eğen kişi iman etmiş mümin olamaz.. Dini siyasi, dünyevi amaçlarına alet etmek isteyenlerin, inançları suistimal edenlerin olduğu yerde laiklik ilkesi mutlak ihtiyaçtır. Din bezirganlarıyla mücadele-cihad etmenin yegane aracı laiklik ilkesidir…
    Dine dayalı yani Kur’an hükümlerinin işaret ettiği devlet, millet yönetim sistemi:
    Şura, emanetin ehline verilmesi, adalet, sosyal paylaşım gibi konuları içerir.
    Kur’an hükümlerine en uygun yönetim sistemi demokratik, laik, sosyal hukuk devletleridir.
    Atatürk’ün kurup gençlere emenat ettiği T.C. İslam devletleri içinde Kur’an hükümlerine en uygun yönetim sistemidir. Emevi şeriatına, mezhep kabüllerine en uygun yönetim sistemi ise, bir çok Arap ülkesinde değişik versiyonları uygulanan teokratik diktadır.

    Esenlikler dilerim..

  • Avatar

    burhan Jul 11 2012 - 22:41 Reply

    10 gün sonra Ramazan başlıyor ve bununlaberaber camilerde sabah kadınlara öğleden sonra erkeklere mukabele başlıyacak.Hoca en hızlı şekilde Kuran okuyacak ve bundan sevap ümit eden cemaat ta Kuran ı güdecek.Ayın yarısına doğru hocaefendi yaptığı bu hizmet karşılığı cemaatten para talep edecek.Ama en azından sizin yazınızda bahsettiğiniz Kuran ı anlayarak okumanın zararlarından ! korunmuş olacaklar ve bilmemkaçbin hatim sevabı kazanacaklar.Durum bu,ama inşallah sizin gibi bu işe gönül verenler sayesinde ergeç herkes OKUMA nın ne olduğunu anlayacak ve gerçek dindar olacak.

  • Avatar

    Metehan Jul 12 2012 - 15:19 Reply

    Tek kelime ile muhtesem. Allah sizden razi olsin degerli kardesim. Selam ve Dua ile.

Leave a reply

Name (required)

Website