Cambaz Olsan Geçemezsin Sırat’tan…

Sırat köprüsü, Kuran’da geçmez. Hadislerce uydurulmuş pek çok tabirden biridir. Pek çok iyi niyetli fakat din gerçeklerinden habersiz Müslüman’ın aklına ahiret denince ilk önce sırat köprüsü gelmektedir. “Kıldan ince kılıçtan keskin bir köprüden insan nasıl geçecek?” diye kendilerine sorup kara kara düşünmekte, sonunda her şeye gücü yeten Allah’ın iyilere öyle bir köprüyü bile geçirebileceğine inanıp güvenmektedirler. Elbette bu gibi hurafelerin ortaya çıkmasında parmağı olan, Kuran’ı anladığımız dilde okumayan bizleriz. Allah’ın kelamını okuyup anlamazsak, ezberlere, hocalara güvenip dayanırsak, tabi ki her türlü istismara, aldatışa açık oluruz.
Dünyada kestiğimiz kurbanlıkların sırtında, amellerimizin çokluğuna göre hızlı veya yavaş, rahat veya zor geçerek cehennemden kurtulacağımız bir köprüdür bu köprü. Kafirler ise geçemeyecek ve cehenneme yuvarlanacaklardır. Aklımız bize bunun saçma olduğunu söylüyor, çünkü ipte yürüyen cambaz gelse geçemez böyle bir köprüden.
Bu uydurmaları en güvenilir hadis kitaplarında kolayca bulabilirsiniz:
Ebû Sa’id el-Hudri’nin rivayet ettiğine göre, Sırat köprüsü, kıldan ince, kılıçtan keskindir. Sırat’ın uzunluğu bin senelik yokuş, bin senelik iniş ve bin senelik de düzlüktür. Bu mesafe bazı insanlar için olacaktır. Her bir kimsenin bu mesafeyi geçmesi, amelleri ile orantılı bir zamanda olacaktır. (Mansur Ali Nasıf, Tâc, V.394; Acluni, Keşfül-Hafa, II, 31).
Kıyamet gününde Cehennemin üzerine Sırat köprüsü kurulur. Bu köprüde kaypak yerler, ayakların kayıp sabit kalamayacağı kısımlar, kapanlar, demirden kelepçeler, dikene benzer kılçıklar vardır. İmanlı kişiler, amellerine göre, göz açıp kapamadan, ya şimşek gibi, ya hızla uçan bir kuş gibi, ya iyi koşan asil bir at hızıyla geçer giderler. Böylece bir Müslüman ya hiç zarar görmeden veya yara bere içinde geçip kurtulur. Yahut feci şekilde Cehennem ateşine düşer. [Buhari, Müslim]
Sırat köprüsünü geçmek herkesin nuruna bağlıdır. Kimi göz açıp yumuncaya kadar, kimi şimşek gibi, kimi yıldız akması gibi, kimi koşan at gibi Sıratı geçerler. Nuru çok az olan da yüzüstü sürünür. Elleri ve ayakları kayar, tekrar yapışır. Nihayet, sürüne sürüne kurtulur. [Taberani]
İnşallah bu hurafelerden dinimizi temizleyelim, sadece Kuran’a yapışalım, Allah’ın kitabında hiçbir şeyi eksik bırakmayacağını ve Peygamberimizin dinde Allah’a ortak olamayacağını bilelim de bol bol Türkçe Kuran okuyalım. Dinde neler var, neler yok, kendimiz öğrenelim. Bunu yaparken de ayetleri çarpıtmadan, kafamızı kullanarak, düzgün anlayalım da dinsizleri böyle hurafelerle daha fazla kendimize güldürmeyelim.

About the Author
Author

evirgenorhan

Comments (4)
  • Avatar

    recep Sep 24 2012 - 05:36 Reply

    Allah razı olsun, ne güzel yazı.. bence yazıları kaç kişinin okuduğu da yazsa iyi olurdu..

  • Avatar

    ugur Sep 24 2012 - 11:59 Reply

    bir belgeselde israilde bir ayağı olaçağı yeri bile göstermişlerdi .masalçı dedeye göre malı ve canı ile müçadele eden bir sahabe emekliyerek geçmiş.Yunus emre ise üstüne köşkler kurasım gelir diyor.dinçimi desem fanatiklermi desem zaten uçurum kenarında giderler bunlar
    her şeye bir kılıf ayarlarlar nişan yapar imam nikağı kıyar.erkekler çiş şüphesinden kurtulmak için önünü suyla ıslatır.bir mezhebe göre niyetlenir başka bir mezhepe göre kılar kendilerini haklı çıkarmak için bir sürü yol bulmuşlardırda kuran akıllarına gelmemiştir.srat köprüsü sratıl müstakim kıvamındaki yoldur kıldan inçe kılıçtan keskindir bir iyilik yada kötülük yaparken bir an karar vermeniz için yeterlidir karar anıda diyebiliriz birini sadaka istediğinde aklınıza bir şey gelir Allah versin dersiniz sonrada viçdanınızı rahatlatmak için yarım saat kendinizi ikna etmek için uğraşırsınız.naçizane görüşüm yaşam boyu vereçeğimiz karar anlarıdır srat dedikleri yunus seviyesindeyseniz onun bir anlık kararını verebilmek için uzun süre düşünmeniz gereklidir

  • Avatar

    Cem Erdem Sep 25 2012 - 03:11 Reply

    Büyüklerin “en büyük keramet istikamettir” diye bir sözü vardır. Hakkını vermek lazım ki, bir işte sebat edip, sabırla istikamette yürümek her babayiğidin harcı değildir. Bu istikametli yol inişlerle yokuşlarla dolu, uzun zaman isteyen yürüyene binlerce yılmış gibi gelen, engellerle, çilelerle bezeli, etrafında yolcuyu yolundan alıkoyacak, belki yolundan edecek birçok gözalıcı şeyler bulunan, ama gönülden seven için katlanmaya değer bir yoldur ki, gayesinde Allah rızası varsa adına “sırat-ı müstakim” (istikameti olan yol) demekte bir beis olmasa gerek. Şöyle düşününce bu sırat köprüsü dedikleri, Fatiha suresinde “bizi eriştir” diye duası geçen “sırat-ı müstakim” olabilir mi? Etrafı her an yoldan çıkarabilecek geçici nimetlerle dolu olduğundan için kıldan ince, üzerinde birçok ağır imtihan olduğundan dolayı da kılıçtan keskin olarak tabir edilmiş bu yolun sonunda cennet var, yoldan çıkana cehennem. Belki de bahsi geçen hadis rivayeti nakledilirken biraz hasar gördü, sembolik ifadelerle yapılmış bir anlatım, dilbilmezlerin elinde dünyası ahiretine karışıp ziyan oldu gitti. Kimbilir??!!

  • Avatar

    sonerizgi Sep 29 2012 - 04:25 Reply

    Hani derlerya lafı ağzımdan aldı Cem beyin yorumunu okurken onu yaşadım…
    ”3. Sure (Âl-i İmrân Suresi), 103. Ayet
    Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de o, kalplerinizi birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de o sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.”
    Bu ayet bu dünyada yaşanılmış bir olaya örnek aşğıda ise;
    [69. Sure (Hâkka Suresi),
    İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: “Gelin, kitabımı okuyun!”﴾19﴿ “Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum.”﴾20﴿Artık o, hoşnut bir hayat içindedir.﴾21﴿Yüksek bir cennettedir.﴾22﴿Onun meyveleri sarkar. ﴾23﴿”Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için.”﴾24﴿Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: “Keşke kitabım bana verilmeseydi.”﴾25﴿”Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim.”﴾26﴿”Keşke ölüm her şeyi bitirseydi.”﴾27﴿”Malım bana hiçbir yarar sağlamadı.”﴾28﴿”Saltanatım da yok olup gitti.”﴾29﴿”Onu yakalayıp bağlayın.” ﴾30﴿”Sonra onu cehenneme atın.”﴾31﴿”Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu.”﴾32﴿”Çünkü o, azamet sahibi Allah’a iman etmiyordu.”﴾33﴿”Yoksulu doyurmaya teşvik etmiyordu.”﴾34﴿”]
    Ben bu ayetlerde kıyamet günü sırat köprüsünden bir bahis göremedim herkesin amellerine göre hesabı görülecek. Ama hala daha yok vardır diye Kuran yerine Hadislere dalanlara aşağıdaki ayeti de son bir kez hatırlatmak gerekir diye düşündüm.
    [”3. Sure (Âl-i İmrân Suresi), 23. Ayet
    Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.”]
    Allah’ın ayetlerini okuduğumuz zaman en doğru şekilde anlamamız ve bizleri o dosdoğru yoluna ”sıratal mustakime” iletmesi duası ile Selamun Aleyküm…

Leave a reply

Name (required)

Website