Önemli emir; Tedebbür

Sana indirdiğimiz bu kitap kutludur; ayetlerini tedebbür etsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar. Sâd / 29
Şu Kur’an’ı bir iyice tedebbür etmezler mi, yoksa evvelce gelip geçen atalarına gelmeyen bir şey mi geldi onlara? Mü’minûn / 68
Kuran’ı tedebbür etmiyorlar mı? ALLAH’tan başkasının olsaydı onda bir çok çelişki bulacaklardı. Nisâ / 82
Onlar Kur’an’ı tedebbür etmiyorlar mı? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitleri mi var?Muhammed / 24
“يتدبرون” ve “يدبروا” kelimeleri bu ayetlerde kullanılmış. Bu kelimenin kökenini tedebbür edelim. Bakalım neler çıkacak.
Kur’an kendisinin  okunmasını  istemekle yetinmeyip, daha ileri giderek tedebbür edilmesini istemektedir.
Tedebbür, bir konun, bir kelimenin kökenine inerek arkasındaki hakikatin araştırılmasıdır. Bir nevi sorun için Tedbir alma eylemidir. Zaten tedbir de tedebbür ile aynı köktendir. Kuranı tedebbür eden kişi tedbir alabilir.
Kuranın tedebbür edilmesi ile, onun tertil ile okumanın ve hayata geçirmenin arasında çok büyük bir yakınlık  vardır. Kuran, içerisinden dersler çıkarılacak bir çok öğe barındırmaktadır. Zira bu kuranın evrenselliği yani bütün çağlara hitabeti ile ilgilidir.
Kurandan dersler çıkartarak yararlı bilgi üretmek, hayatın sorunlarını kurana arz edip tedbir alma eylemi şu zaman şartlarımızda ne kadar önemlidir! Bunun farkına varmak gerekmektedir. Zira önce ki kitap sahipleri kelimeleri mevazinlerinden (asıl anlamlarında) kaydırmış, dini terimleri tahrifata uğratmışlar idi. Bunun için tedebbür, Kuran için elzem bir uygulamadır.
“Dübür” arka demektir. Eğer tedebbür, bir kelimenin kökenini yani etimolojisi için kullanacak isek,  Bu eylem Kuran için çok önemli bir olaydır. Bu Kuran’ın ardın sıra gidilmesi, okuduğumuz ayetlerin hayata aşama aşama (tertil) aktarılması, Kuran kelimelerini derinlemesine irdenlenmesi olacaktır.
Bu bağlamda Kuranın tedebbür edilerek okunması, sebep ilişkilerin incelenmesi ile bir okuma eylemi anlamına gelir. Zira tertil üzere okuma bir emridir. Çünkü bu ağır yük hemen hayata aktarılacak bir husus değildir.(Bkn; Müzemmil suresi)
Rabbim bizleri Kuranı  tedebbür ederek; tertil ile hayata aktaran kullarından eylesin.
www.vekuran.blogspot.com

About the Author
Author

vekuran

Comments (4)
  • Avatar

    ugur Oct 2 2012 - 22:53 Reply

    Yaşar nurinin bir kitabından okumuştum imamı azam kelam ilmiyle ilgilenir.Görürki taraftarları olur konuşurken alkışlanır bakarki kuran ayetlerini bile haklı olduklarını ispat etmek için eğip bükmeler başlar terk eder.bütün gazeteleri okurum dini konuları kaçırmam gördüğüm kendi ideolojisine göre ayetler terçüme edilmeye zorlanıyor.
    ALLAH’tan doğru yola kıvamındaki yola iletilmemizi istiyoruz Yunus Emrenin
    kıldan inçe kılıçtan keskin dediğiniz srat köprüsüne köşkler kurasım gelir dediği gibi geniş bir yoldur ama nedense uçlarından yürürüz.aşırıya kaçarız iki rekatlık namazı dört önçe dört sonra dört eveli ikide son sünneti yirmi, rekat kılarız gusul niyetlenip duş aldıktan sonra ağızı burnu çalkalamak yeterliyken sol sağ omuzlara su dökmek şu sünnet diye uzattıkça uzatırız.
    Kuran insanlığa huzur ve mutlulukla yaşaya bileçeği yolu gösterir. İnsan
    haklarına saygılı yaşamamızı ALLAHA ibadet etmemizi ister.ALLAHI bilmemiz için ilimde ilerlememizi ister.pek çok ayette geçer ALLAH katındaki kitap burada ALLAH her şeyi bir ilimle yaratığını her şeyin bu kitapta yazılı olduğu bildirilir.Müslümanlığın ilk farzı okumak ilimde ileri gitmektir.
    bilim kitaplarında onure etmek eğitimi ile konuları okurken Y Emrenin
    cennet cennet dedikleri-birkaç köşkle birkaç huri -isteyene ver onları- bana seni gerek seni mısraları ile onlar canları ve malları ile savaşırken cenneti kazandılar daha önemlisi ALLAHIN rızasını kazandılar ayeti aklıma geldi ZÜMER 23-53 ayetlerinide okuyunça Bütün düşünçelerim değişti.Empati konularını okuduğumda Onlar kördür görmezler sağırdı duymazlar ayetini daha iyi anladım enpati yapmazsak bizde o duruma düşeriz .Bilgisayarı
    öğrendikçe bir çok soruya cevap buldum kendimce.
    Bilinç altımıza işlemiş namaz kılarken oruç tutarken bir muçize bir nur bekleriz.gönül gözünün açılması gibi hatta gözlerimizi kapatırız namazda.Fazla hikaye dinlemekten gerçeklerden uzaklaşmışız tv dizileri kıssalarla bilim adamların maymunlara çaresizliği öğrettiği gibi insanımıza çaresizliği öğretiriz.farkındalığın farkına varınça görürüz
    bunları.her gün beş er onar şehit haberleri gelirken barzaniye türkiye seninle gurur duyuyor
    sloganı atmak toplum değil sürü psikolojisidir.kuran raina demeyiniz demiyormu unzurma deyiniz diyor.
    Kelimelere takılıp enerjimizi vatnımız ve dinimiz elden giderken boşa harçamayalım.Dinler arası diyolog falan filan derken yahudileri Allaha inana onlara peygamber
    geldi oda kitap ehli din yuıtturmacası ile çocuklarımızın beynini yıkamalarına müsade etmeyelim ALLAH KATINDA TEK DİN VARDIR ODA İSLAMDIR.İnsanların en mutlu huzurlu yaşayaçağı düzen kulun düzeni değil Kuranın düzenidir kurtuluşu izimlerde değil Kuranda arayalım.ALLAH için çihat abd nin isteği suidi arabın parasıyla çocukların kafalarını kesmek değil İLİMDE ilerlemektir.selam ve dua ile.

  • Avatar

    ferhat Oct 3 2012 - 10:58 Reply

    Allah razi olsun. bence cok onemli konu. genelde Kuran okumayi vurguluyoruz ancak ayetlerden anladigimiz Kuran roman gibi okunacak okunup bir kenara birakilacak bir kitap degil. Okumak kadar ayetler uzerine derinlemesine dusunmek ve tekrar tekrar okuyup dersler cikartip, rehber edinmek de olmazsa olmaz bir emir gibi gozukuyor.

  • Avatar

    Metin Oct 3 2012 - 16:07 Reply

    Yaşar Nuri öztürk Kur’an’ın anlayarak, düşünerek okunmasının gerekliliği konusunda,
    Allah ile Aldatmak adlı kitabının 160. sahifesinde bakın neler diyor:

    ‘‘Tedebbür, Yani okunan metinlerin anlaşılması ve anlamları üzerinde derin derin düşünülmesi.
    Bu tedebbür kavramı Kur’an’ın altını ısrarla çizdiği bir kavramdır. Öyle ki, Kur’an’a göre, Kur’an
    okumak esas anlamıyla tedebbür etmektir. Tedebbür yoksa Kur’an okumaktan söz etmek mümkün değildir…… Tedebbür için okunan metnin dilini bilmek ilk şart olduğuna göre Arapça bilmeyen bir Müslüman’ın tedebbür emrini yerine getirmesi için Kur’an’ı anladığı dildeki çevirisinden okuması kaçınılmazdır. Kur’an, tedebbür ilkesinin Müslümanların temel ibedetleri olan namazda da korunmasını istemektedir. Bunun içindir ki, ne dediğini anlamadan namaz kılmak yasaklanmış
    (Nisa-43) ne dediğini anlamadan namaz kılanlar ağır biçimde kınanmıştır. (Maun-4,5)
    O Halde
    namazlarında Kur’an’dan bazı bölümler veya ayetler okuyacak kişilerin bunları anladıkları dilden okumaları Kur’an’ın açık emridir.
    Hz. Peygamberin vefatından kısa bir süre sonra İslam dışı bir krallık sistemiyle yönetimi ele alan
    Arap Emevi hanedanı önlerindeki en büyük engel Hz. Ali ve evlatlarını öldürüp ortadan kaldırdıktan sonra Arap olmayan müslümanları sindirme ve bastırma hareketine girişti.
    (Hz. Muhammed esasen arap ırkından değildir. Dedesi aslen Sümerli’dir. Araplar böylelerine
    ‘Araplaşmış arap’ Müsta’rebe derler.) Arap olmayan Müslümanlara ‘mevali’ yani köleler kitlesi
    diyen Emevi kırallığı Tüm İslam düşünce ve bilgi mirasını Araplaştıracak, Arapların ve Arapça’nın üstünlüğünü dinleştirecek büyük bir operasyona girdi. Arapça okuma yazma bilmeyen tüm
    insanları ‘ümmi’ kabul edecek kadar zalimleşen bu Emevi anlayışı Allah ile aldatan tezgahın
    Arapçı takımı tarafından hala yaşatılmaktadır. Bu akıl ve din dışı savların geçerli kılınması için
    yüzlerce hadis uyduruldu. Bu uydurma hadislerle, Emevi hanedanlığının yönetimi ve Arap ırkının üstünlüğü ile Arapça dilinin kutsallaştırılması için her şey yapıldı….. Bu günkü İslam bilgi mirasının, özellikle fıkıh ve kelam (İslam teolojisi) kaynaklarının hemen her sayfası bu yozlaştırma ve Araplaştırmanın ürünleriyle doludur. Kur’an’ı değil de bu ürünleri din olarak kutsal tutmak isteyen zihniyetler akıl almaz oyunlar sergileyerek insanımızı aldatmakta ve sömürmektedir.
    Arapça bilmeyenlerin Kur’an’a el süremez hale gelmesi, sömürücülerin din üzerinde kurdukları
    baskıyı kutsallaştırmış ve müslüman kitleyi onlara teslim olmaya mecbur ve mahkum etmiştir.
    Din onların elinde, kendi çıkarlarına hizmet eden bir araç ve saltanat imtiyazı olmuştur.’’

  • Avatar

    vekuran Oct 5 2012 - 07:58 Reply

    KATKILARINIZ İÇİN HEPİNİZE TEŞEKKÜR EDERİM

Leave a reply

Name (required)

Website