Peygamber Dönemindeki Münafıklar ve Hadisler…

 

`Sahabe’ kelimesi İslam literatüründe ünlü hadisçi Buhari tarafından, Peygamberimiz’le hiç konuşmasa bile -uzaktan dahi olsa- Müslüman olarak Peygamberimiz’i gören herkes için kullanılır. İslam literatüründe ve İslam tarihi eserlerinde Sahabelerin yaptıkları ve naklettiklerinin çok büyük yer tuttuğunu görürüz. Yine bir hadise göre Peygamberimiz’in Sababelerin her birinin yıldızlar gibi olduğunu, onların takip edilmesi gerektiğini söylediği nakledilir. Oysa Kuran’ı incelediğimizde Peygamber’i her görene güvenileceğine dair bir izah yoktur. Tersine aşağıdaki ayet bu konuya çok güzel bir şekilde temas etmektedir.

 

9 – Tevbe Suresi –
101. Çevrenizdeki Bedevî Araplardan münafıklar var. Medine halkından da münafıklığa iyice alışmış olanlar var. Sen bilmezsin onları. Ama biz biliriz onları. İki kez azap edeceğiz onlara, sonra da çok büyük bir azaba itilecekler.

 

Yukarıdaki ayet çok açık bir biçimde o dönemki Arap toplumu içinde münafıkların yani ikiyüzlülerin olduğunu ifade etmektedir. Dahası Peygamber’imize hitaben Peygamber’in bu münafıkları bilemeyeceği ancak Allah’ın onları bildiği ve onlara azap edeceği bildirilir. Bu ayet çok açık bir biçimde Peygamberimizle aynı dönemde münafıkların yaşadığını söylerken; sahabeler olmadan nakledilmesi ve yazılması mümkün olmayan hadislere nasıl güveneceğiz? Ağızdan ağıza nakledilen ve Peygamberin ölümünden yüz yıllar sonra yazılan sözler nasıl dine kaynaklık edebilir? Hele hele bu sözleri Peygamber’den nakledenler arasında münafıkların olduğu da düşünülürse iş iyice içinden çıkılmaz bir hal alır.

Kuran boyunca Peygamber’imizin peygamberlik döneminde yaşadıklarıyla ilgili anlatılanlar göz önüne alındığında Peygamber’in çevresindeki münafıkları bilememesinin de normal karşılanması gerekir. Çünkü Kuran’ın çeşitli ayetlerinden anladığımıza göre Peygamber’imiz de insanüstü bir varlık değil, diğer insanlar gibi yaşayan ancak üstün meziyetlere sahip bir insandır.

Sonuç olarak hadislerin dine kaynaklığı konusunda hadis nakil zincirinde Peygamberimizden sonra ilk halkada yani sahabelerde güvenilirlik konusunda ciddi sorun yaşanmakta; bundan dolayı da bütün hadis mantığı çökmektedir. Hadis yazıcıları ve hadisin dinin kaynağı olabileceğini savunanlar, aslında Kuran’da açıkça Peygamberimizin bile kendi dönemindeki münafıkları bilemeyeceği söylenmesine rağmen, kendilerini hem de Peygamber’in döneminden yüz yıllar sonra yaşamalarına rağmen; sahabelerin güvenilirliğini test etme konusunda Peygamber’den daha üstün görmektedirler.


About the Author
Author

ferhat

Comments (2)
  • Avatar

    simsek Feb 1 2013 - 11:02 Reply

    teşekkürler ferhar güzel söylemişsin.
    hadis kolleksiyoncuların maksadı da üzüm yemek değil di bağcıyı dövmekti.
    erdemli insanları nasıl olurda kitablarından “kur an” dan uzaklaştırırız.çabası içerisindeydiler.bunu da çeşitli yollardan içeri sızma yoluyla girdiler.bunlardan biri de “sahabe”adı ile nasıl bozguna uğratırız. uydurma hadisler ile bunu da soktular.sahabelerim gökteki yıldızlar gibi dir.palavrasını hadis yolu ile soktular.
    erdemli insanlar Allah ın hadisinden/sözünden başkasına inanmazlar.

  • Avatar

    ugur Feb 1 2013 - 12:21 Reply

    doğru söze ne denir

Leave a reply

Name (required)

Website